İÇTİHAT ARŞİVİ

Yargıtay Kararları

Kararın hangi uyuşmazlığı çözdüğünü görün; gerekçesini, sonucunu ve tam metnini ilgili hukuk makaleleriyle birlikte inceleyin.

1.012 karar25 hukuk alanıHukuk makalelerine geçin →

1.012 karar

Karar tarihine göre yeniden eskiye
İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi

Sabit Ücret ve Sefer Priminde Fazla Çalışma Hesabı ile Gerçek Ödemelerin Mahsubu

Esas
2025/9562 E.
Karar
2026/869 K.

Beton transmikser operatörü sabit ücretine ek sefer primi aldığını ileri sürmüştür. Alt mahkemeler bordrodaki fazla mesai ödemelerini prim sayarak bunları hesaptan düşmemiştir. Daire, sefer sayısı ve birim primin ayrıca belirlenmesini, sabit ücret için bir buçuk ve prim için yarım katsayılı fazla çalışma hesabının toplanmasını istemiştir. Saat belirtilmeden bordroda tahakkuk ettirilip bankadan ödenen gerçek fazla mesailerin de uygun indirimden sonra mahsup edilmesini açıklamıştır. Tazminata esas ücretin prim saptandıktan sonra yeniden hesaplanmasını istemiştir. Böylece yalnız prim, kota primi ve sefer primi modellerinin aynı hesapla karıştırılmasını önlemiştir.

Kararın sonucuSefer primi ve sabit ücret ayrıştırılmadan, gerçek fazla mesai ödemeleri mahsup edilmeden yapılan hesaplar nedeniyle hüküm bozulmuştur.
Sigorta ve Tazminat Hukuku

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

Zaman Çarterinde Uygunsuz Yakıt Zararının Sigortacıdan Tahsili

Esas
2025/4000 E.
Karar
2026/765 K.

Gemi maliki, kiracının uygun olmayan yakıt kullanması nedeniyle hasar ve kullanım kaybı doğduğunu ileri sürerek kiracı ile sigortacısına takip yapmıştır. Bozma sonrası mahkeme kiracı yönünden milletlerarası tahkim itirazıyla usulden ret, sigortacı yönünden ise 301.878,09 USD için itirazın iptali ve takibin devamı kararı vermiştir. Yalnız sigortacı temyiz etmiştir. Yargıtay, hükmün uyulan bozmaya uygun olduğunu belirterek onamıştır. Yayımlanan metin poliçe kapsamı ve doğrudan talep koşullarının ayrıntılarını açıklamamaktadır; kiracı hakkındaki tahkim ret kararının esası bu temyizde ayrıca incelenmemiştir.

Kararın sonucuSigortacı aleyhine 301.878,09 USD için takibin devamı ve belirli kısım üzerinden icra inkâr tazminatı hükmü, sigortacının temyizi reddedilerek oybirliğiyle onandı.
Aile ve Boşanma Hukuku

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi

Araç İçin Kullanıldığı Kanıtlanan Bileziklerde İade Edilmeme Savunmasının İspatı

Esas
2025/7140 E.
Karar
2026/1076 K.

Kadın, ziynetlerinin erkek tarafından kullanıldığını ileri sürmüştür. Bölge adliye mahkemesi bazı altınları kabul ederken yedi bilezik bakımından rızayla verildiği gerekçesiyle reddetmiştir. Daire, bu bileziklerin araç alımında kullanıldığının erkeğin ikrarı ve işyeri kaydıyla sabit olduğunu belirlemiştir. Bu aşamada iade edilmemek üzere verildiğini kanıtlama yükünün erkeğe ait olduğunu, bu olgunun ispatlanamadığını açıklamıştır. Bilezik talebinin reddini bu nedenle bozmuştur. Araç alımına rıza veya aile ihtiyacında kullanma olgusu tek başına geri istemekten vazgeçme olarak kabul edilmemiştir.

Kararın sonucuReddedilen yedi bilezik yönünden hüküm bozulmuş; bozma dışındaki temyiz itirazları reddedilmiştir.
Yargılama ve Usul Hukuku

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi

Tahliye Takibinde Temyiz Süresinden Ret Kararının Denetlenmesi

Esas
2025/8243 E.
Karar
2026/565 K.

Takibin iptali ve tahliye taahhüdünün geçersizliği istemi reddedildikten sonra istinaf başvurusu da reddedilmiştir. Sonraki temyiz talebi, tebliğden sonra süresinde yapılmadığı için istinaf mahkemesince reddedilmiştir. Daire yalnız bu son süre kararını incelemiş; İİK göndermesiyle HMK iki haftalık temyiz düzenlemesini ve dosyadaki tebliğ ile başvuru tarihlerini esas alarak sonucu onamıştır. Tahliye taahhüdünün geçerli olup olmadığı bu incelemede yeniden çözülmemiştir. İcra yargılamasının özellikleri ve somut tebligat kontrol edilmeden kaynak tarihleriyle başka dosyaya süre hesabı yapılmamalıdır.

Kararın sonucuTemyiz talebinin süreden reddi kararı onanmıştır; tahliye taahhüdünün esası incelenmemiştir.
Ticaret ve Şirketler Hukuku

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

Tamamlanan limited pay devrinin tesciline karar verilirken başka kişinin payı ve müdürlük taleplerinin ayrı reddi

Esas
2025/3524 E.
Karar
2026/716 K.

Payını noter sözleşmesiyle devreden ortak, genel kurul ve pay defteri işlemlerinin ardından pay ve yeni müdür tescilini istemiştir. Mahkeme kendi pay devrinin tescilini kabul etmiş; davada yer almayan başka kişinin payına ilişkin istemi ve müdürlük kararının onaylı belgesi/taraf konumuyla ilgili talepleri ayrı reddetmiştir. 11. Hukuk Dairesi kısmi sonucu onamıştır. Bir payın devir işlemlerinin tamamlanması bütün diğer tescil taleplerini otomatik kabul ettirmez. Kaynak noter ve genel kurul işlemleri bulunmadan yalnız taraf anlaşmasının yeterli olduğunu söylemez; sicil kaydı ve altta yatan geçerlilik süreci ayrı değerlendirilmiştir.

Kararın sonucuDavacının kendi pay devrinin tescili kabulü ve diğer taleplerin ayrımlı reddinin oybirliğiyle onanması
Ceza Hukuku

Yargıtay 10. Ceza Dairesi

2014 tarihli gizli soruşturmacı ve ayrı teknik izleme kararı eksikliğinde Başsavcılık itirazının Dairece reddi

Esas
2026/793 E.
Karar
2026/1001 K.

2014 tarihli uyuşturucu soruşturmasında örgüt koşulu olmadan gizli soruşturmacı görevlendirilmiş, ayrıca teknik araçlarla izleme kararı alınmamıştır. Daire önceki bozmasındaki hukuka aykırılık görüşünü korumuştur. Kayıtların kimlik belirlemede ve sanığa gösterilerek sorguda kullanılmasını da değerlendirerek Başsavcılığın genel adli kolluk faaliyeti açıklamasını yeterli görmemiştir. Başsavcılık itirazı Dairece reddedilip dosya Ceza Genel Kuruluna gönderilmiştir. Bu karar Genel Kurulun nihai itiraz sonucu değildir. Gizli soruşturmacı yönünden esas alınan örgüt koşulu olayın 2014 tarihindeki kanun metnine ilişkindir; güncel bütün uyuşturucu soruşturmalarına otomatik taşınamaz.

Kararın sonucuBaşsavcılık itirazının oybirliğiyle reddi ve CMK 308/3 uyarınca Ceza Genel Kuruluna tevdi
Ceza Hukuku

Yargıtay 10. Ceza Dairesi

2018’de Bekçilerce Elde Edilen Madde ve TCK 191 Davasında Durma Gereği

Esas
2025/717 E.
Karar
2026/977 K.

2018’de bekçilerce durdurulan kişi uyuşturucu maddeyi teslim etmiş; daha sonra erteleme ve denetimli serbestlik süreci ardından mahkûmiyet kurulmuştur. Yargıtay, eylem tarihinde yürürlükte olan 772 sayılı Kanun bakımından durdurma, kimlik sorma ve arama yetkisi bulunmadığını belirterek bu şekilde elde edilen maddenin hükme esas alınamayacağını kabul etmiştir. Ayrıca TCK 191/4 dava açma şartlarının oluşmadığını belirleyerek kovuşturma şartını beklemek üzere davanın durması ve erteleme/denetim infazının sürdürülmesi için savcılığa ihbar gerektiğini açıklamıştır. Mahkûmiyet kanun yararına bozulmuştur.

Kararın sonucuMahkûmiyet oybirliğiyle kanun yararına bozuldu; CMK 309/4-b kapsamında gerekli işlemler için dosya gönderildi. Gerekçe beraat değil, CMK 223/8 uyarınca durma ve erteleme infazına devam gereğidir.
Aile ve Boşanma Hukuku

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi

Kısa Evlilikte İrat Nafakasının Otuz Altı Ayla Sınırlandırılması ve Toptan Ödeme İncelemesi

Esas
2025/6376 E.
Karar
2026/1025 K.

İlk mahkeme evliliğin kısa sürmesine dayanarak aylık yoksulluk nafakasını otuz altı ayla sınırlamıştır. Daire, açık kanuna aykırılık nedeniyle resen inceleme yapmış; alacaklı böyle istemedikçe irat nafakasına hâkimin belirli süre koyamayacağını açıklamıştır. Bununla birlikte tarafların ekonomik ve sosyal durumlarıyla evlilik süresi dikkate alınarak bir defalık toptan ödemenin tartışılmasını istemiştir. Nafaka yönünden hüküm bozulmuş, diğer temyize konu bölümler onanmıştır. Süresiz istem, koşulların sürmesine bağlı destekle ilişkilidir; her kısa evlilikte zorunlu olarak toptan ödeme veya değişmez ömür boyu sonuç kararlaştırılmamıştır.

Kararın sonucuYoksulluk nafakası yönünden erkek lehine bozma; diğer temyize konu bölümlerin onanması. Toptan ödeme seçeneği yeniden tartışılacaktır.
Ceza Hukuku

Yargıtay 10. Ceza Dairesi

Pregabalinin Kullanmak İçin Bulundurulmasında Suç Oluşmaması ve Erteleme Kararı

Esas
2025/708 E.
Karar
2026/983 K.

Çocuğun saç ve idrar tetkikleri ile ele geçirilen kapsüllerde yeşil reçeteli ilaç etken maddesi pregabalin saptanmıştır. Savcılık TCK 191 uyarınca kamu davasının açılmasını ertelemiş, sulh ceza hâkimliği itirazı reddetmiştir. Yargıtay, dosyadaki maddenin kullanmak amacıyla bulundurulmasının suç oluşturmadığını ve unsurları oluşmayan suç nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmesi gerektiğini kabul etmiştir. İtirazın reddi kanun yararına bozulmuş, gerekli işlemler için dosya gönderilmiştir. Karar 3 Haziran 2021 eyleminin hukuki statüsüne ilişkindir.

Kararın sonucuKanun yararına bozma istemi kabul edildi; erteleme kararına itirazı reddeden sulh ceza hâkimliği kararı CMK 309/3 ve 309/4-a çerçevesinde oybirliğiyle bozuldu.
İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi

SGK Alacağı İçin Konuta Konulan Haczin Kaldırılmasının Onanması

Esas
2025/11328 E.
Karar
2026/709 K.

Borçlu, ailesiyle oturduğu konuta SGK tarafından konulan haczin kaldırılmasını istemiş; ayrıca tebligat ve borç yönünden itirazlar ileri sürmüştür. Kurum, 6183 sayılı Kanun’un 70. maddesinde değer fazlası varsa satışa imkân tanındığını savunmuştur. İş mahkemesi haczi kaldırmış, Yargıtay bu sonucun uygun bulunduğu BAM kararını onamıştır. İlam, konut değerini veya hangi ayrıntılı delilin belirleyici olduğunu açıklamamaktadır. Bu nedenle her tek konutun mutlak haczedilmezliği, bütün borç iddialarının kabulü veya özel icra şikâyeti süreleri hakkında genel sonuç çıkarılamaz.

Kararın sonucuSGK tarafından konulan taşınmaz haczini kaldıran kararın oybirliğiyle onanması.
İcra ve İflas Hukuku

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi

Tasarrufun İptalinde Borcun Doğumu ve Alıcının Ödediği İpotek Bedeli

Esas
2025/4878 E.
Karar
2026/468 K.

İflas eden borçludan taşınmaz alan üçüncü kişiye karşı tasarrufun iptali istenmiştir. Daire, ticari defterler incelenerek alacağın devirden önce doğup doğmadığının öncelikle belirlenmesini istemiştir. Ön koşul varsa, alıcının tapu bedeline ek olarak bankaya ödediği ipotek tutarı da toplam karşılığa dahil edilmelidir. Somut toplam ödeme ile bilirkişinin gerçek değer hesabı arasında iptali gerektirecek oransızlık bulunmadığını belirtmiştir. Bununla birlikte borçlu şirket yetkilisinin sonradan kira sözleşmesiyle oturmayı sürdürmesi nedeniyle kira ödemelerinin ve diğer iptal sebeplerinin araştırılmasını istemiş; kabul hükmünü bozmuştur.

Kararın sonucuBorcun doğumu araştırılmadan ve ipotek ödemesi hesaba katılmadan verilen kabul hükmü bozulmuş; kira ilişkisi ile diğer iptal sebeplerinin incelenmesi istenmiştir.
İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi

Yıllık İzne Rastlayan Hafta Tatilinin İzin Gününden Sayılmaması

Esas
2025/9525 E.
Karar
2026/757 K.

İlk mahkeme işçinin bakiye yıllık izin ücreti bulunmadığını kabul etmiştir. Adalet Bakanlığının kanun yararına temyizi üzerine Daire, iki tam yıllık hizmet karşılığında yirmi sekiz günlük hak bulunduğunu ve izin belgelerindeki takvim aralıklarına dört hafta tatilinin denk geldiğini belirlemiştir. Bu tatiller yıllık izin süresinden sayılmayacağı için kullanılmayan dört günlük izin ücretinin bulunduğunu açıklamıştır. Kesin karar kanun yararına bozulmuştur. Bozma sonuca etkili olmadığı için işçi lehine yeni bir tahsil hükmü veya kendiliğinden ödenecek kesin tutar kurulmuş sayılmamalıdır.

Kararın sonucuDört günlük bakiye izin gözden kaçırıldığı için karar, taraflar arasındaki sonuca etkili olmamak üzere kanun yararına bozulmuştur.

Karar başlıkları ve özetler, ilgili konunun bulunmasını kolaylaştıran editoryal açıklamalardır. Tam metin, kaynak bağlantısı ve kararın somut olaya ilişkin sınırları her karar sayfasında ayrıca gösterilir.