İÇTİHAT ARŞİVİ

Yargıtay Kararları

Kararın hangi uyuşmazlığı çözdüğünü görün; gerekçesini, sonucunu ve tam metnini ilgili hukuk makaleleriyle birlikte inceleyin.

1.012 karar25 hukuk alanıHukuk makalelerine geçin →

1.012 karar

Karar tarihine göre yeniden eskiye
Ceza Hukuku

Yargıtay 11. Ceza Dairesi

Usulsüz kesinleştirilen HAGB kararında denetim süresinin başlamaması

Esas
2026/3926 E.
Karar
2026/7686 K.

Sanığın yokluğunda verilen 2012 tarihli HAGB kararı bildirdiği adreste tebliğ edilemeden dönmüş; aynı adrese önceden geçerli tebliğ bulunmadan TK m. 35 uygulanarak kesinleştirilmiştir. Daha sonra denetimde kasıtlı suç işlendiği gerekçesiyle hüküm açıklanmıştır. Yargıtay HAGB kesinleşmediği için denetim süresinin başlamadığını, bu sürede suç işlendiğinden söz edilemeyeceğini belirterek mahkumiyeti bozmuştur. Dolandırıcılığın esası incelenmemiştir. Karar eski HAGB ve kanun yolu sürecine ilişkindir; yeni kararların HAGB şartları veya başvuru yolu için güncel mevzuatın yerine kullanılamaz.

Kararın sonucuBaşsavcılığın onama görüşüne aykırı olarak HAGB’nin açıklanmasıyla kurulan mahkumiyetin oybirliğiyle bozulması
Ceza Hukuku

Yargıtay 10. Ceza Dairesi

Uyuşturucu Ticareti Mahkûmiyetinde Suç Vasfı ve Arama İtirazları Üzerine Kısa Onama

Esas
2022/7895 E.
Karar
2026/10966 K.

Sanık, delilin yetersizliği, eylemin kullanmak için bulundurma olması ve arama kararında saat aralığının gösterilmemesi nedenleriyle mahkûmiyete itiraz etmiştir. Yargıtay, alt mahkemelerin suç vasfı ve delil takdirinde bozma nedeni bulmayarak ticaret mahkûmiyetini onamıştır. Kaynak uyuşturucu miktarını, elde ediliş biçimini veya arama kararının metnini açıklamamaktadır. Bu nedenle salt saat bilgisi bulunmayan her aramanın hukuka uygun olduğu veya belli miktarın zorunlu ticaret sayıldığı yönünde ayrıntılı ilke çıkarılamaz.

Kararın sonucuSanığın temyizi esastan reddedilerek uyuşturucu ticareti mahkûmiyeti tebliğnameye uygun ve oybirliğiyle onandı.
Ceza Hukuku

Yargıtay 5. Ceza Dairesi

Zimmet Hükmünde Gerekçe Karışıklığı ve Kesinleşen Düşme Eyleminin Zincire Dahil Edilmesi

Esas
2024/11052 E.
Karar
2026/8655 K.

Zincirleme nitelikli zimmet hükmünde bir eylemin gerekçesi gösterilmemiş, buna karşılık daha önce zamanaşımı nedeniyle düşmesi kesinleşen başka olay gerekçeye ve zincire dahil edilmiştir. Yargıtay bu karışıklığı gerekçeli karar zorunluluğuna aykırı bulmuştur. Ayrıca suç tarihine göre eski ve yeni ceza kanunlarının ayrı bütün uygulamaları karşılaştırılarak lehe yasa belirlenmesi gerektiğini, takdiri indirim hesabında eksik ceza verildiğini ve katılan lehine vekâlet ücreti eksikliğini belirtmiştir. Hükümler bozulmuştur. Sigorta primlerinin usulsüz ödenmesi anlatımı yalnız önceki düşme kararlı olayın içeriğidir; sigorta sözleşmesi teminatının başlangıcı çözülmemiştir.

Kararın sonucuGerekçe karışıklığı, eksik lehe yasa karşılaştırması, ceza hesabı ve vekâlet ücreti nedenleriyle hükümler oybirliğiyle bozuldu.
Aile ve Boşanma Hukuku

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi

Ziynet Eşyası Alacağının Kabulüne İlişkin Kararın Onanması

Esas
2026/1937 E.
Karar
2026/7864 K.

Ziynet eşyası ve mehir alacağı başlıklı davada istinaf kararı, davalı erkek tarafından ziynet eşyası talebinin kabulü yönünden temyiz edilmiştir. Yargıtay, genel kanun yolu değerlendirmesiyle kararın usul ve kanuna uygun olduğunu belirterek hükmü onamıştır. Yayımlanan metin somut ziynetleri, delilleri, teslim veya bozdurma olayını ve tarafların ayrıntılı savunmalarını açıklamamaktadır.

Kararın sonucuDavalı erkeğin ziynet eşyası alacağının kabulüne yönelik temyizi üzerine BAM kararı oybirliğiyle onandı; mehir alacağına ilişkin ayrı sonuç çıkarılamaz.
Fikri Mülkiyet ve Sınai Haklar Hukuku

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

Bayi Şikâyetlerinin Marka Tecavüzü ile Haksız Rekabet Çerçevesinde Ayrılması

Esas
2025/7167 E.
Karar
2026/4387 K.

Marka sahibi, bayilerin internetteki satış kârlılığı ve ilgisizlik şikâyetlerinin markasına zarar verdiğini ileri sürmüştür. İlk mahkeme yazıları eleştiri ve yakınma niteliğinde değerlendirerek marka tecavüzü talebini reddetmiştir. Daire, dilekçedeki bazı ticari kötüleme ifadelerinin haksız rekabet oluşturabileceğini belirtmiş, buna rağmen ön incelemede belirlenen marka tecavüzü uyuşmazlığı çerçevesinde ret hükmünü onamıştır. Bu nedenle karar bütün internet şikâyetlerinin sınırsız biçimde hukuka uygun olduğu sonucunu vermez. Marka hakkı, ticari itibar ve farklı hukuki talep kapsamları somut sözler ve dava çerçevesiyle birlikte ayrılmalıdır.

Kararın sonucuMarka tecavüzü ve buna dayalı tazminat taleplerinin reddi onanmıştır; olası haksız rekabet değerlendirmesi kesin kabul hükmü değildir.
Aile ve Boşanma Hukuku

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi

Boşanma ve Reddedilen Ziynet İsteminde Kısa Onama

Esas
2026/1782 E.
Karar
2026/7721 K.

Boşanma ve ziynet eşyası alacağı davasında kadın, kusur belirlemesi ile reddedilen ziynet istemini temyiz etmiştir. Yargıtay, uyuşmazlığın hukuki nitelendirmesi, deliller ve yargılama kuralları yönünden bozma nedeni bulunmadığını belirterek BAM kararını onamıştır. Resmî metin ziynetlerin türünü, takıldığı kişiyi, kimde kaldığını veya hangi delilin neden yeterli görülmediğini açıklamamaktadır. Bu nedenle hükmün sonucu doğrulanabilmekte, ancak ziynet aidiyeti ve ispat yüküne ilişkin belirli bir somut olay kuralı çıkarılamamaktadır. Başlıktaki mirasçı kaydı da ölümün zamanı ve usul sonuçlarını açıklayan gerekçe içermemektedir.

Kararın sonucuKadının kusur belirlemesi ve reddedilen ziynet talebine yönelik temyiz itirazları kabul edilmeyerek BAM kararı oybirliğiyle onandı.
Sözleşmeler ve Borçlar Hukuku

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

Distribütörlük Protokolünde Kefalet Sözcüğüne Rağmen Bağımsız Garanti Borcunun Kabulü

Esas
2025/7070 E.
Karar
2026/4370 K.

Davacılar, oğullarına ait şirketin distribütörlük alabilmesi için önceki distribütörün çeklerine ilişkin protokol imzalamış ve bonolar vermiştir. Kefalet şekline uyulmadığını ileri sürerek ödenen bedelin iadesi ve kalan bonoların iptalini istemişlerdir. Alt derece mahkemeleri, yalnız kefil sözcüklerine değil üstlenilen riskin bağımsızlığına, çeklerin tahsil edilmemesi sonucunun teminine ve davacıların ekonomik menfaatine bakarak ilişkiyi garanti olarak nitelemiştir. Menfi tespit ve istirdat talepleri reddedilmiş; tedbir nedeniyle alacağını geç tahsil eden alacaklı lehine İİK 72/4 tazminatı kabul edilmiştir. Yargıtay protokol ile ekini birlikte değerlendirerek hükmü onamıştır.

Kararın sonucuProtokol ve bonolara ilişkin menfi tespit/istirdat ve iptal taleplerinin reddini, ayrıca İİK 72/4 tazminatını koruyan istinaf kararı kesin ve oybirliğiyle onandı.
Sözleşmeler ve Borçlar Hukuku

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

Geçersiz Taşınmaz Ön Sözleşmesinde Emanetçi ve Alıcının Kusurunun Araştırılması

Esas
2026/290 E.
Karar
2026/4391 K.

Taşınmaz alım projesi için emanet hesapta biriken paranın satıcı temsilcisine ödenmesi üzerine tazminat istenmiştir. Daire, adi yazılı taşınmaz ön sözleşmesinin asıl sözleşmenin şekline uymadığı için geçersizliğini uygun bulmuştur. Ancak bütün zararın emanetçiye yüklenmesini eksik inceleme saymıştır. Tacir alıcının geçersiz sözleşmeyi bilerek ödemeye sebep olup olmadığı ve tarafların karşılıklı kusuru araştırılmalıdır. Kesinleşmiş beraatin hukuk hâkimini tek başına bağlamadığı, ceza dosyasında belirlenen somut olguların ayrıca dikkate alınacağı açıklanarak karar bozulmuştur.

Kararın sonucuBAM kararı bozularak kaldırılmış; tarafların kusur ve zarara etkilerinin araştırılması için dosya ilk derece mahkemesine gönderilmiştir.
İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi

Hizmet Tespitinde Önceki Hükme Başvurmayan İşçi Lehine Gün Sayısının Artırılması

Esas
2026/6176 E.
Karar
2026/10343 K.

İşçi, eski belediye çalışmasından üç günün tespitini istemiştir. Çalışma dönem bordro tanıklarıyla kabul edilmiş, fakat kaldırma sonrasında verilen üç günlük hüküm önceki kararın kapsamını aşmıştır. İstinaf, ilk hükme davacının başvurmamış olmasını gözeterek kazanılmış hak nedeniyle tespiti bir günle sınırlamıştır. Daire bu kısmi kabul sonucunu onamıştır. Dava başlığındaki üç günlük talep nihai kabul edilen gün sayısı değildir. Kaynak hak düşürücü süreye ilişkin ayrıntı vermediğinden, onlarca yıl sonra açılan her hizmet davasının aynı şekilde görüleceği çıkarılmamalıdır.

Kararın sonucuBir günlük hizmet tespiti ve fazlanın reddi şeklindeki istinaf kararı onanmıştır.
Ceza Hukuku

Yargıtay 11. Ceza Dairesi

İşten ayrıldıktan sonra yetkisiz tahsilatta dolandırıcılık vasfı ve uzlaştırma durması eklenerek zamanaşımından düşme

Esas
2026/4300 E.
Karar
2026/7608 K.

Eski satış temsilcisinin bayilerden şirket adına aldığı parayı aktarmaması hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma olarak ileri sürülmüştür. 11. Ceza Dairesi işten ayrıldıktan sonra tahsil görevi verildiğini gösteren şirket kabulü veya belge bulunmadığından eylemi ödeme yapanlara karşı basit dolandırıcılık olarak nitelendirmiştir. İlk uzlaşma teklifinden sonuca kadar duran süreyi de ekleyerek olağanüstü dava zamanaşımının dolduğunu kabul etmiş; mahkumiyeti bozup davayı doğrudan düşürmüştür. Yetkisiz tahsilat işverenden emanet teslim alınmış mal gibi değerlendirilmemiştir. Bu sonuç esastan beraat veya her işçi alacağının suç olduğu anlamına gelmez.

Kararın sonucuDolandırıcılık vasfına göre olağanüstü dava zamanaşımından mahkumiyetin bozulması ve kamu davasının oybirliğiyle düşmesi
Gayrimenkul ve Tapu Hukuku

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi

Kamulaştırmasız El Atmada Emsal Değerleme ve Pay Bazında Temyiz Sınırı

Esas
2026/3027 E.
Karar
2026/12458 K.

Taşınmazlara yol yapılması nedeniyle açılan tazminat davasında bedel emsal karşılaştırmasıyla belirlenmiştir. Yargıtay, 7550 sayılı Kanun ile HMK Ek 1 değişikliğinin yürürlükte olduğunu belirterek bazı davacıların payına düşen miktarlar için dava tarihi 14.09.2022 itibarıyla temyiz sınırını uygulamış ve idarenin başvurusunu kısmen miktardan reddetmiştir. İncelenebilir paylar bakımından emsalin üstün ve eksik yönleri karşılaştırılarak bedel biçilmesini uygun bulmuş, istinaf kararını onamıştır.

Kararın sonucuİdarenin temyiz dilekçesi bazı davacı payları için miktardan reddedildi; diğer davacı payları yönünden istinafın esastan ret kararı oybirliğiyle onandı.
Gayrimenkul ve Tapu Hukuku

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi

Kamulaştırmasız elatmada terkin sonrası alan ve yeni malikin davaya katılması

Esas
2026/8853 E.
Karar
2026/12391 K.

Kamulaştırmasız elatılan taşınmaz bedeline ilişkin önceki bozma sonrasında BAM kısmen direnerek yeniden hüküm vermiştir. Daire bu aşamada malik muvafakatiyle terkin bulunduğu iddiasının son tapu ve yeniden keşifle araştırılmasını, kalan fiili elatma alanının belirlenmesini istemiştir. Dava sırasında payı devralan kişinin HMK m. 125/2 uyarınca davaya iştiraki sağlanmadan hüküm verilmesi de bozma nedenidir. Metindeki belirsiz alacak açıklaması önceki bozmanın aktarımıdır; yeni kararın somut bozması bu iki eksikliğe dayanır. Karar her davanın bilirkişi kullanıldığı için belirsiz alacak sayılacağını veya işçilikte aynı sonucun geçerli olduğunu söylemez.

Kararın sonucuTerkin ve fiili elatma alanı araştırması ile devralanın davacı sıfatı eksikliği nedeniyle BAM hükmünün oybirliğiyle bozulması

Karar başlıkları ve özetler, ilgili konunun bulunmasını kolaylaştıran editoryal açıklamalardır. Tam metin, kaynak bağlantısı ve kararın somut olaya ilişkin sınırları her karar sayfasında ayrıca gösterilir.