İÇTİHAT ARŞİVİ

Yargıtay Kararları

Kararın hangi uyuşmazlığı çözdüğünü görün; gerekçesini, sonucunu ve tam metnini ilgili hukuk makaleleriyle birlikte inceleyin.

1.012 karar25 hukuk alanıHukuk makalelerine geçin →

1.012 karar

Karar tarihine göre yeniden eskiye
Miras Hukuku

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi

Muris muvazaasında anneden geçen pay için tescil ve iyiniyetli üçüncüye devredilen pay için bedel taleplerinin ayrı karşılanması

Esas
2026/6340 E.
Karar
2026/6335 K.

Davacı annesinden sonradan gelen miras payı için halen davalıda bulunan payın tescilini, iyiniyetli üçüncüye devredilen kısım için ise kendi ve anneden gelen payları karşılığı bedel istemiştir. Önceki bozma bu taleplerin tümünü terditli sayıp yalnız tescille karşılamanın taleple bağlılığa aykırı olduğunu belirtmiştir. Bozmaya uyan BAM elde kalan pay için sınırlı tescil, üçüncüye giden pay için 721.028,10 TL bedel vermiş; 1. Hukuk Dairesi uygunluğu onamıştır. İyiniyetli üçüncünün tapusu bu aşamada iptal edilmemiş, farklı hukuki talepler kendi konusu kadar karşılanmıştır. Fazla artırım kabul edilmemiştir.

Kararın sonucuÖnceki bozmanın paya göre tescil/bedel ayrımına uygun hükmün oybirliğiyle onanması
Miras Hukuku

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi

Muris Muvazaasında Diğer Miras Malları, Değer Farkı ve Dava Öncesi Üçüncü Kişiye Devir

Esas
2026/1690 E.
Karar
2026/6331 K.

Mirasçı, babasının oğluna yaptığı satışın gerçekte bağış olduğunu ve mirastan mal kaçırmayı amaçladığını ileri sürmüştür. Alt mahkeme, tapudaki bedelle gerçek değer farkını tek başına yeterli görmemiş; diğer malların mirasçılara geçmesi ve devredilen malın bütün içindeki oranıyla birlikte kastın ispatlanamadığını kabul etmiştir. Daire, bu ispat yetersizliğine ve taşınmazın dava öncesinde üçüncü kişiye satılmış olmasına işaret ederek ret sonucunu onamıştır. Kalan mirasın varlığı tek başına her devir için geçerlilik karinesi veya otomatik dava engeli haline getirilmemiştir.

Kararın sonucuMuris muvazaası iddiasının ispatlanamaması ve dava öncesi üçüncü kişiye devir gözetilerek ret hükmü sonucu itibarıyla onanmıştır.
Aile ve Boşanma Hukuku

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu

Savunmadaki tek kıskançlık ifadesinin bağımsız kusur vakıası sayılmaması ve tanıkla ileri sürülmemiş olay eklenememesi

Esas
2025/463 E.
Karar
2026/524 K.

BAM kadına kıskançlık kusuru ekleyip eşleri eşit kusurlu sayarak tazminatı reddetmiştir. HGK cevap dilekçesindeki tek ifadenin fiziksel tartışmanın çıkışını açıklayan savunma olduğunu, evliliği sarsan bağımsız ve süreklilik taşıyan kıskançlık vakıasına dayanılmadığını kabul etmiştir. Tanık anlatımı ileri sürülmemiş vakıayı ekleyemez. Olağan kıskançlık duygusu yerine yoğun ve baskıcı somut davranışlar açıklanmalıdır. Fiziksel şiddet uygulayan erkek ağır, diğer kanıtlı davranışları bulunan kadın az kusurlu kabul edilip tazminatı reddeden direnme bozulmuştur. Taraflar kusursuz sayılmamış; kıskançlığın hiçbir zaman kusur olamayacağı söylenmemiştir.

Kararın sonucuHatalı ek kusur ve eşit kusur kabulüne dayanan tazminat reddi nedeniyle direnme kararının oybirliğiyle bozulması
Gayrimenkul ve Tapu Hukuku

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi

Bakım Emeğinin Satış Karşılığı Kabul Edildiği Muris Muvazaası Davasının Reddi

Esas
2026/758 E.
Karar
2026/6260 K.

Mirasçılar, yakınlarına taşınmaz devreden mirasbırakanın işlem ehliyeti bulunmadığını ve mirastan mal kaçırıldığını ileri sürmüştür. İşlem tarihine ilişkin Adli Tıp raporu ehliyet bulunduğunu göstermiştir. Mahkemeler, davalıların olağan aile görevinin üzerinde ve uzun süre devam eden bakımını karşı edim olarak değerlendirmiştir. Mirasçılara kalan diğer mallar, taraf ilişkileri ve bakımın ağırlığı birlikte ele alınarak muvazaa iddiası kanıtlanmış sayılmamıştır. Düşük gösterilen satış bedeli de tek başına yeterli görülmemiştir. Yargıtay davanın reddini onamıştır. Fiziksel engellilik, somut rapor karşısında kendiliğinden ehliyetsizlik kabul edilmemiştir.

Kararın sonucuEhliyetsizlik ve muris muvazaasına dayalı tapu iptali, tescil veya bedel davasının reddine ilişkin BAM kararının oybirliğiyle onanması.
Miras Hukuku

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi

Bakım Sözleşmesiyle Devirde Ehliyet ile Muvazaanın Ayrı Değerlendirilmesi

Esas
2026/1047 E.
Karar
2026/6218 K.

Mirasçılar, ölünceye kadar bakma sözleşmesiyle yapılan taşınmaz devrini ehliyetsizlik ve muris muvazaası nedenleriyle dava etmiştir. ATK raporuyla işlem tarihinde ehliyet bulunduğu kabul edilmiştir. İlk derece mahkemesi bakımın yapıldığını da gözeterek davayı reddetmiş; BAM ise mirasbırakanın kalan küçük payı ve devredilen taşınmazın değerini değerlendirerek bakım ihtiyacına göre makul sınırın aşıldığı ve temlikin muvazaalı olduğu sonucuna ulaşmıştır. Yargıtay bu kabul hükmünü onamıştır. Bakımın hiç yapılmadığı veya ehliyetsizliğin kanıtlandığı kabul edilmemiştir; sonuç somut devir kapsamına ilişkin BAM değerlendirmesine dayanmaktadır.

Kararın sonucuEhliyetsizlik kanıtlanmamış olmakla birlikte bakım sözleşmesindeki temliki muvazaalı kabul ederek davayı kabul eden BAM kararı oybirliğiyle onandı.
Ceza Hukuku

Yargıtay 5. Ceza Dairesi

Basit Yargılamayla Verilen HAGB Sonrası Açıklanan Hükümde İstinaf Yolu

Esas
2026/6643 E.
Karar
2026/9366 K.

Basit yargılama usulünde verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, denetim sırasında kasıtlı suç işlendiği bildirimi üzerine açıklanmıştır. İstinaf dairesi açıklanan mahkûmiyeti itiraza tabi sayarak dosyayı iade etmiş; gönderilen diğer mahkeme istinaf yolunun uygulanacağını belirtmiştir. Daire olayın bu aşamalarını inceleyerek istinaf dairesinin iadesini görevsizlik niteliğinde kabul etmiş ve kaldırmıştır. Karar, ilk basit yargılama hükmüyle sonradan açıklanan hükmü ayırmaktadır. Bütün HAGB kararları veya farklı tarihli yeni rejimler için tek kanun yolu kuralı olarak okunmamalıdır.

Kararın sonucuİstinaf dairesinin incelenmeksizin iade kararı görevsizlik kabul edilerek kaldırılmıştır.
Gayrimenkul ve Tapu Hukuku

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi

İhalenin Feshi Sonrasında Sonraki Alıcıların Kötüniyetinin İspatı

Esas
2025/6746 E.
Karar
2026/6233 K.

Paydaş, taşınmazın satıldığı ihalenin feshedilip kesinleştiğini ve sonraki devirlerin yolsuz olduğunu ileri sürerek son alıcılara karşı tescil istemiştir. Derece mahkemesi, tedbir şerhinin bulunduğu dönemdeki devirlerle şerh kaldırıldıktan sonraki devirleri ayırmış, son alıcıların kötüniyetinin kanıtlanamadığını kabul etmiştir. Bölge adliye mahkemesi ret sonucunu korurken taşınmazın keşfen belirlenen değeri üzerinden vekâlet ücretini düzeltmiştir. Yargıtay kararı onamıştır. Şerhin bulunmaması tek başına her alıcının iyi niyetli sayılacağı biçiminde genellenemez; son alıcılar yönünden somut ispat sonucu önem taşımaktadır.

Kararın sonucuVekâlet ücreti düzeltilerek davanın reddine ilişkin bölge adliye mahkemesi kararı onanmıştır.
Yargılama ve Usul Hukuku

Yargıtay 5. Ceza Dairesi

İncelenmeyen İstinaf Talebi ile Doğrudan MERNİS Tebliğinin Tamamlatılması

Esas
2026/2079 E.
Karar
2026/9399 K.

Zimmet, resmî belgede sahtecilik ve güveni kötüye kullanma hükümlerinin temyizinde, katılanın iki suça yönelik istinaf başvurusu hakkında BAM’ın karar vermediği görülmüştür. Ayrıca sanığın istinaf dilekçesinde bildirdiği son adrese tebligat yapılmadan doğrudan MERNİS’e gidilmesi usulsüz bulunmuştur. Yargıtay önce eksik istinaf talebinin karara bağlanmasını, kararların usulünce tebliğini ve varsa temyiz belgeleriyle ek tebliğnamenin tamamlanmasını istemiştir. Esas incelemesine geçilmemiştir. Metindeki suç başlıkları, mahkûmiyetlerin bu ilamla onandığı anlamına gelmez.

Kararın sonucuİncelenmeyen istinaf ve usulsüz tebligat eksiklikleri tamamlanmak üzere dosya BAM’a gönderildi; esas hakkında onama veya bozma yapılmadı.
Gayrimenkul ve Tapu Hukuku

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi

Kadastro Öncesi Miras Paylaşımının Tapu İptali Talebine Etkisi

Esas
2025/6883 E.
Karar
2026/6242 K.

Davacılar, babalarından kalan taşınmazların kardeşleri adına kadastroda tescil edildiğini ileri sürerek miras payları oranında iptal ve tescil istemiştir. Davalı, taşınmazların rızai paylaşımda kendi payına düştüğünü savunmuştur. İlk derece ve istinaf mahkemeleri, keşif ve bilirkişi incelemesi dahil delillerle dört kardeş arasındaki fiili paylaşımı kabul etmiş, paylaşım dışı bırakma iddiasının ispatlanamadığını belirtmiştir. Yargıtay bu gerekçeleri uygun bularak ret hükmünü onamıştır. İnceleme, kadastro öncesi miras paylaşımının ve mülkiyet iddiasının somut delillerle kurulup kurulmadığı üzerinde yoğunlaşmıştır.

Kararın sonucuDavacıların temyiz itirazları reddedilerek istinaf kararı kesin olarak oybirliğiyle onandı.
Miras Hukuku

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi

Kooperatif ödemeleri ve gerçek hak sahibine iade amacı nedeniyle muris muvazaasının kanıtlanamaması

Esas
2026/729 E.
Karar
2026/6252 K.

Mirasçılar murisin oğluna yaptığı satışın mal kaçırma amaçlı olduğunu ileri sürmüştür. İlk derece bedel ve mali akıştan muvazaa çıkarmışsa da BAM kooperatif üyeliğinin önce oğula ait olduğunu ve bir kısım ödemeleri onun yaptığını dikkate almıştır. Murisin başkasının hakkını yerine getirme düşüncesiyle hareket ettiği, mal kaçırmanın kanıtlanamadığı sonucuyla dava reddedilmiştir. Daire bu reddi onamıştır. Tapudaki satış bedeli farkı veya terekenin büyüklüğü tek başına belirleyici görülmemiştir; edinim geçmişi ve gerçek amaç birlikte değerlendirilmiştir.

Kararın sonucuBAM’ın mal kaçırma kanıtlanamadığına dayalı ret hükmünün oybirliğiyle onanması
Yargılama ve Usul Hukuku

Yargıtay 5. Ceza Dairesi

Son Bildirilen Adrese Tebligat Yapılmadan Doğrudan MERNİS Tebliğinin Usulsüzlüğü

Esas
2026/1586 E.
Karar
2026/9397 K.

Bozma sonrasında verilen mahkûmiyet ve HAGB kararlarının temyiz ön incelemesinde, gerekçeli kararın sanığın önceki dilekçesindeki en son adrese gönderilmediği saptanmıştır. Yargıtay, bilinen son adresine önce tebligat çıkarılması, iade hâlinde MERNİS yoluna başvurulması gerektiğini belirterek doğrudan 21/2 tebliğini usulsüz bulmuştur. Usulüne uygun tebliğ belgesi varsa dosyaya alınması, yoksa yeniden tebliğ edilip başvuru belgelerinin tamamlanması istenmiştir. Dosyanın esası incelenmemiştir. Bu karar güveni kötüye kullanma suçunun oluştuğu veya HAGB’nin hukuka uygunluğu hakkında bir onama değildir.

Kararın sonucuTebligat eksikliği ve usulsüzlüğü giderildikten sonra temyiz işlemleri tamamlanmak üzere dosya mahalline gönderildi; esas incelemesi yapılmadı.
Miras Hukuku

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi

Vekille Yapılan Taşınmaz Devrinde Murisin Mal Kaçırma İradesi

Esas
2026/733 E.
Karar
2026/6257 K.

Mirasçılar, murisin ölümünden kısa süre önce vekille devredilen dört taşınmaz için vekâlet görevinin kötüye kullanılması ve muris muvazaasına dayanmıştır. Mahkeme, murisin satış gerektiren mali sıkıntısı olmadığını, cami bağışının satıştan önce mevcut parasından yapıldığını ve gerçek satışın kanıtlanmadığını belirlemiştir. Devrin murisin iradesiyle mirasçılardan mal kaçırarak ikinci eşine kazandırma amacı taşıdığı kabul edilmiştir. Vekâletin kötüye kullanılması talebi reddedilmiş, muris muvazaası nedeniyle miras payları oranında tapu iptali kabul edilmiştir. Alıcının temyizi reddedilerek bu sonuç onanmıştır.

Kararın sonucuMuris muvazaası nedeniyle davacıların miras payları oranında tapu iptali ve tescil kabulünü koruyan BAM hükmü oybirliğiyle onandı; vekâletin kötüye kullanılması sebebiyle kabul kurulmadı.

Karar başlıkları ve özetler, ilgili konunun bulunmasını kolaylaştıran editoryal açıklamalardır. Tam metin, kaynak bağlantısı ve kararın somut olaya ilişkin sınırları her karar sayfasında ayrıca gösterilir.