KARARA İLİŞKİN EDİTORYAL AÇIKLAMA
Kararın konusu ve hukuki mesele
Murisin kendi mal kaçırma iradesiyle vekil kullanarak ikinci eşinin kardeşine yaptığı taşınmaz devirlerinde mirasçıların tapu talebi.
Mirasçılar, murisin ölümünden kısa süre önce vekille devredilen dört taşınmaz için vekâlet görevinin kötüye kullanılması ve muris muvazaasına dayanmıştır. Mahkeme, murisin satış gerektiren mali sıkıntısı olmadığını, cami bağışının satıştan önce mevcut parasından yapıldığını ve gerçek satışın kanıtlanmadığını belirlemiştir. Devrin murisin iradesiyle mirasçılardan mal kaçırarak ikinci eşine kazandırma amacı taşıdığı kabul edilmiştir. Vekâletin kötüye kullanılması talebi reddedilmiş, muris muvazaası nedeniyle miras payları oranında tapu iptali kabul edilmiştir. Alıcının temyizi reddedilerek bu sonuç onanmıştır.
Kararın sonucu
Muris muvazaası nedeniyle davacıların miras payları oranında tapu iptali ve tescil kabulünü koruyan BAM hükmü oybirliğiyle onandı; vekâletin kötüye kullanılması sebebiyle kabul kurulmadı.
RESMÎ KARAR METNİ
Kararın tam metni
1. Hukuk Dairesi 2026/733 E. , 2026/6257 K.
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/952 E., 2025/1347 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Van 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/654 E., 2023/36 K.
Dava, vekalet görevinin kötüye kullanılması ve muris muvazaası hukuki nedenlerine dayalı miras payı oranında tapu iptali ve tescil, mümkün olmadığı takdirde tenkis istemine ilişkindir.
Davacılar vekili; davacılar murisi ...''in 04.05.2021 tarihinde vefat ettiğini, murise ait olan dava konusu taşınmazların murise vekaleten davalı ... tarafından davalı ...'a devredildiğini, 10 gün geçmeden de murisin vefat ettiğini, murisin iki evlilik yaptığını, davalı ...'un davacıların üvey annelerinin kardeşi olduğunu, satışın davacılardan mal kaçırmak amacıyla yapıldığını ve vekaletin kötüye kullanıldığını, satışın gerçek bir satış olmadığını, davalı vekil tarafından bedelin de ödenmediğini belirterek... Mahallesi 1 16... , 1 31... , 1 31... ve 1 31... parsel sayılı taşınmazların muvazaa ve vekaletin kötüye kullanılması nedeniyle miras payı oranında tapu kaydının iptali ve davacılar adına tesciline, aksi halde tenkisini talep etmiştir.
Davalılar vekili; murisin taşınmazlarının satışı için davalıya vekaletname verdiğini, vekil olan davalının da müşteri olarak diğer davalıyı bulduğunu, davalılar arasında taşınmaz fiyatında anlaşma sağlandıktan sonra taşınmaz satış bedelinin bir kısmının havale yolu ile bir kısmının da elden davalı vekile ödendiğini, davalı vekilin de satış bedeli olan parayı murise teslim ettiğini, satışın gerçek bir satış olduğunu, vekaletin kötüye kullanılmasının söz konusu olmadığını, murisin de söz konusu parayı... Mahallesinde Cami yapılması adına camiye bağışlanmak üzere verdiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; murisin dava konusu taşınmazların satışını gerektirecek maddi sıkıntısının olmadığı, bunun aksine maddi olarak iyi durumda olduğu, murisin camiye yaptığı yardımın, taşınmazlar satılmadan önce hesabında bulunan para ile yapıldığı, davalı ...'a bir borcunun olduğunun tespit edilemediği gibi, olabilecek borç miktarının da taşınmazların değerinin çok altında olduğu ve satışı gerektirecek düzeyde olmadığı, taşınmazların satışa çıkarılmadığı ve vekaletname ile eşinin kardeşine devredildiği, ancak bu devrin gerçek bir satış olmadığı, murisin iradesinin malvarlığını davacı mirasçılardan kaçırarak 2. eşine geçirmek olduğu, söz konusu taşınmazların bu nedenle davalı ... adına tescil edildiği gerekçesiyle vekaletin kötüye kullanılması sebebine dayalı olarak açılan davanın reddine, muris muvazaası iddiasına ilişkin davasının ise kabulü ile;... ilçesi, ...Mahallesi 1 16... , 1 31... , 1 31... ve 1 31... parsel sayılı taşınmazların davalı ... adına olan tapu kayıtlarının iptali ile murise ait veraset ilamındaki paylar oranında davacılar adına tesciline, kalan miktarın davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmiş, kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; murisin iradesinin davacı mirasçılardan mal kaçırarak dava konusu taşınmazlarını 2. eşine devretmek olduğu, bu nedenle taşınmazların davalı ... adına tescil edildiği, kararda isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1. bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 36.347,07 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalı ...'dan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.09.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
Kararın kaynağı
- Resmî kaynak
- Kararın resmî tam metin kaydı ↗
- Kaynağın kontrol tarihi
Başlık, konu açıklaması ve makale bağlantıları editoryal içeriktir. Karar, kendi olayları ve uygulandığı dönem içindeki mevzuatla birlikte değerlendirilmelidir.
Kaynak bütünlük bilgisi
SHA-256: 641fc0f0e51c0156b036a6595fe4ff8718d4ed41958afe4fb76ec4474ee0d132
Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay bakımından hukuki görüş veya taahhüt niteliğinde değildir.
← Yargıtay kararlarına dönün