İÇTİHAT ARŞİVİ

Yargıtay Kararları

Kararın hangi uyuşmazlığı çözdüğünü görün; gerekçesini, sonucunu ve tam metnini ilgili hukuk makaleleriyle birlikte inceleyin.

1.012 karar25 hukuk alanıHukuk makalelerine geçin →

1.012 karar

Karar tarihine göre yeniden eskiye
Bankacılık ve Finans Hukuku

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi

Yetkisiz İnternet Transferi Sonrası Alıcıdan İadenin Sebepsiz Zenginleşme Niteliği

Esas
2013/121 E.
Karar
2013/18051 K.

Banka, müşterisinin hesabına kimliği belirsiz kişilerce internet üzerinden girilerek başka hesaplar aracılığıyla bir vakfa aktarılan paranın geri verilmesini istemiştir. İlk derece mahkemesi talebi haksız fiil hükümleriyle kabul etmiştir. Yargıtay çoğunluğu, hakimin tarafların hukuki nitelendirmesiyle bağlı olmadığını ve somut istemin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre incelenmesi gerektiğini belirterek hükmü bozmuştur. Karşıoyda, ödeme hükmünün dosyaya uygun olduğu ve usul ekonomisi nedeniyle onanması gerektiği savunulmuştur.

Kararın sonucuHüküm, hukuki nitelendirme hatası nedeniyle davalı yararına oyçokluğuyla bozuldu; diğer temyiz itirazları incelenmedi.
İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi

Ücret ödenmediği için çalışmayan işçinin yirmi günlük koşulu araştırılmadan devamsızlık değerlendirilmemesi

Esas
2013/24858 E.
Karar
2013/21611 K.

Sayaç okuma işçisi ücretleri ödenmediği için diğer işçilerle çalışmaktan kaçındığını; işveren ise ardışık iki gün devamsızlığı savunmuştur. Mahkeme işe iadeyi kabul etmiştir. Daire kaçınma tarihinde ödenmemiş ücret bulunup bulunmadığının ve ödeme gününden sonra yirmi gün geçip geçmediğinin yeterince araştırılmadığını saptamıştır. Ücretin vadesi, eksik/hiç ödeme ve işveren ödeme kayıtları açıklığa kavuşturularak kaçınmanın haklılığı belirlenmelidir. Hüküm eksik araştırmadan bozulmuştur. Karar her ücret gecikmesinde aynı gün çalışmayı bırakma hakkı veya işçi haklı feshinde yirmi gün bekleme zorunluluğu kurmaz.

Kararın sonucuKaçınmanın İşK 34 koşulları araştırılmadan verilen işe iade hükmünün oybirliğiyle bozulması
Ceza Hukuku

Yargıtay 15. Ceza Dairesi

İnceleme baskısıyla sahte vergi iadesi talebini geri çekme ve gönüllü vazgeçme

Esas
2011/67656 E.
Karar
2013/11168 K.

Sanık kendi ve iş arkadaşlarının adına sahte imzalı belgelerle vergi iadesi talep etmiş; kurum inceleme başlattıktan sonra yine sahte imzalı dilekçelerle talepleri geri çekmiştir. Mahkeme dolandırıcılığa teşebbüs yönünden gönüllü vazgeçmeye dayanarak ceza verilmesine yer olmadığına karar vermiştir. Daire, gönüllü vazgeçmenin failin serbest iradesi veya sonucu önleyen kendi çabasıyla gerçekleşmesi gerektiğini, dış denetim baskısıyla olayın ortaya çıkma riskinden kaçmanın yeterli olmadığını açıklamıştır. Bu nedenle hüküm bozulmuştur. Tamamlanmış suçtan sonraki etkin pişmanlık ile tamamlanmadan vazgeçme ayrılmıştır. Özel belgede sahtecilik yönündeki HAGB başvurusu ise dönemindeki itiraz rejimi için gönderilmiştir; güncel HAGB kanun yolu bu tarihi metinden çıkarılamaz.

Kararın sonucuDolandırıcılığa teşebbüste ceza verilmesine yer olmadığı hükmünün bozulması; HAGB başvurusunun itiraz olarak incelenmek üzere gönderilmesi
Ticaret ve Şirketler Hukuku

Yargıtay 19. Hukuk Dairesi

Avans Çekinde Mal Teslimi Savunmasının Faktoring Şirketine Yöneltilmesi

Esas
2012/13977 E.
Karar
2013/4068 K.

Alıcı, teslim edilecek mallar için iki avans çeki vermiş; mallar teslim edilmemesine rağmen çekler faktoring şirketine devredilmiştir. İlk derece mahkemesi satıcıya karşı borçsuzluk talebini kabul etmiş, faktoring şirketini iyiniyetli hamil sayarak ona yönelik davayı reddetmiştir. Yargıtay, BK 167/1 ve TBK 188/1 çerçevesinde önceki alacaklıya karşı ileri sürülebilen şahsi defilerin temlik alana da yöneltilebileceğini açıklamıştır. Satıcı yönünden temyiz edilmeyerek kesinleşen teslim yokluğu nedeniyle faktoring şirketine yönelik davanın da kabulü gerektiği belirtilerek hüküm bozulmuştur.

Kararın sonucuFaktoring şirketine yönelik menfi tespit talebinin reddi, teslim yokluğunun devralana karşı da ileri sürülebileceği gerekçesiyle oybirliğiyle bozuldu.
Ceza Hukuku

Yargıtay 12. Ceza Dairesi

Trafik Kazasında Çelişkili Kusur Verileri ve Yetersiz Bilirkişi Raporuyla Beraat

Esas
2012/12886 E.
Karar
2013/4550 K.

Yol çalışması nedeniyle iki yönlü kullanılan yolda taksi, dikkatsizce yola çıkan yayaya çarpmıştır. Yaya asli kusurlu görülmesine rağmen kaza tutanağında sürücüye de tali kusur verilmiştir. Yargıtay, sürücünün kusurlu olabileceğine ilişkin bu veri karşısında kusurun kuşkuya yer bırakmayacak biçimde yeniden uzman heyetince incelenmesi gerektiğini belirtmiştir. Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi, ilgili üniversite öğretim üyeleri veya Karayolları uzmanlarından oluşacak heyet olasılıkları gösterilmiş; eksik raporla verilen beraat hükmü bozulmuştur. Sürücünün kesin kusurlu veya mahkûmiyetinin zorunlu olduğu söylenmemiş, yeniden teknik inceleme istenmiştir.

Kararın sonucuKatılanın temyiz istemi kabul edilerek beraat hükmü, eksik kusur incelemesi nedeniyle oybirliğiyle bozuldu.
Sigorta ve Tazminat Hukuku

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi

Lehtarın ölüm teminatını almasının mirasın kabulü sayılmaması

Esas
2012/4932 E.
Karar
2013/1022 K.

Vergi alacaklısı idare, mirası reddeden mirasçıların ölüm teminatlı sigorta poliçelerinden ödeme aldığını belirterek murisin vergi borcunu onlardan istemiştir. Daire, lehtara ödenen tutarların birikim veya iştira bedeli değil poliçede yazılı ölüm teminatı olduğunu belirlemiştir. Bu teminatın sözleşmeden doğan lehtar hakkı kapsamında tahsil edilmesi mirası kabul anlamına gelmediğinden, ödeme alan mirasçılar aleyhine kurulan hüküm bozulmuştur. Diğer davalılar hakkındaki ret kararı vekalet ücreti düzeltilerek onanmıştır. Belirlenmiş lehtara yapılan sözleşmesel ödeme ile tereke üzerinde tasarruf ayrılmıştır. Poliçeler eski tarihli olduğundan bugünkü hayat sigortası mevzuatı ayrıca değerlendirilmelidir.

Kararın sonucuÖdeme alan lehtarlar yönünden bozma; diğer davalılar yönünden vekalet ücreti düzeltilerek onama
Milletlerarası Özel Hukuk

Yargıtay 19. Hukuk Dairesi

Yabancı hakem kararının tenfizinde bağlayıcılık, ret engelleri ve harç

Esas
2012/17401 E.
Karar
2013/1310 K.

İki satım sözleşmesindeki tahkim şartı uyarınca verilen yabancı hakem kararının tenfizi istenmiştir. Davalı kararın icra edilebilir olmadığını, kesinleşmediğini, usulüne uygun temsil edilmediğini ve gerekli onaylı belgelerin sunulmadığını savunmuştur. İlk tenfiz kararı, alacak miktarına göre nispi harç alınması gerekirken maktu harç alınması nedeniyle bozulmuştur. Bozmaya uyan mahkeme, kararın taraflar için nihai bağlayıcılığı bulunduğunu ve MÖHUK m. 62 kapsamında engel olmadığını kabul ederek yeniden tenfiz kararı vermiştir. Daire bu hükmü onamıştır. Alıntı onanan alt derece gerekçesindedir; karar hakemin yetkisine ilk itirazı veya Türkiye’deki hakem kararının iptal sebeplerini ayrıntılı çözmez.

Kararın sonucuBozmaya uyularak verilen yabancı hakem kararı tenfiz hükmünün onanması
Yargılama ve Usul Hukuku

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi

Delil Tespiti Talebinin Tespit Davasına Dönüştürülmesi ve Eda Davası İmkânı

Esas
2012/8967 E.
Karar
2013/187 K.

Trafik kazasında zarar gören araç sahibi, ileride açacağı davaya delil oluşturmak üzere kusur oranlarının ve araç hasarının belirlenmesini istemiştir. Mahkeme talebi esasa kaydedip bağımsız tespit davası gibi görerek kusur ve hasara ilişkin hüküm kurmuştur. Yargıtay, aynı hukuki korumanın doğrudan eda davasıyla sağlanabildiği somut olayda bağımsız tespit davası için hukuki yarar bulunmadığını belirtmiş ve hükmü bozmuştur. Karar, delil tespiti korumasıyla hukuki ilişkinin tespiti davasının birbirine karıştırılmamasını gerektirir. Eda davası açılabilen her durumda delil tespitinin yasaklandığı biçiminde genellenmemelidir.

Kararın sonucuEsasa kaydedilen tespit davasında hukuki yarar bulunmadığı gözetilmediği için hüküm oybirliğiyle bozuldu.
Ticaret ve Şirketler Hukuku

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

Tedavüle Çıkmadan Çalınan Çeklerde İptal İsteyebilecek Kişi

Esas
2012/1054 E.
Karar
2013/566 K.

Şirketin ortağı ve yetkili temsilcisi, bir kısmı imzalı olmak üzere 279 çekin henüz tedavüle çıkmadan elinden çalındığını ileri sürerek ödemeden men ve iptal istemiştir. Mahkeme, davacının çekleri keşideci şirket adına elinde bulundurduğunu, yetkili hamil sıfatının bulunmadığını ve bu nedenle iptal davası açamayacağını kabul etmiştir. İddiaların çekler nedeniyle yürütülecek takipte, açılacak davada veya menfi tespit yoluyla ileri sürülebileceği belirtilmiştir. Yargıtay bu gerekçeyi usul ve kanuna uygun bularak ret hükmünü onamıştır. Değerlendirme mülga TTK hükümlerine dayanmaktadır.

Kararın sonucuDavacının temyiz itirazları reddedilerek, yetkili hamil sıfatı bulunmadığından çeklerin iptali isteminin reddine ilişkin hüküm oybirliğiyle onandı.
Yargılama ve Usul Hukuku

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

Tenfizde Tebliğ Belgeleri ile Karar Başlığındaki Tarih Çelişkisinin Araştırılması

Esas
2011/10650 E.
Karar
2012/17028 K.

Alman mahkemesinin kararının tenfizi istenmiştir. İlk derece mahkemesi, tercümedeki tebliğ tarihleri ile sunulan tebliğ belgeleri arasındaki farkı kesinleşme yokluğu kabul ederek davayı reddetmiştir. Yargıtay, aksi kanıtlanana kadar geçerli resmî tebliğ belgeleri bulunduğunu ve sırf bu çelişkinin ret gerekçesi yapılamayacağını açıklamıştır. Gerektiğinde ilgili mercilere sorularak tarih farklılığının nedeni giderilmeli ve talep buna göre değerlendirilmelidir. Ret kararı bozulmuş; kamu düzeni, münhasır yetki veya bütün tenfiz şartlarının gerçekleştiği hakkında nihai kabul kurulmamıştır.

Kararın sonucuTebliğ ve kesinleşme belgelerindeki çelişki araştırılmadan verilen tenfiz reddi davacı yararına oybirliğiyle bozuldu.
Sigorta ve Tazminat Hukuku

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi

Çocuk desteğinde başlangıç yaşının öğrenim ve aile koşullarıyla belirlenmesine ilişkin 2012 kararı

Esas
2012/8482 E.
Karar
2012/10204 K.

Trafik kazasında on yedi yaşında ölen çocuğun anne babası destekten yoksun kalma tazminatı istemiştir. Daire aile ve öğrenim durumu ile yöresel koşulların dikkate alınacağını belirtmiş; yüksek öğrenime devam edeceğine dair somut delil olmayan bu dosyada başlangıcın yirmi yaş kabul edilmesini istemiştir. On yedi yaş üzerinden hesap kabulü bozulmuştur. Bu 2012 tarihli farazi hesap yaklaşımıdır. Yirmi yaş güncel her çocuk için değişmez kanuni eşik değildir; kişisel öğrenim, çalışma ve bakım ihtimali ile dönemin içtihadı ayrıca değerlendirilmelidir.

Kararın sonucuDestek başlangıç yaşının somut olayda hatalı belirlenmesi nedeniyle oybirliğiyle bozma; diğer itirazların reddi
Yargılama ve Usul Hukuku

Yargıtay 15. Hukuk Dairesi

İhtiyati tedbirde yaklaşık ispat, teminat ve gerekçeli ret zorunluluğu

Esas
2012/4060 E.
Karar
2012/5172 K.

Hazine vekilinin ihtiyati tedbir istemi, mahkemece gerekçe gösterilmeden reddedilmiştir. Daire, tedbir için bir hakkın ve tedbir sebebinin bulunması, talep edenin dayandığı sebebi ve tedbir türünü açıkça belirtmesi ve esas yönünden haklılığını yaklaşık ispat etmesi gerektiğini açıklamıştır. Yaklaşık ispatta aksi ihtimalin de korunması nedeniyle kural olarak teminat alınacağı; tedbirin nihai uyuşmazlığı çözmemesi ve tarafların çıkar dengesinin gözetilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Kabulde olduğu gibi ret kararında da hukuksal gerekçe gösterilmesi zorunlu bulunduğundan gerekçesiz ret kararı bozulmuştur. Daire tedbirin doğrudan verilmesine veya haksız tedbir tazminatına hükmetmemiştir; tarihsel kanun yolu rejimi güncel rejimle karıştırılmamalıdır.

Kararın sonucuGerekçesiz ihtiyati tedbir ret kararının bozulması

Karar başlıkları ve özetler, ilgili konunun bulunmasını kolaylaştıran editoryal açıklamalardır. Tam metin, kaynak bağlantısı ve kararın somut olaya ilişkin sınırları her karar sayfasında ayrıca gösterilir.