İÇTİHAT ARŞİVİ

Yargıtay Kararları

Kararın hangi uyuşmazlığı çözdüğünü görün; gerekçesini, sonucunu ve tam metnini ilgili hukuk makaleleriyle birlikte inceleyin.

1.012 karar25 hukuk alanıHukuk makalelerine geçin →

1.012 karar

Karar tarihine göre yeniden eskiye
Fikri Mülkiyet ve Sınai Haklar Hukuku

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

Tescilli Şekilden Uzaklaşıp Rakip Ambalajına Yanaşan Fiili Kullanımda Marka Tecavüzü

Esas
2026/47 E.
Karar
2026/4335 K.

Temizlik ürünlerinde kelime unsurları farklı olan markaların fiili ambalaj kullanımları tartışılmıştır. BAM, tek başına mor rengin tekel oluşturmayacağını belirterek marka tecavüzünü reddetmiş, ambalajın bütünsel yakınlığı nedeniyle haksız rekabeti kabul etmiştir. Yargıtay, davalının kendi tescilindeki görünümden uzaklaşıp rakibin yarım oval şekil, zemin ve beyaz yazı düzenine yanaştığını; aynı sektördeki benzer mallarda bu kullanımın karıştırılma ihtimali yarattığını kabul etmiştir. Marka tecavüzü taleplerinin de kabulü gerektiği için karar bozulmuştur. Haksız rekabet kabulüne yönelik davalı itirazları ise incelenmemiştir; yalnız aynı rengin kullanılmasına dayanan genel bir tekel kurulmamıştır.

Kararın sonucuDavacının temyizi kabul edilerek marka tecavüzü yönünden ret bozuldu; bozma şekli nedeniyle davalının haksız rekabet ve diğer itirazları şimdilik incelenmedi.
Ticaret ve Şirketler Hukuku

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

Ticaret Unvanının Terkini ile Markasal Kullanımın İspatının Ayrılması

Esas
2026/59 E.
Karar
2026/4353 K.

Önceki şirketler, benzer esas unsurlu sonraki ticaret unvanının terkini ve marka hakkına tecavüzün tespitini istemiştir. Mahkemeler ortak faaliyet alanı, ayırt edici esas unsur ve tescil önceliği nedeniyle unvandan ilgili ibarenin çıkarılmasını kabul etmiştir. Buna karşılık markasal kullanım ve marka kapsamındaki mal veya hizmetlerde kullanım kanıtlanamadığından tecavüz talepleri reddedilmiştir. Daire kısmen kabul sonucunu onamıştır. Böylece ticaret unvanının korunması, her unvan kullanımının otomatik marka tecavüzü sayılmasına dönüştürülmeden ayrı delil ve koşullarla değerlendirilmiştir.

Kararın sonucuTicaret unvanından ilgili ibarenin terkini ve diğer taleplerin reddi şeklindeki karar onanmıştır.
Yargılama ve Usul Hukuku

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi

Yurt dışında ölen kişinin vasiyet tenfizinde Türkiye’deki son yerleşim yeri

Esas
2026/9271 E.
Karar
2026/12296 K.

Mirasbırakanın İsviçre’deki son adresi nedeniyle ilk mahkeme MÖHUK m. 41’e dayanıp yetkisizlik vermiştir. Ankara mahkemesi uyuşmazlığın mirasa ilişkin olduğunu, m. 43 gereğince öncelikle Türkiye’deki son yerleşim yerinin araştırılması gerektiğini belirtmiştir. Yargıtay Türkiye’deki son adresin Bolu’da olduğunun anlaşılması üzerine oradaki asliye hukuk mahkemesini yargı yeri belirlemiştir. Karar vasiyetin geçerliliği, atanmış mirasçının payı veya uygulanacak maddi miras hukukunu çözmez.

Kararın sonucuTürkiye’de son yerleşim yeri bulunan Bolu’daki Asliye Hukuk Mahkemesinin oybirliğiyle yargı yeri belirlenmesi
Sözleşmeler ve Borçlar Hukuku

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

Akaryakıt istasyonunda kanıtlanamayan bayrak bedeli ve mükerrer ödemenin sebepsiz zenginleşmeyle iadesi

Esas
2025/4604 E.
Karar
2026/4178 K.

İki akaryakıt istasyonu sahibi bayrak ve ikmal hakkı için ek bedel istemiş; karşı taraf daha önce ödediği tutarın mükerrer olduğunu ileri sürerek iade talep etmiştir. Alt mahkemeler sözleşmeler, sektör incelemesi ve kayıtlar üzerinden ek hak bedelinin dayanağını saptayamamıştır. Önceki iki ödeme ile sonraki yeniden ödemenin aynı borca ilişkin olduğu ve başka borç bulunmadığı kabul edilmiştir. Asıl dava reddedilmiş; karşı davada mükerrer bedelin sebepsiz zenginleşmeyle, ihtar sonrası faizle iadesine karar verilmiştir. Daire bu sonucu onamıştır. Bayrak hakkı adı tek başına her sözleşmede bağımsız ek ücret yaratmaz.

Kararın sonucuAsıl ek bedel davasının reddi ve karşı davada mükerrer ödemenin iadesine ilişkin hükmün oybirliğiyle onanması
Yargılama ve Usul Hukuku

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

Birden Çok Vekilden Yetkisi Devam Eden Birine Tebliğin Yeterliliği ve Kaçırılan İstinaf

Esas
2025/6394 E.
Karar
2026/4168 K.

Marka davasının reddi kararı, davayı açan ve yetkisi sona ermemiş avukata elektronik tebligatla bildirilmiştir. Başka vekil, dosyayı kendisinin yürüttüğünü söyleyerek yeniden tebligat istemiştir. Mahkemeler birden çok vekilden birine tebliğin yeterli olduğunu ve istinaf süresinin geçtiğini kabul etmiştir. Yargıtay, dilekçe imzaları, yetki belgesi, önceki tebligatlar, ortak adres ve azil veya çekilme bulunmamasını birlikte değerlendirerek ek kararı onamıştır. İnceleme marka taklidinin esası hakkında değildir; ceza beraatinin maddi hukuk etkisi bu temyizle esastan doğrulanmış sayılmaz.

Kararın sonucuYeniden tebligat isteminin reddi ve süre nedeniyle esas incelemeye geçilememesi yönündeki ek kararı koruyan BAM hükmü kesin olarak oybirliğiyle onandı.
Ticaret ve Şirketler Hukuku

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

Çıplak Anonim Şirket Payının Yazılı Devri ve Temyiz İşlemine Sonradan İcazet

Esas
2026/4286 E.
Karar
2026/4179 K.

Davacılar, yazılı sözleşmeyle devraldıkları anonim şirket paylarının kaydını istemiştir. Mahkeme, çıplak pay devrinde yazılı sözleşmeyi yeterli bulmuş; devredenlerin bedeli aldıklarını açıkça kabul etmeleri karşısında bedel yazılmadığı savunmasını da uygun görmemiştir. Yargıtay esas yönünden onamıştır. Ayrı usul bölümünde, bir davalının vekilin temyizine sonradan muvafakat etmesi üzerine onun yönünden ek ret kararı kaldırılmış; diğer davalıların süre ve temsil nedenlerine dayanan ek kararları korunmuştur. Belirsiz alacak veya ıslah sorunu bu davanın esası olarak çözümlenmemiştir.

Kararın sonucuBir davalı yönünden temyiz icazeti nedeniyle ek kararın kaldırılması; diğer ilgili ek ret kararlarıyla pay devrine ilişkin esas kararın onanması.
Ticaret ve Şirketler Hukuku

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

İbra Oy Yasağı, Geçmiş Kârın Dağıtılmaması ve Paydaş Yöneticinin Huzur Hakkı

Esas
2025/5711 E.
Karar
2026/4176 K.

Anonim şirketin 2016 yılı genel kurulunda finansal tablolar, ibra, geçmiş yıl kârı ve yönetici ücretleri uyuşmazlık konusu olmuştur. Onanan BAM gerekçesinde üyelerin birbirinin ibrasında kullandığı yasak oylar çıkarılınca nisap kalmadığı kabul edilmiştir. Geçmiş yıl kârının belirlenen tutarı aşan kısmının dağıtılmaması ve paydaş yönetim kurulu üyelerine örtülü kâr aktarımı niteliğindeki ücretler yönünden iptal kararı verilmiştir. Paydaş olmayan yönetici ücreti ile finansal tablo kararı bakımından ise iptal istemi reddedilmiştir. Yargıtay tarafların temyizlerini reddederek bu ayrımlı sonucu onamıştır.

Kararın sonucuİbra kararı, geçmiş kârın 935.000 TL üzerindeki kısmının dağıtılmaması ve iki paydaş yöneticinin ücret kararı yönünden iptal; diğer istemlerde ret içeren BAM hükmü oybirliğiyle onandı.
Ticaret ve Şirketler Hukuku

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

Limited Şirkette Kesinleşen Suç Olgusuna Dayalı Müdür Azli ve Çağrı Yetkisi

Esas
2025/4381 E.
Karar
2026/4170 K.

Ortaklar arasındaki davada yönetim yetkilerinin kaldırılması, ortaklıktan çıkarma ve temsil düzenini değiştiren kararın geçerliliği tartışılmıştır. Yargıtay, şirketi haksız borçlandırma olgusunu kesinleştiren ceza hükmünün hukuk hâkimini maddi olay yönünden bağladığını ve ilgili müdür için haklı azil nedeni bulunduğunu kabul etmiştir. Ayrıca somut yönetim düzeninde tek müdürün çağrısını yasal koşullara uygun bulmayarak ortaklar kurulu kararının iptali yerine yokluğunun tespitini istemiştir. Asıl davadaki bu bölümler bozulmuş; birleşen çıkarma davasının reddi onanmıştır. Kaynak 2011 işlemlerine ilişkin eski ve yeni TTK hükümlerini birlikte anmaktadır.

Kararın sonucuAsıl davada ilgili müdürün azli ve ortaklar kurulu kararının yokluğu bakımından hüküm bozuldu; diğer temyiz itirazları reddedildi ve birleşen ortaklıktan çıkarma davasının reddi oybirliğiyle onandı.
Sözleşmeler ve Borçlar Hukuku

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

Ortak lisanslama protokolünde adi ortaklığın feshi ve mahsuplaşma belgelerinin usulüne uygun istenmesi

Esas
2025/2269 E.
Karar
2026/4166 K.

İki meslek birliği ortak lisans geliri mahsubu ile protokol feshinden doğan zarar ve ceza koşulunda karşılıklı dava açmıştır. Daire ilişkiyi adi ortaklık saymış, belirli süreli yapıda TBK 639/6 gerekçesini uygun bulmamış; haklı fesih için mahkeme yolu ve tek tarafa yüklenemeyen ortak edimler nedeniyle birleşen ret sonucunu onamıştır. Asıl mahsup talebinde ise ortak veri tabanının ön koşul olmadığı belirtilmiştir. Belgeler usulüne uygun süre ve ihtarla istenmeden ispat yokluğundan ret verilemeyeceğinden bu bölüm bozulmuştur.

Kararın sonucuBirleşen fesih/zarar/ceza talebinin reddinin onanması; asıl mahsuplaşma alacağı ret kararının ibraz usulü eksikliğinden bozulması
Sözleşmeler ve Borçlar Hukuku

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

Pay ve Taşınmaz Devri Protokolünde Şekil Eksikliğinin Ceza Koşuluna Etkisi

Esas
2025/6894 E.
Karar
2026/4177 K.

Davacılar, şirket payı ve taşınmaz devri amacıyla yapılan protokol uyarınca ruhsat ve izin işleri için masraf yaptıklarını belirterek giderlerini ve ceza koşulunu istemiştir. Bölge adliye mahkemesi protokolü kanuni şekle uygun bulmamış, geçersiz asıl borca bağlı ceza koşulunun da istenemeyeceğini kabul etmiştir. Masraf talebini somut olayda sözleşmeye dayalı menfi zarar olarak değerlendirmiş; geçersiz sözleşmede tarafların birbirine verdiklerini sebepsiz zenginleşme yoluyla isteyebileceğini ayırmıştır. Yargıtay ret sonucunu onamıştır. Karar, her geçersiz ilişkide bütün giderlerin hiçbir hukuki sebeple istenemeyeceği biçiminde genellenemez.

Kararın sonucuŞekle uygun bulunmayan protokole dayalı ceza koşulu ve masraf taleplerinin reddi onanmıştır.
Sigorta ve Tazminat Hukuku

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

Tahsil ettiği primleri sigortacıya aktarmayan acentenin defter kayıtlarına göre sorumluluğu

Esas
2025/6153 E.
Karar
2026/4172 K.

Sigortacı adına prim tahsiline yetkili acenteye aktarılmayan bakiyeler için takip yapılmıştır. Acente ek primlerin mahsup edilmediği, çekler ve teminat tahsilatıyla borcun bittiği, ibra bulunduğu savunmalarını ileri sürmüştür. Mahkeme sigortacının defterlerini ve acentenin usulsüz kayıtlarını değerlendirmiş; ibra ve ödeme savunmaları kanıtlanmadığından talebi kısmen kabul etmiştir. Daire hükmü onamıştır. Konu acente ile sigortacı arasındaki iç hesap sorumluluğudur. Sigorta ettirenin hasar teminatının geçerliliği bu dosyada karara bağlanmamıştır.

Kararın sonucuPrim bakiyesine dayalı itirazın iptali talebinin kısmi kabulünün oybirliğiyle onanması
Ticaret ve Şirketler Hukuku

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

Yetkisiz Temsilcinin Düzenlediği Yeni Konşimentonun Taşıyanı Bağlamaması

Esas
2025/6016 E.
Karar
2026/4171 K.

Deniz yoluyla taşınan arpa yükünün kendisine teslim edilmediğini ileri süren alıcı, sonradan düzenlenen konşimentoya dayanarak tazminat istemiştir. Derece mahkemeleri, önceki konşimentoların kaptan tarafından düzenlendiğini ve usulünce geçersiz kılınmadığını, sonraki belgenin ise taşıyan adına yetkisi kanıtlanmayan temsilci tarafından imzalandığını belirlemiştir. Bu belgenin taşıyanı bağlamayacağı ve davacıya teslim yapılmamasının haklı nedene dayandığı kabul edilmiştir. Bölge adliye mahkemesi ret sonucunu bu taşıma hukuku gerekçesiyle korumuş, Yargıtay onamıştır. Belgeyi elinde bulunduranın teslim hakkı, düzenleme yetkisi ve geçerli nüshalarla birlikte değerlendirilmiştir.

Kararın sonucuTaşıyanın tazminat sorumluluğu bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine ilişkin istinaf kararı onanmıştır.

Karar başlıkları ve özetler, ilgili konunun bulunmasını kolaylaştıran editoryal açıklamalardır. Tam metin, kaynak bağlantısı ve kararın somut olaya ilişkin sınırları her karar sayfasında ayrıca gösterilir.