İÇTİHAT ARŞİVİ

Yargıtay Kararları

Kararın hangi uyuşmazlığı çözdüğünü görün; gerekçesini, sonucunu ve tam metnini ilgili hukuk makaleleriyle birlikte inceleyin.

1.012 karar25 hukuk alanıHukuk makalelerine geçin →

1.012 karar

Karar tarihine göre yeniden eskiye
Sağlık Hukuku ve Tıbbi Sorumluluk

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi

Aydınlatılmış Onamın İspatı, Özel Hastane Sorumluluğu ve AYM Sonrası Islah

Esas
2026/2365 E.
Karar
2026/4415 K.

Çocuk ameliyatından sonra ağır bedensel zarar oluşmuş, önceki ret yargılaması Anayasa Mahkemesinin bilgilendirme iddiasının yeterince incelenmediği ihlali üzerine yenilenmiştir. Daire, genel yatış formunun yeterli olmadığını ve ameliyat sonuçları hakkında anne babanın aydınlatıldığının kanıtlanamadığını kabul etmiştir. Hekimlerle özel hastanenin oluşan zarardan birlikte sorumluluğunu onamıştır. İhlal sonrasındaki bilirkişi raporuyla artırılan taleplere ilişkin ıslahı da somut yeniden yargılamada geçerli bulmuştur. Tıbbi uygulamanın komplikasyon sayılması, aydınlatma ödevinin ayrı incelenmesini ortadan kaldırmamıştır; her form eksikliğinde bütün bedensel zararın otomatik ödeneceği biçiminde genelleme yapılmamalıdır.

Kararın sonucuYeniden yargılamada maddi, bakıcı ve manevi tazminat kabulü ile güncel rapora dayanan ıslah geçerli bulunarak BAM hükmü onanmıştır.
İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi

Çıplak Gemi Kirasında Gemiadamının Ücret Borcundan Kiracının Sorumluluğu

Esas
2026/2509 E.
Karar
2026/6508 K.

Baş makinist ücret ve izin alacaklarıyla gemi üzerinde kanuni rehin istemiştir. Mahkeme, çalışma döneminde geminin çıplak kira sözleşmesiyle işletildiğini saptamıştır. TTK 1127 uyarınca gemiadamlarının çalıştırılmasından doğan borçların bu dosyada kiracı şirkete ait olduğunu kabul etmiş, diğer davalılar yönünden reddetmiştir. Teminat istemini de kabul etmemiştir. Daire bu hükmü onamıştır. Kararda kişisel ücret borcu ile gemi üzerindeki teminatın farklı incelemeler olduğu görülmektedir; rehin talebinin hangi ayrıntılı koşuldan reddedildiği açıklanmadığından ücret alacaklarının hiçbir zaman teminat taşımayacağı sonucu çıkarılamaz.

Kararın sonucuÇıplak kiracı yönünden kısmi kabul, diğer davalılar ve kanuni rehin yönünden ret hükmü onanmıştır.
Ceza Hukuku

Yargıtay 6. Ceza Dairesi

Eşin Telefonunu İnceleme Amacıyla Almada Yağmanın Faydalanma Kastı ve Tahliye

Esas
2026/4310 E.
Karar
2026/5623 K.

Sanığın müdafii temyize başvurmuş, sonradan sanık bu istemden vazgeçmiştir; bu başvuru incelenmeden iade edilmiştir. Katılanın temyizi yönünden Daire, yağmada malı edinme, kullanma veya ekonomik yarar sağlama amacını arayan önceki kararları açıklamıştır. Somut olayda eşin telefonunun içeriğini inceleme amacıyla alındığı kabul edilmiş; faydalanma kastı bulunmadığı belirtilerek yağma mahkûmiyeti bozulmuş ve sanığın tahliyesi istenmiştir.

Kararın sonucuSanığın temyizden vazgeçmesi nedeniyle kendi başvurusu incelenmeksizin iade edildi. Katılanın temyizi üzerine yağma mahkûmiyeti oybirliğiyle bozuldu; başka suçtan tutuklu veya hükümlü değilse sanığın derhal salıverilmesine karar verildi.
Yargılama ve Usul Hukuku

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

Geç İstinafın Reddi ve Ek Karar Tarihindeki Maddi Hatanın Düzeltilebilirliği

Esas
2025/6452 E.
Karar
2026/4109 K.

Marka davasındaki kabul hükmüne karşı istinaf başvurusu süresinde yapılmamış ve ek kararla reddedilmiştir. BAM ve Yargıtay ret sonucunu korumuştur. Yargıtay, ek kararın UYAP tarihinin 14.07.2025olmasına karşın dosyadaki nüshada 18.03.2025yazılmasını mahallinde düzeltilebilecek maddi hata saymış; bu nedenle bozma yapmamıştır. İnceleme marka benzerliği veya hükümsüzlük esasının yeniden denetimi değildir. Kaynaktaki son gün hesabı, tatil gününe rastlama kuralları göz ardı edilerek başka dosyaya taşınmamalıdır.

Kararın sonucuGeç istinafı reddeden ek kararın istinafta korunması onandı; nüshadaki yanlış tarih maddi hata olarak düzeltilebilir bulundu.
İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi

Genel Tatil Çalışmasında Nöbet Listelerinin Getirtilmesi ve Arabuluculuk Gideri

Esas
2026/3081 E.
Karar
2026/6514 K.

Hastanede çalışan işçinin tüm ulusal bayram ve genel tatillerde çalıştığı kabul edilerek alacak hesaplanmıştır. Tanıklar ise yalnız nöbetçi olduğu günlerde çalıştığını söylemiştir. Daire, bu anlatımların tüm tatiller için yeterli olmadığını, ilgili dönemin nöbet listeleri ve giriş kayıtlarının getirtilmesini istemiştir. Ayrıca dava kısmen kabul edildiğinde arabuluculuk giderinin tarafların haklılık oranına göre paylaşılması gerektiğini açıklamıştır. Başlangıçtan asıl işveren işçisi sayılması yönündeki diğer itirazları reddetmiş, tatil hesabı ve giderler nedeniyle bozma yapmıştır.

Kararın sonucuBAM kararı ortadan kaldırılmış; nöbet kayıtlarıyla araştırma ve arabuluculuk giderinin paylaştırılması için ilk derece kararı bozulmuştur.
Tüketici Hukuku

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi

Giderilemeyen Hız Sabitleyici ve İmalat Boyası Ayıbında Aracın Misliyle Değişimi

Esas
2025/5940 E.
Karar
2026/4426 K.

Sıfır aracın hız sabitleyicisi, aşırı dik olmayan eğimlerde de devre dışı kalmış; serviste kalıcı çözüm sağlanamamıştır. Bilirkişi, elektronik sorunun kullanıcıdan kaynaklanmadığını ve orijinal boyadaki kabarmanın dış etki veya sonradan boyadan doğmadığını belirlemiştir. Yargıtay gizli ayıp ve ayıpsız misliyle değişim sonucunu uygun bulmuştur. Tüketicinin aracı, satıcının ise ödenen bedeli kullanması karşısında kullanım bedeli mahsubu talebini de uygun görmemiştir. Karar somut teknik incelemeye ve hak-menfaat dengesine dayanır; her araç kusurunda kendiliğinden değişim gerektiği söylenmemiştir.

Kararın sonucuAyıpsız misliyle değişime ilişkin BAM kararının oybirliğiyle onanması; kullanım bedeli mahsubu yönündeki temyiz itirazının kabul edilmemesi.
Yargılama ve Usul Hukuku

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

Hakem Kararının İptalinde Kamu Düzeni ve Esasa Girme Sınırı

Esas
2026/2967 E.
Karar
2026/4104 K.

Enerji yatırımı ve pay devri uyuşmazlığında davacı, hakemin bazı talepleri değerlendirmediğini, delil işlemlerinin ve gabin süresinin hatalı olduğunu ileri sürerek iptal istemiştir. BAM, tahkim şartı içermeyen önceki sözleşmelerin kapsam dışında kaldığını ve sınırlı iptal denetiminin yeni bir esas incelemesi olmadığını açıklamıştır. Somut iddialar temel hak, kamu düzeni veya sonuca etkili usul ihlali olarak kanıtlanmış sayılmamıştır. Yargıtay bu gerekçeyi uygun bulup ret hükmünü onamıştır. Delil takdiri ve maddi hukuk yorumu hatası iddiası tek başına sınırsız iptal nedeni değildir.

Kararın sonucuHakem kararının iptalini reddeden BAM’ın ilk derece sıfatıyla verdiği hüküm oybirliğiyle onandı.
Ticaret ve Şirketler Hukuku

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

Hâkim Ortaktan Tahsil Edilmeyen Alacak ve Alternatif Çözüm Yokluğunda Anonim Şirketin Feshi

Esas
2025/7034 E.
Karar
2026/4133 K.

Azlık pay sahipleri, iştirak satış bedelinin hâkim ortaklardan tahsil edilmemesi ve şirketin faaliyetsiz kalarak borsa kotundan çıkarılması nedeniyle fesih veya gerçek değer üzerinden çıkış istemiştir. Alt derece mahkemeleri tahsil girişimi, teminat ve güvenilir bilgilendirme yokluğunu çoğunluk gücünün kötüye kullanılması olarak değerlendirmiştir. Şirketin çıkma payı ödeyecek likiditesi bulunmadığı, verilen sürede somut alternatif çözüm sunulmadığı belirlenerek fesih ve tasfiye kabul edilmiştir. Yargıtay, davacılar ve aslî müdahillerin temyizlerini reddederek kararı onamıştır.

Kararın sonucuŞirketin TTK 531 uyarınca haklı nedenle fesih ve tasfiyesine ilişkin hükmü koruyan istinaf kararı kesin ve oybirliğiyle onandı; temyiz edenler davacılar ve aslî müdahillerdir.
Kira ve Kat Mülkiyeti Hukuku

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi

Haklı Kira Feshinde Kalan Süreye Göre Yatırım Gideri ve Ceza Koşulu

Esas
2025/4741 E.
Karar
2026/4335 K.

AVM kiracısı, sözleşmede nakden ödenmesi gereken geliştirme bedelinin ödenmemesi üzerine sözleşmeyi feshetmiştir. Daire, kira alacağından mahsup iddiasının nakden ödeme taahhüdünü karşılamadığını ve feshin haklı olduğunu kabul etmiştir. Bu nedenle haksız feshe bağlanan kira, yan gider ve ceza taleplerinin reddini uygun bulmuştur. Ancak kullanıma başlanmış kirada feshin ileriye etkili olduğunu açıklamış; sökülüp götürülebilenler dışındaki yatırım ve masrafların tahliye sonrası kalan süreyle orantılı incelenmesini istemiştir. Cari hesap alacağının dayanağı araştırılmadan reddini de hatalı bularak asıl dava yönünden bozma kararı vermiştir.

Kararın sonucuKarşı davaya ilişkin temyiz itirazları reddedilmiş; yatırım giderleri ve cari hesap incelemesi bakımından asıl dava hükmü bozulmuştur.
İcra ve İflas Hukuku

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi

İcra Görevlisinin Kusuruyla Satışta Gerçek Değer Kaybının Hesaplanması

Esas
2026/4977 E.
Karar
2026/4424 K.

Usulsüz işlemlerle satılan aracın ihalesi feshedilmiş, araç üçüncü kişiye devredildiği için borçluya geri verilememiştir. Mahkeme icra görevlilerinin kusurunu kabul etmiş; fakat satış bedeli tahmini değerin yarısını aştığı ve borca mahsup edildiği için zarar bulunmadığını söylemiştir. Daire, kusur kabulünün karşı tarafça temyiz edilmediğini de gözeterek gerçek kıymetin altındaki satışın zarar doğurduğunu belirtmiştir. İcra dosyasında nemalandırılan ihale bedeli dikkate alınarak tazminat hesaplanması gerektiği gerekçesiyle ret kararını bozmuştur. Yasal satış eşiğinin aşılması gerçek zarar incelemesinin yerini almamıştır.

Kararın sonucuBAM kararı kaldırılmış; nemalandırılan ihale bedeli de gözetilerek gerçek zarar hesabı yapılması için ilk derece kararı bozulmuştur.
Ticaret ve Şirketler Hukuku

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

İlişkili Şirketten Ekipman Kiralamasında Yönetici Sorumluluğu, İbra ve Zararın İspatı

Esas
2025/7215 E.
Karar
2026/4138 K.

Pay sahipleri, yöneticilerin ortağı oldukları diğer şirketlerden ekipman kiralayarak anonim şirketi zarara uğrattığını ileri sürmüş ve ödemenin şirkete yapılmasını istemiştir. Mahkeme, kiralamaların defter ve bilançolarda bulunduğunu, bilgi gizlendiğinin saptanmadığını ve yönetimin ibra edildiğini belirlemiştir. Ayrıca bilirkişi incelemeleriyle fahiş kira ve hileli menfaatin mali hesaplara dayalı biçimde ortaya konulamadığını kabul etmiştir. Yönetici olmayan davalılar yönünden sorumluluk davasının tarafı olma koşulunu da ayırmıştır. Bozmaya uyularak verilen ret hükmü onanmıştır. İlişkili şirket bağlantısı tek başına zarar ve hile kanıtı sayılmamıştır.

Kararın sonucuİbra ve somut zarar/hile ispatına ilişkin değerlendirmelerle bozmaya uyularak verilen ret kararı onanmıştır.
İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi

İşçilik Alacaklarında Salt Organik Bağın Holdingin Birlikte Sorumluluğuna Yetmemesi

Esas
2026/1036 E.
Karar
2026/6510 K.

Yönetici direktör, prim ve ek görev ücretleri ile fazla çalışma istemlerini aynı gruptaki iki şirkete yöneltmiştir. Alt derece mahkemeleri primi kabul etmiş, diğer talepleri reddetmiştir. Yargıtay, işçinin kendi işvereninden başka holdingde fiilen çalıştığını veya birlikte istihdam edildiğini gösteren somut delil bulunmadığını belirlemiştir. Salt grup ilişkisi ve organik bağ yeterli değildir; işyeri/iş sözleşmesi devri, alt işverenlik veya birlikte istihdam olgusu ayrı araştırılmalıdır. Holding aleyhindeki davanın husumetten reddi gerekirken kabul edilmesi bozulmuştur. İşçinin diğer temyiz itirazları reddedilmiştir.

Kararın sonucuHolding yönünden somut çalışma veya birlikte istihdam delili bulunmadığından davanın husumetten reddi gerektiği belirtilerek ilk derece hükmü bozuldu, BAM kararı kaldırıldı; işçinin tüm temyiz itirazları reddedildi.

Karar başlıkları ve özetler, ilgili konunun bulunmasını kolaylaştıran editoryal açıklamalardır. Tam metin, kaynak bağlantısı ve kararın somut olaya ilişkin sınırları her karar sayfasında ayrıca gösterilir.