KARARA İLİŞKİN EDİTORYAL AÇIKLAMA
Kararın konusu ve hukuki mesele
Önceden usulüne uygun tebligat yapılmamış adrese TK m. 35 uygulanması ve buna dayalı hükmün açıklanması
Sanığın yokluğunda verilen 2012 tarihli HAGB kararı bildirdiği adreste tebliğ edilemeden dönmüş; aynı adrese önceden geçerli tebliğ bulunmadan TK m. 35 uygulanarak kesinleştirilmiştir. Daha sonra denetimde kasıtlı suç işlendiği gerekçesiyle hüküm açıklanmıştır. Yargıtay HAGB kesinleşmediği için denetim süresinin başlamadığını, bu sürede suç işlendiğinden söz edilemeyeceğini belirterek mahkumiyeti bozmuştur. Dolandırıcılığın esası incelenmemiştir. Karar eski HAGB ve kanun yolu sürecine ilişkindir; yeni kararların HAGB şartları veya başvuru yolu için güncel mevzuatın yerine kullanılamaz.
Kararın sonucu
Başsavcılığın onama görüşüne aykırı olarak HAGB’nin açıklanmasıyla kurulan mahkumiyetin oybirliğiyle bozulması
RESMÎ KARAR METNİ
Kararın tam metni
İnceleme 2012 HAGB ve 2016 açıklama hükmünün tarihsel sürecine ilişkindir. Güncel HAGB uygulama koşulları ve kanun yolu bu karardan tek başına çıkarılmamalıdır.
11. Ceza Dairesi 2026/3926 E. , 2026/7686 K.
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/56 E., 2016/83 K. SUÇ : Bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü:
5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 231 inci maddesinin sekizinci fıkrasında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi halinde sanığın beş yıl süreyle denetim süresine tâbi tutulacağı belirtilmiş olup bu denetim süresinin hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının usulüne uygun olarak kesinleşmesi üzerine başlayacağı; sanığın yokluğunda verilen Sincan 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.10.2012 tarihli ve 2012/70 Esas, 2012/268 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın sanığın yakalama ile alınan savunmasında beyan ettiği adrese tebliğ edilemeden iade edilmesi üzerine daha önce tebligat yapılmayan ve sanığın yakalama ile alınan savunmasında beyan ettiği adrese Tebligat Kanunu'nun 35 inci maddesi gereğince tebliğ edilmiş olması nedeniyle kararın usulsüz şekilde kesinleştirildiği, mahkemece yanılgılı değerlendirme yapılarak denetim süresi içerisinde suç işlendiğinden bahisle açıklanması geri bırakılan kararın açıklanmasına karar verildiği anlaşılmış ise de; kararın usulsüz tebligat nedeniyle kesinleşmediği, bu nedenle denetim süresinin başlamayacağı, denetim süresi başlamadığı için de bu süre içerisinde kasıtlı bir suç işlendiğinden bahsedilemeyeceği, bu haliyle usulüne uygun kesinleşmeyen hükmün açıklamasının geri bırakılması kararına ilişkin dosyanın yeniden ele alınarak yargılama yapılıp mahkumiyet kararı verilmesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,09.09.2026 tarihinde karar verildi.
Kararın kaynağı
- Resmî kaynak
- Kararın resmî tam metin kaydı ↗
- Kaynağın kontrol tarihi
Başlık, konu açıklaması ve makale bağlantıları editoryal içeriktir. Karar, kendi olayları ve uygulandığı dönem içindeki mevzuatla birlikte değerlendirilmelidir.
Kaynak bütünlük bilgisi
SHA-256: 021b0c905313eea688a107f9e985400250c761c596ded8f1d5f4eab2ee0b094f
Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay bakımından hukuki görüş veya taahhüt niteliğinde değildir.
← Yargıtay kararlarına dönün