KARARA İLİŞKİN EDİTORYAL AÇIKLAMA
Kararın konusu ve hukuki mesele
Eski sorumlu müdürün aynı sektörde iş kurmasının, somut ticari sır veya haksız yöntem kanıtlanmadan haksız rekabet sayılıp sayılamayacağı.
İşveren, eski sorumlu müdürün müşteri çevresi ve ticari bilgileri kullanarak aynı alanda şirket kurmasının haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürmüştür. Davalı, rekabet yasağı sözleşmesi bulunmadığını ve faaliyetinin mesleki birikimine dayandığını savunmuştur. Mahkeme, kişinin eğitim ve çalışma sürecinde edindiği bilgi, deneyim ve çevreyi kullanmasının tek başına haksız rekabet oluşturmadığını; davacıya ait belirli formül, tasarım veya eser kullanımının gösterilemediğini kabul etmiştir. Yargıtay, haksız rekabetin kanıtlanamadığı gerekçesiyle ret hükmünü onamıştır. Karar, gerçekten korunan ticari sırların kullanımını veya geçerli rekabet yasağı ihlalini meşru saymamaktadır.
Kararın sonucu
İşverenin temyiz itirazları reddedilerek haksız rekabet davasının reddi hükmü oybirliğiyle onandı.
RESMÎ KARAR METNİ
Kararın tam metni
11. Hukuk Dairesi 2016/6155 E. , 2018/547 K.
"İçtihat Metni "
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12/01/2016 tarih ve 2014/1251-2016/9 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalının müvekkili şirkette sorumlu müdürlük yaptığını, bu sırada şirketin tüm bilgilerine, müşteri çevresine, ticari sırlarına vakıf olduğunu, daha sonra davalının işini gereği gibi yapmaması nedeniyle şirketin borçlarını ödeyemez duruma geldiğini, bu nedenle müdürlük görevinden alındığını, fakat şirkette çalışmaya devam ettirildiğini, daha sonra davalının hiçbir sebep bulunmaksızın işi bırakarak aynı alanda iştigal eden bir şirket kurduğunu, bu şekilde müvekkilinin ticari sırları ve müşteri portföyünden istifade ederek haksız rekabet teşkil eden eylemlerde bulunduğunu, ileri sürerek haksız rekabetin tespitini, menini, haksız rekabet nedeniyle uğranılan zarar için 15.000,00 TL'nin tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili, müvekkilinin yöneticilik yaptığı dönemde bir zararın bulunmadığını, davacı ile aralarında rekabet yasağı sözleşmesini bulunmadığını, müvekkilinin mühendis ve işinde ehil olduğunu, daha öncede başka şirketlerde çalıştığını, bu şekilde kendini geliştirdiğini, öğrenilen bir ticari sırrın bulunmadığını, ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının şirket müdürü ve ticari mümessil olarak davacı şirketin faaliyetini bilmesi ve faaliyet alanında bilgi sahibi olması, bu konuda eğitim alması, çevre edinmesi, fuarlara katılması, kendisini yetiştirmesinin olağan olduğu, davalının davacı ile hizmet sözleşmesi sona erdikten sonra edindiği bu bilgi, tecrübe ve eğitimleri kullanmasının da kendi geleceği açısından gerekli olduğu, davalının davacıya ait herhangi bir üretim formülü, patentli bir tasarımı veya telif hakkını kullanmasının söz konusu olmadığı, davalının mühendis olması ve daha öncesinde benzer işlerde çalışması karşısında bilgi ve tecrübe edinmesi neticesinde kendisine iş kurması ve bu alanda faaliyet göstermesinin haksız rekabet olarak değerlendirilemeyeceği, gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve haksız rekabetin varlığının kanıtlanamamış bulunmasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 6,70 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 23/01/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kararın kaynağı
- Resmî kaynak
- Kararın resmî tam metin kaydı ↗
- Kaynağın kontrol tarihi
Başlık, konu açıklaması ve makale bağlantıları editoryal içeriktir. Karar, kendi olayları ve uygulandığı dönem içindeki mevzuatla birlikte değerlendirilmelidir.
Kaynak bütünlük bilgisi
SHA-256: fe960b807a8499b477da9fa1a04af0ddde8c2b94d2eb6eba73786a2b8f55d262
Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay bakımından hukuki görüş veya taahhüt niteliğinde değildir.
← Yargıtay kararlarına dönün