Ceza Hukuku

Başkasının Kimliğiyle GSM Aboneliğinde Özel Kanun ve Önödeme

Yargıtay 11. Ceza Dairesi, 2026/988 E., 2026/7476 K., 7 Eylül 2026

Kararın tam metnine geçin

KARARA İLİŞKİN EDİTORYAL AÇIKLAMA

Kararın konusu ve hukuki mesele

Başkasının sahte nüfus cüzdanıyla beş hat aboneliği yaptırılmasının özel belgede sahtecilik yerine hüküm tarihindeki 5809/56-2 kapsamında değerlendirilmesi.

Sanık, başka kişi adına düzenlenmiş sahte kimlikle beş GSM aboneliği yaptırdığı kabul edilerek 2015’te özel belgede sahtecilikten mahkûm edilmiştir. Yargıtay, hüküm tarihinde yürürlükteki 5809 sayılı Kanunun abonelik kaydında gerçek dışı bilgi ve belge verilmesini özel suç olarak düzenlediğini belirtmiştir. Kendi gerekçesinde 56/2 hükmünü esas almış ve usulüne uygun önödeme ihtarı yapılıp sonucuna göre karar verilmesini istemiştir. Bu nedenle hapis mahkûmiyeti kanun yararına bozulmuştur. Sonuç doğrudan beraat veya hattın hukuken geçerli kabulü değildir.

Kararın sonucu

Özel belgede sahtecilik mahkûmiyeti oybirliğiyle kanun yararına bozuldu; özel suç vasfı ve önödeme işlemleri için dosya gönderildi.

RESMÎ KARAR METNİ

Kararın tam metni

Resmî kaynağı aç

İstem bölümünde 56/4 ve 56/5 tartışılırken Dairenin kendi gerekçesi 56/2 hükmüne dayanmıştır. Künye 2026, incelenen mahkûmiyet 2015 tarihidir; kullanılan özel kanun ve yaptırım alıntısı hüküm dönemine aittir.

11. Ceza Dairesi 2026/988 E. , 2026/7476 K.

"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/29 E., 2015/166 K. SUÇ : Özel belgede sahtecilik İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.05.2015 tarihli ve 2015/29 Esas, 2015/166 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 207/1, 62/1, 53... . maddeleri uyarınca neticeten 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ilişkin hükmün, temyiz edilmeksizin 11.06.2015 tarihi itibarıyla kesinleştirildiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 09.01.2026 tarihli ve 2024/22056 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 30.01.2026 tarihli ve KYB-2026/8828 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM A. Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 30.01.2026 tarihli ve KYB-2026/8828 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.05.2015 tarihli kararı ile sanığın özel belgede sahtecilik suçundan mahkûmiyetine karar verilmiş ise de benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 04/07/2019 tarihli ve 2019/4062 esas, 2019/5929 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, sanığın müştekinin kimlik bilgilerini kullanarak bilgi ve rızası dışında 5 adet GSM hattı için abonelik sözleşmeleri düzenlettirmesi şeklinde gerçekleşen olayda; sanığın üzerine atılı eylemin, suç ve karar tarihinden önce 10/11/2008 tarihli ve 27050 (Mükerrer) sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun 63/10. maddesinin yollamasıyla aynı Kanun'un 56/4. maddesinde yer alan "Kişinin bilgisi ve rızası dışında işletmeci veya adına iş yapan temsilcisi tarafından abonelik tesisi veya işlemi veya elektronik kimlik bilgisini haiz cihazların kayıt işlemi yapılamaz ve yaptırılamaz, bu amaçla gerçeğe aykırı evrak düzenlenemez, evrakta değişiklik yapılamaz ve bunlar kullanılamaz.'' şeklindeki düzenlemeler karşısında, 5237 sayılı Kanun'un 7. maddesi uyarınca, özel hüküm niteliğinde bulunan 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 56/4 ve 56/5. maddelerinde düzenlenen suça vücut verdiği gözetilmeden, yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Hüküm tarihinden önce, 10.11.2008 tarihli ve 27050 (Mükerrer) sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun (5809 sayılı Kanun) "Abone ve cihaz kimlik bilgilerinin güvenliği" başlıklı 56. maddesinin ikinci fıkrası, "İşletmeci veya adına iş yapan temsilcisine abonelik kaydı sırasında abonelik bilgileri konusunda gerçek dışı belge ve bilgi verilemez.", aynı maddenin beşinci fıkrasında "Gerçeğe aykırı evrak düzenlemek veya değiştirmek suretiyle kişinin bilgi ve rızası dışında tesis edilmiş olan abonelikler kullanılamaz.", yine aynı Kanun'un "Cezai hükümler" başlıklı 63/10. maddesi ise; "Bu Kanunun 56 ncı maddesinin birinci fıkrası hükümlerine aykırı hareket edenler bin günden beş bin güne kadar; ikinci, üçüncü, dördüncü ve beşinci fıkralarına aykırı hareket ederek bu işi bizzat yapanlar elli günden yüz güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır." şeklinde düzenlenmiştir. 2. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; sanığın, şikâyetçi ... adına düzenlenmiş sahte nüfus cüzdanını kullanarak suç tarihinde 5 adet GSM abonelik sözleşmesi düzenleyerek hat çıkarttığının iddia ve kabul olunduğu olayda; sanığın eylemlerinin, 5237 sayılı Kanun'un 7. maddesi uyarınca özel hüküm niteliğinde olup, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5809 sayılı Kanun'un 56/2. maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğu ve sanığa usûlüne uygun şekilde ön ödeme ihtarı yapılıp sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan mahkûmiyet hükmü kurulması Kanun'a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi belirtilen gerekçeyle yerinde görülmüştür.

II. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2. İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.05.2015 tarihli ve 2015/29 Esas, 2015/166 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı Kanun’un 309/4-b. maddesi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.09.2026 tarihinde karar verildi.

Kararın kaynağı

Kaynağın kontrol tarihi

Başlık, konu açıklaması ve makale bağlantıları editoryal içeriktir. Karar, kendi olayları ve uygulandığı dönem içindeki mevzuatla birlikte değerlendirilmelidir.

Kaynak bütünlük bilgisi

SHA-256: 80cdbebb8fa51a488b9cb9496373d36649e0f9eab277dfd94e9200d737b2dbbd

← Yargıtay kararlarına dönün