İÇTİHAT ARŞİVİ

Yargıtay Kararları

Kararın hangi uyuşmazlığı çözdüğünü görün; gerekçesini, sonucunu ve tam metnini ilgili hukuk makaleleriyle birlikte inceleyin.

1.012 karar25 hukuk alanıHukuk makalelerine geçin →

1.012 karar

Karar tarihine göre yeniden eskiye
Bankacılık ve Finans Hukuku

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi

Konut Finansal Kiralamasında Sözleşmenin Atıf Yaptığı Altmış Günlük İhtar Süresi

Esas
2026/1371 E.
Karar
2026/4414 K.

Konut edinimi için finansal kiralama yapan tüketiciye otuz günlük temerrüt ihtarı gönderilmiş, alt mahkemeler feshi geçerli bulmuştur. Daire çoğunluğu, sözleşmenin finansal kiralama kanununa atfını ve sonunda mülkiyetin kiracıya geçmesi durumunda altmış günden az süre verilemeyeceğini esas almıştır. Usulüne uygun ihtar yapılmadığı için hükmü tüketici yararına bozmuştur. Karşıoy konutun tüketici işlemi niteliğiyle 6502 rejiminin uygulanarak onama gerektiğini savunmuştur. Diğer kira, değer, masraf ve senet itirazları bu aşamada incelenmemiş; alt derece parasal sonuçları nihai onama gibi sunulmamıştır.

Kararın sonucuYetersiz ihtar süresi nedeniyle istinaf kararı davacı tüketici yararına oy çokluğuyla bozulmuştur.
Tüketici Hukuku

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi

Kullanım Hakkı Sahibinin Elektrik Aboneliği Başvurusu ve Kanıtlanamayan Muvazaa

Esas
2026/1316 E.
Karar
2026/4438 K.

Elektrik aboneliği sözleşmesinin kurulması reddedilen kişi muarazanın giderilmesini istemiştir. Daire, başvuru hakkının kullanım yerini kullanma hakkı olan kişiye ait olduğunu ve taşınmazın davacı adına kayıtlı bulunduğunu dikkate almıştır. Sağlayıcının önceki aboneyle muvazaa bulunduğu iddiasını sunduğu delillerle kanıtlayamadığını belirterek kabul hükmünü onamıştır. Karar mülkiyet ve kullanım hakkı ile somut muvazaa delillerini birlikte değerlendirir. Önceki abonelik borcu, sahte devir veya teknik bağlantı koşullarına dair kaynakta açıklanmayan varsayımlar eklenmemeli; her yeni başvurunun bütün şartlardan bağımsız kabul edileceği söylenmemelidir.

Kararın sonucuAbonelik sözleşmesinin kurulması talebinin reddinden kaynaklanan muarazanın giderilmesi hükmü onanmıştır.
Fikri Mülkiyet ve Sınai Haklar Hukuku

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

Ortak Hazırlanan Soru Kitaplarında Eser Sahipliği Karinesi ve Yazar Adının Çıkarılması

Esas
2025/6854 E.
Karar
2026/4097 K.

Yayımcı ve diğer yazar, matematik kitaplarında davalının intihal yaptığını ve sözleşme gereği adının ikinci baskılardan çıkarılabileceğini ileri sürmüştür. Çoğunlukça onanan gerekçede, kitap ve bandrol belgelerindeki yazar adının eser sahipliği karinesi oluşturduğu, hangi soruyu kimin hazırladığının belirlenemediği ve intihalin kanıtlanmadığı kabul edilmiştir. Adı çıkarma şartı FSEK 15’in emredici niteliğine aykırı görülerek davalar reddedilmiştir. Karşıoy, ayrılmaz eserin birliğe ait olduğunu, bir yazarın bu eseri tek başına sahiplenmesinin intihal oluşturabileceğini savunmuş ve bozma istemiştir.

Kararın sonucuYazar adını sonraki baskılardan çıkarmanın hukuka uygunluğunu tespit istemlerinin reddi oyçokluğuyla onandı; karşıoy intihal ve sözleşmeye aykırılığın yeniden değerlendirilmesi için bozma yönündedir.
Vergi ve Gümrük Hukuku

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

Taşıma Hizmetinde İşgücü Temini Sayılmayan İş İçin KDV Tevkifatının Geri İstenmesi

Esas
2025/5889 E.
Karar
2026/4141 K.

Kurum, hizmet faturalarının KDV’sini yüklenicilere tam ödedikten sonra ayrıca vergi dairesine tevkifat beyan etmiş ve bu tutarları yüklenicilerden istemiştir. İlk derece mahkemesi tedarikçilerin beyanlarını esas alarak davaları reddetmiştir. BAM, sözleşmelerde çalışanların sevk ve idaresi ile idari yargıda kesinleşen tespitleri birlikte değerlendirerek işin işgücü temini ve tevkifat kapsamında olmadığını kabul etmiştir. Bu nedenle yüklenicilerin Kuruma borcu ve sebepsiz zenginleşmesi bulunmadığı gerekçesiyle ret yeniden kurulmuştur. Yargıtay bu sonucu onamıştır. Karar somut sözleşme ve geçmiş dönem hizmetlerine ilişkindir.

Kararın sonucuBAM’ın asıl ve birleşen istirdat davalarını değiştirilmiş gerekçeyle reddeden kararı oybirliğiyle onandı.
Sağlık Hukuku ve Tıbbi Sorumluluk

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi

Teknik Kusur Bulunmayan Komplikasyonda Aydınlatılmış Onam Eksikliğinden Manevi Tazminat

Esas
2025/4039 E.
Karar
2026/4413 K.

Planlanan damar tedavisinden sonra ağır komplikasyon gelişmiştir. Uzman raporları tanı, tedavi ve komplikasyon yönetiminde teknik kusur bulmamıştır. Buna karşılık BAM, başlangıçta bilinci açık olan hasta yerine sedasyon sonrasında yakınına imzalatılan formu geçerli aydınlatmanın kanıtı saymamıştır. Teknik kusur bulunmaması nedeniyle maddi talepler reddedilirken, ispatlanamayan aydınlatılmış onam sebebiyle kısmi manevi tazminat kabul edilmiştir. Yargıtay bu ayrımı ve belirlenen manevi tazminatı uygun bulup onamıştır. Her komplikasyonun kusurlu tedavi olduğu veya her durumda yakından onam alınamayacağı sonucu kurulmamıştır.

Kararın sonucuMaddi tazminatın reddi ve aydınlatılmış onam eksikliğine dayalı kısmi manevi tazminat kabulü içeren BAM kararının oybirliğiyle onanması.
Fikri Mülkiyet ve Sınai Haklar Hukuku

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

Tescilden sonraki sevk belgesi ve tarihsiz görselle önceki marka kullanımının kanıtlanamaması

Esas
2025/6816 E.
Karar
2026/4114 K.

Tescilli kahve markası sahibi tecavüzün önlenmesi ve tazminat istemiştir. Davalı işaretin davacının yakınıyla kendi işletmesinde daha önce yaratılıp kullanıldığını savunmuş; BAM bu önceki hak savunmasıyla ret sonucunu korumuştur. 11. Hukuk Dairesinde yanak sevk belgesinin tescilden sonra olduğunu, diğer görselin tarihinin bilinmediğini ve davacının internet sitesine yönlendirmenin savunmayı desteklemek yerine onunla bağdaşmadığını belirtmiştir. Bu delillerle önceki gerçek hak sahipliği kurulamayacağından karar bozulmuştur. Bozma bütün tescilsiz önceki kullanımların geçersizliği veya tecavüz ve tazminatın kesin kabulü değildir; savunmanın somut ispatı yetersiz bulunmuştur.

Kararın sonucuÖnceki hak sahipliği savunmasının yetersiz delille kabulü nedeniyle BAM kararının oybirliğiyle bozulup kaldırılması
Sözleşmeler ve Borçlar Hukuku

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

Tevdi Hesabından Ödemede Borcundan Kurtulanın İadesi ve Diğer Davalılara Katılma Temyizi

Esas
2025/7214 E.
Karar
2026/4137 K.

Banka, sigorta tazminatının yatırıldığı tevdi hesabını bildirilen temlik alacaklılarına dağıtmış; daha sonra üstün rehinli alacaklıya ayrıca ödeme yapmak zorunda kalmıştır. Alt mahkemeler gerçek alacaklılara yapılan ödemeyi hukuki sebebe dayalı, asıl borçlunun borçtan kurtulmasını ise zenginleşme saymıştır. Yargıtay asıl borçlu aleyhine kabulü onamış ve rücu hakkının önceki yargılamanın 2022 kesinleşmesiyle doğduğunu belirterek zamanaşımı savunmasını reddetmiştir. Davacının, yalnız bu borçlunun temyizi üzerine katılma yoluyla diğer davalılara yönelttiği temyiz ise usulen reddedilmiş; onların durumu yeniden esastan incelenmemiştir.

Kararın sonucuDavacının diğer davalılara ilişkin katılma temyizi reddedildi; asıl borçludan 1.015.917,38 TL tahsil hükmüne yönelik davalı temyizi reddedilerek BAM kararı oybirliğiyle onandı.
Ticaret ve Şirketler Hukuku

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

Uzun tek satıcılıkta hafif eksiklerin denkleştirmeyi dışlamaması ve ihtar süresi sonrası faiz düzeltmesi

Esas
2025/7208 E.
Karar
2026/4136 K.

Yaklaşık kırk yıllık tek satıcılık ilişkisi yenilenmeyince denkleştirme ve geç iade edilen teminat mektubu komisyonu istenmiştir. 11. Hukuk Dairesi saptanan bazı eksiklerin ilişkiyi çekilmez kılacak ağırlıkta olmadığını ve tazminatı dışlamadığını kabul etmiştir. Eski 2015 davasında ihtardaki afaki tutar objektif hesabın kesinliğini göstermediğinden belirsiz alacak kabulü korunmuştur. Yüzde 50 hakkaniyet indirimi ve komisyon kabulü onanmış, hükümde yanlış kalan portföy faiz başlangıcı ihtarın tebliği ve verilen süre sonrasına düzeltilmiştir. Her belirli süreli bayilik otomatik tazminat veya her miktarlı ihtar belirsiz dava hakkı doğurmaz; somut ilişki ve hesap esastır.

Kararın sonucuDenkleştirme/komisyon ve diğer itirazların reddi; portföy faiz başlangıcının 10.11.2015 olarak düzeltilmesiyle oybirliğiyle düzelterek onama
İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi

Yıllık İznin Büyük Kısmı Kullanılmadı Beyanına Rağmen Hiç Kullanılmamış Gibi Hesap Yapılmaması

Esas
2026/414 E.
Karar
2026/6512 K.

Şube yöneticisi, acentelik görünümündeki ilişkinin iş sözleşmesi olduğunu ve izinlerinin büyük kısmını kullanmadığını ileri sürmüştür. Mahkemeler işçi niteliğini kabul edip yirmi beş yıl boyunca hiç izin kullanılmamış gibi hesap yapmıştır. Daire, dilekçede izinlerin tamamının değil büyük kısmının kullanılmadığının söylendiğini vurgulamıştır. HMK 25 uyarınca ileri sürülen vakıalarla bağlı kalınması gerektiğini belirterek somut dosyada üçte bir kullanım kabulüyle yeniden hesap istemiştir. Karar bu nedenle bozulmuştur. Bu oran her uzun hizmete otomatik uygulanacak indirim değil, bu davadaki anlatım ve bağlılık değerlendirmesidir.

Kararın sonucuDilekçedeki kısmi kullanım anlatımına rağmen hiç kullanım yokmuş gibi hesap yapılması nedeniyle hüküm bozulmuştur.
Ceza Hukuku

Yargıtay 12. Ceza Dairesi

Yorgun ve Uykusuz Araç Kullanımında Bilinçli Taksir ve Ceza Oranı

Esas
2024/1164 E.
Karar
2026/6956 K.

Sürücü, yorgun ve uykusuz halde kullandığı minibüsle karşı şeride geçerek kendi oğlu dahil iki kişinin ölümüne neden olmuştur. İstinaf mahkemesi, temel cezada kusurun yoğunluğunu dikkate alırken bilinçli taksir artırımını tek davranışın varlığı nedeniyle alt orandan uygulamıştır. Yargıtay, toplanan delillerle suç vasfı ve yaptırımların doğru belirlendiğini kabul ederek hükmü onamıştır. Başsavcılığın bozma görüşü benimsenmemiştir. Yaptırım değerlendirmesi, yorgun ve uykusuz sürüşün yarattığı bilinçli taksir ve cezanın olayla orantısı çerçevesinde yapılmıştır.

Kararın sonucuSanık ve katılanların temyiz istemleri esastan reddedilerek mahkûmiyet hükmü tebliğnameye aykırı biçimde oybirliğiyle onandı.
Ceza Hukuku

Yargıtay 12. Ceza Dairesi

320 Günlük Gözaltı ve Tutukluluk Sonrası Manevi Tazminatın Yetersiz Bulunması

Esas
2023/2272 E.
Karar
2026/6898 K.

Davacı, beraatle sonuçlanan ceza davasında toplam 320 gün gözaltı ve tutukluluk nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemiştir. İstinafta maddi tazminat ile vekâlet ücreti düzeltilmiş, 24.000 TL manevi tazminat korunmuştur. Yargıtay; sosyal ve ekonomik durum, isnat edilen suç, olayın oluşu, tutukluluk süresi ve kesinleşmeye kadar faizle elde edilecek değerin birlikte değerlendirilmesini istemiştir. Bu ölçütlerle manevi tutar yetersiz bulunarak karar bozulmuştur. Yeni bir tazminat miktarı belirlenmemiştir.

Kararın sonucuDavacının diğer temyiz itirazları reddedildi; yetersiz manevi tazminat nedeniyle BAM kararı oybirliğiyle bozulup dosya ilk derece mahkemesine gönderildi.
Ceza Hukuku

Yargıtay 12. Ceza Dairesi

469 Günlük Gözaltı ve Tutukluluk İçin Manevi Tazminatın Yetersiz Bulunması

Esas
2022/9492 E.
Karar
2026/6853 K.

Davacı, beraat ettiği dosyada toplam dört yüz altmış dokuz gün gözaltı ve tutukluluk nedeniyle tazminat istemiştir. İstinaf, maddi tazminatı emeklilik sonrası döneme göre azaltmış, manevi tazminatı kırk beş bin liraya yükseltmiştir. Yargıtay, sosyal ve ekonomik durum, suçun niteliği, tutuklama koşulları, süre ve kesinleşmeye kadar elde edilecek parasal değer dikkate alındığında manevi tazminatı yine yetersiz bulmuştur. Savcılık onama görüşüne rağmen karar bozulmuştur. Maddi tazminatın bütün hesabı veya idari maaş alacağı temyizde yeniden kabul edilmiş değildir.

Kararın sonucuDavacının temyizi üzerine manevi tazminatın yetersizliği nedeniyle BAM kararı, tebliğnamedeki onama görüşünün aksine oybirliğiyle bozuldu.

Karar başlıkları ve özetler, ilgili konunun bulunmasını kolaylaştıran editoryal açıklamalardır. Tam metin, kaynak bağlantısı ve kararın somut olaya ilişkin sınırları her karar sayfasında ayrıca gösterilir.