Sigorta ve Tazminat Hukuku

Tahsil ettiği primleri sigortacıya aktarmayan acentenin defter kayıtlarına göre sorumluluğu

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2025/6153 E., 2026/4172 K., 13 Temmuz 2026

Kararın tam metnine geçin

KARARA İLİŞKİN EDİTORYAL AÇIKLAMA

Kararın konusu ve hukuki mesele

Acentelik sonrası prim bakiyesi, usulüne uygun defterler ve kanıtlanamayan ibra/mahsup savunmaları

Sigortacı adına prim tahsiline yetkili acenteye aktarılmayan bakiyeler için takip yapılmıştır. Acente ek primlerin mahsup edilmediği, çekler ve teminat tahsilatıyla borcun bittiği, ibra bulunduğu savunmalarını ileri sürmüştür. Mahkeme sigortacının defterlerini ve acentenin usulsüz kayıtlarını değerlendirmiş; ibra ve ödeme savunmaları kanıtlanmadığından talebi kısmen kabul etmiştir. Daire hükmü onamıştır. Konu acente ile sigortacı arasındaki iç hesap sorumluluğudur. Sigorta ettirenin hasar teminatının geçerliliği bu dosyada karara bağlanmamıştır.

Kararın sonucu

Prim bakiyesine dayalı itirazın iptali talebinin kısmi kabulünün oybirliğiyle onanması

RESMÎ KARAR METNİ

Kararın tam metni

Resmî kaynağı aç

11. Hukuk Dairesi 2025/6153 E. , 2026/4172 K.

"İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/981 Esas, 2025/772 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2016/967 E., 2022/138 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında sözleşme yapma ve prim tahsiline yetkili acentelik sözleşmesinin imzalandığını, ancak davalı şirketin, davacı şirket nam ve hesabına tahsil ettiği primleri davacı şirkete ödemediğini, kendi yararına sarf ve istihkak ettiğini, davacı şirketin haklı olarak sözleşmeyi feshettiğini, sözleşmenin feshi ile acentenin borçlarının muaccel hale geldiğini, davalı/borçlu aleyhine icra takibine başlandığını ancak davalının takibe itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptalini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde, davalı şirketin icra dosyasında bahsi geçen alacakla ilgili borcunun bulunmadığını, davacı tarafından sunulan cari hesap dökümünde davalı şirkete ait ek prim ücretlerinin işlenmediğini, davacı şirket tarafından ek prim ödeneceğinin bildirildiğini ancak bu primlerin cari hesap bakiye tutarından mahsup edilmediğini, yapılan her poliçede poliçe miktarının tahsil edildiğine dair davacı tarafça verilen ibraname bulunduğunu, davacının kendi kusur ve ihmali sebebiyle tahsil edilemeyen çeklerin bakiyelerinin de cari hesap tablosuna eklendiğini, davalı tarafından verilen teminatın davacı ... tarafından tahsil edildiğini, böylece davalı şirketin borcunun kalmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki acentelik sözleşmesinin davacı şirket tarafından feshedildiği, davacı ticari defter ve kayıtlarına göre davacının davalı acenteden 128.632,28 TL asıl alacak, 2.960,30 TL işlemiş faiz, 141,57 TL ihtarname masrafı olmak üzere takip tarihi itibariyle; toplam 131.734,15 TL alacaklı bulunduğu, davalı ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun düzenlenmediği, davalı tarafça kendisine ibraname verildiği ileri sürülmüş ise de bunun usulünce ispatlanamadığı, yine çekle ilgili savunmalarının da ispatlanamadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalı tarafça istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı tarafça temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava; sigorta acentelik sözleşmesinden kaynaklanan prim alacağının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 13.07.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Kararın kaynağı

Kaynağın kontrol tarihi

Başlık, konu açıklaması ve makale bağlantıları editoryal içeriktir. Karar, kendi olayları ve uygulandığı dönem içindeki mevzuatla birlikte değerlendirilmelidir.

Kaynak bütünlük bilgisi

SHA-256: c0b08d46401688dff94efff8638a9c99b33063fcf2c89ccb3e178a356af37009

← Yargıtay kararlarına dönün