Uyuşmazlığınızla ilgili kararı bulun
Başlık, hukuki kavram, daire veya esas ve karar numarasıyla arayın.
1.012 karar
Karar tarihine göre yeniden eskiyeYargıtay 2. Hukuk Dairesi
İspatlanamayan çıkarma sebebinde tasarrufun bütünü yerine saklı payın korunması
- Esas
- 2007/8036 E.
- Karar
- 2008/6856 K.
Mirasbırakan vasiyetnamede çıkarma sebebini belirtmiş fakat bundan yararlananlar sebebin varlığını kanıtlayamamıştır. Daire açık yanılma halinin önce araştırılacağını; bu hal yoksa davanın saklı payı belirlemek üzere tenkis gibi sürdürülmesi gerektiğini açıklamıştır. Mahkemenin tasarrufun tamamını iptal etmesi bu nedenle bozulmuştur. Sonuç her ispatlanamayan çıkarmada mirasçının tam yasal payı geri alacağı anlamına gelmez. Çıkarma sebebinin belirtilmesi, yararlananların ispatı, açık yanılma ve saklı pay dışındaki tasarruf serbestisi ayrı basamaklarda değerlendirilmelidir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu
Banka Teminat Mektubunda İlk Talepte Ödeme ve Garanti Edilen Riskin Sınırı
- Esas
- 2007/852 E.
- Karar
- 2007/892 K.
Bir pay devri ilişkisi kapsamında verilen banka teminat mektubu, lehtarın şirketin idaresi ve organizasyonuna ilişkin yükümlülüklerini güvence altına almıştır. Muhatap ise beklenen işletme kârına ulaşılamadığını ileri sürerek ödeme istemiştir. Hukuk Genel Kurulu, mektupta önceki sözleşmeye açık veya örtülü atıf bulunmadığını ve garanti edilen riskin belirli konuyla sınırlı olduğunu vurgulamıştır. Muhatabın kendi dilekçeleriyle kâr beklentisini dayanak göstermesi kesin delil kabul edilerek bankanın ödeme talebini reddetmesi hukuka uygun bulunmuş, kabul yönündeki direnme kararı bozulmuştur. İlk talepte ödeme kaydı riskin kapsamını sınırsız hale getirmemektedir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi
Kesinleşmeyen boşanma ilamındaki nafaka ve tazminatın icraya konulması
- Esas
- 2006/10799 E.
- Karar
- 2006/13163 K.
Borçlu, henüz kesinleşmemiş boşanma ilamında hükmedilen yoksulluk nafakası, maddi ve manevi tazminat, vekalet ücreti ve giderlerin takibini şikayet etmiştir. Daire, bu alacakların boşanma hükmünün eki olması nedeniyle ilam kesinleşmeden takip edilemeyeceğini açıklamış; şikayetin reddini bozmuştur. Karar dönemindeki HUMK m. 443’e dayanır. İnceleme, kesinleşmesi gereken boşanma hükmüne bağlı alacakların takip edilebilirliğine odaklanır. Kaynak tarih alanında 6006 ve metinde 06006 yazımı vardır; 2006 yılı karar künyesindeki yıl esas alınarak açık editoryal normalleştirme yapılmıştır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu
İnançlı İşlemde Yazılı Delil, Delil Başlangıcı ve Yemine Başvuru Tartışması
- Esas
- 2005/395 E.
- Karar
- 2005/421 K.
İnançlı anlaşmayla taşınmazın geri verilmesi istenmiş, yazılı belge bulunmamasına rağmen tanık ve diğer delillerle dava kabul edilmiştir. Hukuk Genel Kurulu, inançlı işlemin yazılı delille, karşı taraftan çıkan delil başlangıcı varsa diğer delillerle kanıtlanması gerektiğini açıklayan Özel Daire bozmasını benimsemiştir. Dosyada bu belgeler bulunmadığından, dönemin HUMK uygulamasında sair delillere dayanan davacıya yemin teklif etme hakkı hatırlatılarak sonuca gidilmesi istenmiştir. Direnme bozulmuştur. Karşıoy, yazılı belgesiz inançlı işlemin yeminle de ispatlanamayacağını savunmuştur. Bu yemin yaklaşımı 2005 usul bağlamından koparılmamalıdır.
Karar başlıkları ve özetler, ilgili konunun bulunmasını kolaylaştıran editoryal açıklamalardır. Tam metin, kaynak bağlantısı ve kararın somut olaya ilişkin sınırları her karar sayfasında ayrıca gösterilir.
