İÇTİHAT ARŞİVİ

Yargıtay Kararları

Kararın hangi uyuşmazlığı çözdüğünü görün; gerekçesini, sonucunu ve tam metnini ilgili hukuk makaleleriyle birlikte inceleyin.

1.012 karar25 hukuk alanıHukuk makalelerine geçin →

1.012 karar

Karar tarihine göre yeniden eskiye
Yargılama ve Usul Hukuku

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi

Birden fazla yerdeki taşınmazların ortaklığının giderilmesinde seçilen mahkeme

Esas
2026/2354 E.
Karar
2026/12262 K.

Ankara ve Sivas’taki taşınmazlar için açılan ortaklığın giderilmesi davasında Ankara mahkemesi çoğunluğun Sivas’ta bulunmasını ve usul ekonomisini gerekçe göstererek yetkisizlik vermiştir. Karşı mahkeme davacının taşınmazlardan birinin bulunduğu yetkili yeri seçtiğini belirterek yetkisizliği kabul etmemiştir. Yargıtay HMK m. 12/3 uyarınca Ankara mahkemesini yargı yeri belirlemiştir.

Kararın sonucuTaşınmazlardan birinin bulunduğu Ankara Sulh Hukuk Mahkemesinin oybirliğiyle yargı yeri olarak belirlenmesi
Aile ve Boşanma Hukuku

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi

Boşanmada Kusur, Nafaka ve Usul İtirazlarının Onanması

Esas
2026/1543 E.
Karar
2026/7583 K.

Boşanma davasında erkek, kusur belirlemesi, usulsüz tebligat iddiası, nafaka ve tazminat hükümlerini temyiz etmiştir. Yargıtay, tarafların iddia ve savunmaları, belgeler, hukuki nitelendirme, yargılama ve ispat kuralları bakımından kararı uygun bulmuş ve BAM hükmünü onamıştır. Yayımlanan metinde tebligatın yöntemi, adresi, okunma tarihi veya muhatabın öğrenme zamanı gösterilmemektedir. Somut kusur davranışları ve parasal tutarlar da açıklanmamıştır. Bu nedenle karar, belirli bir tebliğ yönteminin geçerliliğini veya belirli mali sonuçların hesabını ayrıntılı biçimde karşılaştırmaya elverişli değildir.

Kararın sonucuErkeğin kusur, usul, nafaka ve tazminata yönelik temyiz nedenleri kabul edilmeyerek BAM kararı oybirliğiyle onandı.
Fikri Mülkiyet ve Sınai Haklar Hukuku

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

Eğitim Markasında Hükümsüzlükten Ayrı Olarak Hizmet Bazında Kullanılmama İptali

Esas
2025/7107 E.
Karar
2026/4362 K.

Eğitim alanındaki işaretlere ilişkin asıl tecavüz davasıyla birleşen hükümsüzlük ve kullanılmama talepleri birlikte incelenmiştir. İstinaf mahkemesi karma markanın ayırt ediciliğini kabul ederek hükümsüzlük talebini reddetmiş; bazı hizmetlerde kullanım ispatlanamadığı için kısmi iptali korumuştur. Eğitim ve yayıncılıktaki yoğun kullanım diğer tüm hizmetlere otomatik yayılmamıştır. Asıl tecavüz davasının reddi de sürmüştür. Daire bu sonucu onamıştır. Böylece hükümsüzlük, hizmet bazında kullanılmama ve karıştırılma değerlendirmeleri ayrı hukuki gerekçelerle sonuçlandırılmış; ilk mahkemenin kısmi hükümsüzlük sonucu nihai karar olarak aktarılmamıştır.

Kararın sonucuAsıl tecavüz davasının ve hükümsüzlük talebinin reddi, kullanılmama iptalinin kısmen kabulü şeklindeki istinaf kararı onanmıştır.
Ticaret ve Şirketler Hukuku

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

Fatura Alacağında Ödeme İspatı ve Arabuluculuk Giderinin Resen Tahsili

Esas
2025/7178 E.
Karar
2026/4330 K.

Fatura her iki tacirin defterinde kayıtlıyken borçlu, kendi defterindeki çek ve nakit ödeme kayıtlarını belgeleyememiştir. Derece mahkemeleri alacağı kanıtlanmış ve likit bulmuş, Yargıtay bu sonucu uygun görmüştür. Daire ayrıca anlaşamama nedeniyle Bakanlık bütçesinden karşılanan arabuluculuk ücretinin yargılama gideri olduğunu, kamu düzeni gereği resen hükme bağlanması gerektiğini açıklamıştır. Bu eksiklik bakımından aleyhe bozma yasağının uygulanmayacağını belirterek giderin davalıdan tahsili hükmünü eklemiş ve kararı düzelterek onamıştır. Sadece tek taraflı fatura düzenlenmesiyle alacağın kanıtlanacağı sonucu çıkarılmamıştır.

Kararın sonucuDavalının esasa ilişkin temyiz itirazları reddedilmiş; arabuluculuk ücreti hükme eklenerek ilk derece kararı düzeltilerek onanmıştır.
Miras Hukuku

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi

Gerçek bakım, diğer çocuklara dengeli paylaşım ve makul temlik oranıyla muvazaanın reddi

Esas
2026/1400 E.
Karar
2026/5912 K.

Diğer mirasçılar babalarının bir daireyi kızına ölünceye kadar bakma sözleşmesiyle devrinin gizli bağış olduğunu ileri sürmüştür. Alt mahkemeler kızın fiili bakımını, murisin diğer çocuklarıyla ilişkisini, önceki dengeli paylaşımı ve devredilen taşınmazın terekeye göre makul oranını gözeterek mal kaçırma iradesini kanıtlanmamış bulmuştur. Sözleşme tarihinde mutlaka bakıma muhtaç olma zorunluluğu da aranmamıştır. Ret 1. Hukuk Dairesince onanmıştır. Sonuç yalnız ekonomik durumu iyi veya çocuklarıyla ilişkisi iyi her murisin devrinin geçerli olduğu şeklinde genellenemez; bakım amacı ve somut paylaşım birlikte değerlendirilmiştir.

Kararın sonucuMuvazaa kanıtlanamadığı için tapu iptal/tescil ret kararının oybirliğiyle onanması
Gayrimenkul ve Tapu Hukuku

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi

Hastane Yapılarak Fiilen El Atılan Paylı Arsada Taşınmaz Bedeli ve Ecrimisil

Esas
2026/3329 E.
Karar
2026/12327 K.

İdarenin hastane yaparak fiilen kullandığı paylı taşınmaz için bedel ve ecrimisil istenmiştir. İlk derece ecrimisili arsanın hisseli ve payın bağımsız gelir getirmesinin güç olması gerekçesiyle reddetmiştir. İstinaf, fiilî hastane kullanımı nedeniyle davacının payına ecrimisil hesaplanması gerektiğini kabul etmiş ve bilirkişi ek raporundaki beş yıllık tutarı hükme bağlamıştır. Yanlış idareye yöneltmede davacının kusuru bulunmadığından o idare lehine vekâlet ücreti verilmemiştir. Yargıtay, emsal değerli taşınmaz bedeli ve ecrimisilin sorumlu Bakanlıktan tahsilini uygun bularak hükmü onamıştır.

Kararın sonucuTaşınmaz bedeli ile paya düşen ecrimisil kabulünü ve bir diğer idare yönünden pasif husumet reddini içeren BAM hükmü oybirliğiyle onandı.
İcra ve İflas Hukuku

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi

İstihkak davasında kesin olmayan yetki ve süresinde itiraz bulunmamasının sonucu

Esas
2026/3310 E.
Karar
2026/12284 K.

İstanbul ile Diyarbakır icra hukuk mahkemeleri üçüncü kişinin istihkak iddiasında karşılıklı yetkisizlik kararı vermiştir. Daire istihkak davasının takibin yapıldığı yerde veya davalının yerleşim yerinde açılabileceğini; bunun kesin yetki olmadığını açıklamıştır. Somut olayda usulüne uygun yetki itirazı bulunmadığından ilk açılan İstanbul mahkemesinin yetkili hale geldiği kabul edilerek yargı yeri belirlenmiştir. Yetki itirazında yetkili mahkemenin gösterilmesi ve seçim hakkının kimde olduğu ayrıca açıklanmıştır. Haczedilen malın mülkiyeti, karineler veya teminatın miktarı hakkında esasa ilişkin sonuç kurulmamıştır.

Kararın sonucuİstanbul 28. İcra Hukuk Mahkemesinin oybirliğiyle yargı yeri belirlenmesi
Aile ve Boşanma Hukuku

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi

Karşılıklı Boşanma ve Ziynet Alacağındaki Kısmi Sonuçların Kısa Onaması

Esas
2026/1200 E.
Karar
2026/7636 K.

Taraflar karşılıklı boşanma davasında kusur, nafaka, tazminat ve velayet yönlerinden; ziynet alacağında kabul ve ret bölümleri ile aynen iade bakımından hükmü temyiz etmiştir. Yargıtay, kararın hukuki nitelendirme ve yargılama kuralları bakımından uygun olduğunu belirterek onamıştır. Yayımlanan metin ziynet kalemlerini, aidiyetlerini, delil dağılımını veya hesap yöntemini açıklamamaktadır. Nafaka ve tazminat tutarları ile velayete ilişkin somut değerlendirme de verilmemiştir. Onama sonucu doğrulansa da bu başlıklarda ayrıntılı bir maddi olay kuralı çıkarılmasına elverişli gerekçe bulunmamaktadır.

Kararın sonucuTarafların boşanmanın sonuçları ve ziynet alacağına yönelik temyiz nedenleri kabul edilmeyerek BAM kararı oybirliğiyle onandı.
Miras Hukuku

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi

Mirasta Denkleştirme ve Terditli Tenkiste Son Yerleşim Yerinin Kesin Yetkisi

Esas
2026/9270 E.
Karar
2026/12295 K.

Denkleştirme ve terditli tenkis talepli dosyada Ankara mahkemesi taşınmazın İstanbul’da bulunmasına, İstanbul mahkemesi ise mirasbırakanın son yerleşim yerinin Ankara olmasına dayanarak yetkisizlik kararı vermiştir. Daire, uyuşmazlığın miras ilişkisine dayandığını belirleyerek HMK 11 kapsamındaki kesin yetkiyi uygulamıştır. Mirasbırakanın ölümden önceki son yerleşim yerinin Ankara olduğu saptandığından Ankara mahkemesini yargı yeri olarak belirlemiştir. Karar, kazandırmanın denkleştirmeye tabi olup olmadığını veya saklı pay hesabını çözmemiş; davanın hangi yerde görüleceğini belirlemiştir.

Kararın sonucuAnkara 39. Asliye Hukuk Mahkemesi kesin yetkili yargı yeri olarak belirlenmiştir.
Fikri Mülkiyet ve Sınai Haklar Hukuku

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

Otelin bulunduğu ilçe adını coğrafi açıklama olarak dürüst kullanımının marka sahibi tarafından engellenememesi

Esas
2026/49 E.
Karar
2026/4323 K.

Tanınmış giyim markası sahibi, ilçesinin adını kullanan otelin markasına ve alan adına karşı hükümsüzlük, tecavüz ve haksız rekabet talepleri yöneltmiştir. Alt mahkemeler tabeladaki bütün kullanımın hizmetin coğrafi kaynağını gösterdiğini, başkasının markasına yakınlaşma amacı ve gereksiz öne çıkarma bulunmadığını saptamıştır. SMK 7/5 kapsamındaki dürüst kullanım nedeniyle talepler reddedilmiş; 11. Hukuk Dairesi sonucu onamıştır. Bu, bütün yer adlarının marka koruması dışında olduğu veya farklı mal/hizmet sınıflarının her zaman tecavüzü engellediği anlamına gelmez. Somut kullanım biçimi ve dürüst ticari amaç belirleyicidir.

Kararın sonucuMarka hükümsüzlüğü, tecavüz, haksız rekabet ve alan adı iptali taleplerindeki ret hükmünün oybirliğiyle onanması
Fikri Mülkiyet ve Sınai Haklar Hukuku

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

Sonraki Marka Tescilinin Savunma Etkisi ve Aynı Kullanıma Dayalı Haksız Rekabet Talebi

Esas
2025/7172 E.
Karar
2026/4315 K.

Eğitim hizmetleri veren marka sahibi, benzer işaretlerle faaliyet gösterilmesine karşı tecavüz ve haksız rekabet taleplerinde bulunmuştur. İstinaf mahkemesi önceki tescil, kullanım ve işitsel benzerlik değerlendirmesini korumuş; sonraki marka tescilinin tecavüz davasında savunma yapılmasını uygun bulmamıştır. Aynı kullanımlara dayanan haksız rekabet talebini ise kümülatif koruma gerekçesiyle reddetmiştir. Daire bu kısmen kabul kararını onamıştır. Marka hakkına dayalı koruma sürmüştür; bağımsız başka bir rekabet fiili içeren tüm davaların aynı sonuca bağlanacağı yönünde genelleme yapılmamalıdır.

Kararın sonucuMarka hakkına tecavüzün önlenmesi kabul edilip haksız rekabet istemi reddedilen istinaf kararı onanmıştır.
Gayrimenkul ve Tapu Hukuku

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi

Tapu hisse hatası tazminatında saklı kalan bedelin ek davayla alınması ve kaydın düzeltilmesi

Esas
2026/2890 E.
Karar
2026/12357 K.

Tapudaki hisse hatasıyla oluşan zarar ilk davada belirlenmiş, taleple bağlılık nedeniyle yalnız bir bölümü hükmedilmiştir. Davacı saklı kalan kısım için 2019’da ek dava açmıştır. BAM ilk kesinleşen karardaki tespitlerin tarafları bağladığını kabul etmiş, aynı zamanda sicilde devam eden hatalı payın düzeltilmesini hükme eklemiştir. Daire ek davayı süre içinde ve bu sonucu uygun bularak onamıştır. Bağlayıcılık aynı hisse hatası ve zarar tespitine ilişkindir; her kısmi dava bütün gelecekteki talepler için genel kesin hüküm oluşturmaz. Zamanaşımı süresinin normu burada ayrıca uzun tartışılmamıştır.

Kararın sonucuHatalı payın düzeltilmesini de içeren ek tazminat kabulünün oybirliğiyle onanması

Karar başlıkları ve özetler, ilgili konunun bulunmasını kolaylaştıran editoryal açıklamalardır. Tam metin, kaynak bağlantısı ve kararın somut olaya ilişkin sınırları her karar sayfasında ayrıca gösterilir.