İÇTİHAT ARŞİVİ

Yargıtay Kararları

Kararın hangi uyuşmazlığı çözdüğünü görün; gerekçesini, sonucunu ve tam metnini ilgili hukuk makaleleriyle birlikte inceleyin.

1.012 karar25 hukuk alanıHukuk makalelerine geçin →

1.012 karar

Karar tarihine göre yeniden eskiye
Fikri Mülkiyet ve Sınai Haklar Hukuku

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

Karıştırılma İhtimali Bulunmadığı Gerekçesiyle Marka Tecavüzü İstemlerinin Reddi

Esas
2025/7198 E.
Karar
2026/4380 K.

Davacı, tanınmış olduğunu ileri sürdüğü markasıyla davalının işaretinin karıştırılacağını belirterek tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve tazminat istemiştir. İlk derece, SMK m.6/1 kapsamında karıştırılma ihtimali bulunmadığı gerekçesiyle davayı reddetmiş; BAM bu sonucu korumuştur. Yargıtay kısa gerekçeyle BAM kararını onamıştır. Resmî metinde markaların ibareleri gizli ve benzerlik incelemesinin ayrıntıları bulunmadığından, belirli sözcük, ses veya görsel unsurun benzerlik eşiğine ilişkin daha ileri bir ilke çıkarılamaz. Nihai sonuç taleplerin reddinin onanmasıdır.

Kararın sonucuDavacının temyiz itirazları reddedilerek tecavüz ve haksız rekabet taleplerini reddeden BAM kararı kesin olarak oybirliğiyle onandı.
Sözleşmeler ve Borçlar Hukuku

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

LPG Bayiliğinin Haksız Feshinde Ceza Koşulu ve Yeni Bayilik İçin Makul Süre Kâr Kaybı

Esas
2025/7071 E.
Karar
2026/4371 K.

LPG bayisi, yeterli kazanç sağlayamadığı gerekçesiyle aynı yıl sözleşmeyi feshedip başka dağıtıcıya geçmiştir. Fesih haklı bulunmamış; ilk derece mahkemesi ceza koşuluna indirim uygulayıp teminat mektubu tutarını mahsup etmiştir. Kâr kaybı ise kalan sözleşme süresinin tamamı yerine aynı bölgede yeni bayilik kurulması için gereken altı aylık makul süreyle sınırlanmıştır. Davalı cezanın ekonomik mahvına yol açacağını savunmuş, istinaf ve Yargıtay kısmi kabul hükmünü uygun bulmuştur. Yayımlanan gerekçe, tacirin ekonomik mahvının ayrıntılı mali analizini veya bütün bayiliklerde geçerli sabit indirim oranını içermemektedir.

Kararın sonucuİndirilmiş ceza koşulu ve makul süreyle sınırlı kâr kaybına ilişkin kısmi kabul hükmünü koruyan BAM kararı, davalının temyiz itirazları reddedilerek kesin ve oybirliğiyle onandı.
Yargılama ve Usul Hukuku

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

Marka Davasına Kısmi Islahla Yeni Ticaret Unvanı Terkin Talebi Eklenememesi

Esas
2026/58 E.
Karar
2026/4389 K.

Marka sahibi, ihlalin tespiti ve önlenmesi davasına sonradan kısmi ıslahla ticaret unvanı terkini talebi eklemiştir. BAM, markasal fiilî kullanım kanıtlanmadığını ve faaliyet alanlarının farklı olduğunu belirterek ret sonucu kurmuştur. Yargıtay, unvan terkini için asıl dava dilekçesinde talep bulunmadığını, kısmi ıslahın aynı davada ikinci bir dava açma yoluna çevrilemeyeceğini açıklamıştır. Bu kısımda usulüne uygun dava bulunmaması gerekçesi esas alınmıştır. Yeniden yargılama gerekmediğinden ret sonucu, bu değişik gerekçeyle düzeltilerek onanmıştır.

Kararın sonucuDiğer temyiz itirazları reddedildi; ticaret unvanı terkini kısmının ret gerekçesi usulüne uygun yeni talep bulunmaması olarak değiştirilip BAM kararı oybirliğiyle düzeltilerek onandı.
Gayrimenkul ve Tapu Hukuku

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi

Orman tapusu iptali tazminatında 2026 tarihli Ek 22 düzenlemesinin değerlendirilmesi

Esas
2026/3242 E.
Karar
2026/12478 K.

Tapusunun bir kısmı orman niteliği nedeniyle iptal edilen kişi Hazineden sicil zararı istemiş; önceki bozmaya uyularak kısmi kabul verilmiştir. Daire karar sonrası yürürlüğe giren 7584 sayılı Kanunla 6831 sayılı Kanuna eklenen Ek 22’nin değerlendirilmesini istemiştir. Madde kapsamındaki ve taraflarca vazgeçilen derdest davalarda konusuzluk ile gider ve vekalet ücreti düzeni aktarılmış; bu yeni hüküm yönünden işlem yapılması için karar bozulmuştur. Diğer temyiz nedenleri şimdilik incelenmemiştir. Her orman tazminatı davasının otomatik sona erdiği söylenemez; taşınmazın kapsam koşulları ve tarafların işlemleri belirlenmelidir.

Kararın sonucuKarar sonrası yürürlüğe giren özel orman düzenlemesinin değerlendirilmesi için hükmün oybirliğiyle bozulması
Fikri Mülkiyet ve Sınai Haklar Hukuku

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

Tasarımın Karşı Davada Hükümsüz Kılınmasının Tecavüz Talebine Etkisi

Esas
2026/3004 E.
Karar
2026/4378 K.

Tescilli kulp tasarımının benzerinin üretildiği ileri sürülerek tecavüzün önlenmesi ve tazminat istenmiş; karşı davada tasarımın hükümsüzlüğü talep edilmiştir. Bozma sonrasında mahkeme, tasarımın bilgilenmiş kullanıcı açısından yenilik ve ayırt edicilik taşımadığını kabul ederek ilgili formu hükümsüz kılmıştır. Asıl talebin dayanağı ortadan kalktığından tecavüz davası reddedilmiş, Yargıtay bozmaya uygun bulunan sonucu onamıştır. Kaynak, hangi önceki tasarımlarla karşılaştırma yapıldığını ayrıntılı açıklamamaktadır; karar her halka biçimli kulbun kendiliğinden korumasız olduğu şeklinde kullanılmamalıdır.

Kararın sonucuTasarımın hükümsüzlüğüne ve ona dayalı asıl davanın reddine ilişkin karar onanmıştır.
Ceza Hukuku

Yargıtay 10. Ceza Dairesi

TCK 191 Ertelemesinin Doğrudan MERNİS Tebliği ve Kovuşturma Şartı

Esas
2025/4513 E.
Karar
2026/10749 K.

Kullanmak için uyuşturucu bulundurma soruşturmasındaki erteleme kararı, önce olağan tebligat denenmeden doğrudan MERNİS adresine m.21/2 yoluyla gönderilmiştir. Daire, bu usulsüzlük nedeniyle kararın kesinleşmediğini, tedavi ve denetimli serbestlik infazıyla beş yıllık erteleme süresinin başlayamayacağını açıklamıştır. Kovuşturma şartı oluşmadan mahkûmiyet yerine durma kararı verilip usulüne uygun tebliğin sağlanması gerektiğini belirtmiştir. İlk mahkûmiyete dayanılarak doğrudan açılan sonraki dosyanın da dayanağı kalmadığından birleştirme gerektiği değerlendirilmiş; iki mahkûmiyet kanun yararına bozulmuştur.

Kararın sonucuİki asliye ceza mahkemesi mahkûmiyeti CMK 309 uyarınca kanun yararına bozulmuş; durma, usulüne uygun tebliğ ve birleştirme işlemleri için dosyalar gönderilmiştir.
İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi

Tek Başına Yeterli Dört A Hizmetiyle Emeklilikte Hizmet Birleştirmesine Zorlanamama

Esas
2026/83 E.
Karar
2026/10348 K.

SSK ve Bağ-Kur hizmetleri bulunan kişi, sadece 4ahizmetleriyle yaşlılık koşullarını tamamladığını ileri sürmüştür. Mahkemeler,2022tahsis tarihinde eski 506geçiş koşullarının bu hizmetlerle sağlandığını ve kişinin 2829kapsamında birleştirmeye zorlanamayacağını kabul etmiştir. Aylık takip eden aybaşından bağlanmış; ilk üç aylık farkın faizi Kurumun bağlama süresi dikkate alınarak sonraki tarihten başlatılmıştır. Yargıtay sonucu onamıştır. Karar bütün karma hizmetlerde serbestçe statü seçme hakkı veya herkes için aynı yaş ve gün koşulu getirmemektedir.

Kararın sonucuYalnız 4ahizmeti üzerinden 01.07.2022den aylık ve dönemlere göre faizli fark ödenmesini belirleyen BAM kararı oybirliğiyle onandı.
Yargılama ve Usul Hukuku

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi

Temyiz Harcının Bir Haftalık Muhtıra Süresinden Sonra Ödenmesi

Esas
2026/8139 E.
Karar
2026/7795 K.

BAM kararına karşı temyiz için eksik harçların tamamlanması muhtırası 27.04.2026’da tebliğ edilmiştir. Bir haftalık kesin süre 04.05.2026’da sona erdiği halde ödeme 06.05.2026’da yapılmıştır. Yargıtay, HMK 366’nın atfıyla 344 gereğince süre içinde harçlar tamamlanmazsa temyiz başvurusunun yapılmamış sayılacağını açıklamıştır. Muhtıra usulüne uygun bulunduğundan BAM’ın buna ilişkin ek kararı onanmıştır. İnceleme boşanma ve ziynet istemlerinin esasını kapsamamaktadır; yalnız geç harç nedeniyle başvurunun usulî durumu sonuçlandırılmıştır.

Kararın sonucuTemyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına ilişkin 06.05.2026 tarihli BAM ek kararı oybirliğiyle onandı.
Gayrimenkul ve Tapu Hukuku

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi

Yol ve Dere Duvarıyla Fiilî El Atılan Arsada Emsal Karşılaştırması

Esas
2026/2037 E.
Karar
2026/12471 K.

Malikler, taşınmazlarına yol ve duvar yapılarak fiilen el atıldığını ileri sürüp bedel istemiştir. İdare, planlama ve imar işlemlerini anlatarak el atmayı ve sorumluluğu reddetmiştir. Keşifte yol yapıldığı, Yargıtay incelemesinde ayrıca dere ıslahı için taş duvar örüldüğü belirlenmiştir. Daire, kamulaştırma yapılmadan gerçekleşen bu fiilî müdahalede arsa niteliğindeki taşınmazın değerinin 2942 sayılı Kanun’un 11/g hükmü uyarınca emsal karşılaştırmasıyla belirlenmesini uygun bulmuştur. Saptanan bedelin maliklere ödenmesine ilişkin karar onanmış; taşınmazın plan kaydı somut fiziki kullanımın araştırılmasının yerini almamıştır.

Kararın sonucuKamulaştırmasız fiilî el atma bedelinin ödenmesine ilişkin bölge adliye mahkemesi kararı onanmıştır.
Ticaret ve Şirketler Hukuku

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

Anonim şirkette finansal tablolar, yüzde 10 kar dağıtımı ve yönetici ücretine yönelik iptal taleplerinin reddi

Esas
2025/7259 E.
Karar
2026/4363 K.

Pay sahibi faaliyet raporu, bilanço, yüzde 10 kar dağıtımı, ibra, yönetici ücreti ve denetçi seçimi kararlarını dava etmiştir. Alt mahkemeler incelenen mali tablolarda gerçeğe aykırılık bulmamış; önceki avans ödemeleri ve sermaye ihtiyacıyla sınırlı dağıtımı, şirket büyüklüğü ve karına göre yönetici ücretlerini uygun değerlendirmiştir. Bilgi sorularına verilen cevap ve ayrıca bilgi alma için mahkemeye başvuru imkanı da gözetilmiştir. Ret 11. Hukuk Dairesince onanmıştır. Her şirkette yüzde 10 dağıtımın yeterliliği veya sonradan cevap vermenin bütün bilgi alma ihlallerini gidermesi gibi genel bir kural kurulmamıştır.

Kararın sonucuAltı genel kurul gündem kararı yönünden iptal ret kararının oybirliğiyle onanması
Ceza Hukuku

Yargıtay 11. Ceza Dairesi

Başkasının Kimliğiyle GSM Aboneliğinde Özel Kanun ve Önödeme

Esas
2026/988 E.
Karar
2026/7476 K.

Sanık, başka kişi adına düzenlenmiş sahte kimlikle beş GSM aboneliği yaptırdığı kabul edilerek 2015’te özel belgede sahtecilikten mahkûm edilmiştir. Yargıtay, hüküm tarihinde yürürlükteki 5809 sayılı Kanunun abonelik kaydında gerçek dışı bilgi ve belge verilmesini özel suç olarak düzenlediğini belirtmiştir. Kendi gerekçesinde 56/2 hükmünü esas almış ve usulüne uygun önödeme ihtarı yapılıp sonucuna göre karar verilmesini istemiştir. Bu nedenle hapis mahkûmiyeti kanun yararına bozulmuştur. Sonuç doğrudan beraat veya hattın hukuken geçerli kabulü değildir.

Kararın sonucuÖzel belgede sahtecilik mahkûmiyeti oybirliğiyle kanun yararına bozuldu; özel suç vasfı ve önödeme işlemleri için dosya gönderildi.
İcra ve İflas Hukuku

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi

Birden fazla davalıya karşı istihkak davasında davacının seçtiği yerleşim yeri mahkemesi

Esas
2026/3430 E.
Karar
2026/12285 K.

Üçüncü kişinin istihkak davasında mahkemeler takip yeri ve alacaklının adresi üzerinden yetkisizlik vermiştir. Daire takibin yapıldığı yerin yanı sıra davalının yerleşim yerinin de yetkili olduğunu; birden çok davalı varsa bunlardan birinin yerleşim yerinde dava açılabileceğini açıklamıştır. Somut davacı kanuni seçim hakkını uygun kullanmıştır. Bu nedenle ilk seçilen yer mahkemesi yargı yeri belirlenmiştir. Haczedilen eşyanın mülkiyeti veya ispat karineleri çözülmemiştir; karar başvuru yeri ve geçerli yetki seçimi üzerinedir.

Kararın sonucuDavacının usulüne uygun seçtiği ve kaynakta adı anonimleştirilen icra hukuk mahkemesinin oybirliğiyle yargı yeri belirlenmesi

Karar başlıkları ve özetler, ilgili konunun bulunmasını kolaylaştıran editoryal açıklamalardır. Tam metin, kaynak bağlantısı ve kararın somut olaya ilişkin sınırları her karar sayfasında ayrıca gösterilir.