Uyuşmazlığınızla ilgili kararı bulun
Başlık, hukuki kavram, daire veya esas ve karar numarasıyla arayın.
1.012 karar
Karar tarihine göre yeniden eskiyeYargıtay 7. Hukuk Dairesi
Kart Dolandırıcılığında Adam Çalıştıranın Kusurlu İşyerine Rücuu
- Esas
- 2011/5012 E.
- Karar
- 2012/3757 K.
Kart dağıtıcısının çalışanı, kredi kartlarını hak sahipleri yerine birlikte hareket ettiği kişilere vermiş; bu kartlarla işyerinde harcama yapılmıştır. Zararı dağıtım zinciri üzerinden ödeyen davacı, kimlik kontrolü yapmadığını ileri sürdüğü işyerine rücu etmiştir. Mahkeme, çalışanın kasıtlı eylemini esas alıp işyerinin ihmali için sorumluluk yüklememiştir. Yargıtay, çalışanın kastının diğer sorumlunun ihmalli davranışını ortadan kaldırmadığını; davacının adam çalıştıran sıfatıyla ödeme yapmasının kendi kastıyla özdeşleştirilemeyeceğini açıklamıştır. İşyerinin kusur oranına isabet eden bedel belirlenmek üzere ret kararı bozulmuştur.
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi
Apartman Yöneticisinden Hesap İstemede Kat Maliki Sıfatı
- Esas
- 2012/3620 E.
- Karar
- 2012/4427 K.
Davacı, apartmanda toplantı yapılmadığını ve yönetici seçilmediğini ileri sürerek yeni yönetici atanması, hesapların denetlenmesi ve banka hesaplarına tedbir istemiştir. Mahkeme, yeni yönetici seçildiği için davayı reddetmiştir. Yargıtay, getirtilen tapu kaydına göre davacının kat maliki olmadığını belirlemiştir. KMK 34 ve 35 kapsamında yönetici atanmasını ve hesap vermesini ancak kat malikinin isteyebileceği gerekçesiyle, ret hükmünü farklı gerekçeyle onamıştır. Hesapların doğruluğu ve yöneticinin tazminat sorumluluğu esastan çözülmemiştir.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi
Ayıplı Baskı İşinde Şekle Bağlı Olmayan İhbar ve Bedel İndirimi
- Esas
- 2011/4254 E.
- Karar
- 2012/1689 K.
Yüklenici, bastığı dergilerin kalan bedeli için takip başlatmış; iş sahibi ayıp ve bedel indirimi savunması yapmıştır. Yargıtay, ilişkinin satış değil eser sözleşmesi olduğunu ve ayıp ihbarının hukuki işlem benzeri fiil olarak şekle bağlı bulunmadığını açıklamıştır. Tanıklar teslimden hemen sonra ihbar yapıldığını doğruladığından bedel indirimi uzman incelemesiyle hesaplanmalıdır. Ayrıca takip itirazının alacaklıya tebliğ tarihi belirlenerek itirazın iptali davasının bir yıllık sürede açılıp açılmadığı araştırılmalıdır. Bu incelemeler yapılmadan bakiye bedel talebinin kabul edilmesi nedeniyle karar bozulmuştur.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi
Ödeme Taahhüdünde Toplam Borç ve Faiz Belirsizliği Nedeniyle Tazyik Hapsinin Kaldırılması
- Esas
- 2011/4606 E.
- Karar
- 2011/8457 K.
Borçlu iki icra dosyasına ilişkin taksitle ödeme taahhüdünde bulunmuş, ayrıca gecikmeli ödeme ve değişken faiz şartı kabul edilmiştir. Yargıtay, taahhüdü ihlal nedeniyle tazyik hapsi için toplam borç ve ferilerinin rakamsal olarak kuşkuya yer bırakmadan belirlenmesi, tarafların bu belirli miktar üzerinde anlaşması gerektiğini belirtmiştir. Dosyalardan birine ait borç miktarı ve gecikme halinde uygulanacak faiz tutarı belirli olmadığından geçerli ödeme taahhüdü kabul edilmemiştir. Kanun yararına bozma sonrası tazyik hapsi verilmesine yer olmadığına ve mahkûmiyetin çektirilmemesine karar verilmiştir. Sonuç, her borç veya her taksit gecikmesine otomatik hapis uygulanamayacağını gösterir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Nişan Hediyelerinin İadesinde Kusur Aranmaması ve Mutat Hediye Ayrımı
- Esas
- 2011/14666 E.
- Karar
- 2011/19236 K.
Nişanlı ve ailesi, hediyelerin iadesi ile maddi ve manevi tazminat istemiştir. Mahkeme karşı tarafın kusursuz olduğu gerekçesiyle talepleri reddetmiştir. Yargıtay, nişan hediyesi iadesinin tazminattan farklı olarak kusur gerektirmediğini; mutat hediyenin yöresel adet ve tarafların sosyal-ekonomik durumuna göre belirlenmesini açıklamıştır. Altın ve ziynetlerin iade kapsamına girebildiği belirtilerek deliller toplanmadan verilen ret bozulmuştur. Karar her nişan masrafının veya her manevi tazminat isteminin kusursuz olarak kabul edileceği anlamına gelmez.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi
Eski tüketici rejiminde internet cayma uyuşmazlığının hukuki nitelendirilmesi
- Esas
- 2011/4067 E.
- Karar
- 2011/12676 K.
Sağlayıcı internet paketi ve cihaz kampanyasından cayan tüketicinin aldığı hakem heyeti kararına karşı dava açmıştır. Mahkeme eski 4077 sayılı Kanundaki on beş günlük itiraz süresinden ret vermiştir. Yargıtay bedel itibarıyla kesin olmayan eski heyet kararı karşısında talebin muarazanın giderilmesi niteliğinde bulunduğunu ve esasa girilmesi gerektiğini belirterek bozmuştur. Cayma bedelinin geçerli olduğu veya hangi avantajların hesaplanacağı karara bağlanmamıştır. 2011 kararı güncel 6502 kapsamındaki heyet kararlarının bağlayıcılığı ve itiraz süresini değiştiren emsal gibi sunulamaz; tarihsel usul rejimiyle sınırlıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi
Kira tahsili için takip yapılmasının kanıtlanan işyeri ihtiyacını tek başına samimiyetsiz kılmaması
- Esas
- 2011/4039 E.
- Karar
- 2011/8862 K.
Yeni malik kızına kuyumcu dükkanı açmak için tahliye istemiştir. Mahkeme ikamet mesafesi, mesleki şartlar ve kira takipleri nedeniyle ihtiyacı samimi bulmamıştır. Daire kızın mevcut kuyumculuk çalışması ve işyeri açma amacının tanıklarla doğrulandığını; kira alacağı için yasal takip yapılmasının tek başına samimiyetsizlik olmadığını kabul ederek ret hükmünü bozmuştur. Yakın gelecekte gerçekleşmesi muhtemel ihtiyaç da değerlendirilmiştir. Olay 6570 sayılı Kanun dönemindedir; güncel TBK dava ve bildirim süreleri ayrı uygulanmalıdır. Somut delil kabulü her planlanan işyerinde otomatik tahliye sonucu yaratmaz.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi
Şirketi Bağlamayan Yetersiz İmzanın Avalistin Sorumluluğunu Kaldırmaması
- Esas
- 2010/24220 E.
- Karar
- 2011/4756 K.
Bonoda şirket keşideci, gerçek kişiler ise kefil olarak gösterilmiştir. Yargıtay, senedin yüzündeki imzanın koşulları içinde kefil sıfatıyla imzalayanın aval veren sayıldığını açıklamıştır. Aval, şekil bakımından senede bağlı olmakla birlikte bağımsız kambiyo taahhüdüdür. Somut olayda şirketi bağlayacak yeterli imzanın bulunmaması şirketin sorumluluğunu engellese de avalistin sorumluluğunu kaldırmamıştır. Bu nedenle avalistin borca itirazının kabulü hatalı bulunarak karar bozulmuştur. Senedin şekil noksanı ile keşideci şirketin bağlanmaması ayrımı korunmalıdır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Coğrafi İşaretli Halının Karakteristik Desen ve Motiflerinin Taklidi
- Esas
- 2008/10674 E.
- Karar
- 2010/2689 K.
Davacı, ithal edilmek istenen halıların tescilli marka ve coğrafi işaret haklarını ihlal ettiğini ileri sürmüştür. Mahkeme, halılarda marka veya onunla karıştırılacak işaret kullanılmadığından marka talebini reddetmiş; motif, renk, desen ve bazı teknik özelliklerin coğrafi işaret tescilindeki unsurlarla örtüşmesi nedeniyle bu hak yönünden ihlal ve haksız rekabet kabul etmiştir. Yargıtay, bilirkişi raporlarında desen ve motiflerin tescilli ürünlerin karakteristik özellikleri olduğunun saptanmasını esas alarak hükmü onamıştır. Karar, mülga 555 sayılı KHK 15/d hükmüne dayanmakta ve farklı koruma türlerini ayrı incelemektedir.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
İşletme yönetiminde gerçek genel müdür yardımcısının işe alma yetkisi aranmaksızın iş güvencesi dışında kalması
- Esas
- 2009/20270 E.
- Karar
- 2010/2679 K.
Genel müdür yardımcısı işe iade istemiş; mahkeme işe alma ve çıkarma yetkisi bulunmadığı için iş güvencesinden yararlanacağını kabul etmiştir. Daire unvanın tek başına yeterli olmadığını, gerçek temsil ve görevlerin inceleneceğini belirtmiştir. Buna karşılık işletmenin tümünü yöneten vekil ve yardımcısında ayrıca işe alma/çıkarma yetkisi aranmaz; yalnız işyerini yöneten kişide bu ek koşul vardır. Somut davacının işveren vekili yardımcısı olduğu kabul edilerek işe iade talebi kesin reddedilmiştir. İstisna diğer ücret ve işçilik haklarının tamamını ortadan kaldırmaz.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
Toplu işçi çıkarmada toplu iş sözleşmesi usulü ve maddi hata istemi
- Esas
- 2009/49805 E.
- Karar
- 2010/261 K.
Ekonomik daralma gerekçesiyle zamana yayılan işçi çıkarmaları hakkında önceki Daire kararı, kanun ve toplu iş sözleşmesindeki bildirim, görüşme ve işçi seçme kurallarına uyulmadığından feshin geçersizliği ile işe iadeye hükmetmiştir. İşveren daha sonra bildirim belgeleri ve hukuki mütalaa sunarak kararın maddi hataya dayandığını ileri sürmüştür. İncelenen karar, bu belgelerin önceki aşamada delil olarak sunulmadığını ve asıl gerekçenin toplu iş sözleşmesindeki özel kurala aykırılık olduğunu açıklamıştır. Hukuki değerlendirmenin maddi hata olmadığı belirtilerek istem reddedilmiştir. Karar yalnız İş Kanunu m. 29’a aykırılığın her durumda otomatik işe iade doğurduğu şeklinde okunmamalı; somut TİS düzenlemesi ve önceki karar bağlamı korunmalıdır.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi
Taşkın yapıdaki temliken tescilde encümen kararıyla ifraz olanağının belirlenmesi
- Esas
- 2009/3612 E.
- Karar
- 2009/4980 K.
Komşu taşınmaza taşan bina nedeniyle yıkım ve elatmanın önlenmesi istenmiş; davalılar savunmayla temliken tescil talep etmiştir. Mahkeme iyiniyet ve diğer koşulları kabul ederek taşan bölüm yanında iki başka bölümü de davalılara tescil etmiştir. Yargıtay ifraz dışındaki koşulları uygun bulmuş; buna karşın ifraz olanağının belediye başkanının yazısıyla değil encümen kararıyla belirlenmesini istemiştir. Taşmayan bölümlerin de hangi sebeple tescile katıldığının açıklanmaması ayrıca bozma nedenidir.
Karar başlıkları ve özetler, ilgili konunun bulunmasını kolaylaştıran editoryal açıklamalardır. Tam metin, kaynak bağlantısı ve kararın somut olaya ilişkin sınırları her karar sayfasında ayrıca gösterilir.
