İÇTİHAT ARŞİVİ

Yargıtay Kararları

Kararın hangi uyuşmazlığı çözdüğünü görün; gerekçesini, sonucunu ve tam metnini ilgili hukuk makaleleriyle birlikte inceleyin.

1.012 karar25 hukuk alanıHukuk makalelerine geçin →

1.012 karar

Karar tarihine göre yeniden eskiye
Ceza Hukuku

Yargıtay 11. Ceza Dairesi

Hesap Sahibi Hakkındaki Dolandırıcılık Hükmünde Yeni IP Raporuyla Yenileme İncelemesi

Esas
2026/993 E.
Karar
2026/2741 K.

Hükümlü, dolandırıcılıkta kullanılan hesabının bilgisi dışında ele geçirildiğini savunmuştur. Başka yargılamada alınan IP raporu ve çelişkili tanık ifadelerini yenileme talebine sunmuştur. Daire, bu delillerin önceki hükümde incelenmediğini ve savunmayı etkileyebilecek nitelikte olduğunu değerlendirmiştir. Yeniliğin yalnız kesin hükümden sonra oluşmak anlamına gelmediğini; mahkemece önceden bilinip değerlendirilmemiş önemli içerikle ilgili olduğunu açıklamıştır. Talep kabule değer görülüp sonrasında hukuki durumun incelenmesi gerekirken reddedilmesini kanun yararına bozmuştur. Başka dosyadaki beraat otomatik beraat sonucu doğurmamış, bu dosyada yeni inceleme yolu açılmıştır.

Kararın sonucuYenileme talebinin reddine itirazı reddeden merci kararı kanun yararına bozulmuş; kabule değerlik sonrası yargılama yapılması istenmiştir.
Gayrimenkul ve Tapu Hukuku

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi

Tapu Tescil İstemiyle Paraya Dönüşen Alacağın Devrinde Farklı Sonuç

Esas
2026/1245 E.
Karar
2026/1817 K.

Muris muvazaası davasında davacı haklarını noter sözleşmesiyle devretmiştir. Uzun bozma sürecinde Hukuk Genel Kurulu, tapuda tasarruf yetkisi olmayan davacının tescil istemini bu işlemle devredemeyeceğini; iyiniyetli üçüncü kişiye satış yüzünden paraya dönüşen alacağın ise devredilebileceğini ayırmıştır. Bozmalara uyularak bazı taşınmazlar için tescil, bazıları için tazminat hükmü kurulmuştur. Daire güncel kararında bu hükmü onamıştır. Usul hukukundaki dava konusu devri, maddi hukukça geçersiz aynî devri geçerli hale getirmez; buna karşılık gerçek para alacağı da sırf tapu davasından doğduğu için devredilemez sayılmaz.

Kararın sonucuÖnceki HGK ve Daire bozmalarına uyularak kurulan kısmi tescil/tazminat ve ret hükmü 09.03.2026 tarihinde onanmıştır.
Fikri Mülkiyet ve Sınai Haklar Hukuku

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

Mali Hak Devrinde Yazılı ve Ayrı Hak Gösterimi ile Yayın İzni

Esas
2025/4199 E.
Karar
2026/1317 K.

Ders kitabı yazarı, yayınevinin geçerli hak devri olmaksızın basım yaptığını ileri sürerek mali ve manevi hak ihlali taleplerinde bulunmuştur. Mahkemeler, yazılı sözleşmelerde devredilen mali hakların ayrı gösterildiğini, imza incelemelerini ve yıllara yayılan sözleşme ilişkisini birlikte değerlendirmiştir. Basımın izin kapsamında kaldığı ve ileri sürülen manevi hak ihlalinin kanıtlanmadığı kabul edilmiştir. Daire ret kararını onamıştır. Kararda önce yazılı ve ayrı hak gösterimi şartı değerlendirilmiştir; uzun süre itiraz edilmemesi, şekle aykırı her devri geçerli kılan bağımsız bir kural olarak okunmamalıdır.

Kararın sonucuMali ve manevi hak ihlaline dayalı taleplerin reddini uygun bulan istinaf kararı onanmıştır.
Sigorta ve Tazminat Hukuku

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

Mantar Zehirlenmesi Sonrası Ölümde Hekim Sigortasından Limit İçinde Tazminat

Esas
2025/6255 E.
Karar
2026/1311 K.

Mantar yedikten sonra hastaneye başvuran kişinin bağırsak enfeksiyonu tanısıyla gönderilmesini izleyen ölümü nedeniyle eşi sigortacıdan tazminat istemiştir. Önceki bozma sonrasında idari yargıdaki dava beklenmiş; kesinleşen kararda gerekli tıbbi müdahalenin yapılmamasından kaynaklanan hizmet kusuru esas alınmıştır. Hesaplanan bakiye zarar poliçe limitini aşınca ıslahla talep edilen 300.000 TL’nin sigortacıdan tahsiline karar verilmiştir. Yargıtay, bozmaya uygun karar ve delil değerlendirmesinde isabetsizlik bulunmadığını belirterek hükmü onamıştır. Yayımlanan metin, teminat dönemine ilişkin itirazların önceki bozmada hangi ayrıntılı gerekçeyle çözüldüğünü açıklamamaktadır.

Kararın sonucuSigortacıdan 300.000 TL poliçe limiti içinde tazminatın dava tarihinden itibaren avans faiziyle tahsili hükmü oybirliğiyle onandı.
Miras Hukuku

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi

Ölünceye Kadar Bakma Devrinde Makul Oranın Metrekareyle Değil Değerle Araştırılması

Esas
2024/5245 E.
Karar
2026/1763 K.

Mirasçı, annesinin bakım sözleşmesiyle diğer mirasçıya devrettiği taşınmaz paylarının mal kaçırma amaçlı olduğunu ileri sürmüştür. Alt mahkemeler, devredilen ve kalan payların metrekare karşılıklarını karşılaştırarak oranı makul bulmuştur. Daire bu soyut alan hesabını yetersiz görmüştür. Devredilen hisselerle muriste kalan taşınmazların aynı akit tarihindeki rayiç değerlerinin bilirkişiyle belirlenmesini istemiştir. Bu değerler, sağlık, yaş, aile ilişkileri ve gerçek bakım amacıyla birlikte değerlendirilerek irade açıklığa kavuşturulmalıdır. Eksik inceleme nedeniyle ret hükmü bozulmuştur; belirli bir sabit yüzdeye veya kesin muvazaa sonucuna hükmedilmemiştir.

Kararın sonucuAkit tarihi değerleri araştırılmadan salt metrekare hesabıyla makul oran kabul edilmesi nedeniyle ret hükmü bozulmuştur.
Kira ve Kat Mülkiyeti Hukuku

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi

Kira Alacağı ve Tahliyede Temyiz Sınırı ile Ödeme İspatı

Esas
2025/4181 E.
Karar
2026/1194 K.

Artış şartına göre eksik kalan kiralar için açılan itirazın iptali ve tahliye davasında, kiracı uyarlama davasına ve ödeme savunmasına dayanmıştır. Daire, uyarlama talebinin reddinin kesinleştiğini ve hesaplanan bakiye borcun ödendiğinin ispatlanmadığını belirterek hükmü onamıştır. Likit alacak için icra inkâr tazminatını ve takip sonrası ödemelerin infazda dikkate alınmasını uygun bulmuştur. Ayrıca tahliyede üç aylık kira üzerinden dava tarihine göre temyiz sınırını değerlendirmiştir. Arabuluculuk açıklaması, davanın açıldığı tarihteki koşullara ilişkindir.

Kararın sonucuAsıl karar ve kanun yoluna ilişkin tashih talebinin reddi ek kararı onanmıştır.
Miras Hukuku

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi

Tereke Temsilcisi Atandıktan Sonra Davayı Takip ve Kanun Yoluna Başvuru Yetkisi

Esas
2026/956 E.
Karar
2026/1662 K.

Muris muvazaasına dayanarak terekeye iade istenen davada yargılama sırasında tereke temsilcisi atanmıştır. İlk ret hükmünü temsilci istinaf etmemiş, davacı mirasçı etmiş; sonrasında temsilci katılma yoluyla temyize başvurmuştur. Daire, temsilci atanmasıyla terekeyi temsil ve davayı takip yetkisinin ona geçtiğini açıklamıştır. Mirasçının esas yönünden temyiz yetkisi bulunmadığını, usulüne uygun tebligata rağmen istinaf etmeyen temsilcinin de sonraki BAM kararını temyiz edemeyeceğini belirtmiştir. Her iki dilekçe reddedilmiştir. Bu sonuç muris muvazaasının maddi koşullarının Yargıtayca esastan incelenip reddedildiği anlamına gelmez.

Kararın sonucuDavacı mirasçının takip yetkisi ve temsilcinin önceki istinafa başvurmaması nedenleriyle iki temyiz dilekçesi reddedilmiştir.
İcra ve İflas Hukuku

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi

Ciro Kirasında Ödeme Savunmasıyla İtirazın Kaldırılması ve Kefaletin Araştırılması

Esas
2026/421 E.
Karar
2026/1495 K.

Kira bedeli ciroya bağlı sözleşmede borçlular kira ilişkisinden doğan tutarların ödendiğini savunmuştur. Çoğunluk, kiracı şirketin ilişkiyi kabul ettiğini ve ödeme belgesi sunmadığını belirterek itirazın kaldırılması talebinin kabulü gerektiğini açıklamıştır. Kefil yönünden ise el yazısı, azami tutar, tarih, uzayan dönemde süre ve miktar sınırı ile uygulanabilir eş rızasının araştırılmasını istemiştir. Bir üye, ciro kirasının miktarının ikrar edilmediğini ve genel yargılama gerektiğini savunmuştur. İstinaf kararı kaldırılıp ilk derece hükmü oyçokluğuyla bozulmuştur.

Kararın sonucuKiracı yönünden ödeme savunması; kefil yönünden geçerlilik ve kapsam araştırması nedeniyle kararın oyçokluğuyla bozulması.
İcra ve İflas Hukuku

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi

Konutun alımından doğan katılma alacağı takibinde meskeniyet istisnası

Esas
2025/8885 E.
Karar
2026/1476 K.

Katılma alacağı ilamıyla yapılan takipte borçlunun konutu haczedilmiştir. İlk derece uygun konut bedeli ayrılarak satışa karar vermiş, BAM haczin düştüğünü belirterek davayı konusuz saymıştır. Daire, alacağın şikayete konu taşınmazın alımından kaynaklandığını vurgulayarak İİK 82’deki eşya bedeli istisnasını uygulamıştır. Bu nedenle meskeniyet iddiası hakkının doğmadığı ve şikayetin reddi gerektiği sonucuyla BAM kararı bozulmuştur. Sonuç bütün aile hukuku veya bütün katılma alacaklarına otomatik yayılmaz; takip borcunun haczedilen konutun alımıyla bağlantısı saptanmalıdır.

Kararın sonucuEşya bedelinden doğan borç istisnası nedeniyle meskeniyet şikayetinin reddi için BAM kararının oybirliğiyle bozulması
Ticaret ve Şirketler Hukuku

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

Aile anonim şirketinde haklı fesih yerine pay sahiplerine malvarlığı verilerek ortaklığın sona ermesi

Esas
2025/6670 E.
Karar
2026/1112 K.

Kardeşlerin aile şirketinde bilgi alma, kar dağıtımı ve karşılıklı davalarla ilişki çekilmez hale gelmiştir. Mahkeme şirketin feshi yerine davacı pay sahiplerinin değerlerine karşılık taşınmazlar ve para verilerek ortaklıklarının sonlandırılmasına karar vermiştir. HGK haklı neden ve alternatif çözüm yönünden direnci uygun bulmuş; Özel Daire kalan itirazları inceleyerek hükmü onamıştır. Feshin son çare olması burada şirketler hukukundaki menfaat dengesine ilişkindir. Her kişisel anlaşmazlık bu sonucu doğurmaz; sürekli baskı, güven kaybı ve şirketin davacılar olmadan devam edebilmesi somut olarak değerlendirilmiştir.

Kararın sonucuHGK sonrası kalan temyiz itirazlarının reddiyle alternatif çıkış çözümünü içeren direnme hükmünün oybirliğiyle onanması
İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi

İş arkadaşına hakaret ve fiziki müdahale kanıtlanamadığında kıdem ve ihbar tazminatının onanması

Esas
2025/10102 E.
Karar
2026/1706 K.

Uzun kıdemli ustabaşının sözleşmesi çalışma arkadaşına küfür ve fiziki müdahale iddiasıyla feshedilmiştir. Alt mahkemeler savunmayla fesih gerekçesinin örtüşmediğini, doğrudan hakaret/ikrar bulunmadığını ve fiziki müdahalenin kanıtlanamadığını değerlendirmiştir. Kıdem ve ihbar tazminatının kabulü Dairece onanmıştır. İlk derece eşit davranma ve son çare açıklamaları da yapmıştır; bunlar gerçekleşmiş ağır sataşmanın her halde daha hafif disiplinle karşılanacağı yönünde genel bir kural sayılmamalıdır. Somut hükmün temeli işverenin ileri sürdüğü haklı nedenin kanıtlanmamasıdır.

Kararın sonucuKıdem ve ihbar tazminatı kabul hükmünün oybirliğiyle onanması
İcra ve İflas Hukuku

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu

Meskeniyet Şikâyetinde Satış İsteme Süresi ve Haczin Kalkması

Esas
2025/499 E.
Karar
2026/120 K.

Alt mahkemeler, borçluya bırakılacak uygun ev bedelinde haciz mi keşif tarihi mi esas alınacağını tartışmıştır. Hukuk Genel Kurulu ise önce haczin devamını incelemiştir. Şikâyet sırasında satışın durdurulmasına ilişkin tedbir verilmemiş ve alacaklı bir yıllık sürede satış istememiştir. Şikâyet veya istinaf başvurusu satış isteme süresini kendiliğinden durdurmadığından haczin BAM incelemesinden önce kalktığı kabul edilmiştir. Konusuz kalan şikâyetin esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesi gerekir. Direnme kararı bu değişik gerekçeyle bozulmuştur; evin haciz veya keşif tarihindeki bedeli yönündeki ilk uyuşmazlık esastan sonuçlandırılmamıştır.

Kararın sonucuSatış isteme süresi geçtiği için haciz kalkmış ve meskeniyet şikâyeti konusuz kalmıştır; esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmek üzere direnme kararı değişik gerekçeyle oybirliğiyle bozuldu.

Karar başlıkları ve özetler, ilgili konunun bulunmasını kolaylaştıran editoryal açıklamalardır. Tam metin, kaynak bağlantısı ve kararın somut olaya ilişkin sınırları her karar sayfasında ayrıca gösterilir.