Sözleşmeler ve Borçlar Hukuku

LPG Bayiliğinin Haksız Feshinde Ceza Koşulu ve Yeni Bayilik İçin Makul Süre Kâr Kaybı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2025/7071 E., 2026/4371 K., 8 Eylül 2026

Kararın tam metnine geçin

KARARA İLİŞKİN EDİTORYAL AÇIKLAMA

Kararın konusu ve hukuki mesele

Bayinin kazanç yetersizliği nedeniyle sözleşmeyi feshedip rakip dağıtıcıyla devam etmesinde sözleşmesel ceza ve kâr kaybının kapsamı.

LPG bayisi, yeterli kazanç sağlayamadığı gerekçesiyle aynı yıl sözleşmeyi feshedip başka dağıtıcıya geçmiştir. Fesih haklı bulunmamış; ilk derece mahkemesi ceza koşuluna indirim uygulayıp teminat mektubu tutarını mahsup etmiştir. Kâr kaybı ise kalan sözleşme süresinin tamamı yerine aynı bölgede yeni bayilik kurulması için gereken altı aylık makul süreyle sınırlanmıştır. Davalı cezanın ekonomik mahvına yol açacağını savunmuş, istinaf ve Yargıtay kısmi kabul hükmünü uygun bulmuştur. Yayımlanan gerekçe, tacirin ekonomik mahvının ayrıntılı mali analizini veya bütün bayiliklerde geçerli sabit indirim oranını içermemektedir.

Kararın sonucu

İndirilmiş ceza koşulu ve makul süreyle sınırlı kâr kaybına ilişkin kısmi kabul hükmünü koruyan BAM kararı, davalının temyiz itirazları reddedilerek kesin ve oybirliğiyle onandı.

RESMÎ KARAR METNİ

Kararın tam metni

Resmî kaynağı aç

Kaynakta ceza koşulu rakamları 62.105,50/42.105/42.102 TL biçimlerinde farklı yazılmış, bildirilen yüzdeyle aritmetik uyum da açık değildir. Faiz başlangıcı 14.12.2012 gösterilirken sözleşme 2014 tarihlidir. Bu farklılıklar sessizce düzeltilmemiş; özet kesin bir ceza hesabını yeniden üretmemiştir. Altı ay ve belirtilen indirim oranı her olay için sabit kural değildir.

11. Hukuk Dairesi 2025/7071 E. , 2026/4371 K.

"İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/676 Esas, 2025/1739 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/243 E., 2023/22 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 15.01.2014 tarihli "Otogaz LPG Bayi Sözleşmesi" imzalandığını, davalının 16.03.2014'te LPG alımına başladığını, alımları cüz'i miktarda iken rekabet nedeniyle yeterli kazanç elde edemediği gerekçesi ile bayilik sözleşmesini aynı yıl içerisinde feshettiğini, davalının fesih ihtarında belirtilen hususların haklı sebebe dayanmadığını, davalının sözleşmeyi feshederek aynı adreste başka bir LPG otogaz dağıtım şirketinin (...) bayiliğini aldığını, davalının bu davranışlarının sözleşmeye açıkça aykırılık oluşturduğunu ileri sürerek 104.390,00 TL cezai şart alacağı ile şimdilik 610,00 TL'lik kâr mahrumiyeti alacağının davalıdan tahsilini istemiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; sözleşmenin feshinin haklı olduğunu, cezai şarta hükmedilmesinin müvekkilinin mahvına sebebiyet vereceğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sözleşmenin feshinin haklı sebebe dayanmadığı, kâr mahrumiyeti talebinin değerlendirilmesinde mahrum kalınan kârın, davacı şirketin aynı bölgede yeniden bayilik kurulabilmesi için geçecek makul süre için talep edilebileceği, makul sürenin ortalama 6 ay olabileceği, kâr mahrumiyetinin sözleşme sonuna kadar hesaplanması durumunda 2.252.34 TL, yeni bir bayilik için gerekli olan 6 aylık süre için ise 269.15 TL olduğu, cezai şart yönünden ise %50 hakkaniyet indirimi yapılarak 62.105,50 TL cezai şart takdirine, davalının davacıya verdiği 20.000,00 TL'lik teminat mektubunun düşümü ile kalan 42.105,00 TL cezai şart tutarına hükmedilmesi gerektiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, 42.102,00 TL cezai şart ve 269,15 TL kâr kaybı bedeli toplamı olan 42.371,15 TL'nin 14.12.2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A.Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, taraflar arasında akdedilen bayilik sözleşmesinin haksız feshedildiği iddiasına dayalı kâr mahrumiyeti ve cezai şart istemine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 08.09.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Kararın kaynağı

Kaynağın kontrol tarihi

Başlık, konu açıklaması ve makale bağlantıları editoryal içeriktir. Karar, kendi olayları ve uygulandığı dönem içindeki mevzuatla birlikte değerlendirilmelidir.

Kaynak bütünlük bilgisi

SHA-256: 48cc0522b9545c3406f57574be85a65815e2baa54d600e61a359b25046ddff08

← Yargıtay kararlarına dönün