İÇTİHAT ARŞİVİ

Yargıtay Kararları

Kararın hangi uyuşmazlığı çözdüğünü görün; gerekçesini, sonucunu ve tam metnini ilgili hukuk makaleleriyle birlikte inceleyin.

1.012 karar25 hukuk alanıHukuk makalelerine geçin →

1.012 karar

Karar tarihine göre yeniden eskiye
Kira ve Kat Mülkiyeti Hukuku

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi

Yönetim Planı Değişikliğinde Beşte Dört Çoğunluk ve İptal Süresinden Önce Hükümsüzlük Denetimi

Esas
2018/5405 E.
Karar
2018/7152 K.

Malik, blokların otopark ve diğer ortak yer kullanımını değiştiren yönetim planı kararlarını dava etmiştir. Mahkeme süre aşımından ret vermiştir. Yargıtay, öğrenme tarihini gösterdiği ileri sürülen noter ihtarının sonucunun beklenmediğini; ayrıca yönetim planının tüm maliklerin beşte dört oyuyla değiştirilmesi şartı ile mutlak butlan ihtimalinin incelenmediğini belirtmiştir. Bu değerlendirmeler yapılmadan süre aşımı kabul edilemeyeceğinden hüküm bozulmuştur. Karar değişikliğin kesin olarak batıl olduğuna hükmetmemiştir.

Kararın sonucuÖğrenme tarihi, çoğunluk ve mutlak butlan araştırması eksikliği nedeniyle ret hükmü oybirliğiyle bozuldu.
İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi

Askerlik Nedeniyle Fesihte Sevkten İki Ay Sekiz Gün Önce Ayrılmanın Makul Bulunması

Esas
2017/16386 E.
Karar
2018/23401 K.

İşçi askerlik nedeniyle ayrıldığını ileri sürerek kıdem tazminatı istemiş; mahkeme sevkten iki aydan fazla önce ayrılmayı makul saymayarak davayı reddetmiştir. Yargıtay, feshin gerçekten askerlik sebebine dayanması gerektiğini, arada başka işyerinde çalışmanın bu nedenselliği etkileyebileceğini açıklamıştır. Somut fesih tarihi 26.05.2015 ile sevk tarihi 03.08.2015 arasındaki iki ay sekiz gün makul bulunmuştur. İşçinin kıdem tazminatı talep hakkı bulunduğu kabul edilerek ret kararı bozulmuştur. Karar, her askerlik feshinde uygulanacak sabit bir azami ayrılma süresi koymamaktadır.

Kararın sonucuAskerlik nedeniyle feshin makul süre içinde gerçekleştiği kabul edilerek kıdem tazminatını reddeden karar oybirliğiyle bozuldu.
Taşıma Hukuku

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

Hava kargosunun yanlış kişiye tesliminde gerçek zarar ile sorumluluk sınırının karşılaştırılması

Esas
2016/13994 E.
Karar
2018/5222 K.

Gönderici yabancı ülkedeki alıcıya ulaştırılması gereken kamera lensinin başka kişiye teslim edildiğini belirterek ürün ve taşıma bedelini istemiştir. Tüketici mahkemesi ayıplı hizmet gerekçesiyle tam zarara hükmetmiştir. Yargıtay olayın uluslararası hava taşıması olduğunu belirterek gerçek zarar ile uygulanabilir konvansiyonun sorumluluk sınırının karşılaştırılmasını istemiş ve kararı bozmuştur. Tazminat üst sınırdan azsa gerçek zarar, fazla ise uygulanabilir sınır esas alınmalıdır. Karar yurt içi kargoya veya yolcu bagajına otomatik taşınamaz; değer bildirimi, taşıma türü ve sınırlamayı kaldırabilecek olgular somut dosyada ayrıca araştırılmalıdır.

Kararın sonucuUluslararası hava taşıması sorumluluk sınırı değerlendirilmediğinden davalı yararına oybirliğiyle bozma
Kira ve Kat Mülkiyeti Hukuku

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi

Beş Yıl Dolmadan Endeks Sınırları İçinde Kira Bedelinin Tespiti

Esas
2018/2245 E.
Karar
2018/5591 K.

Kiraya verenler ihtiyaç nedeniyle tahliye, bu kabul edilmezse yeni dönem kirasının tespitini istemiştir. Mahkeme hem ihtiyacı samimi bulmamış hem de beş yıl dolmadan kira tespiti yapılamayacağını kabul etmiştir. Yargıtay, sözleşmede artış şartı bulunduğunu; böyle bir şart bulunmasa dahi TBK 344/1–2 kapsamında kira tespitinin mümkün olduğunu açıklamıştır. Beş yıllık emsal ve hakkaniyet döneminden önce de dönemin endeks sınırı içinde yeni kira belirlenmelidir. Karar kira tespiti yönünden bozulmuş, tahliye ve diğer temyiz itirazları reddedilmiştir. Kaynaktaki ÜFE ölçütü 2018 dönemine aittir.

Kararın sonucuKira bedelinin tespiti talebinin beş yıl dolmadığı gerekçesiyle reddi bozuldu; ihtiyaç tahliyesi dahil diğer temyiz itirazları oybirliğiyle reddedildi.
Fikri Mülkiyet ve Sınai Haklar Hukuku

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

Eski Marka Rejiminde Yurt Dışı İlaç Satıcısı ile Türkiye’ye İthal Edenin Ayrımı

Esas
2016/8533 E.
Karar
2018/3543 K.

Marka sahibi, Türkiye’de henüz ruhsatlandırılmayan orijinal ilacın TEB yoluyla getirilmesinin tecavüz olduğunu ileri sürmüştür. Mahkeme kamuya yönelik ve ticari olmayan ilaç temini gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Yargıtay, mülga 556 sayılı KHK’da patentteki gibi zorunlu lisans benzeri bir istisna bulunmadığını belirterek bu gerekçeyi uygun bulmamıştır. Buna karşılık yurt dışındaki davalı satıcıların malları kendileri Türkiye’ye sokmadıkları, yalnız TEB’e sattıkları kabulüyle ret sonucunu farklı gerekçeyle onamıştır. Sorumlu ithalatçı ile yurt dışındaki satıcı ayrılmıştır. Kararın ulusal tükenme anlatımı eski mevzuat dönemine aittir.

Kararın sonucuKamu yararı gerekçesi uygun bulunmadı; davalı yabancı satıcıların bizzat Türkiye’ye ithalat yapmaması nedeniyle ret kararı değişik gerekçeyle oybirliğiyle onandı.
Ceza Hukuku

Yargıtay 19. Ceza Dairesi

Karşılıksız çekten önce ciranta olup çeki geri alan kişinin şikayet hakkı

Esas
2018/3072 E.
Karar
2018/5874 K.

BAM ceza daireleri karşılıksız çekin şikayetçisinin yalnız bankaya ibraz eden hamil mi, çeki geri alan önceki ciranta da mı olacağı konusunda ayrılmıştır. Daire ibraz eden hamile ve karşılıksız işleminden önce geçerli meşru ciranta olup sonrasında çeki elinde bulundurana şikayet hakkı tanıyarak uyuşmazlığı gidermiştir. Sırf ciro zincirinde geçmişte yer almak yeterli değildir; çek yeniden elde bulunmalıdır. Karar işlem sonrası herhangi bir üçüncü alıcıya şikayet hakkı devri kabul etmez. Şikayet süresinin somut başlangıcı, ceza miktarı veya medeni takipte imzaların gerçekliği çözülmemiştir.

Kararın sonucuBAM karar uyuşmazlığının ibraz eden hamil ve çeki yeniden elinde bulunduran önceki meşru cirantaya şikayet hakkı tanınarak oybirliğiyle giderilmesi
Miras Hukuku

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi

Muris muvazaası kabulünde metrekare yerine tapu payı üzerinden infaza elverişli hüküm

Esas
2015/10433 E.
Karar
2018/9548 K.

Muris oğluna çeşitli taşınmaz paylarını satış göstererek devretmiş; mahkeme mal kaçırmayı kanıtlanmış kabul etmiştir. Daire bu esas kabulünü korumuş ve saklı pay sahibi olmayan mirasçının da dava hakkını açıklamıştır. Ancak hükmün metrekareyle değil devredilen tapu payı ve miras payı oranlarıyla infaza elverişli kurulması gerektiğini belirtmiştir. Sonradan verilen tavzih kaldırılmış, pay hükümleri düzeltilerek onanmıştır. Temyizde ilk kez ileri sürülen denkleştirme savunmasına itibar edilmemiştir. Sonuç tümden bozma değildir; esas kabul korunup infaz biçimi düzeltilmiştir.

Kararın sonucuTavzih kararının kaldırılması; tapu payları düzeltilerek kabul hükmünün oybirliğiyle onanması
Sözleşmeler ve Borçlar Hukuku

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi

Eşe tapu devriyle onaylanan sözleşme devrinde ilk sözleşenin dava sıfatı

Esas
2016/21480 E.
Karar
2018/4743 K.

İlk alıcı devremülk sözleşmesinin iptalini ve ödediği bedelin iadesini istemiştir. Taşınmaz payının onun bilgisi ve muvafakatiyle eşine tescil edildiği taraflarca kabul edilmiştir. Daire somut tapu devrini şirketin sözleşme devrine onayı saymış; sözleşmesel tarafın eş haline geldiğini ve ilk alıcının sözleşmeye dayalı dava sıfatının kalmadığını belirterek kabul hükmünü bozmuştur. Sonuç yalnız tapunun herhangi bir yakına yazılmasıyla bütün ilişkilerin her durumda devredildiği biçiminde genişletilemez; taraf iradeleri ve somut ifa birlikte kabul edilmiştir.

Kararın sonucuSözleşmeyi devreden davacının aktif dava sıfatı bulunmaması nedeniyle kabul hükmünün oybirliğiyle bozulması
Ticaret ve Şirketler Hukuku

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

Yönetim Kurulu Kararının Butlanı Davasında Davalının Şirket Olması

Esas
2016/11077 E.
Karar
2018/2854 K.

Pay sahipleri, ceza hâkimince atanan kayyımların ana sözleşmeye ve emredici hükümlere aykırı karar aldığını ileri sürerek yönetim kurulu kararının butlanını istemiştir. Dava şirkete değil kayyımlara şahsen yöneltilmiştir. İlk derece mahkemesi, TTK 391 kapsamındaki davada davalının şirket olması gerektiği ve üyelerin pasif husumeti bulunmadığı gerekçesiyle davayı usulden reddetmiştir. Yargıtay bu gerekçeyi benimseyerek hükmü onamıştır. Kararın içeriğinin gerçekten batıl olup olmadığı incelenmemiş; kayyımların şahsi sorumluluğu hakkında da hüküm kurulmamıştır.

Kararın sonucuYönetim kurulu üyelerine şahsen açılan butlan tespiti davasının pasif husumet nedeniyle reddi oybirliğiyle onandı.
İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi

İşverenin Önerdiği İkalede İki Aylık Ek Ödemenin Makul Yarar Sayılmaması

Esas
2017/23432 E.
Karar
2018/8361 K.

İşverenin teklifiyle yapılan ikalenin geçerliliği işe iade davasında tartışılmıştır. Yargıtay çoğunluğu, işverenden gelen sona erdirme önerisinde kendi yerleşik içtihadındaki dört aylık ücret ölçütünü açıklamış; somut iki aylık ödemenin makul yarar sağlamadığını kabul ederek işçi lehine istinaf kararını onamıştır. Karşıoy, kıdem ve ihbar tazminatları yanında iki aylık ek ödeme yapıldığını, irade sakatlığının kanıtlanmadığını ve somut ikalenin geçerli sayılması gerektiğini savunmuştur. Dört ay, kararda benimsenen içtihat ölçütüdür; kanunda her ikale için öngörülmüş değişmez tutar olarak sunulmamalıdır.

Kararın sonucuİkalenin makul yarar sağlamadığı sonucuna dayanan ve işçi lehine olan istinaf kararı, işverenin temyiz itirazları reddedilerek oyçokluğuyla onandı; karşıoy işe iade talebinin reddi yönündedir.
Gayrimenkul ve Tapu Hukuku

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi

Ehliyetsizlik Nedeniyle Tapu İptalinde İşlem Tarihi ve Vesayet İzni Araştırması

Esas
2018/307 E.
Karar
2018/8664 K.

Taşınmaz payını devreden kişi, alıcının işlem tarihinde hukuki ehliyeti bulunmadığını ve devrin inançlı işlem niteliğini ileri sürmüştür. Yargıtay, ehliyetsizlik iddiasının yalnız dürüstlük kuralına dayanılarak bertaraf edilemeyeceğini; önce akit tablosunun getirtilmesi ve işlemi kısıtlının mı vasisinin mi yaptığının saptanması gerektiğini belirtmiştir. Vasi işleminde gerekli vesayet izni, kişinin bizzat yaptığı işlemde ise işlem tarihine özgü sağlık kayıtları ve uzman kurul raporu araştırılmalıdır. Eksik inceleme nedeniyle hüküm bozulmuştur.

Kararın sonucuEhliyet ve izin araştırması eksikliği ile pay kapsamındaki hata nedeniyle hüküm oybirliğiyle bozuldu.
İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi

Doğum izni sırasında fesihte ayrımcılık, ispat yükü ve tazminat seçimi

Esas
2015/28332 E.
Karar
2018/7866 K.

Doğum iznindeki çalışanın yerine başka sekreter alınarak iş sözleşmesi feshedilmiştir. İşveren hem belirli sürenin bittiğini hem devamsızlığı ileri sürmüştür. Daire, işçinin doğumla fesih bağını güçlü biçimde gösterdiğini; işverenin meşru nedeni somut kanıtlayamadığını kabul etmiştir. Dönemin Daire uygulamasında ayrımcılık ve kötüniyet tazminatları birlikte verilemediğinden, işçi lehine olan ayrımcılık tazminatı yerine kötüniyet tazminatı seçilmesi hatalı bulunmuştur. Ayrıca ıslah harcının yatırılıp yatırılmadığı araştırılmalıdır. Hüküm bu nedenlerle bozulmuştur. Karar her işten çıkarmanın ayrımcılık olduğunu kabul etmez; fesih zamanı, işveren bilgisi ve çelişkili savunmalar belirleyicidir.

Kararın sonucuIslah harcı ve ayrımcılık tazminatının değerlendirilmesi yönünden bozma

Karar başlıkları ve özetler, ilgili konunun bulunmasını kolaylaştıran editoryal açıklamalardır. Tam metin, kaynak bağlantısı ve kararın somut olaya ilişkin sınırları her karar sayfasında ayrıca gösterilir.