Gayrimenkul ve Tapu Hukuku

Bakım Emeğinin Satış Karşılığı Kabul Edildiği Muris Muvazaası Davasının Reddi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, 2026/758 E., 2026/6260 K., 21 Eylül 2026

Kararın tam metnine geçin

KARARA İLİŞKİN EDİTORYAL AÇIKLAMA

Kararın konusu ve hukuki mesele

Ağır fiziksel bakım ihtiyacı olan mirasbırakanın bakım veren yakınlarına yaptığı satış görünümündeki devirde gerçek amaç ve işlem ehliyetinin değerlendirilmesi.

Mirasçılar, yakınlarına taşınmaz devreden mirasbırakanın işlem ehliyeti bulunmadığını ve mirastan mal kaçırıldığını ileri sürmüştür. İşlem tarihine ilişkin Adli Tıp raporu ehliyet bulunduğunu göstermiştir. Mahkemeler, davalıların olağan aile görevinin üzerinde ve uzun süre devam eden bakımını karşı edim olarak değerlendirmiştir. Mirasçılara kalan diğer mallar, taraf ilişkileri ve bakımın ağırlığı birlikte ele alınarak muvazaa iddiası kanıtlanmış sayılmamıştır. Düşük gösterilen satış bedeli de tek başına yeterli görülmemiştir. Yargıtay davanın reddini onamıştır. Fiziksel engellilik, somut rapor karşısında kendiliğinden ehliyetsizlik kabul edilmemiştir.

Kararın sonucu

Ehliyetsizlik ve muris muvazaasına dayalı tapu iptali, tescil veya bedel davasının reddine ilişkin BAM kararının oybirliğiyle onanması.

RESMÎ KARAR METNİ

Kararın tam metni

Resmî kaynağı aç

Kaynakta kısmen gizlenmiş taşınmazın kalan parsel ve bağımsız bölüm ayrıntıları da yayın metninde gizlenmiştir. Özgün kaynak dosyası ve bütünlük özeti korunmuştur.

1. Hukuk Dairesi 2026/758 E. , 2026/6260 K.

"İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1958 E., 2025/2325 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/190 E., 2025/290 K.

Dava; ehliyetsizlik, olmadığı takdirde muris muvazaası hukuksal nedenine dayanan tapu iptal ve tescil, aksi takdirde bedel isteğine ilişkindir. Davacılar vekili; davacıların kardeşi muris ...'ın bakıma muhtaç, felçli ve akli dengesinin yerinde olmadığını, %93 engelli olduğuna ilişkin raporunun bulunduğunu, davalı ...'nin, murisin tüm kira gelirlerini ve emekli maaşını alarak, evini ve arabasını kullanarak murise baktığını, murisin, vefatından bir süre önce ...Mahallesi […] parselde kayıtlı […] bağımsız bölüm niteliğindeki taşınmazını davacıları mirastan mahrum bırakmak ve diğer mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla davalılara satış suretiyle devrettiğini, murisin taşınmazını satmasını gerektirir bir ihtiyacı bulunmadığını, satışın gerçek bir satış olmadığını, taşınmazın gerçek değeri ile tapuda gösterilen satış bedeli arasında büyük fark bulunduğunu belirterek taşınmazın tapu kaydının iptali ile miras payı oranında davacılar adına tescilini, mümkün olmadığı takdirde bedelini talep etmiştir.

Davalılar vekili; tarafların kardeşi olan murisin %93 engelli olduğunu, kişisel yaşamını devam ettirecek durumda olmadığından, davalı karı-koca'nın murisin evine taşındığını ve yaklaşık 10 yıl murise baktıklarını, ayrıca taşınmazın temlik tarihinden murisin vefatına kadar ki yaklaşık 5 yıllık sürede de murise sorunsuz ve kesintisiz olarak davalıların bakmaya devam ettiğini, davacıların murisle ilgilenmediğini, taşınmazın murisin bakımı karşılığı olarak semen/minnet duygusuyla verildiğini, ortada muvazaalı bir satışın olmadığını, murisin bakımının normal bakımın ötesinde, evladiyet/kardeşlik vazifesinin çok çok üstünde emek gerektirdiğini, murisin rahatsızlığının tamamen fiziksel olup ehliyetsizlik yönünden herhangi bir rahatsızlığının bulunmadığını, muristen geriye çok ciddi bir malvarlığının kaldığını belirterek davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Adli Tıp Kurumu raporu ile murisin işlem tarihinde fiil ehliyetinin bulunduğunun tespit edildiği, bu nedenle ehliyetsizlik iddialarının yerinde olmadığı, murisin fiziki durumu ve bakıma ihtiyacı nazara alındığında davalıların muris bakımıyla ilgilenmelerinin ahlaki görevin üzerinde bir bakım olduğu, murisin davacılar aleyhine muvazaalı işlem yapmasını gerektirecek somut bir olgunun bulunmadığı, yapılan devrin bakım karşılığı yapıldığı ve bakımın semen olduğu, minnet duygusuyla yapılan bir devir olduğu, muristen intikal eden bir kısım mal varlığının da bulunduğu, satış bedelinin düşük gösterilmesinin tek başına muvazaaya delalet etmeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; murisin dava konusu bağımsız bölümün devir tarihinde hukuki işlem ehliyetini haiz olduğu, davalıların ahlaki yükümlülüğün üzerinde bir emek ile murise baktıkları, murisin dava konusu taşınmaz dışında başkaca taşınmazları da bulunduğu ve bunların mirasçılara intikal ettiği, intikal eden bu mal varlığı değerlerinin devredilen dava konusu taşınmaza yakın olduğu, murisin davacılar ile arasının kötü olmadığı, mal kaçırmasını gerektiren bir durum bulunduğunun ve yapılan devrin muris muvazaası ile mal kaçırmak amacıyla yapıldığı iddiasının ispat edilemediği, kararda isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

- K A R A R -

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.09.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Kararın kaynağı

Kaynağın kontrol tarihi

Başlık, konu açıklaması ve makale bağlantıları editoryal içeriktir. Karar, kendi olayları ve uygulandığı dönem içindeki mevzuatla birlikte değerlendirilmelidir.

Kaynak bütünlük bilgisi

SHA-256: 7c606473a79f7510595af6720b293e43b8299c406b24fa9103b87f857e410cc1

← Yargıtay kararlarına dönün