Uyuşmazlığınızla ilgili kararı bulun
Başlık, hukuki kavram, daire veya esas ve karar numarasıyla arayın.
1.012 karar
Karar tarihine göre yeniden eskiyeYargıtay 11. Hukuk Dairesi
Pay Sahibinin Bilgi ve İnceleme İsteminin Reddinde Kesinlik Tartışması
- Esas
- 2016/1162 E.
- Karar
- 2017/3675 K.
Pay sahibi, genel kurulda sorularının cevaplanmadığını ileri sürerek şirket defter ve kayıtlarında inceleme yetkisi istemiştir. Mahkeme, gündeme ilişkin soruların cevaplandığını, diğer istemlerin bilgi hakkı kapsamını aştığını kabul ederek kesin ret kararı vermiş; temyizi de ek kararla reddetmiştir. Yargıtay çoğunluğu esas ve ek kararı onamıştır. Karşıoy, TTK 437/5’teki kesinliğin kabul kararları bakımından geçerli olduğunu, ret kararının temyiz edilebilmesi gerektiğini savunmuştur. Yayımlanan metin, soruların ve belgelerin ayrıntılarını açıklamadığından hangi içeriklerin her durumda kapsam dışında sayılabileceği belirlenememektedir.
Yargıtay 19. Ceza Dairesi
Yanlış plaka deliline dayalı trafik cezası ve aynı itirazın yeniden karara bağlanması
- Esas
- 2016/5872 E.
- Karar
- 2017/5069 K.
KGYS formundaki plaka ile itiraz edenin aracının plakası uyuşmadığı halde ilk sulh ceza hakimliği başvuruyu reddetmiş; başka hakimlik aynı cezayı sonradan kaldırmıştır. Yargıtay ilk kararı bozup para cezasını kaldırmıştır. İkinci karar da aynı konuda önceki kesin karar bulunduğu için bozulmuş, ancak aleyhe sonuç doğurmama ve yeniden yargılama yapılmaması kaydı korunmuştur. Böylece aynı dosyada farklı kanun yararına bozma sonuçları uygulanmıştır. Karar genel başvuru süresini veya her idari para cezasında görevli yargıyı belirlemez; somut yanlış plaka delili ve tekrar başvuruyla sınırlıdır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Yönetim Kurulu Üyesine İşlem ve Rekabet İzninde Oy Yasağı
- Esas
- 2016/3815 E.
- Karar
- 2017/2497 K.
Genel kurul, yönetim kurulu üyelerine şirketle işlem ve rekabet izni vermiş; ilk derece mahkemesi üyelerin oydan yoksunluğu nedeniyle izin kararını tümüyle iptal etmiştir. Yargıtay, üyenin kendi lehine ve TTK 436/1’deki yakınlarının oylamasında yasak bulunduğunu, buna karşılık diğer üyeler lehine oy kullanabileceğini açıklamıştır. Bir üyenin kendisi ve kızının oyları çıkarılınca gerekli çoğunluk kalmadığından onun yönünden iptal yerinde bulunmuştur. Diğer iki üye için bu eksiklik oluşmadığından onların izinlerinin de iptali doğru görülmemiştir. Hüküm bu kapsamda davalı şirket yararına bozulmuştur.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi
Eksik yüzölçümüyle satılan taşınmazın sonradan düzeltilmesinde Devletin sorumluluğu
- Esas
- 2017/5586 E.
- Karar
- 2017/3353 K.
Mirasçılar 1957’de satılan taşınmazın yüzölçümünün sonraki kadastro düzeltmesiyle arttığını, mirasbırakanın eksik kayda dayanarak daha az bedelle sattığını ileri sürmüştür. İlk ret kararı önce onanmış; karar düzeltmede Daire kadastro ve tapu işlemlerinin bütün olduğunu, hukuka aykırı kayıt ile zarar arasında bağ bulunduğunu kabul etmiştir. Satıcıların Devlete TMK m. 1007 veya alıcıya sebepsiz zenginleşme yoluna başvurabileceği açıklanarak onama kaldırılıp hüküm bozulmuştur. Zarar düzeltme tarihindeki verilere göre belirlenmelidir. Alıcı aleyhine bu dosyada tahsil hükmü kurulmamıştır; aynı zarar için mükerrer tahsil sonucu çıkarılamaz.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi
Kamu Alt İşveren İşçisinin Kıdeminde Asıl ve Son Alt İşverenin Birlikte Sorumluluğu
- Esas
- 2017/23144 E.
- Karar
- 2017/5551 K.
Kamu hastanesinde alt işveren temizlik işçisi olarak çalışan kişi emeklilik nedeniyle kıdem tazminatı istemiştir. Mahkeme, 6552 sayılı Kanunla kamu kurumuna ödeme görevi verildiği gerekçesiyle alt işveren yönünden davayı reddetmiş ve yalnız Bakanlığı sorumlu tutmuştur. Yargıtay, bu ödeme düzenlemesinin İş Kanunundaki asıl ve alt işverenin işçiye karşı birlikte sorumluluğunu kaldırmadığını, işçinin seçimlik talep olanağının devam ettiğini açıklamıştır. Yalnız kamu asıl işvereninin sorumlu tutulması bozulmuştur. Karar, işçiye karşı dış ilişkide birlikte sorumluluğu konu almaktadır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Marka hükümsüzlüğünde ayrıca ileri sürülen kötüniyet iddiasının incelenmesi
- Esas
- 2015/13241 E.
- Karar
- 2017/1472 K.
Yabancı ülkede kullanılan marka ve ticaret unvanına dayanılarak sonraki Türkiye tescilinin bütün mal ve hizmetlerde hükümsüzlüğü istenmiştir. Mahkeme önceki kullanımın kanıtlandığı sınıfta kabul, diğer sınıfta ret kararı vermiştir. Daire, ayrıca ileri sürülen kötüniyet iddiasının hiç incelenmemesini eksiklik saymış; marka korumasından haksız yararlanma, yedekleme veya baskı amacı gibi olguların somut değerlendirilmesini istemiştir. Metnin gerekçesi davacı yararına bozma derken sonuç bölümü davalı yararına ifadesini kullanır. Bu kaynak iç tutarsızlığı korunarak açıklanmalı; hüküm kesin biçimde bir taraf lehine düzeltilmemelidir. Uyuşmazlık 556 sayılı KHK dönemine aittir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Acentenin zarar etmiş olmasının tek başına denkleştirmeyi engellememesi
- Esas
- 2015/13003 E.
- Karar
- 2017/1215 K.
Uzun süreli bakım hizmeti sözleşmesi yenilenmeyen şirket portföy, sözleşmesel zarar ve kar kaybı istemiştir. Mahkeme son beş yıl zararla kapandığı için portföy talebini reddetmiştir. Daire bu gerekçeyi yeterli görmemiş; sözleşmenin sona ermesinde kusuru bulunmayan acentenin isteminin TTK 122 koşulları ve son beş yıllık komisyon/diğer ödeme ortalaması üst sınırıyla değerlendirilmesini istemiştir. Diğer taleplerde ret korunmuş, denkleştirme yönünden bozma verilmiştir. Üst sınır otomatik ödenecek miktar değildir; kanuni koşulların tamamı ve hakkaniyet ayrıca değerlendirilmelidir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Uluslararası çocuk iadesinde önceden velayet kararı aranmaması ve bir yıllık başvuru
- Esas
- 2016/24087 E.
- Karar
- 2016/15092 K.
Çocuk, mutad meskeninin bulunduğu ülkeden Türkiye’ye getirilerek alıkonulmuş; iade isteyen ebeveyn bir yıl dolmadan başvurmuştur. Daire, Lahey Sözleşmesi kapsamında iade için daha önce verilmiş velayet veya kişisel ilişki kararının bulunmasının ve varsa bu kararın Türkiye’de tanınıp tenfiz edilmesinin zorunlu olmadığını açıklamıştır. Dosyada ciddi fiziksel veya psikolojik risk ile diğer kaçınma sebeplerinin kanıtlanmadığı kabul edilmiştir. Bir yıl içinde başvuru yapılmışken çocuğun yeni ortama alışmasına dayanılarak iadeden kaçınılamayacağı belirtilerek ret hükmü bozulmuştur. Karar iade istisnalarını her dosya için kaldırmaz; çocuğun üstün yararı ve sözleşmedeki istisnalar somut delillerle ayrıca incelenir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi
Aynı adlı eski eşlerin karıştırılması nedeniyle çelişen mirasçılık belgelerinin iptali
- Esas
- 2015/9594 E.
- Karar
- 2016/8033 K.
Ortaklığın giderilmesi dosyasında biri mirası Hazineye, diğeri bir gerçek kişiye bırakan iki mirasçılık belgesi ortaya çıkmıştır. Nüfus kayıtlarında aynı adı taşıyan eşlerin karıştırıldığı görülmüştür. Daire, mirasçı gösterilen kişinin annesinin murisin diğer eşi olduğunu ve murisin mirasçı bırakmadan öldüğünü saptamıştır. Bu nedenle gerçek kişiyi mirasçı gösteren belgenin iptali gerekirken ters yönde verilen kabul hükmü bozulmuştur. Sonuç somut nüfus, evlilik ve ölüm kayıtlarının birlikte incelenmesine dayanır; yalnız isim benzerliği mirasçılık ilişkisini kurmaz.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
İşletmeyi devralanın eski iş kazasından doğan Kurum rücu borcu
- Esas
- 2015/21315 E.
- Karar
- 2016/10654 K.
SGK eski iş kazası nedeniyle bağladığı gelirleri elektrik işletme hakkını devralan şirketten istemiştir. Mahkeme İş Kanunu m. 6’daki iki yıllık sorumluluğu esas alıp husumetten ret vermiştir. Daire ticari işletme devrinde 818 sayılı BK m. 179’un uygulanması gerektiğini; devir türü, 2006 ve 2013 işlemleri ile Kuruma ihbar veya ilan hususlarının araştırılmasını istemiştir. Tarafların sorumsuzluk anlaşmalarının alacaklıya karşı ileri sürülemeyeceği açıklanarak karar bozulmuştur. Sorumluluk henüz kesin kabul edilmemiştir; bildirim ve devir şartları tamamlanmalıdır. Eski BK uygulaması yeni devirlerin bütün sorumluluk süreleri için tek başına ölçüt değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Şirket birleşmesinde alacaklının teminat istemi ve yargısal başvuru hakkı
- Esas
- 2015/12540 E.
- Karar
- 2016/7000 K.
Hizmet akdinden doğan bonus prim alacağı için iş mahkemesinde dava açan alacaklı, borçlu şirketin başka şirketle birleşmesinden sonra devralandan ödeme veya teminat istemiştir. İlk derece mahkemesi, alacak davasının sürmesi ve TTK m. 157’nin birleşmeye itiraz hakkı tanımadığı gerekçesiyle talebi reddetmiştir. Yargıtay, talebin madde koşullarına uygun yapılması ve birleşmenin alacağın ifasını tehlikeye düşürdüğünün ispatı halinde devralanın teminat gösterme yükümlülüğü bulunduğunu belirtmiştir. Teminat verilmezse dava veya icra yoluna başvurulabileceği değerlendirilmeden verilen ret kararı bozulmuştur. Karar alacağın veya teminatın kendiliğinden ödenmesine ilişkin kesin bir eda hükmü değildir; koşulların yeniden incelenmesini gerektirir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Kaldıraçlı yatırım hizmetinde tüketici mahkemesinin görevli sayılarak görevsizliğin bozulması
- Esas
- 2016/90 E.
- Karar
- 2016/6987 K.
Yatırımcı kaldıraçlı işlem sözleşmesinin feshi ve zararın tazminini istemiştir. Tüketici mahkemesi kâr amaçlı yatırımın tüketici işlemi olmadığı gerekçesiyle ticaret mahkemesine görevsizlik vermiştir. 11. Hukuk Dairesi 6502 nin tüketici, finansal hizmet ve görev hükümlerini birlikte yorumlayarak somut ilişkinin tüketici işlemi olduğunu kabul etmiş ve görevsizliği bozmuştur. Tazminatın haklılığı veya tutarı henüz incelenmemiş; dosyada gerekli araştırmayla esasa girilmesi istenmiştir. Karar her profesyonel yatırımcının veya bütün sermaye piyasası uyuşmazlıklarının tüketici sayıldığı biçiminde genellenemez; 2014 dava dönemi ve somut hizmet ilişkisiyle okunmalıdır.
Karar başlıkları ve özetler, ilgili konunun bulunmasını kolaylaştıran editoryal açıklamalardır. Tam metin, kaynak bağlantısı ve kararın somut olaya ilişkin sınırları her karar sayfasında ayrıca gösterilir.
