Aile ve Boşanma Hukuku

Kısa Evlilikte İrat Nafakasının Otuz Altı Ayla Sınırlandırılması ve Toptan Ödeme İncelemesi

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 2025/6376 E., 2026/1025 K., 3 Şubat 2026

Kararın tam metnine geçin

KARARA İLİŞKİN EDİTORYAL AÇIKLAMA

Kararın konusu ve hukuki mesele

Kısa evlilik gerekçesiyle aylık yoksulluk nafakasına belirli süre konulması ve ekonomik koşullara göre toptan ödemenin tartışılması.

İlk mahkeme evliliğin kısa sürmesine dayanarak aylık yoksulluk nafakasını otuz altı ayla sınırlamıştır. Daire, açık kanuna aykırılık nedeniyle resen inceleme yapmış; alacaklı böyle istemedikçe irat nafakasına hâkimin belirli süre koyamayacağını açıklamıştır. Bununla birlikte tarafların ekonomik ve sosyal durumlarıyla evlilik süresi dikkate alınarak bir defalık toptan ödemenin tartışılmasını istemiştir. Nafaka yönünden hüküm bozulmuş, diğer temyize konu bölümler onanmıştır. Süresiz istem, koşulların sürmesine bağlı destekle ilişkilidir; her kısa evlilikte zorunlu olarak toptan ödeme veya değişmez ömür boyu sonuç kararlaştırılmamıştır.

Kararın sonucu

Yoksulluk nafakası yönünden erkek lehine bozma; diğer temyize konu bölümlerin onanması. Toptan ödeme seçeneği yeniden tartışılacaktır.

RESMÎ KARAR METNİ

Kararın tam metni

Resmî kaynağı aç

Kaynak, yoksulluk nafakasının süresiz istenebilmesine ilişkin cümleyi 174/1 olarak numaralandırmaktadır. Bu kaynak içi madde numarası uyumsuzluğu özgün metinde korunmuş; özette yanlış numara tekrarlanmamıştır. Eski kısa alıntı kaynakta bulunan TMK 176/1 hükmüdür.

2. Hukuk Dairesi 2025/6376 E. , 2026/1025 K.

"İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 38. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/528 E., 2025/555 K.

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi, kadın lehine kabul edilen tazminatlar ve miktarları, kadın ve çocuk lehine kabul edilen nafakalar yönünden temyiz edilmiş olup, kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

1.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre davalı erkek vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.İlk Derece Mahkemesince davacı kadın yararına aylık irat şeklinde yoksulluk nafakası takdir edilmiş, bu şekilde hükmedilen yoksulluk nafakası "otuz altı ay ile " sınırlandırılmıştır. Mahkeme sınırlandırmanın gerekçesi olarak da, "evlik birliğinin çok kısa sürdüğü'' hususunu gerekçe göstermiştir. 6100 sayılı Kanun'un 369 ncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca; ''Yargıtay, tarafların ileri sürdükleri temyiz sebepleriyle bağlı olmayıp, kanunun açık hükmüne aykırı gördüğü diğer hususları da inceleyebilir.'' Her ne kadar davalı erkek vekilince, kadın lehine hükmolunan yoksulluk nafakası yönünden istinaf başvurusunda bulunulmamışsa da, irat şeklinde takdir olunan nafakanın belirli bir süreyle sınırlandırılması kanuna açık aykırılık teşkil etmekte olup bozma sebebi oluşturacağından resen inceleme yapılmıştır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 174 üncü maddesinin 1 nci fıkrası gereğince; '' Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir.'' Yine 4721 Sayılı Kanun'un 176 ncı maddesinin 1 nci fıkrası gereğince; ''Maddi tazminat ve yoksulluk nafakasının toptan veya durumun gereklerine göre irat biçiminde ödenmesine karar verilebilir.'' Kanun, yoksulluk nafakasını belirli bir süreyle sınırlandırmamış, bu nafakanın "süresiz" olarak istenebileceğini öngörmüştür. Amaç, boşanmadan dolayı yoksulluğa düşecek eşin, diğer eş tarafından koşulları bulunduğu sürece ekonomik yönden desteklenmesi ve asgari yaşam gereksinimlerinin karşılanmasıdır. Bu bakımdan nafaka alacaklısı açıkça talep etmedikçe, yoksulluk nafakasının belirli bir süreyle sınırlandırılması yasada bulunmayan bir unsuru yasaya dahil etmek anlamına gelir. Kanunun, hakime takdir yetkisi tanıdığı veya durumun gereklerini ya da haklı sebepleri gözönünde tutmayı emrettiği konularda hakim, hakkaniyete göre karar verir (TMK. m.4). Kanun, yoksulluk nafakasının süresiyle ilgili hakime herhangi bir takdir hakkı tanımamış, süresini durumun gerekleri ya da haklı sebepleri gözönünde tutarak belirlemeyi de emretmemiştir. Kanun, bu nafakanın "süresiz" olmasını açıkça öngördüğüne göre, takdir hakkına sığınarak nafakayı belirli bir süreyle sınırlamak kanuna açık aykırılık oluşturur. Öyleyse, aylık irat şeklinde takdir edilen yoksulluk nafakasının belirli bir süreyle sınırlandırılması usul ve kanuna aykırı olduğu gibi evlilikte geçen süre de nazara alınarak hakimin takdir yetkisi çerçevesinde tarafların ekonomik ve sosyal durumlarına uygun olarak yoksulluk nafakası yönünden bir defaya mahsus olmak üzere "toptan ödeme" kararı verilmesi hususu da tartışılıp değerlendirilerek buna göre yoksulluk nafakasına hükmedilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının yoksulluk nafakası yönünden erkek lehine ORTADAN KALDIRILMASINA, 2.İlk Derece Mahkemesi kararının yoksulluk nafakası yönünden erkek lehine BOZULMASINA, 3.Davalı erkek vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA Peşin alınan harcın istek halinde yatırana iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, karardan bir örneğin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kararın kaynağı

Kaynağın kontrol tarihi

Başlık, konu açıklaması ve makale bağlantıları editoryal içeriktir. Karar, kendi olayları ve uygulandığı dönem içindeki mevzuatla birlikte değerlendirilmelidir.

Kaynak bütünlük bilgisi

SHA-256: fecf113dc7bb47d06cafc2cedbcdb0fb5831ee2a86f225a5693cf9ce7451ed77

← Yargıtay kararlarına dönün