KARARA İLİŞKİN EDİTORYAL AÇIKLAMA
Kararın konusu ve hukuki mesele
Devremülk alıcısının bilgisiyle eşe tescil sonrası sözleşme tarafının ve dava yetkisinin değişmesi
İlk alıcı devremülk sözleşmesinin iptalini ve ödediği bedelin iadesini istemiştir. Taşınmaz payının onun bilgisi ve muvafakatiyle eşine tescil edildiği taraflarca kabul edilmiştir. Daire somut tapu devrini şirketin sözleşme devrine onayı saymış; sözleşmesel tarafın eş haline geldiğini ve ilk alıcının sözleşmeye dayalı dava sıfatının kalmadığını belirterek kabul hükmünü bozmuştur. Sonuç yalnız tapunun herhangi bir yakına yazılmasıyla bütün ilişkilerin her durumda devredildiği biçiminde genişletilemez; taraf iradeleri ve somut ifa birlikte kabul edilmiştir.
Kararın sonucu
Sözleşmeyi devreden davacının aktif dava sıfatı bulunmaması nedeniyle kabul hükmünün oybirliğiyle bozulması
RESMÎ KARAR METNİ
Kararın tam metni
Kaynakta açık kalan özel kişi soyadı/eş adı ve kişiye özgü sözleşme numarası okuma kopyasında ek anonimleştirilir. Daire metnindeki aktif dava ehliyeti ifadesi somut sözleşme tarafı sıfatı bağlamındadır.
13. Hukuk Dairesi 2016/21480 E. , 2018/4743 K.
"İçtihat Metni " MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat Seval Sönmez geldi. Karşı taraftan gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, davalı şirket temsilcilerince tanıtım amacı ile götürüldükleri Yalova'da hiç niyeti yokken psikolojik baskı sonucu [sözleşme numarası] nolu ve 01/07/2015 tarihli 27.450,00 TL miktarlı devremülk sözleşmesi ve sözleşmede dökümü yazılı vadeler halindeki borç için senet imzaladığını, davalıya bu sözleşme için 14.500,00 TL ödeme yaptığını, sözleşmeden yararlanmadığını, sözleşmenin noterde tanzim edilmediğini, 27.07.2015 tarihli davalı şirkete hitaben cayma ihtarnamesi göndererek ödediği bedelin iadesini istediğini, ancak şirketçe olumlu cevap verilmediğini belirterek sözleşmenin ve sözleşme sebebi ile tanzim edilen senetlerin iptali ile yaptığı ödememenin iadesine karar verilmesi talep etmiştir. Davalı, davacının sözleşmeyi kendi rızası ile imzaladığını, sözleşmenin devre tatil değil hisseli gayrimenkul satış sözleşmesini olduğunu, bu sebeple davacının cayma hakkının bulunmadığını, şirketin üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiğini beyan ederek davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, Davanın Kabulü ile, taraflar arasındaki [sözleşme numarası] sözleşme numaralı ve 01/07/2015 tarihli, 27.450,00.TL miktarlı Yalova Termal Palace Hisseli Gayrimenkul Satış Sözleşmesi başlıklı sözleşmenin iptaline, bu sözleşme sebebiyle davacının davalıya borçlu olmadığına, Bu sözleşme sebebiyle davacının ödediği anlaşılan 14.500,00 TL'nin, 1.500,00.TL'si için ödenme tarihi olan 01/07/2015, 13.000,00.TL'si için ödeme tarihi olan 02/07/2015 tarihinden itibaren olmak üzere işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, Bu sözleşme sebebiyle tanzim edildiği anlaşılan senetlerin davacıya iade edildiği her iki taraf vekilince beyan edildiğinden bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir. Dava, taraflar arasında imzalanan devremülk sözleşmesinin iptaline ve ödenen bedelin iadesine ilişkindir. Dosya içinde bulunan ve dava konusu uyuşmazlığa konu 01.07.2015 tarihli sözleşmenin davalı şirket ile davacı ... [soyadı] arasında imzalandığı, sözleşme nedeniyle verilecek taşınmazın hisse tapusunun 23.07.2015 tarihinde sözleşmenin tarafı olan davacı ... [soyadı]'nin duruşmada yer alan beyanına göre bilgi ve muvafakati dahilinde davacının eşi [devralan eş] adına tescil edildiği anlaşılmaktadır. Bu husus tarafların da kabulünde olup, ihtilafsızdır. 6098 sayılı TBK.nun 205.maddesinde sözleşmenin devri hususu düzenlenmiş olup, 2.fıkrada sözleşmeyi devralan ile devreden arasında yapılan ve sözleşmede kalan diğer tarafça önceden verilen izne dayanan veya sonradan onaylanan anlaşmanın da sözleşmenin devri hükümlerine tabi olduğu, 3.fıkrasında ise sözleşmenin devrinin geçerliliğinin devredilen sözleşmenin şekline bağlı olduğu gösterilmiştir. Buna göre, taraflar arasında adi yazılı şekilde yapılan sözleşme davacının bilgisi dahilinde davacının eşine davalı şirket tarafından tapu devrinin yapılması ile geçerli hale gelmiş ve bu suretle davalı şirketçe TBK. 205. maddesi uyarınca sözleşmenin devrine onay verilmiştir. Bu durumda tapu devri adına yapılan dava dışı eş [devralan eş] sözleşmeden kaynaklanan uyuşmazlıklarla ilgili açılacak olan davada taraf haline gelmiş, davacı ... [soyadı]'nin de sözleşmeyi devretmesi nedeniyle sözleşmeye dayalı dava açma hak ve yetkisi sona ermiştir. Hâl böyle olunca; davacı ... [soyadı]’nin aktif dava ehliyeti bulunmadığından davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken, mahkemece bu husus gözardı edilerek yargılamaya devam edilip yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/I maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 19/04/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Kararın kaynağı
- Resmî kaynak
- Kararın resmî tam metin kaydı ↗
- Kaynağın kontrol tarihi
Başlık, konu açıklaması ve makale bağlantıları editoryal içeriktir. Karar, kendi olayları ve uygulandığı dönem içindeki mevzuatla birlikte değerlendirilmelidir.
Kaynak bütünlük bilgisi
SHA-256: e6ffc5603131e91b94dce032205a6fac33d532604890126acd8dc342d3cedda3
Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay bakımından hukuki görüş veya taahhüt niteliğinde değildir.
← Yargıtay kararlarına dönün