İÇTİHAT ARŞİVİ

Yargıtay Kararları

Kararın hangi uyuşmazlığı çözdüğünü görün; gerekçesini, sonucunu ve tam metnini ilgili hukuk makaleleriyle birlikte inceleyin.

1.012 karar25 hukuk alanıHukuk makalelerine geçin →

1.012 karar

Karar tarihine göre yeniden eskiye
Ceza Hukuku

Yargıtay 12. Ceza Dairesi

Kayıtlı telefon numarasının rıza dışında verilmesi ve ele geçirilmesi

Esas
2014/607 E.
Karar
2014/16665 K.

Bir kişinin kendisinde kayıtlı eski kız arkadaşına ait telefon numarasını onun rızası dışında başka kişiye vermesi nedeniyle beraat hükümleri kurulmuştur. Daire çoğunluğu, telefon numarasını kişisel veri kabul etmiş ve hukuka aykırı veren ile ele geçirenin eylemlerinin TCK m. 136 kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirterek hükümleri bozmuştur. Kararda kayıtlı veri, seçimlik hareket, hukuka uygunluk nedeni ve failin hukuka aykırılığı bilmesi ayrı incelenir. Karşı oy, kişisel veri kavramının ceza hukuku sınırı ile belirlilik ilkesini tartışarak beraatlerin korunmasını savunur. Karar 6698 sayılı Kanundan öncedir; karşı oydaki mevzuatta veri tanımı bulunmadığı ve tasarıya ilişkin açıklamalar güncel mevzuat bilgisi olarak aktarılamaz.

Kararın sonucuBeraat hükümlerinin oyçokluğuyla bozulması; karşı oy mevcut
Ticaret ve Şirketler Hukuku

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

Oyda İmtiyazın On Beş Oy Sınırından İstisnasında Süresinde Mahkeme Başvurusu

Esas
2014/6529 E.
Karar
2014/12954 K.

Halka açık şirket, bazı paylara tanınmış elli oyun TTK 479/2’deki on beş oy sınırından istisna edilmesini istemiştir. Mahkeme üç yıllık geçiş ve uyarlama düzenine dayanarak istemi reddetmiştir. Yargıtay, geçiş süresi içinde mahkemeye istisna başvurusu yapılabileceğini ve başvurunun bu süre içinde olduğunu belirtmiştir. Kurumsallaşma projesi veya haklı sebep yönünden esas incelenmeden ret verilemeyeceği kabul edilerek karar bozulmuştur. Karar oy imtiyazını kesin korumamış; yalnız başvurunun esasının değerlendirilmesini istemiştir. Geçiş süresi bugün yeni bir hak düşürücü süre gibi tekrarlanmamalıdır.

Kararın sonucuSüresinde istisna başvurusunun esası incelenmeden reddi nedeniyle hüküm talep eden yararına oybirliğiyle bozuldu.
Miras Hukuku

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi

Tereke Malının İadesinde Adi İstihkak ve Mirasçıların Birlikte Dava Takibi

Esas
2013/11310 E.
Karar
2014/13057 K.

Mirasçılar, mirasbırakanla birlikte yaşayan kişinin elindeki büyükbaş hayvanların terekeye ait olduğunu ileri sürerek iade istemiştir. Davalı mirasçılık sıfatlarına karşı çıkmamış, hayvanların kendisine ait olduğunu savunmuştur. Yargıtay, üstün mirasçılık çekişmesi bulunmadığından talebi miras sebebiyle istihkak yerine adi istihkak olarak nitelendirmiştir. Tereke paylaşılmadığı için tüm mirasçıların katılımı veya muvafakati sağlanmalı ya da tereke temsilcisi atanması için süre verilmelidir. Ayrıca hayvanların kooperatif kayıtları ve ölen hayvanın yerine sigortadan başka hayvan verilip verilmediği araştırılmalıdır. Eksik taraf teşkili ve incelemeyle verilen kabul hükmü bozulmuştur.

Kararın sonucuAdi istihkak niteliğindeki davada mirasçıların katılımı, muvafakati veya tereke temsilcisi yoluyla takip yetkisi sağlanmadan ve hayvan kayıtları araştırılmadan kabul kararı verilmesi nedeniyle hüküm oybirliğiyle bozuldu.
İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi

İşe başlamadan önceki geçici iş göremezlik ödeneğinin geri alınamaması

Esas
2013/8577 E.
Karar
2014/14145 K.

SGK, uzun süre tedavi gören sigortalının kontrol ve işbaşı raporu almadan başka işyerinde çalışmaya başladığını belirterek daha önce ödenen geçici iş göremezlik ödeneklerini geri istemiştir. Mahkeme talebi kabul etmiştir. Daire, 5510 sayılı Kanun m. 22’deki geri alma düzenlemesinin çalışabilirlik belgesi olmadan çalışılan dönemden sonraki ödemeleri hedeflediğini açıklamıştır. Dosyada tedavinin sürdüğü önceki dönemde çalışma olmadığı ve çalışmaya başlandıktan sonra ödenek verilmediği için istenebilecek yersiz ödeme bulunmadığı kabul edilmiştir. Hüküm bozulmuştur. İşe başlamadan önceki tedavi dönemi ile çalışırken alınan ödemeler ayrı değerlendirilmiştir.

Kararın sonucuSGK geri alma talebini kabul eden hükmün bozulması
Sözleşmeler ve Borçlar Hukuku

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi

İsviçre Frangına Endeksli Konut Kredisinde Uyarlama ve Öngörülebilirliğin Araştırılması

Esas
2013/16898 E.
Karar
2014/18895 K.

Tüketici, 2008 tarihli İsviçre frangına endeksli konut finansman kredisinde kur artışı nedeniyle öncelikle sözleşmenin geçersizliğinin tespitini, aksi hâlde uyarlama istemiştir. Yargıtay, yabancı para borçlarında da TBK 138 uygulanabileceğini; sözleşme sonrası olağanüstü değişiklik, öngörülemezlik, borçludan kaynaklanmama ve ifa/çekince koşullarının birlikte araştırılmasını açıklamıştır. Önceki krizleri göstermekle kur değişiminin öngörülebilir olduğu sonucuna varılması yetersiz bulunmuştur. Taraf delilleri toplanıp gerekli uzman incelemesi yaptırılarak karar verilmesi gerekirken davanın reddi eksik inceleme sayılmıştır. Uyarlama talebi esastan kesin kabul edilmemiştir.

Kararın sonucuRet hükmü eksik inceleme nedeniyle davacı tüketici yararına oybirliğiyle bozuldu; kredi kurunun belirli bir seviyede sabitlenmesine doğrudan karar verilmedi.
Ticaret ve Şirketler Hukuku

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

Özel denetçi atanması isteminde kararın kesinliği nedeniyle temyizin reddi

Esas
2013/16879 E.
Karar
2014/11122 K.

Pay sahibi genel kurulda reddedilen özel denetçi talebini mahkemeye taşımış, mahkeme belirli olayın somutlaştırılmadığı gerekçesiyle talebi reddetmiştir. Yargıtay bu gerekçenin esasını denetlememiş; TTK 440 uyarınca kararın kesin olduğu kabulüyle temyiz istemini reddetmiştir. Bu nedenle alt mahkemenin bilgi alma hakkının daha önce kullanılmamış olması gerektiği yönündeki yazımı Yargıtayın onadığı maddi hukuk ilkesi sayılamaz. Kararın sağladığı doğrudan emsal tarihsel kanun yolu kesinliğidir. Güncel başvuru ve kanun yolu rejimi ayrıca uygulanabilir tarihe göre denetlenmelidir.

Kararın sonucuTTK 440 kapsamında mahkeme kararının kesinliği nedeniyle temyiz isteminin oybirliğiyle reddi
Ceza Hukuku

Yargıtay 10. Ceza Dairesi

Adli Sicil ve Arşiv Kaydını Silme İşleminde Yetkili İdari Birim

Esas
2014/2927 E.
Karar
2014/2197 K.

Ertelenmiş uyuşturucu bulundurma mahkûmiyeti için mahkeme adli sicil kaydının silinmesine karar vermiştir. Kanun yararına bozma incelemesinde Yargıtay, bu silme işleminin gerekli koşullar oluştuğunda Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce yapılması gerektiğini kabul etmiştir. Mahkemenin görevi yönünden bozma yapılmış, silmenin esasına ilişkin diğer talepler ayrıca incelenmemiştir. Karar belirli bir kişinin sicilinin otomatik olarak hemen silinmesi veya bütün kayıtlar için tek süre uygulanması anlamına gelmez; infaz, arşive alma ve hak yoksunluğu koşulları ayrıca değerlendirilmelidir.

Kararın sonucuMahkemenin doğrudan sicil silme kararı görev yönünden kanun yararına oybirliğiyle bozuldu; dosya gerekli işlemler için gönderildi.
Gayrimenkul ve Tapu Hukuku

Yargıtay 16. Hukuk Dairesi

Kadastroda Hesaplama Hatası ile Sınırlandırma Hatasının Ayrılması

Esas
2014/839 E.
Karar
2014/2513 K.

Kadastro Müdürlüğü, taşınmazın yüzölçümünü planimetre hesabındaki hata nedeniyle 5.344 metrekareden 4.981,47 metrekareye düzeltmiştir. Mahkeme, sınırlandırma hatalarına ilişkin Yönetmelik koşullarının bulunmadığı gerekçesiyle düzeltme işlemini kaldırmıştır. Yargıtay ise teknik raporların hesaplama hatasına işaret ettiğini, uyuşmazlığın sınırlandırma hatası hükümleriyle çözülemeyeceğini belirtmiştir. Kadastro Kanunu 41 kapsamında hesaplama hatasının gerçekten bulunup bulunmadığı incelenerek sonuca göre karar verilmelidir. Bu inceleme yapılmadan farklı hata türüne ait koşullarla hüküm kurulması nedeniyle karar bozulmuştur.

Kararın sonucuYüzölçümü hesabında teknik hata bulunup bulunmadığı araştırılmadan sınırlandırma hatası hükümleriyle karar verilmesi nedeniyle hüküm oybirliğiyle bozuldu.
Bankacılık ve Finans Hukuku

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

İnternet Bankacılığındaki Yetkisiz Havale ve Müşteri Kusurunun İspatı

Esas
2014/1171 E.
Karar
2014/2526 K.

Müşterinin hesabından bilgisi dışında başka hesaba 1.940 TL gönderilmiştir. Banka gerekli güvenliği sağladığını ve zararın müşteri davranışından kaynaklandığını savunmuştur. Mahkeme, internet bankacılığı kullanımının bankanın mevduatı koruma ve özen yükümlülüğünü kaldırmadığını kabul etmiştir. Şifre gibi bilgilerin müşteri kanalıyla ele geçirildiği somut delille kanıtlanamadığından müterafik kusur savunması kabul edilmemiş ve tahsil hükmü kurulmuştur. Yargıtay bu hükmü onamıştır. İşlem 2009 tarihlidir; belirli bir güncel doğrulama teknolojisi, kart itiraz süresi veya açık bankacılık onayı kararda açıklanmamaktadır.

Kararın sonucuYetkisiz havale tutarı 1.940 TL’nin olay tarihinden en yüksek mevduat faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili hükmü oybirliğiyle onandı.
İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi

İşe Başlatmama Tazminatındaki Fazla Ödemenin Boşta Geçen Süre Ücretinden Mahsubu

Esas
2013/2573 E.
Karar
2014/927 K.

İşe iade kararı sonrası işe başlatılmayan işçi, fark işçilik alacaklarını istemiştir. İşverenin işe başlatmama tazminatını sekiz aylık ücret üzerinden hesaplayarak 3.056 TL fazla ödediği; boşta geçen süre ücretinde ise 6.207 TL fark kaldığı belirlenmiştir. Yargıtay, fazla ödemenin aynı tarihte ödenen boşta geçen süre ücretinden mahsup edilmesini ve yalnız kalan farkın hükme bağlanmasını istemiştir. İlk derece mahkemesinin mahsup yapmadan karar vermesi bozma nedeni olmuştur. Sonuç, aynı ödeme ilişkisindeki somut fazla tutarla ilgilidir; dosyada bağımsız bir karşı alacağın takas koşulları tartışılmamıştır.

Kararın sonucuİşe başlatmama tazminatına fazladan ödenen 3.056 TL, boşta geçen süre ücretinin farkından mahsup edilmeden hüküm kurulması nedeniyle karar oybirliğiyle bozuldu.
Fikri Mülkiyet ve Sınai Haklar Hukuku

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu

Sona Eren Faydalı Modelde Eski Hükümsüzlük Davası Engeli ve Tecavüz Talebi

Esas
2013/1830 E.
Karar
2014/31 K.

Faydalı model sahibi tecavüzün önlenmesi ve tazminat istemiştir. Karşı tarafın hükümsüzlük davası, sonradan Anayasa Mahkemesince iptal edilen önceki itiraz şartı nedeniyle usulden reddedilmiştir. Yargılama sırasında yıllık ücret ödenmediği için hak da sona ermiştir. Genel Kurul, kural olarak yenilik itirazının hükümsüzlük davasında inceleneceğini açıklamakla birlikte bu özel usul geçmişinde yeniden hükümsüzlük davası olanağının kalmamasını dikkate almıştır. Ret yönündeki direnme sonucunu ilave gerekçeyle onamıştır. Önceki Dairenin hiç hükümsüzlük davası açılmadığı tespiti ayrıca isabetsiz bulunmuştur.

Kararın sonucuTecavüz ve tazminat davasının reddine ilişkin direnme kararı özel usul geçmişi gözetilen ilave gerekçeyle onanmıştır.
Gayrimenkul ve Tapu Hukuku

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi

Vekilin Yakınına Devirde Kötüye Kullanma ve Tapu İptali

Esas
2013/10144 E.
Karar
2013/17897 K.

Davacı, taşınmazlardaki miras paylarının bilgisi dışında ve bedeli ödenmeden vekil tarafından onun dedesine devredildiğini ileri sürmüştür. Davalılar işlemin bilindiğini ve bedelin davacının eşine ödendiğini savunmuştur. Mahkeme, vekâlet görevinin kötüye kullanıldığını, davalıların elbirliği içinde hareket ettiğini ve devralanın TMK 1023 korumasından yararlanamayacağını kabul ederek payların yeniden davacı adına tesciline hükmetmiştir. Yargıtay, davacının zararlandırıldığının kanıtlandığını belirterek hükmü onamıştır. Sonuç yalnız akrabalık olgusuna değil, somut kötüye kullanma ve işbirliği kabulüne dayanmaktadır.

Kararın sonucuVekâlet görevinin kötüye kullanılması nedeniyle tapu iptali ve miras paylarının davacı adına tescili hükmü oybirliğiyle onandı.

Karar başlıkları ve özetler, ilgili konunun bulunmasını kolaylaştıran editoryal açıklamalardır. Tam metin, kaynak bağlantısı ve kararın somut olaya ilişkin sınırları her karar sayfasında ayrıca gösterilir.