Aile ve Boşanma Hukuku

Nişan Hediyelerinin İadesinde Kusur Aranmaması ve Mutat Hediye Ayrımı

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 2011/14666 E., 2011/19236 K., 30 Kasım 2011

Kararın tam metnine geçin

KARARA İLİŞKİN EDİTORYAL AÇIKLAMA

Kararın konusu ve hukuki mesele

Nişanın bozulmasında kusur bulunmamasının alışılmışın dışındaki hediyelerin geri istenmesine etkisi ve iade/tazminat koşullarının ayrılması.

Nişanlı ve ailesi, hediyelerin iadesi ile maddi ve manevi tazminat istemiştir. Mahkeme karşı tarafın kusursuz olduğu gerekçesiyle talepleri reddetmiştir. Yargıtay, nişan hediyesi iadesinin tazminattan farklı olarak kusur gerektirmediğini; mutat hediyenin yöresel adet ve tarafların sosyal-ekonomik durumuna göre belirlenmesini açıklamıştır. Altın ve ziynetlerin iade kapsamına girebildiği belirtilerek deliller toplanmadan verilen ret bozulmuştur. Karar her nişan masrafının veya her manevi tazminat isteminin kusursuz olarak kabul edileceği anlamına gelmez.

Kararın sonucu

Hediye iadesinde kusur arayan ve gerekli delilleri toplamayan ret hükmü oybirliğiyle bozuldu; diğer temyiz itirazları yerinde görülmedi.

RESMÎ KARAR METNİ

Kararın tam metni

Resmî kaynağı aç

3. Hukuk Dairesi 2011/14666 E. , 2011/19236 K.

"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde nişan hediyelerinin aynen iadesi, olmazsa bedeli olan 7.500,00-TL ile 2.557,32-TL maddi tazminatın ve 2.000,00-TL manevi tazminatın masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir.Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü. Davacılar vekili, tarafların 21.02.2010 tarihinde nişanlandıklarını, davalı ve ailesinin kusuru ile nişanın bozulduğunu beyan ederek; nişan hediyelerinin aynen iadesi, olmazsa bedeli ile maddi ve manevi tazminata hükmedilmesini dava etmiştir. Davalı vekili; nişanın davacı tarafça haksız yere bozulduğunu, bu nedenle davacı tarafın nişan hediyelerini istemeye, maddi ve manevi tazminat talep etmeye hakkının olmadığını ve hediyelerin mutat hediyeler olması nedeni ile iadesinin söz konusu olamayacağını savunarak davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, nişanın bozulmasında davalının kusurunun bulunmadığı kanaati ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir. Nişan hediyelerinin geri istenebilmesi için nişanın bozulmasında nişanlılardan birinin kusurlu olup olmaması önemli değildir. Eş söyleyişle; nişan hediyelerinin iadesine karar verilebilmesi için kusur şartı aranmaz. TMK’nun 122. maddesine göre; nişanlılık evlenme dışındaki bir sebeple sona ererse, nişanlıların birbirlerine veya anne ve babanın ya da onlar gibi davrananların, diğer nişanlıya vermiş oldukları alışılmışın dışındaki hediyeler, verenler tarafından geri istenebilir. Hediye aynen veya mislen geri verilemiyorsa, sebepsiz zenginleşme hükümleri uygulanır. Kural olarak mutad hediyeler ile; giyilmekle kullanılmakla eskiyen ve tüketilen eşyaların iadesine karar verilemez (BK 63.md). Nişanın bozulması nedeniyle iadesi istenen bir nişan hediyesinin mutad sayılabilmesi, o hediyelerin yöresel örf ve adete günün ekonomik koşulları itibariyle fahiş olmayan miktarda bulunmasına bağlıdır ki, fahişlik olgusu da daha çok tarafların mali ve sosyal durumlarıyla ölçülmek gerekir. Yerleşik Yargıtay uygulamasında, altın ve ziynet eşyaları, mutad hediye kapsamında olmayıp iadesi gereken hediyeler olarak değerlendirilmektedir. Mahkemece bu ilkeler ışığında tarafların delilleri toplanarak sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekiren, aksi yazılı düşüncelerle maddi tazminat istemine ilişkin davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu itibarla; yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 30.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kararın kaynağı

Kaynağın kontrol tarihi

Başlık, konu açıklaması ve makale bağlantıları editoryal içeriktir. Karar, kendi olayları ve uygulandığı dönem içindeki mevzuatla birlikte değerlendirilmelidir.

Kaynak bütünlük bilgisi

SHA-256: 73e20b071a190af8319397cdefd867ceb5877f0f9594956a14d3c97b1cc3903c

← Yargıtay kararlarına dönün