İÇTİHAT ARŞİVİ

Yargıtay Kararları

Kararın hangi uyuşmazlığı çözdüğünü görün; gerekçesini, sonucunu ve tam metnini ilgili hukuk makaleleriyle birlikte inceleyin.

1.012 karar25 hukuk alanıHukuk makalelerine geçin →

1.012 karar

Karar tarihine göre yeniden eskiye
Bankacılık ve Finans Hukuku

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi

Tasarruf Finansmanında Fesih Tarihi, Organizasyon Ücreti ve Temerrüt Olmayan İadede Aşkın Zarar

Esas
2025/5293 E.
Karar
2026/2105 K.

Tasarruf finansmanı müşterisi sözleşme sona erince kesilen çalışma bedelini ve konut fiyat artışına dayalı zararını istemiştir. Daire, eski düzenleme öncesi feshedilmiş sözleşmeler için verdiği iade kararlarını açıklamış; bu dosyada feshin 2022 yılında yapıldığını ayırmıştır. Müşterinin geç ödemeleri, haklı feshi kanıtlayamaması ve sözleşmeye uygun bedel iadesi nedeniyle şirketin temerrüdünün bulunmadığını kabul etmiştir. Organizasyon ücreti ve aşkın zarar retlerini onamıştır. Bu fesih sonucu, kanuni kısa süreli cayma hakkındaki bütün ücretlerin iadesiyle aynı kurum olarak sunulmamıştır.

Kararın sonucuÇalışma/organizasyon bedeli ile aşkın zarar istemlerinin reddini uygun bulan istinaf kararı onanmıştır.
Sözleşmeler ve Borçlar Hukuku

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi

Belediyenin Aldığı Araçta Üretim Ayıbının Uygun Onarımla Giderilmesi ve Değer Kaybının İspatı

Esas
2025/4918 E.
Karar
2026/1995 K.

Belediye, satın aldığı hizmet araçlarındaki üretim arızaları nedeniyle bedel indirimi ve maddi zarar istemiştir. Bilirkişi kurulu, şanzıman kilitleme pimindeki sorunun üreticinin teknik talimatıyla giderildiğini, sistem bütünlüğünün korunarak uygun tadilat yapıldığını ve araçlarda değer kaybı oluşmadığını belirlemiştir. Daire, bu raporu denetime elverişli bularak davacının tadilat nedeniyle maddi zararını ispatlayamadığına dayanan ret hükmünü onamıştır. Sonuç, salt servise girilmiş olmasına değil teknik çözümün uygunluğu ve kalan zararın bulunmamasına bağlanmıştır. Ayrı dosyaya ayrılan davalının başlıkta kalması düzeltilebilir maddi hata sayılmıştır.

Kararın sonucuAyıbın uygun teknik çözümle giderildiği ve kalan zarar kanıtlanamadığı gerekçesiyle ret hükmü onanmıştır.
Ticaret ve Şirketler Hukuku

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi

Kooperatifle Uzun Süre İlişki Kurulmaması Nedeniyle İhraç İptali Davasının Reddi ve Karşıoy

Esas
2026/594 E.
Karar
2026/1379 K.

Kooperatif ortağı, çıkarılma kararını iptal ettirmek istemiştir. İlk derece ihtarlardan birinin usulsüz, diğerinin tebliğsiz olması nedeniyle iptali kabul etmiştir. BAM ise ortağın yıllarca kooperatifle ilgilenmemesini ve borcunu takip etmemesini dikkate alarak geç dava açılmasını dürüstlük kuralına aykırı bulmuştur. Yargıtay çoğunluğu bu ret hükmünü onamıştır. Karşıoy, haktan zımnen vazgeçilemeyeceğini, usulünce çıkarılmayan ortaklığın sürdüğünü ve tebligat/borç takibi yükümünün kooperatifte olduğunu savunmuştur.

Kararın sonucuİhraç kararının iptali davasının reddine ilişkin BAM hükmü oyçokluğuyla onandı; karşıoy bozma ve üyenin korunması yönündedir.
Aile ve Boşanma Hukuku

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi

Kredili taşınmaz tasfiyesinde evlilik içi ve sonraki taksitlerin satın alma bedeli ve güncel değere oranlanması

Esas
2025/3150 E.
Karar
2026/3906 K.

320.000 TL bedelli taşınmazın 120.000 TL si 83 aylık krediyle karşılanmış; boşanma dava tarihine kadar 17,sonrasında 66 taksit bulunmuştur. 2. Hukuk Dairesi mal rejimi içindeki ödeme paylarının ve sonraya kalan borcun toplam kredi, satın alma bedeli ve karara en yakın sürüm değerine oranlanmasını açıklamıştır. Hesap raporu evlilik içinde edinilmiş maldan karşılanan ödemeleri doğru dikkate almadığından bozulmuş; gerekirse banka ödeme tablosu alınması istenmiştir. Güncel değer itirazı bozma nedeniyle ayrıca incelenmemiştir. Sadece ödenen nominal taksitlerin toplanması veya güncel konut değerinin otomatik yarılanması bu yöntemin yerine geçmez.

Kararın sonucuİlgili taşınmaz yönünden BAM kararının kaldırılması ve oranlı kredi/tasfiye hesabından bozma; güncel değer itirazının ertelenmesi; diğer itirazların reddi
İcra ve İflas Hukuku

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi

Meskeniyette Enflasyona Rağmen Haciz Tarihinde Değerleme

Esas
2025/9930 E.
Karar
2026/2495 K.

İlk derece mahkemesi haciz tarihi itibarıyla taşınmazı 409.000 TL, daha mütevazı semtte uygun konutu 355.000 TL olarak belirleyen rapora göre satış ve uygun konut bedelinin borçluya ayrılmasına karar vermiştir. İstinaf mahkemesi, emlak fiyat artışı ve paranın alım gücünü gerekçe göstererek keşif tarihindeki değeri esas almış ve haczi kaldırmıştır. Yargıtay, her iki değerin haciz tarihi itibarıyla belirlenmesinin zorunlu olduğunu vurgulayarak bu kararı bozmuştur. Sonuç, konutun her durumda bütünüyle haczedilemez olduğunu göstermez.

Kararın sonucuAlacaklının temyizi kısmen kabul edilerek haczi kaldıran istinaf kararı oybirliğiyle bozuldu; ilk derece kısmen kabul kararına karşı istinafın esastan reddi gerektiği belirtildi.
Sözleşmeler ve Borçlar Hukuku

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi

Yurt dışı eğitim giderinde bursiyerin taahhüdü ve kefillerin el yazısı tarih eksikliğinin ayrı değerlendirilmesi

Esas
2025/4852 E.
Karar
2026/1994 K.

Doktorasını süresinde tamamlamayan bursiyerden eğitim gideri ve kefillerinden ödeme istenmiştir. BAM yüklenme senedi sorumluluğunu kabul etmiş; el yazısıyla kefalet tarihi bulunmayan kefilleri borçtan ayırmış ve bursiyerde temerrüdü ihtar süresi sonrasına bağlamıştır. 3. Hukuk Dairesi noter tarihinin el yazısı şartını yerine getirdiği savunmasını kabul etmeyerek ayrımlı hükmü onamıştır. Sorumluluk kapsamındaki yurt içi maaş tartışmasında Daire hükmedilen toplamda bu kalemin bulunmadığını belirtmiştir. Her burs gideri otomatik tahsil edilmez; taahhüt, geçerli teminat ve gerçek gider ayrı incelenir. Kaynağın bazı tarih ve olumsuzluk ifadelerinde tutarsızlık vardır.

Kararın sonucuAsıl bursiyer yönünden taahhüt borcu kabulü, kefiller yönünden ret ve temerrüt tarihi ayrımının oybirliğiyle onanması
Sözleşmeler ve Borçlar Hukuku

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi

İhtarda Verilen Süre Beklenmeden Başlatılan Takip Nedeniyle Haklı Azil ve Tamamlanan Hizmet Ücreti

Esas
2025/4658 E.
Karar
2026/1971 K.

Avukat, haksız azledildiğini ileri sürerek büyük tutarlı akdi ve karşı yan ücretinin tahsilini istemiştir. İlk derece azli haksız sayarak yüksek ücret kabul etmiş; istinaf ise takip için yazılı talimat ve tutar anlaşmasının kanıtını, ihtarda verilen sürenin dolmamasını değerlendirmiştir. Yargıtay özellikle borçluya üç iş günü tanıyan ihtar tebliğ edildiği gün takip başlatılmasını gözeterek azlin haklı olduğunu kabul etmiştir. Avukatın yalnız tamamladığı ihtarname hizmetinin ücretini isteyebileceği belirtilip 550 TL ile sınırlı hüküm onanmıştır. Sözleşmedeki yüzde tartışması nihai yüksek ücret kabulüne dönüşmemiştir.

Kararın sonucuAvukata yalnız tamamlanan ihtarname hizmeti için 550 TL tanıyan, fazlaya ilişkin ücret istemini ve tarafların tazminat taleplerini reddeden BAM hükmü oybirliğiyle onandı.
Tahkim ve Uyuşmazlık Çözümü

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi

Avukatlık ücretine ilişkin menfi tespit davasında sözleşmesel tahkim şartı

Esas
2025/4781 E.
Karar
2026/1867 K.

Müvekkil, eski avukatının ücret takibine karşı borçlu olmadığının tespitini istemiştir. Ücret sözleşmesinde baro arabuluculuğundan sonra hakem kuruluna başvuru kararlaştırılmıştır. Avukat süresinde tahkim ilk itirazı ileri sürmüş; alt mahkemeler davayı usulden reddetmiştir. Daire somut tahkim şartını geçerli, ücret uyuşmazlığını serbestçe tasarruf edilebilir ve menfi tespiti de tahkime elverişli kabul ederek onamıştır. Karar takibin başlatılmasını veya ücretin miktarını esastan çözmemiştir. Genel kanuni zorunlu tahkim ile tarafların sözleşmesel iradesi karıştırılmamalıdır.

Kararın sonucuGeçerli tahkim şartına dayalı usulden ret hükmünün oybirliğiyle onanması
Yargılama ve Usul Hukuku

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi

İdari Yargıda Hükmedilen Tazminatın Değer Kaybında Aşkın Zarar İçin Yargı Yolu

Esas
2023/3491 E.
Karar
2026/3664 K.

Kamu hastanesindeki tanı sürecine ilişkin idari davada manevi tazminata hükmedilmiş ve idare asıl alacakla faizi ödemiştir. Alacaklılar uzun yargılama ve gecikme dönemindeki değer kaybı için ayrıca adli yargıda aşkın zarar istemiştir. Alt mahkemeler zarar ispatlanmadığı gerekçesiyle talebi reddetmiştir. Yargıtay, asıl uyuşmazlık idari yargıda karara bağlandığından ona dayanan bu talebin de idari tam yargı niteliğinde olduğunu belirtmiştir. Esasa girilmesi yerine yargı yolu nedeniyle usulden ret gerektiğinden karar bozulmuştur; ekonomik sepetin yeterliliği karara bağlanmamıştır.

Kararın sonucuİdari yargının görevli olduğu gözetilmeden esastan ret verilmesi nedeniyle istinaf kararının kaldırılması ve ilk derece hükmünün bozulması.
Aile ve Boşanma Hukuku

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi

Anneyle kişisel ilişki talebinde çocuk ve iki ebeveynle görüşen uzman incelemesi gereği

Esas
2026/1166 E.
Karar
2026/3505 K.

Annenin çocukla kişisel ilişki kurulması talebi reddedilmiş ve BAM tarafından korunmuştur. 2. Hukuk Dairesi kişisel ilişkide temel ölçütün çocuğun bedensel, ruhsal ve toplumsal gelişimini kapsayan üstün yararı olduğunu açıklamıştır. İdrak çağındaki çocuğun görüşü alınmalı; her iki ebeveyn ve çocukla görüşen uzman incelemesi diğer delillerle değerlendirilmelidir. Bu yapılmadığından ret bozulmuştur. Çocuğun görüşüne önem verilmesi otomatik veto yetkisi değildir; üstün yarar gerektirirse aksine karar mümkündür. Ebeveynin boşanma kusuru da çocuğun yararına etkisi ölçüsünde dikkate alınır; belirli bir görüşme takvimi kesinleştirilmemiştir.

Kararın sonucuBAM kararının kaldırılması; kişisel ilişkide uzman incelemesi eksikliği nedeniyle ilk derece ret hükmünün oybirliğiyle bozulması
Aile ve Boşanma Hukuku

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi

Boşanma, Kusur ve Nafaka Yönlerinden Karşılıklı Temyizde Kısa Onama

Esas
2025/8682 E.
Karar
2026/3481 K.

Erkek kusur belirlemesi ve tedbir nafakasına, kadın ise boşanma, kusur, nafaka ve tazminat taleplerine ilişkin sonuca karşı temyize başvurmuştur. Yargıtay tarafların nedenlerini bozma sebebi görmeyerek BAM kararını onamıştır. Yayımlanan metin evlilikteki somut davranışları, kusurun dağılımını, nafaka tutarlarını veya tazminatın ret gerekçesini açıklamamaktadır. Bu nedenle sonuç arşivlenebilir; belirli davranışın kusur sayılması, bütün kadınların nafakası veya belli tazminat ölçüsü hakkında özgül emsal çıkarılamaz.

Kararın sonucuTarafların karşılıklı temyiz nedenleri yerinde görülmeyerek BAM kararı oybirliğiyle onandı.
İcra ve İflas Hukuku

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi

SGK Prim Borcu Takibinde Paylı Konutun Satışı ve Uygun Ev Bedelinin Borçluya Bırakılması

Esas
2025/14546 E.
Karar
2026/3637 K.

SGK prim borcuyla takip edilen kişi, tek konutundaki yarı paya konan haczin kaldırılmasını istemiştir. İlk derece mahkemesi konut payının uygun ev edinme için belirlenen tutardan az olmamak üzere satılmasına; bu tutarın borçluya, artanın Kuruma verilmesine karar vermiştir. İstinaf her iki tarafın başvurusunu reddetmiştir. Yargıtay, borçlunun yeniden uygun konut alamayacağı ve Kurumun işlemin bütünüyle geçerli olduğu yönündeki karşılıklı itirazları bozma nedeni görmeyerek kararı onamıştır. Koruma, tüm haczin kaldırılması yerine satış bedelinin bir bölümünün ayrılmasıyla sağlanmıştır.

Kararın sonucuKonut payının uygun ev bedeli korunarak satılması ve artan bedelin SGK borcuna mahsup edilmesi hükmünü koruyan BAM kararı oybirliğiyle onandı.

Karar başlıkları ve özetler, ilgili konunun bulunmasını kolaylaştıran editoryal açıklamalardır. Tam metin, kaynak bağlantısı ve kararın somut olaya ilişkin sınırları her karar sayfasında ayrıca gösterilir.