Ticaret ve Şirketler Hukuku

Yönetim Kurulu Kararının Butlanı Davasında Davalının Şirket Olması

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11077 E., 2018/2854 K., 18 Nisan 2018

Kararın tam metnine geçin

KARARA İLİŞKİN EDİTORYAL AÇIKLAMA

Kararın konusu ve hukuki mesele

CMK 133 kapsamında atanan kayyımlardan oluşan yönetim kurulunun kararının batıl olduğunun tespiti davasının şirkete mi üyelere şahsen mi yöneltileceği.

Pay sahipleri, ceza hâkimince atanan kayyımların ana sözleşmeye ve emredici hükümlere aykırı karar aldığını ileri sürerek yönetim kurulu kararının butlanını istemiştir. Dava şirkete değil kayyımlara şahsen yöneltilmiştir. İlk derece mahkemesi, TTK 391 kapsamındaki davada davalının şirket olması gerektiği ve üyelerin pasif husumeti bulunmadığı gerekçesiyle davayı usulden reddetmiştir. Yargıtay bu gerekçeyi benimseyerek hükmü onamıştır. Kararın içeriğinin gerçekten batıl olup olmadığı incelenmemiş; kayyımların şahsi sorumluluğu hakkında da hüküm kurulmamıştır.

Kararın sonucu

Yönetim kurulu üyelerine şahsen açılan butlan tespiti davasının pasif husumet nedeniyle reddi oybirliğiyle onandı.

RESMÎ KARAR METNİ

Kararın tam metni

Resmî kaynağı aç

11. Hukuk Dairesi 2016/11077 E. , 2018/2854 K.

"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada ... 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24/05/2016 tarih ve 2016/358-2016/488 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacılar vekili, davacıların ortak olduğu dava dışı... Gazetecilik A....ye CMK 133/1 maddesi gereğince Sulh Ceza Hakimliği tarafından davalıların kayyım olarak atandığını, ancak davalı kayyımların ana sözleşmeye aykırı olarak işlemler yaptığını, kanunun emredici hükümlerine aykırı kararlar alındığını ileri sürerek davalılardan oluşan yönetim kurulunun 05/03/2016 tarihli ve 7 nolu yönetim kurulu kararının CMK 133/3, TTK 391 maddeleri gereğince batıl olduğunun tespitini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca 6102 sayılı Yasa ile düzenlenen TTK 391 maddeye göre, yönetim kurulu kararının batıl olduğunun tespitinin mahkemeden istenebileceği, ancak yerleşik uygulamaya göre bu maddeye dayalı olarak açılacak davada davalının şirket olması gerektiği, davalı yönetim kurulu üyelerinin (kayyımların) şahıs olarak işbu davada pasif husumetlerinin bulunmadığı gerekçesiyle HMK 114/1-d,e,115 madde gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir. Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacılar vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 6,70 TL temyiz ilam harcının temyiz edenlerden alınmasına, 18/04/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kararın kaynağı

Kaynağın kontrol tarihi

Başlık, konu açıklaması ve makale bağlantıları editoryal içeriktir. Karar, kendi olayları ve uygulandığı dönem içindeki mevzuatla birlikte değerlendirilmelidir.

Kaynak bütünlük bilgisi

SHA-256: a7b98fdd3336ba57e35f9ca93f1a623e5598aa0d3e07bcd4e63ccb59ad139aa7

← Yargıtay kararlarına dönün