İÇTİHAT ARŞİVİ

Yargıtay Kararları

Kararın hangi uyuşmazlığı çözdüğünü görün; gerekçesini, sonucunu ve tam metnini ilgili hukuk makaleleriyle birlikte inceleyin.

1.012 karar25 hukuk alanıHukuk makalelerine geçin →

1.012 karar

Karar tarihine göre yeniden eskiye
Ticaret ve Şirketler Hukuku

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

Gündem Dışı Taşınmaz Satış Yetkisinde İptal ve Butlan Ayrımı

Esas
2016/7752 E.
Karar
2018/2215 K.

Genel kurulda gündemde bulunmadığı halde hastane binasının satışı için yönetim kuruluna yetki verilmiştir. Davacılar, şirketin temel yapısının ve sermayenin korunmasının zedelendiğini ileri sürerek butlan, olmazsa iptal istemiştir. Mahkeme, somut gündem aykırılığının iptal sebebi olduğunu ve üç aylık dava süresinin geçtiğini kabul ederek davayı reddetmiştir. Yargıtay çoğunluğu bu hükmü onamıştır. Karşıoy, gündemde bulunmayan konuda karar alınmasının emredici hükme aykırılık ve butlan sayılması gerektiğini savunmuştur. Bu nedenle karşıoydaki kesin hükümsüzlük açıklamaları çoğunluğun sonucu gibi okunmamalıdır.

Kararın sonucuGündem aykırılığının somut olayda iptal sebebi sayılması ve dava süresinin geçmiş olması nedeniyle ret hükmü oyçokluğuyla onandı.
Yargılama ve Usul Hukuku

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu

Faydalı modelin aynı nedenle hükümsüzlüğünde önceki ispat ret kararının kesin hüküm ve üçüncü kişi davasının bekletici etkisi

Esas
2017/94 E.
Karar
2018/512 K.

Aynı tarafın yenilik bulunmadığına dayanan faydalı model hükümsüzlük davası ispatlanamayıp kesinleşmiş, sonra aynı belge için karşı dava açılmıştır. HGK yeni delille aynı taraf, vakıa temeli ve talep sonucunun yeniden görülmesini kesin hükmün engellediğini kabul etmiştir. İhlal asıl davasında ise üçüncü kişinin aynı belgeyi hükümsüz kılan fakat henüz kesinleşmeyen ayrı davasının sonucu beklenmelidir. Direnme oybirliğiyle bozulmuştur. Üçüncü kişinin farklı taraflı davası doğrudan kesin hüküm sayılmamış; onun belgenin geçerliliğine etkisi bekletici sorun olarak değerlendirilmiştir. Teknik yenilik veya ihlal bu kararda nihai çözümlenmemiştir.

Kararın sonucuKarşı davada kesin hüküm; asıl davada ayrı hükümsüzlük sonucunun beklenmesi gerektiğinden direnme kararının oybirliğiyle bozulması
Sağlık Hukuku ve Tıbbi Sorumluluk

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi

Tanı eksikliği saptansa da başvuru zamanının kayba etkisinin uzman kurulca araştırılması

Esas
2016/20247 E.
Karar
2018/3041 K.

Çocuğa enfeksiyon tanısı konulmuş, sonraki hastanede torsiyon nedeniyle testis kaybı belirlenmiştir. ATK ayırıcı tanının düşünülmemesini tıbbi eksiklik saymış; buna rağmen başvurunun geç olduğu ve aynı kaybın oluşacağı görüşünü bildirmiştir. Aile başvuru gecikmesi kabulüne itiraz etmiştir. Daire aralarında çocuk üroloğu da bulunan üç kişilik akademik kurulun başvuru zamanını, bunun sonuca etkisini ve kusuru gerekçeli incelemesini istemiştir. Ret hükmü bu eksiklikten bozulmuştur. Tıbbi eksiklik tespiti tek başına her zarar kaleminin kabulü değildir; nedensellik ve zaman çizelgesi de çözülmelidir.

Kararın sonucuBaşvuru gecikmesi ve nedensellik araştırılmadan verilen ret hükmünün oybirliğiyle bozulması
Ticaret ve Şirketler Hukuku

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu

Kooperatiften İstifa Öncesi Aidat ve İtirazın İptalinde Hukuki Yarar

Esas
2017/2538 E.
Karar
2018/440 K.

Kooperatif, 2012 aidatları için takip yapmış; ortak itirazdan sonra noter yoluyla istifa etmiştir. İlk derece mahkemesi dava tarihindeki istifa nedeniyle hukuki yarar kalmadığını kabul etmiştir. Hukuk Genel Kurulu çoğunluğu, istifadan önce doğmuş aidat sorumluluğunun sırf ayrılmayla sona ermeyeceğini, miktarın uzman bilirkişiyle hesaplanıp ödemelerin düşülmesi gerektiğini belirterek direnme kararını bozmuştur. Muhtemel çıkma payı iadesi, kooperatifin önceki aidatları tahsil etmekteki yararını kaldırmaz. Karşı oylar, alacaklı ve borçlu sıfatlarının birleşmesiyle borcun sona erdiğini savunmuş; çoğunluk bu görüşü benimsememiştir.

Kararın sonucuKooperatifin dava açmakta hukuki yararı bulunduğu kabul edilerek davayı reddeden direnme kararı oyçokluğuyla bozuldu; iki karşı oy metni mevcut.
Aile ve Boşanma Hukuku

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi

Bağımsız Tedbir Nafakası ile Boşanma Nafakasında Mükerrerliğin Önlenmesi

Esas
2016/10991 E.
Karar
2018/1935 K.

Kadının bağımsız tedbir nafakası talebi ile karşılıklı boşanmanın sonuçları birlikte incelenmiştir. Yargıtay, ayrı yaşamaya haklı kadının TMK 197 isteminin kabul edilmesini, ancak boşanma davasında TMK 169 uyarınca verilen geçici nafakayla mükerrer ödeme yaratılmamasını istemiştir. Ayrıca kadının boşanmaya neden olan olaylarda daha ağır kusurlu olmadığı, geliri ve malvarlığı bulunmadığı için boşanmayla yoksulluğa düşeceği kabul edilmiştir. Bu durumda uygun yoksulluk nafakasına hükmedilmesi gerekirken talebin reddi doğru bulunmamıştır. Karar bu iki nafaka yönünden bozulmuş, diğer temyiz edilen bölümler onanmıştır.

Kararın sonucuBağımsız tedbir nafakası ve yoksulluk nafakası taleplerinin reddi yönünden hüküm bozuldu; kalan temyiz edilen bölümler oybirliğiyle onandı.
Ticaret ve Şirketler Hukuku

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

Eski Çalışanın Mesleki Deneyimiyle İş Kurması ve Haksız Rekabetin İspatı

Esas
2016/6155 E.
Karar
2018/547 K.

İşveren, eski sorumlu müdürün müşteri çevresi ve ticari bilgileri kullanarak aynı alanda şirket kurmasının haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürmüştür. Davalı, rekabet yasağı sözleşmesi bulunmadığını ve faaliyetinin mesleki birikimine dayandığını savunmuştur. Mahkeme, kişinin eğitim ve çalışma sürecinde edindiği bilgi, deneyim ve çevreyi kullanmasının tek başına haksız rekabet oluşturmadığını; davacıya ait belirli formül, tasarım veya eser kullanımının gösterilemediğini kabul etmiştir. Yargıtay, haksız rekabetin kanıtlanamadığı gerekçesiyle ret hükmünü onamıştır. Karar, gerçekten korunan ticari sırların kullanımını veya geçerli rekabet yasağı ihlalini meşru saymamaktadır.

Kararın sonucuİşverenin temyiz itirazları reddedilerek haksız rekabet davasının reddi hükmü oybirliğiyle onandı.
İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi

Sürekli Gece Postasında Çalıştırılan İşçinin Haklı Feshi ve Görünürdeki İstifa

Esas
2017/9668 E.
Karar
2018/128 K.

Otel mutfağında aşçı olarak çalışan kişi sürekli gece vardiyasında görevlendirilmiş, gündüz çalışma talebi kabul edilmeyince işten ayrılmıştır. Mahkeme ayrılma dilekçesini istifa sayarak kıdem tazminatını reddetmiştir. Yargıtay, dilekçedeki gerçek iradenin ve çalışma düzeninin incelenmesini; kahvaltıcılık adının vardiya nöbetleşmesini ortadan kaldırmadığını açıklamıştır. Postalar halinde çalışma yapılan yerde yalnız bu işçinin sürekli aynı gece postasında tutulması mevzuata aykırı bulunmuş, koşulların uygulanmaması nedeniyle haklı fesih kabul edilmesi gerektiği belirtilmiştir. Davalının temyizi parasal kesinlikten reddedilmiş, davacı yönünden hüküm bozulmuştur. Her gece çalışması veya her istifa aynı sonucu doğurmaz.

Kararın sonucuDavalının temyiz istemi kesinlik nedeniyle reddedildi; davacının haklı feshi ve kıdem tazminatı yönünden hüküm oybirliğiyle bozuldu.
Sözleşmeler ve Borçlar Hukuku

Yargıtay 15. Hukuk Dairesi

Çekişmeli Karşı Alacağın Takasında Ayrı Davanın Beklenmesi

Esas
2016/2005 E.
Karar
2017/4537 K.

Yangın damperi bedeli için açılan itirazın iptali davasında alıcı, aynı satıcıyla yatın iç yapımına ilişkin başka sözleşmeden doğan fazla ödeme alacağını takas olarak ileri sürmüştür. İlk derece mahkemesi takasın gerçekleştiğini kabul ederek davayı reddetmiştir. Yargıtay, farklı sözleşmelerin ve çekişmenin takasa tek başına engel olmadığını açıklamış; somut karşı alacak hakkında ayrı davada verilen hükmün kesinleşmesi ve muacceliyetin denetlenemediğini belirtmiştir. Diğer dava bekletici mesele yapılmadan takas şartlarının gerçekleştiği kabul edilemeyeceği için karar bozulmuştur.

Kararın sonucuKarşı alacağa ilişkin davanın sonucu ve hükmün kesinleşmesi araştırılmadan takas nedeniyle verilen ret kararı davacı yararına oybirliğiyle bozuldu.
Miras Hukuku

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi

Miras Payı Devrinde Önceki Dava Beyanlarının İkrar ve Yazılı Şekil Bakımından İncelenmesi

Esas
2015/14649 E.
Karar
2017/16581 K.

Bir mirasçı, diğer mirasçıların elbirliği mülkiyetindeki taşınmaz paylarını haricen satın aldığını ileri sürerek tapu iptali ve tescil istemiştir. Başka bir ortaklığın giderilmesi dosyasında davalıların pay bedelini aldıkları ve haklarının kalmadığı yönünde beyanları bulunmaktadır. Yargıtay, bu beyanların TMK 677/1 kapsamında yazılı devir sözleşmesi yerine geçip geçmediğinin ve mahkeme içi ikrar niteliğinin tartışılması gerektiğini belirtmiştir. Davalılar isticvap edilmeden eksik incelemeyle ret kararı verilmesi nedeniyle hüküm bozulmuştur. Karar, bu beyanları kesin olarak geçerli devir veya ikrar saymamış; araştırma ve değerlendirme istemiştir.

Kararın sonucuÖnceki dosyadaki beyanlar tartışılmadan ve davalılar isticvap edilmeden karar verilmesi nedeniyle hüküm oybirliğiyle bozuldu.
Ceza Hukuku

Yargıtay 16. Ceza Dairesi

Aynı sosyal medya hesabında siyasi eleştiri ile kişiye yönelen sövmenin ayrılması

Esas
2017/2089 E.
Karar
2017/5263 K.

Devletin kurumlarını aşağılama suçundan verilen beraat incelenirken Daire aynı Facebook hesabındaki iki farklı ifadeyi ayırmıştır. Yazının bütününde geçen siyasi nitelemeyi eleştiri sınırında değerlendirebilir bulmuş; dönemin Başbakanına yönelen kısaltılmış sövmeyi ise onur ve saygınlığı hedefleyen hakaret kabul ederek TCK m. 125 gözetilmediği için beraati bozmuştur. Karar her sert siyasi sözün suç olduğunu söylemez; kullanılan ifade, hedef ve bağlam ayrı ele alınmıştır. Sonuç mahkumiyetin onanması değil beraatin bozulmasıdır.

Kararın sonucuTCK m. 125 hakaret vasfı gözetilmediğinden beraatin oybirliğiyle bozulması
Ceza Hukuku

Yargıtay 11. Ceza Dairesi

Sahte kimlik aslının getirtilmesi ve objektif aldatma yeteneğinin belirlenmesi zorunluluğu

Esas
2017/14297 E.
Karar
2017/6146 K.

Sanığın başkasının adına kendi fotoğrafını yapıştırdığı kimliği kullandığı ileri sürülmüş; ancak kimlik aslı dosyada bulunmamıştır. Dairenin istemine başka bir abonelik formu gönderilmiştir. Daire gerçek belgenin getirtilip objektif aldatma yeteneği ve unsurlarının incelenmesini istemiştir. Somut fotokopiden bu özellik belirlenemediği için asıl bulunamazsa beraat gerektiği belirtilerek mahkumiyet bozulmuştur. Muhatabın dikkatsizliğiyle fiilen yanılması tek başına aldatma yeteneğini göstermez. Sonuç somut kimliğin aslı ve inceleme imkanına dayanır; her belge kaybının bütün suçlarda otomatik beraat doğurduğu söylenemez.

Kararın sonucuKimlik aslı ve aldatma yeteneği araştırılmadan verilen mahkumiyetin isteme aykırı oybirliğiyle bozulması
Sigorta ve Tazminat Hukuku

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi

Sağlık Sigortasında Ömür Boyu Yenileme Garantisi ve Prim Feshi İhtarının Tebliği

Esas
2014/24296 E.
Karar
2017/7136 K.

Uzun süredir sağlık sigortası bulunan kişiler, prim aksaması nedeniyle poliçelerinin usulsüz feshedildiğini ve yeni poliçeden ömür boyu yenileme garantisinin çıkarıldığını ileri sürmüştür. Sigortacı ihtarların tebliğ edildiğini savunmuş, sigortalılar dağıtım listelerindeki imzaları reddederek o tarihlerde yurt dışında olduklarını belirtmiştir. Önceki bozma sonrası asılların imha edildiği gerekçesiyle fesih haksız bulunmuştur. Yargıtay, pasaport ve giriş çıkış olgularının araştırılmasını, gerekirse eldeki fotokopiyle diğer imza örnekleri üzerinden inceleme değerlendirilmesini isteyerek hükmü yeniden bozmuştur. Karar, garantinin koşulsuz devamını değil, fesih bildiriminin ispatını incelemektedir.

Kararın sonucuSigortacının temyiz itirazları kabul edildi; ihtarın tebliği ve yurt dışı savunması araştırılmadığı için hüküm oybirliğiyle bozuldu.

Karar başlıkları ve özetler, ilgili konunun bulunmasını kolaylaştıran editoryal açıklamalardır. Tam metin, kaynak bağlantısı ve kararın somut olaya ilişkin sınırları her karar sayfasında ayrıca gösterilir.