İÇTİHAT ARŞİVİ

Yargıtay Kararları

Kararın hangi uyuşmazlığı çözdüğünü görün; gerekçesini, sonucunu ve tam metnini ilgili hukuk makaleleriyle birlikte inceleyin.

1.012 karar25 hukuk alanıHukuk makalelerine geçin →

1.012 karar

Karar tarihine göre yeniden eskiye
İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi

Mesleki hastalık kanıtlanmasa da ödenmeyen fazla çalışma nedeniyle haklı fesih ve kıdem hakkı

Esas
2025/9429 E.
Karar
2026/357 K.

Astım ve yoğun çalışma nedeniyle işten ayrılan matbaa işçisinin kıdem talebi, hastalığının işin niteliğinden doğduğu kanıtlanamadığı için reddedilmiştir. Alt derece bazı fazla çalışma ve tatil ücretlerini ise kabul etmiştir. 9. Hukuk Dairesi işçinin yoğun çalışıp ücret alamadığının sabit olduğunu ve fesihte bu alacağı da ileri sürdüğünü belirterek kıdem reddini bozmuştur. Sağlık nedeni ispatlanamaması bağımsız ücret ihlalini ortadan kaldırmamıştır. İşçinin her soyut ücret iddiası haklı sayılmamış; somut dosyada ödenmeyen fazla çalışma sabit kabul edilmiştir. Diğer temyiz itirazları reddedilmiştir.

Kararın sonucuBAM esastan ret kararının kaldırılması ve kıdem tazminatı reddinin oybirliğiyle bozulması
Ceza Hukuku

Yargıtay 11. Ceza Dairesi

Tahliye taahhüdünde sahtecilik iddiasının belge ve imza araştırılmadan hukuki ihtilaf sayılarak kapatılamaması

Esas
2025/3266 E.
Karar
2026/657 K.

Kiracı icrada kullanılan tahliye taahhüdünü düzenlemediğini belirterek sahtecilik şikayetinde bulunmuştur. Savcılık araştırma yapmadan hukuki ihtilaf gerekçesiyle KYOKvermiş, itiraz reddedilmiştir. 11. Ceza Dairesi belge aslının, takip ve hukuk mahkemesi dosyalarının getirtilmesi, şüphelinin dinlenmesi, yeterli örneklerle imza/yazı ve düzenleme tarihi araştırılması gerektiğini açıklamıştır. Eksik soruşturma karşısında genişletme yerine ret verilmesi kanun yararına bozulmuştur. Tahliye taahhüdünün kesin sahte olduğu veya şüphelinin mahkum edilmesi kararlaştırılmamış; özel hukuk ilişkisi ceza araştırmasını otomatik dışlamamıştır.

Kararın sonucuKanun yararına bozma isteminin kabulü; KYOKitirazını reddeden sulh ceza hakimliği kararının oybirliğiyle bozulması
Ticaret ve Şirketler Hukuku

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

Bölünmede Üç Şirketin Birlikte Sorumluluğunun Temyiz Edilmemesi ve Eleştirilerek Onama

Esas
2025/4719 E.
Karar
2026/202 K.

AVM işyerinin geç teslimi nedeniyle kira karşılığı gecikme tazminatı istenmiş; satıcı şirketin bölünmesiyle oluşan üç şirket hakkında müşterek ve müteselsil tahsil hükmü kurulmuştur. Yargıtay, önceki bozmanın TTK m.176 uyarınca bölünme planındaki borç tahsisinin değerlendirilmesini gerektirdiğini belirtmiştir. Tüm şirketlerin birlikte sorumlu tutulmasını yanılgılı bulmasına rağmen bu husus temyiz sebebi yapılmadığı için yalnız eleştirmiş, diğer itirazları reddederek hükmü onamıştır. Dolayısıyla tahsil hükmünün onanması, bölünmeye katılan her şirketin her borçtan koşulsuz ve aynı derecede sorumlu tutulduğunun esastan kabulü değildir.

Kararın sonucuTTK m.176 değerlendirmesindeki hata temyiz sebebi yapılmadığı için eleştiriyle yetinildi; davalıların tüm temyiz itirazları reddedilerek 313.939 TL gecikme tazminatının üç şirketten tahsili hükmü oybirliğiyle onandı.
Tahkim ve Uyuşmazlık Çözümü

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi

Önce Arabuluculuk Sonra Tahkim Şartının Geçerliliği ve İptal Denetiminin Sınırı

Esas
2025/5452 E.
Karar
2026/129 K.

Avukatlık ücret uyuşmazlığı için önce arabuluculuk yapılmış, anlaşma sağlanamayınca sözleşmedeki tahkim aşamasına geçilmiştir. İlk bozma, bu kademeli şartı kesin tahkim iradesi bakımından yetersiz görmüştür. Direnme incelemesinde Daire farklı sonuca varmış; iki bağımsız aşamanın birlikte kararlaştırılabileceğini ve somut şartın açık olduğunu kabul ederek direnme kararını onamıştır. Hakem kararının iptali davasında, kanunda sayılı iptal nedenleri dışında maddi hukukun doğru uygulanıp uygulanmadığının yeniden incelenemeyeceğini de belirtmiştir. Somut avukatlık hizmetinin tüketici işlemi sayılmaması, bütün avukatlık sözleşmelerine genelleştirilmemelidir.

Kararın sonucuHakem kararının iptali istemini reddeden direnme kararının Dairenin önceki bozmasından farklı değerlendirmeyle oybirliğiyle onanması.
Yargılama ve Usul Hukuku

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi

Tahliye itirazının kaldırılmasında parasal sınır için takip tarihinin esas alınması ve başvuru tarihi karşıoyu

Esas
2025/8362 E.
Karar
2026/181 K.

Tahliye taahhüdüne dayalı itirazın kaldırılması ve tahliyede 12. Hukuk Dairesi çoğunluğu, İİKEk 1/2 deki dava tarihini takip hukukunda takip tarihi olarak yorumlamıştır. 23.08.2024 takibindeki yıllık 54.000 TL kira temyiz sınırının altında olduğundan başvuru reddedilmiştir. Karşıoy, bağımsız icra mahkemesine 06.02.2025 başvurunun tarihini ve o tarihteki yıllık kirayı esas almak gerektiğini savunmuştur. Her iki hesapta da karar kesin olduğundan karşıoy sonuca katılmış, yalnız gerekçeye ayrılmıştır. Bu özel icra yorumunu genel mahkemede kira davasının üç aylık değerine veya eski BAM karar yılı yaklaşımına dönüştürmemek gerekir.

Kararın sonucuYıllık kira değeri ve takip tarihi esaslı çoğunluk gerekçesiyle miktardan ret; karşıoyun sonuca katılıp yalnız tarih/değer gerekçesine ayrılması
Tüketici Hukuku

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi

Tekrarlayan Üretim Ayıplı Yeni Araçta Misliyle Değişim ve Kullanım Bedeli

Esas
2025/3115 E.
Karar
2026/126 K.

Sıfır alınan araç kısa sürede tekrarlayan motor ve katalizör sorunları yaşamıştır. Daire, performansı etkileyen sürekli uyarıları, çok düşük kilometreyi ve ikinci el değerine yansıyan servis geçmişini dikkate alarak ayıpsız misliyle değişimi ölçülü bulmuştur. Kullanım bedelinin tüketiciden mahsup edilmesini de kanunun amacıyla bağdaşır görmemiştir. Ancak eski aracın yalnız bir davalıya iadesi şeklindeki hükmü, davalılara iade olarak düzeltmiştir. Değişim hükmü bu düzeltmeyle onanmıştır. Her küçük onarılabilir arızanın aynı sonucu doğurduğu yerine somut tekrar, değer ve kullanım beklentisi değerlendirmesi esas alınmıştır.

Kararın sonucuAyıpsız misliyle değişim kabulü, aracın iadesi “davalılara” olarak düzeltilerek onanmış; kullanım bedeli mahsubu kabul edilmemiştir.
İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi

Fazla Çalışmanın Ücrete Dahil Sayılmasının Sınırları ve Uzun Yıllık İzin İddiası

Esas
2025/9135 E.
Karar
2026/147 K.

Mağaza sorumlusu ödenmeyen çalışma alacakları nedeniyle fesih ve tazminat istemiştir. Daire, fazla çalışmanın aylık ücrete dahil edildiği sözleşme kaydına sınırlı değer vermiştir. Kabul edilen ücretin yıllık iki yüz yetmiş saati karşılaması nedeniyle dahil kısmın ispatlanan çalışma süresinden düşülmesini istemiştir. Ücrete dahil kayıtla fazla çalışma onayının farklı konular olduğunu açıklamıştır. Ayrıca dokuz yıl hiç izin kullanılmadığı kabul edilmeden işçinin bizzat dinlenmesini gerekli görmüştür. İzin kullandırıldığını kanıtlama yükünü işverende tutmuş, yalnız uzun iddianın açıklığa kavuşturulmasını istemiştir. Karar her iki hesap yönünden bozulmuştur.

Kararın sonucuÜcrete dahil fazla çalışma süresi düşülmediği ve uzun izin kullanmama iddiası işçiye açıklattırılmadığı için karar bozulmuştur.
İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi

İkrar Edilen İhbar Öneli ve Fazla Çalışmada Önce İndirim Sonra Mahsup

Esas
2025/9133 E.
Karar
2026/149 K.

İş makinesi operatörü ihbar tazminatı ve çalışma alacakları istemiştir. Daire, işçinin gönderdiği ihtarnamede fesih bildirimi yapılmak istendiğini kabul etmesi ve dosyadaki bildirimler nedeniyle ihbar önelinin verildiğini değerlendirmiştir. İhbar tazminatının kabulünü hatalı bulmuştur. Fazla çalışma hesabında da dosyaya uygun günlük süre ve ara dinlenmesinin esas alınmasını istemiştir. Hesaplanan fazla çalışma alacağına önce uygun indirim uygulanmasını, ardından kanıtlanan ödemelerin mahsup edilmesini açıklamıştır. Mahsup yapıldıktan sonra indirim uygulanması bu nedenle bozma sebebi sayılmıştır; kıdemin haklı fesih olmaksızın sona ermesi ayrı değerlendirilmiştir.

Kararın sonucuİhbar tazminatı kabulü, fazla çalışma süresi hesabı ve indirimden önce mahsup yapılması nedenleriyle hüküm bozulmuştur.
Kira ve Kat Mülkiyeti Hukuku

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi

Kira Uyarlamasının Emsal Tespitinden Ayrılması ve Uyarlama Koşullarının Araştırılması

Esas
2025/2958 E.
Karar
2026/118 K.

Kiraya verenler bölgedeki ekonomik ve ticari değişikliklerle kira dengesinin bozulduğunu ileri sürmüştür. Önceki bozma uyarlama koşullarının araştırılmasını istemiştir. Mahkeme, bölgenin içkili yer kapsamına alınmasını yeterli görerek yeniden kira bedeli belirlemiştir. Daire, bu rapor ve gerekçenin hâlâ kira tespiti yöntemine dayandığını, sözleşme dengesinin katlanılamayacak biçimde bozulup bozulmadığını denetlenebilir şekilde göstermediğini saptamıştır. Nitelik, alan, konum, olağanüstü ticari gelişmeler, emsaller ve giderler araştırılmalıdır. Koşullar varsa uyarlama, yoksa ret gerektiğini açıklayarak davalı yararına bozmuştur.

Kararın sonucuUyarlama koşulları yerine kira tespiti yöntemiyle sonuca gidildiğinden davalı yararına bozma; davacının temyiz itirazlarının reddi.
Bankacılık ve Finans Hukuku

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi

Tüketici Kredisi Talimatına Dayalı Emekli Aylığı Blokesinde 2025 İçtihadı Birleştirme Uygulaması

Esas
2025/2923 E.
Karar
2026/106 K.

Tüketici, kredi borçları için emekli aylığından doğrudan yapılan kesintilerin iadesini istemiştir. İlk mahkeme talebi kabul etmiş, bölge adliye mahkemesi imzalı takas ve mahsup talimatıyla yeni içtihadı birleştirme kararını dikkate alarak reddetmiştir. Daire, tüketici kredisi nedeniyle verilen onay ve talimatla doğrudan bloke konulabileceğine ilişkin 2025 tarihli birleştirme kararını uygulamıştır. Bankanın imzalı taahhüde güvenerek başka teminat istemeden kredi verdiği ve kesintinin sözleşmedeki hükme dayandığı somut dosyada ret onanmıştır. İcra haczi ile sözleşmesel banka blokesinin koşulları aynı işlem gibi birleştirilmemelidir.

Kararın sonucuİmzalı kredi ödeme/takas-mahsup taahhüdüne ve 2025/1 birleştirme kararına dayanan kesintiler yönünden iade talebinin reddi onanmıştır.
Fikri Mülkiyet ve Sınai Haklar Hukuku

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

Üniversite Yazılımında Mali Hak Devri, İzinsiz Yeniden Kullanım ve Manevi Hak Ayrımı

Esas
2025/1871 E.
Karar
2026/166 K.

Üniversite, sözleşmeyle mali haklarını edindiği bilgi sistemi yazılımının yüklenici tarafından başka üniversite ihalesinde kullanıldığını ileri sürmüştür. Mahkeme, sözleşme hükmü ve kaynak kod karşılaştırmalarıyla mali hak devrini ve izinsiz kullanımı kabul etmiş, hesaplanan bedelin iki katı üzerinden maddi talebi kısmen kabul etmiştir. Eseri bizzat üretmeyen mali hak devralanının manevi hak sahibi olmadığı gerekçesiyle manevi tazminat reddedilmiştir. BAM ve Yargıtay bu sonucu korumuştur. Onama, kaynak kodun her tesliminin kendiliğinden mali hak devri olduğu anlamına gelmez; burada yazılı sözleşme hükmü ve belirli program karşılaştırması esas alınmıştır.

Kararın sonucuTarafların tüm temyiz itirazları reddedilerek maddi tazminatın kısmen kabulü ile manevi tazminatın reddini içeren BAM kararı kesin olarak oybirliğiyle onandı.
Ceza Hukuku

Yargıtay 11. Ceza Dairesi

Dolandırıcılıktan Doğrudan Zarar Görmeyen Şikâyetçinin Temyiz Yetkisi

Esas
2025/4778 E.
Karar
2026/486 K.

Araç satışının gerçekleşmemesi üzerine kaporanın karşılığı olarak verilen bono nedeniyle başka bir kişi hakkında takip yapılmıştır. Senetteki imza ve ciro zinciri tartışılmıştır. Yargıtay, temyize gelen şikâyetçinin sanığa yüklenen nitelikli dolandırıcılıktan doğrudan zarar görmediğini kabul ederek kamu davasına katılma ve hükmü temyiz etme yetkisi bulunmadığını belirtmiştir. Temyiz istemi bu nedenle reddedilmiştir. Karar beraatin esastan doğru bulunduğu veya bono hakkındaki bütün sahtecilik iddialarının incelendiği anlamına gelmez.

Kararın sonucuŞikâyetçinin doğrudan zarar ve temyiz yetkisi bulunmadığından temyiz isteminin reddi.

Karar başlıkları ve özetler, ilgili konunun bulunmasını kolaylaştıran editoryal açıklamalardır. Tam metin, kaynak bağlantısı ve kararın somut olaya ilişkin sınırları her karar sayfasında ayrıca gösterilir.