İÇTİHAT ARŞİVİ

Yargıtay Kararları

Kararın hangi uyuşmazlığı çözdüğünü görün; gerekçesini, sonucunu ve tam metnini ilgili hukuk makaleleriyle birlikte inceleyin.

1.012 karar25 hukuk alanıHukuk makalelerine geçin →

1.012 karar

Karar tarihine göre yeniden eskiye
Sözleşmeler ve Borçlar Hukuku

Yargıtay 19. Hukuk Dairesi

Ticari borca kefalette el yazısı koşulu ve teselsül karinesi

Esas
2016/2405 E.
Karar
2016/10936 K.

Ticari borç için imzalanmış kefalet senedinde kefalet tarihi ve limiti el yazısıyla yazılmış, bazı kefiller müteselsil kefil ibaresini el yazısıyla belirtmemiştir. İlk derece mahkemesi bu kefilleri adi kefil sayarak asıl borçluya başvuru koşullarının oluşmadığını kabul etmiştir. Daire çoğunluğu, senet metni ve TTK m. 7 ticari teselsül karinesini birlikte değerlendirerek kefaletin müteselsil kabul edilmesi gerektiği gerekçesiyle hükmü bozmuştur. Muhalefet şerhi, TBK m. 583’teki el yazısı koşulunun ticari teselsül karinesiyle ortadan kaldırılamayacağını savunur. Karar sözleşmesel kefalet senedi hakkındadır; bağımsız garanti veya icra dairesinde verilen kefaletin özel şartlarını çözmez. Tarih konusunda resmi metadata ile metin arasında fark vardır.

Kararın sonucuOyçokluğuyla bozma; muhalefet şerhi mevcut
Tüketici Hukuku

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi

Hakem Heyeti Kararına İtirazda Tüketici Mahkemesinin Görevli Olması

Esas
2016/3968 E.
Karar
2016/6000 K.

Tüketici mahkemesi belediyenin verdiği zararı haksız fiil olarak nitelendirip asliye hukuk mahkemesini görevli saymış; asliye hukuk ise davanın hakem heyeti kararına itiraz olduğunu belirterek görevsizlik vermiştir. Yargıtay, uygulanmış 4077 sayılı Kanun 22/5 hükmünü aktararak itiraz uyuşmazlığı için tüketici mahkemesini yargı yeri olarak belirlemiştir. Karar, belediyenin esastan tazminat sorumluluğunu veya hakem heyetinin bütün başvuru koşullarını çözmez. Metindeki başvuru tutarı ve on beş günlük süre eski kanun alıntısıdır.

Kararın sonucuKarşılıklı görevsizlik üzerine tüketici mahkemesi oybirliğiyle yargı yeri olarak belirlendi.
Ticaret ve Şirketler Hukuku

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu

Eski TTK dönemindeki iplik satışında e-posta ile ayıp ihbarının kanıtlanması

Esas
2014/861 E.
Karar
2016/632 K.

Tacir alıcı teslim aldığı ipliklerin kullanılamaz olduğunu ve süresinde e-postayla bildirdiğini ileri sürmüştür. Satıcı bildirimi inkar etmiş, teknik incelemede bilgisayarda e-posta izi bulunmamıştır. HGK çoğunluğu 2005 olayına 6762 sayılı eski TTK’nın uygulanacağını, ihbarın o rejime uygun delillerle kanıtlanmadığını kabul ederek direnme kararını bozmuştur. Azınlık ihbarın her delille ispatlanabileceği ve somutta yapıldığı görüşündedir. Karar yeni TTK m. 18/3’ün farklı rejimini ayrıca açıklar; eski şekil yaklaşımı güncel bütün ayıp bildirimlerine taşınamaz. Kaynaktaki yeni TTK madde numarası yanlışlığı doğru norm olarak tekrarlanmamalıdır.

Kararın sonucuEski kanuna uygun ayıp ihbarı ispatlanmadığından direnme kararının oyçokluğuyla bozulması
Sigorta ve Tazminat Hukuku

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi

Kasko kazasında olay yerinden ayrılmanın tek başına teminat dışılık veya ispat yükü değişikliği doğurmaması

Esas
2016/1335 E.
Karar
2016/6030 K.

Tek taraflı kazadan ayrılan sigortalının talebi, alkolsüz ve ehliyetli olduğunu kanıtlamadığı gerekçesiyle reddedilmiştir. Daire tutanak ve fotoğraflarla kaza ve hasarın kanıtlandığını, teminat dışı halin somut ispatının sigortacıda kaldığını belirtmiştir. Olay yerinden ayrılma tek başına bu yükü değiştirmez. Geç ihbar veya bilgi-belge ihlalinde kusur ve ödenecek tutardaki artış bağlantısı değerlendirilmelidir. Ret bu nedenle bozulmuştur. Daire hasar miktarını doğrudan hükmetmemiş; bütün delillerle esasa ilişkin inceleme yapılmasını istemiştir.

Kararın sonucuİspat yükünün yanlış dağıtılması nedeniyle ret hükmünün oybirliğiyle bozulması
Fikri Mülkiyet ve Sınai Haklar Hukuku

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

Sonraki Faydalı Model Belgesinin Önceki Koruma Kapsamındaki Buluşu Kullanma İzni Sağlamaması

Esas
2015/10230 E.
Karar
2016/4877 K.

Davacılar, sandviç panel alın kaplama makinesine ilişkin faydalı modele tecavüzün önlenmesini istemiştir. Mahkeme, davalı makinesinin önceki belgenin ana istemindeki bütün unsurları içerdiğini ve ayrıntı farklarının koruma kapsamını değiştirmediğini kabul etmiştir. Sonraki belgeye sahip olunmasının önceki buluşu kullanma hakkı vermediği; izin veya ilgili lisans mekanizmasının ayrı olduğu değerlendirilerek tecavüz ve haksız rekabetin önlenmesine karar verilmiştir. Yargıtay hükmü kısa gerekçeyle onamıştır. Karar mülga 551 sayılı KHK dönemindedir; somut zorunlu lisans verilmesi veya bunun bedelinin belirlenmesi hakkında değildir.

Kararın sonucuDavalının bütün temyiz itirazları reddedilerek faydalı modele tecavüzün ve haksız rekabetin önlenmesi ile ilan yönündeki kabul hükmü oybirliğiyle onandı.
Tüketici Hukuku

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu

Ücret ödenerek yaptırılan araç onarımı ve seçimlik hakkın değiştirilmesi

Esas
2014/1086 E.
Karar
2016/542 K.

Tüketici, garanti kapsamındaki gizli ayıp nedeniyle ücretsiz onarım istemiş; servis garanti süresinin geçtiğini söyleyince onarım için ücret ödemiştir. Daha sonra ihtarla onarım gideri ve değer kaybını istemiş, davada ise araç bedelinin iadesini de talep etmiştir. Hukuk Genel Kurulu çoğunluğu, bu davranışı ücretsiz onarım hakkının kullanılması kabul ederek sonradan seçimlik hakkın değiştirilip araç bedelinin istenemeyeceğini ve yalnız onarım giderinin tahsil edilebileceğini belirtmiştir. Aksi yöndeki görüş çoğunlukça benimsenmemiştir. Direnme kararı bozulmuştur. Karar 2005 satışına 4077 sayılı Kanun ve eski garanti yönetmeliğini uygular; güncel 6502 rejimi, tekrar arıza ve tamir süresinin aşılması istisnaları ayrıca değerlendirilmelidir.

Kararın sonucuDirenme kararının oyçokluğuyla bozulması
İcra ve İflas Hukuku

Yargıtay 23. Hukuk Dairesi

İflasta Kayıt Kabul Davasında Tebliğden Başlayan Süre ve Alacak Dilimlerine Göre Ret

Esas
2015/5275 E.
Karar
2016/2424 K.

Alacaklı, ilama dayanan alacağının ve faizinin iflas masasına kaydını istemiştir. Sıra cetvelinin tebliği için adres ve masraf avansı bildirildiğinden, reddedilen kısım yönünden on beş günlük dava süresi somut olayda tebliğden başlamıştır. Sonradan şartlı kabul kaydının kesinleşmesi, önceden reddedilen kısma ilişkin süreyi yeniden başlatmamıştır. Kayıtlı alacak yönünden hukuki yarar, süresinde dava açılmayan kısım yönünden özel dava şartı bulunmadığı; iflas sonrası faiz yönünden istemin erken olduğu ayrıştırılmıştır. Çoğunluk hükmü düzelterek onamış, karşıoy gerekçelerin hüküm fıkrasında tekrarlanmasını gereksiz bulmuştur.

Kararın sonucuRet hükmü, 88.318,92 TL için erken dava; 526.066,32 TL için hukuki yarar yokluğu; 227.856,73 TL için hak düşürücü sürede dava açılmamasına ilişkin dava şartı yokluğu belirtilerek oyçokluğuyla düzeltilerek onandı.
Aile ve Boşanma Hukuku

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi

Yabancı Boşanma Kararının Tanınmasının Türkiye’deki Davaya Bekletici Sorun Olması

Esas
2015/14872 E.
Karar
2016/6515 K.

Kadının Türkiye’de açtığı boşanma davasından sonra erkek, yabancı mahkemenin boşanma kararının tanınması için ayrı dava açmıştır. Yargıtay, tanıma gerçekleşirse kesin hüküm etkisinin yabancı kararın kesinleştiği tarihten başlayacağını ve eşlerin o tarihte boşanmış sayılacağını açıklamıştır. Bu nedenle Türkiye’deki boşanma davasının esası ve sonucu tanıma davasına bağlıdır. Tanıma davasının HMK 165/1 uyarınca bekletici sorun yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken beklenmeden hüküm kurulması bozma nedeni olmuştur. Karar, yabancı ilamın tanıma şartlarını tek tek değerlendirip tanımaya karar vermemektedir.

Kararın sonucuDerdest tanıma davası bekletici sorun yapılıp sonucuna göre hüküm kurulmak üzere boşanma kararı oybirliğiyle bozuldu.
İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi

İş Güvencesi Dışındaki İşçinin Sendikal Tazminatı ve Talep Edilmeyen İşe İade

Esas
2016/5952 E.
Karar
2016/5574 K.

Altı aydan az kıdemi bulunan işçinin sendikal tazminat talebi önce iş güvencesi kapsamında olmadığı gerekçesiyle reddedilmiştir. Önceki bozma, bu kapsam dışında olmanın sendikal tazminatı engellemediğini ve sendikal nedenin delillerle incelenmesini istemiştir. Mahkeme bozmaya uyduktan sonra sendikal neden bulunduğunu kabul ederek hem tazminat hem işe iade kararı vermiştir. Yargıtay, sendikal nedenle fesih değerlendirmesini yerinde bulmuş; ancak işçinin yalnız sendikal tazminat istediğini vurgulamıştır. Talep edilmeyen işe iadeye de hükmedilmesi taleple bağlılık ve bozma gereğine aykırı görülerek karar yeniden bozulmuştur.

Kararın sonucuSendikal neden kabulü yerinde görülmekle birlikte, yalnız tazminat talebi varken ayrıca işe iade kararı verilmesi nedeniyle hüküm oybirliğiyle bozuldu.
İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi

Ücretsiz izin teklifiyle alınan işçi feshi dilekçesi ve gerçek işveren feshi

Esas
2015/26811 E.
Karar
2016/4113 K.

Banka ücretsiz izin teklif etmiş, bunu kabul etmeyen çalışandan sözleşmeyi kendisinin haklı nedenle feshettiğini belirten dilekçe ve protokol almıştır. İlk derece mahkemesi bu belgeleri işçi feshi sayarak işe iade istemini reddetmiştir. Daire, tanık anlatımları, işçinin ihbar ve iş güvencesi haklarından vazgeçmesinin olağan akışa aykırılığı ve benzer uygulamaları birlikte değerlendirmiştir. Belgelerin işverenin fesih işlemini örtmek için alındığı ve gerçek feshin banka tarafından yapıldığı kabul edilmiştir. Yazılı fesih bildirimi de bulunmadığından karar bozularak ortadan kaldırılmış ve işe iadeye doğrudan hükmedilmiştir. Karar serbest iradeyle kabul edilmiş her ücretsiz izni geçersiz saymaz; somut baskı ve örtülü fesih düzeni belirleyicidir.

Kararın sonucuRet hükmünün bozularak ortadan kaldırılması ve doğrudan işe iade
Tüketici Hukuku

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu

Sağlık nedeniyle tura katılamamada bildirim ve geri alınamayan giderler

Esas
2014/826 E.
Karar
2016/170 K.

Tüketici ameliyat nedeniyle tura katılamayıp bedel iadesi istemiştir. Sözleşmede mücbir sebep hükümleri bulunmaması sağlayıcıya ek hak kazandırmaz. HGK sağlık engelinin raporla belgelenmesini ve her düzenleyiciye zamanında bildirildiğinin kanıtlanmasını aramış; yalnız sigortacıya başvuruyu yeterli görmemiştir. Tur şirketinin o ana kadar yaptığı ve geri alamadığı giderler belirlenip kalan tutarın iadesi gerektiğinden tam bedel kabulü bozulmuştur. Uyuşmazlık 2011 sözleşmesi ve 4077 sayılı eski Kanun dönemindedir. Kanıtlanmış, geri alınamayan gider ile varsayımsal kesinti ayrılmalı; güncel yönetmelik şartları ayrıca incelenmelidir.

Kararın sonucuBildirim ve geri alınamayan masraflar araştırılarak kalan bedelin iadesi için direnme kararının oybirliğiyle bozulması
Ticaret ve Şirketler Hukuku

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

Anonim şirketin haklı feshinde eski olaylara yeni TTK uygulanması ve ispat

Esas
2015/2939 E.
Karar
2016/937 K.

Pay sahipleri bilgi alamama, kar dağıtılmaması ve şirket dışına kaynak aktarılması iddialarıyla fesih istemiştir. Mahkeme haklı nedenleri kanıtlanmamış bulmuştur. Daire çoğunluğu, TTK m. 531’in eski kanun döneminde gerçekleşen olaylara uygulanabileceğini ve olayın yeni dönemde sürmesinin zorunlu olmadığını kabul ederek gerekçeyi düzeltmiş, ispat yokluğu nedeniyle ret sonucunu onamıştır. İki karşı oy zaman bakımından uygulamaya itiraz eder. Fesih yerine pay bedeli veya başka çözüm açıklaması kanun hükmünün aktarımıdır; somut dosyada çıkış bedeline hükmedilmemiştir. Şirkette yaşanan her anlaşmazlığın feshe yeteceği sonucu çıkarılamaz.

Kararın sonucuHaklı sebepler kanıtlanmadığından ret kararının değiştirilmiş gerekçeyle oyçokluğuyla onanması; iki karşı oy

Karar başlıkları ve özetler, ilgili konunun bulunmasını kolaylaştıran editoryal açıklamalardır. Tam metin, kaynak bağlantısı ve kararın somut olaya ilişkin sınırları her karar sayfasında ayrıca gösterilir.