İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku

Yıllık İzne Rastlayan Hafta Tatilinin İzin Gününden Sayılmaması

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 2025/9525 E., 2026/757 K., 3 Şubat 2026

Kararın tam metnine geçin

KARARA İLİŞKİN EDİTORYAL AÇIKLAMA

Kararın konusu ve hukuki mesele

İzin belgesindeki takvim günlerine rastlayan hafta tatillerinin yıllık izin tüketiminden çıkarılması ve kanun yararına bozmanın etkisi.

İlk mahkeme işçinin bakiye yıllık izin ücreti bulunmadığını kabul etmiştir. Adalet Bakanlığının kanun yararına temyizi üzerine Daire, iki tam yıllık hizmet karşılığında yirmi sekiz günlük hak bulunduğunu ve izin belgelerindeki takvim aralıklarına dört hafta tatilinin denk geldiğini belirlemiştir. Bu tatiller yıllık izin süresinden sayılmayacağı için kullanılmayan dört günlük izin ücretinin bulunduğunu açıklamıştır. Kesin karar kanun yararına bozulmuştur. Bozma sonuca etkili olmadığı için işçi lehine yeni bir tahsil hükmü veya kendiliğinden ödenecek kesin tutar kurulmuş sayılmamalıdır.

Kararın sonucu

Dört günlük bakiye izin gözden kaçırıldığı için karar, taraflar arasındaki sonuca etkili olmamak üzere kanun yararına bozulmuştur.

RESMÎ KARAR METNİ

Kararın tam metni

Resmî kaynağı aç

Alıntı, Dairenin gerekçesinde aktardığı İş Kanunu 56/5 hükmüdür; 25 kelimenin altında kesintisiz bölüm olarak doğrulanmıştır. HMK 363/2 gereği kanun yararına bozmanın taraflar arasındaki sonuca etkili olmadığı sonuç kısmından ayrıca belirtilmiştir.

9. Hukuk Dairesi 2025/9525 E. , 2026/757 K.

"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2024/155 E., 2025/102 K.

İlk Derece Mahkemesince kesin olarak verilen kararın kanun yararına temyizen incelenmesi Adalet Bakanlığı tarafından istenilmiş olmakla; Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı nezdinde, 27.02.2017-09.04.2018, 16.08.2019-25.08.20 20... .11.2021-31.01.2022 tarihleri arasında çalıştığını, iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından haksız olarak feshedildiğini, müvekkilinin haftanın 6 günü günlük 12 saat çalıştığını, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını, son 6 aylık çalışmasında hafta sonu izinlerini de kullanmadığını, müvekkilinin hiç izin kullanmadığını belirterek ihbar tazminatı, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile yıllık ücretli izin alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının müvekkili Şirkette, 27.02.2017-09.04.2018, 16.08.2019-25.08.20 20... .11.2021-31.01.2022 tarihleri arasında olmak üzere birden fazla dönemde çalıştığını, davacının iddia ettiği gibi işyerinde güveni kötüye kullanarak haksız menfaat sağlamak suretiyle hareket ettiği anlaşılınca istifa ederek işten ayrıldığından işten çıkışının istifa nedeniyle yapıldığını, davacının haftada 6 gün çalıştığını, 3 gün 11.00-21.00 arası ve 3 gün de 14.00-22.00 saatleri arasında olacak şekilde çalıştığını, davacının her ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışmadığını, işyerinde dönüşümlü olarak çalışma yapıldığını, dönüşümlü olarak denk geldiğinde de ücretinin kendisine ödendiğini, davacının yıllık ücretli izin alacağı bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalının iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğine ilişkin dosyada herhangi bir delil olmadığı, istifa dilekçesi sunulmadığı, davacının iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı sebep bildirmeden feshedildiği, hafta tatili alacağının ispatlanamadığı, ulusal bayram ve genel tatil günleri alacaklarının tahakkuk edilerek ödendiği, davacının 2 tam yıllık çalışması karşılığında 24 gün yıllık ücretli izin hakkı kazandığı, yıllık izinlerin kullandırıldığı ve davacının bakiye yıllık izin alacağının bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. KANUN YARARINA TEMYİZ A. Kanun Yararına Temyiz Sebepleri İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik Adalet Bakanlığı kanun yararına temyiz isteminde; davacının hizmete esas süresi karşılığında toplam 28 gün ücretli izin hakkının bulunduğu, davacının yıllık iznini kullandığı döneme denk gelen hafta tatili günlerinin izin süresinden sayılmayacağı, buna göre davacının hafta tatiline denk gelmesi sebebiyle kullanmadığı yıllık izninin bulunduğu, iş sözleşmesinin sona ermesi nedeniyle işçinin hak kazanıp da kullanmadığı yıllık izin sürelerine ait ücretin davalı tarafça ödenmesi gerektiği dikkate alınarak karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle talebin reddine karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının yıllık ücretli izin alacağının bulunup bulunmadığı noktasındadır. 4857 sayılı İş Kanunu'nun (4857 sayılı Kanun) 59. maddesinde, iş sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona ermesi hâlinde, işçiye kullandırılmayan yıllık ücretli izin sürelerine ait ücretlerin son ücret üzerinden ödeneceği hükme bağlanmıştır. Yıllık izin hakkının ücrete dönüşmesi için iş sözleşmesinin feshi şarttır. Bu noktada, sözleşmenin sona erme şeklinin ve haklı nedene dayanıp dayanmadığının önemi bulunmamaktadır. Yıllık ücretli izinlerin kullandırıldığı noktasında ispat yükü işverene aittir. İşveren yıllık izinlerin kullandırıldığını imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belge ile kanıtlamalıdır. Bu konuda ispat yükü üzerinde olan işveren, işçiye yemin teklif edebilir. İzin ücreti hesabında, 4857 sayılı Kanun’un 56/5 hükmünde yer alan “Yıllık ücretli izin günlerinin hesabında izin süresine rastlayan ulusal bayram, hafta tatili ve genel tatil günleri izin süresinden sayılmaz” hükmünün dikkate alınması gereklidir. Somut uyuşmazlıkta, davacının davalı işyerindeki çalışma süresine göre toplam 28 gün yıllık ücretli izin hakkının bulunduğu, dosya kapsamında bulunan yıllık izin belgelerine göre 12.03.2018-26.03.20 18... .06.2020-15.06.2020 tarihleri arasında toplam 28 gün yıllık ücretli izin kullandığı, ancak bu tarihler arasında toplamda 4 hafta tatili günü bulunduğu, buna göre davacının kullanmadığı 4 günlük yıllık ücretli izin hakkının bulunduğu anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca bakiye 4 günlük yıllık ücretli izin alacağının bulunduğunun kabulü gerekmektedir. Kanun yararına temyiz isteminin yukarıda açıklanan sebeplerle kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kanun yararına bozulması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. V. KARAR Açıklanan sebeplerle; Adalet Bakanlığının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'un 363/1 hükmüne dayalı kanun yararına temyiz isteminin kabulü ile kararın sonuca etkili olmamak üzere aynı Kanun'un 363/2 hükmü gereğince KANUN YARARINA BOZULMASINA, Dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına gönderilmesine,

03.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kararın kaynağı

Kaynağın kontrol tarihi

Başlık, konu açıklaması ve makale bağlantıları editoryal içeriktir. Karar, kendi olayları ve uygulandığı dönem içindeki mevzuatla birlikte değerlendirilmelidir.

Kaynak bütünlük bilgisi

SHA-256: ec04824e467e78b3b97401c312bb232c7f58ae95d8e24d2641a9b519ea0649b2

← Yargıtay kararlarına dönün