KARARA İLİŞKİN EDİTORYAL AÇIKLAMA
Kararın konusu ve hukuki mesele
Bileziklerin araç alımında kullanıldığı ikrar ve kayıtla belirlenince geri verilmemek üzere verildiğini kimin kanıtlayacağı.
Kadın, ziynetlerinin erkek tarafından kullanıldığını ileri sürmüştür. Bölge adliye mahkemesi bazı altınları kabul ederken yedi bilezik bakımından rızayla verildiği gerekçesiyle reddetmiştir. Daire, bu bileziklerin araç alımında kullanıldığının erkeğin ikrarı ve işyeri kaydıyla sabit olduğunu belirlemiştir. Bu aşamada iade edilmemek üzere verildiğini kanıtlama yükünün erkeğe ait olduğunu, bu olgunun ispatlanamadığını açıklamıştır. Bilezik talebinin reddini bu nedenle bozmuştur. Araç alımına rıza veya aile ihtiyacında kullanma olgusu tek başına geri istemekten vazgeçme olarak kabul edilmemiştir.
Kararın sonucu
Reddedilen yedi bilezik yönünden hüküm bozulmuş; bozma dışındaki temyiz itirazları reddedilmiştir.
RESMÎ KARAR METNİ
Kararın tam metni
Genel HMK ispat yükü alıntısı yerine somut bilezik kullanımından sonraki iade edilmeme savunmasına ilişkin kısa kesintisiz değerlendirme seçilmiştir. Araç alımı için rıza gösterilmesiyle geri isteme hakkından vazgeçilmesi birbirine eşitlenmemiştir.
2. Hukuk Dairesi 2025/7140 E. , 2026/1076 K.
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/... E., 2025/823 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı vekili tarafından reddedilen ziynet eşyaları yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı kadın vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.İlk Derece Mahkemesi tarafından ziynet eşyasının iadesi davasının kısmen kabulü ile "7 adet, her biri 15'er gr 22 ayar bileziğin davalıdan alınarak davacıya aynen iadesine, aynen iadenin mümkün olmaması halinde 10.000,00 TL bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte ödenmesine" karar verilmiş, taraf vekillerinin istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince bileziklerin kadın tarafından isteği ile iade edilmemek üzere erkeğe verildiği, bu nedenle bilezikler yönünden kabul kararı verilemeyeceği, talep edilen 22 adet çeyrek altının da evlilik sürecinde kadından alınıp kullanıldığı, erkek tarafından iade istenmeksizin kendisine verildiği iddia ve ispat edilemediği gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile "22 adet çeyrek altının davacıya aynen iadesine, aynen iadenin mümkün olmaması halinde değeri olan 5.874,00 TL'nin dava tarihi olan 12.02.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine fazlaya ilişkin talebin reddine " şeklinde karar verilmiştir. Karara karşı davacı kadın vekilince temyiz talebinde bulunulmuştur.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 6 ncı maddesine göre, kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür. 6100 sayılı Kanun'un 190 ıncı maddesinin birinci fıkrasına göre, kural olarak ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.
Davacı kadın vekili dava dilekçesinde; "...müvekkilinin altınları davalıya verdiğini, davalının araba aldığını ve arabayı kendi adına tescil ettiğini, bu şekilde davalının önce borçlarını ödeyebilmek ve evin iaşesini sağlamak üzere altınların bir kısmını alıp, bir kısmı ile de araba aldığını, kalan ziynetleri ise "eve er geç geliyoruz, hırsız girer, altınları çalar" diyerek müvekkilinin izni ve onayı olmaksızın kendi annesinin evine götürdüğünü, bu arada bir kez düğüne gitmek durumunda kalıp altınları takmak istediğinde davalının annesinin evinde kalan altınları müvekkilinin takması için müvekkiline teslim edildiğini, düğün sonrası yine davalının annesinin evine gidilip davalının ısrarı üzerine takıları çıkarıp davalıya teslim ettiğini..." iddia ederek ziynet eşyalarının aynen iadesine aksi halde bedelinin ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı erkek ise "...tarafların arabası olmadığı için ikinci el araba almak istendiğini, davacının ısrarları ile müvekkilinin yamaha marka motorunu satıp davacının da 6 adet bileziğini bizzat kendisi bozdurup bu paraları birleştirerek ikinci el bir araç alındığını, aracın alınmasını bizzat söyleyen, müvekkiline motorunu sattıran kişi davacı iken şimdi aksi beyanlarda bulunmasını anlayamadıklarını, davacının kendi isteğiyle ve iradesiyle 6 adet bileziğini bizzat kendi tanıdıkları sarrafa gidip bozdurmak suretiyle parasını satıcıya ödediğini, davacının müşterek haneyi sık sık yıllardan beri terkedip kendi ana-babasının evine gittiğini, her gidişinde altınlar ile kılık kıyafetlerini bile götürdüğünü..." savunmuştur. Hayat deneylerine göre olağan olan, bu çeşit eşyanın kadın üzerinde olması ya da evde saklanmış, muhafaza edilmiş bulunmasıdır. Diğer bir deyimle bunların davalının veya annesinin zilyetlik ve siyanetine terk edilmiş olması olağana ters düşer. Diğer taraftan, söz konusu eşya rahatlıkla saklanabilen, taşınabilen, götürülebilen nev’idendir. Onun için kadının bunları önceden götürmesi gizlemesi her zaman mümkündür. Ne var ki somut uyuşmazlıkta; dava konusu 7 bileziğin araba alımında kullanıldığı birbiri ile örtüşen davalı erkek eşin ikrarı ile ... isimli işyerinden gelen ... kaşeli 14.04.2021 havale tarihli kart ile sabittir. Erkek bu bileziklerin iade edilmemek üzere kendisine verildiğini iddia ve savunma doğrultusunda ispat yükü altında olup kadın tarafından bu eşyaların iade edilmemek üzere verildiği, kadının isteği ve onayı ile bozdurulup harcandığı hususu davalı tarafça kanıtlandığı takdirde, erkek bunları iadeden kurtulur. Toplanan delillerden davalı erkek kadının geri verilmemek üzere altınları verdiğini ispatlayamamıştır. Hal böyle iken Bölge Adliye Mahkemesince 7 bilezik yönünden de davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile bilezikler yönünden ret hükmü kurulması doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davacı kadın vekilinin bozma kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine, 2.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının reddedilen 7 adet bilezik yönünden BOZULMASINA, Temyiz peşin harcının istek halinde yatırana iadesine Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.02.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Kararın kaynağı
- Resmî kaynak
- Kararın resmî tam metin kaydı ↗
- Kaynağın kontrol tarihi
Başlık, konu açıklaması ve makale bağlantıları editoryal içeriktir. Karar, kendi olayları ve uygulandığı dönem içindeki mevzuatla birlikte değerlendirilmelidir.
Kaynak bütünlük bilgisi
SHA-256: 86f259d255b399ddcfccb45a6d3a6d3323bbfa03a6b801a0bd18de70d40df0fd
Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay bakımından hukuki görüş veya taahhüt niteliğinde değildir.
← Yargıtay kararlarına dönün