Uyuşmazlığınızla ilgili kararı bulun
Başlık, hukuki kavram, daire veya esas ve karar numarasıyla arayın.
1.012 karar
Karar tarihine göre yeniden eskiyeYargıtay 3. Hukuk Dairesi
Kiracı taşınmazdayken imzalanan uzatma protokolündeki tahliye taahhüdü
- Esas
- 2025/5750 E.
- Karar
- 2026/1764 K.
AVM işyeri kiracısı taşınmazı kullanırken imzaladığı ikinci ek protokolde belirli kira dönemi sonunda tahliyeyi, altı ay önce bildirim koşuluyla üstlenmiştir. Kiraya veren zamanında ihtar ve bir ay içinde takip yapmış; kiracı tarihin takvim günü olarak yazılmadığını ve geçerli taahhüt bulunmadığını savunmuştur. Yargıtay protokolde tahliye tarihinin açık ve net bulunduğunu, imza sırasında kiralananın zaten kiracı elinde olduğunu ve şirketin külli halefiyetini gözeterek tahliyeyi onamıştır. Karar teslimden önce imzalanan bütün belgeleri veya her belirsiz dönem ifadesini geçerli saymaz; somut protokol bütün olarak değerlendirilmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi
Kooperatiften İhraçta Vadesi Yeterince Geçmemiş Aidatı İçeren İhtarın Geçersizliği
- Esas
- 2025/4074 E.
- Karar
- 2026/1136 K.
Kooperatif, aidatlarını ödemediği gerekçesiyle iki ihtardan sonra ortağı ihraç etmiştir. İlk derece mahkemesi ihtar kalemlerinin açıklığı ve süreleri yönünden ihraç kararını iptal etmiştir. İstinaf mahkemesi ise ilk ihtarda aynı aya ait aidatın da istenmesinin, ana sözleşmenin ödeme gününden otuz gün gecikmiş borç koşulunu ihlal ettiğini esas alarak yeniden kabul hükmü kurmuştur. Yargıtay bu hükmü onamıştır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi
Rinoplastide Komplikasyon ve Kronik Hastalık Bulgularıyla Sorumluluk Talebinin Reddi
- Esas
- 2025/1796 E.
- Karar
- 2026/1133 K.
Hasta, burun görünümünün düzelmediğini ve solunumunun kötüleştiğini belirterek sonuç vaadine dayalı tazminat istemiştir. Onanan gerekçede ATK ve uzman kurul, rinoplasti endikasyonunu ve uygulamasını tıbben uygun bulmuştur. Şekle ilişkin şikâyetler özen gösterilse de gelişebilen komplikasyon, solunum şikâyeti ise alerjik rinit ve konka hipertrofisiyle ilişkilendirilmiştir. Revizyon olasılığının onamda açıklandığı da gözetilerek maddi ve manevi talepler reddedilmiştir. Yargıtay bu sonucu onamıştır. Ret, yalnız form imzasına değil tıbbi değerlendirme ve nedensellik ayrımına dayanmaktadır.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
UYAP evrakını okumak harç tamamlama kesin süresini başlatan tebligat değildir
- Esas
- 2026/356 E.
- Karar
- 2026/1760 K.
Tahliye taahhüdünün geçersizliği davasında adli yardım reddedilmiş ve harç ile avans için kesin süre verilmiştir. Mahkeme vekilin UYAP’tan belgeyi okuduğu tarihi başlangıç sayarak davayı açılmamış kabul etmiştir. Daire salt okuma kaydının tebliğ veya tefhim olmadığını, vekilin yokluğundaki ara kararın resmi yolla tebliği ve usulüne uygun ihtar gerektiğini belirtmiştir. Elektronik tebligatta özel beş günlük kural ayrıca vurgulanmıştır. Karar sonuca etkili olmamak üzere kanun yararına bozulmuştur; taraflar arasındaki hüküm bu yolla doğrudan kaldırılmamıştır.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Kira Kaybı Talebinin Temyizde Aşkın Zarar İstemine Dönüştürülememesi
- Esas
- 2025/4536 E.
- Karar
- 2026/1721 K.
Vekâletin kötüye kullanılmasıyla devredilen taşınmazlar için daha önce rayiç bedel talebi kesinleşmiştir. Davacı ayrı davada kiraya verememekten doğan kira kaybını istemiş; istinafta talep reddedilmiştir. Temyizde bunun aşkın zarar olarak nitelendirilmesini ve ekonomik sepet hesabını savunmuştur. Yargıtay, hukuki nitelendirme hâkime ait olsa da talep sonucuyla bağlı olunduğunu, dava ve sonraki dilekçelerde kira kaybı istendiğini ve aşkın zarar talebinin bulunmadığını belirtmiştir. İlk kez temyizde ileri sürülen bu yeni yaklaşım kabul edilmeyerek ret kararı onanmıştır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Döviz Alacağının TL Olarak İstenmesinden Sonraki Aşkın Zararda Ret ve Karşı Oy
- Esas
- 2025/4657 E.
- Karar
- 2026/1752 K.
Dolar olarak verilen depozitonun iadesi ilk davada dava günündeki TL karşılığıyla istenmiş ve faizle tahsil edilmiştir. Sonraki aşkın zarar davasını ilk derece ekonomik değer hesabıyla kabul etmiştir. Bölge adliye mahkemesi, TBK m.99 seçimlik hakkının TL yönünde kullanıldığını esas alarak talebi reddetmiş; Yargıtay bu sonucu oyçokluğuyla onamıştır. Karşı oy ise TL tercihinin aşkın zararı engellemeyeceğini ve ekonomik göstergelerle soyut ispatın yeterli görülmesi gerektiğini savunmuştur. Bu görüş çoğunluğun gerekçesi değildir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Ebeveynin hastalık seyrine ilişkin eski rapor sonrası güncel velayet incelemesi ve düşük maddi tazminat
- Esas
- 2025/8379 E.
- Karar
- 2026/3126 K.
Eski sosyal inceleme raporu annenin hastalığını belirtmiş, o an bakım engeli görmemekle birlikte hastalık seyri ve ebeveynlik etkisi için değerlendirme önermiştir. 2. Hukuk Dairesi aradan geçen süre ve dosya koşulları nedeniyle üç kişilik uzman heyetiyle yeni sosyal inceleme, gerekirse çocuğun görüşü ve tüm güncel delillerin değerlendirilmesini istemiştir. Velayet bu eksiklikten; kadın lehine maddi tazminat da ekonomik durum, kusur ve zedelenen menfaate göre az bulunduğundan bozulmuştur. Diğer bölümler korunmuştur. Hastalık adı tek başına velayet engeli sayılmamış; güncel somut bakım kapasitesi araştırılacaktır.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Simsarlık Sözleşmesinin Sona Erdiği İddiasında Tahkim İlk İtirazı
- Esas
- 2025/4600 E.
- Karar
- 2026/1530 K.
Davacı, aracılık sözleşmesindeki 180 günlük sürede asıl sözleşme kurulmadığından ilişkinin sona erdiğini, sonradan yapılan ödemelerin yanlış olduğunu ileri sürerek iade istemiştir. Davalı sözleşmenin tahkim maddesine dayanarak süresinde ilk itirazda bulunmuştur. Mahkeme tahkim şartını geçerli kabul edip davayı usulden reddetmiş, BAM bu sonucu korumuştur. Yargıtay, sözleşmenin on ikinci maddesinde uyuşmazlıkların tahkime bırakıldığını ve itirazın zamanında yapıldığını belirterek kararı onamıştır. Asıl ücretin gerçekten doğup doğmadığı veya ödemenin sebepsiz olup olmadığı esastan karara bağlanmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Bozma Sonrası Boşanma Tazminatında Hakkaniyet ve Miktar Denetimi
- Esas
- 2025/8427 E.
- Karar
- 2026/2827 K.
Bozma sonrasında verilen boşanma hükmü, erkek eş tarafından farklı yönlerden temyiz edilmiştir. Daire, önceki bozma kapsamı dışında kesinleşen ve uyma nedeniyle kazanılmış hak oluşturan yönlerin yeniden incelenemeyeceğini belirtmiştir. Buna karşılık kadına verilen maddi ve manevi tazminatı; ekonomik durumlar, kusur dereceleri, alım gücü, kişilik hakkı saldırısı ve kaybedilen menfaatlerle karşılaştırınca fazla bulmuştur. Yalnız miktarlar yönünden daha uygun tazminat belirlenmesi için bozma yapmış, diğer bölümleri onamıştır. Metinde somut tutarlar ve kusur olaylarının ayrıntısı yer almamaktadır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Bono İkrarından Sonra Hile ve Korkutma İddiasının İspatı
- Esas
- 2025/4255 E.
- Karar
- 2026/1438 K.
Davacı, eşinin borcu nedeniyle baskı altında bono imzalayıp taşınmazını devrettiğini ileri sürerek menfi tespit ve tescil istemiştir. Derece mahkemeleri, hile ve korkutmanın kanıtlanmadığını, davacının icra dosyasındaki dilekçeyle borcu açıkça kabul ettiğini ve taşınmazın borca karşılık devredildiğini değerlendirmiştir. Davacıya yemin olanağı hatırlatılmış, vekili bu delile dayanılmayacağını bildirmiştir. Bölge adliye mahkemesi ret sonucunu korurken yalnız davacının önceki istinafı nedeniyle vekâlet ücretindeki kazanılmış durumu gözetmiştir. Yargıtay bu sonucu onamıştır; tarafların baskı anlatımı sabit olay olarak benimsenmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Limited Şirket Payının Mirasçılara Geçişi ve Kanıtlanmayan Haricî Devir Savunması
- Esas
- 2025/4572 E.
- Karar
- 2026/1442 K.
Şirket ortağının mirasçıları, muris adına kayıtlı payların miras oranlarında tescilini istemiştir. Şirket, ölümden önce pay bedelinin ödenip haricî anlaşma yapıldığını ileri sürmüş; gerekli devir belgesini sunamamıştır. İlk derece mahkemesi murisin ortaklığının sürdüğünü ve payların mirasçılara geçtiğini kabul etmiştir. Dava ticaret sicili ret kararına itiraz olarak değil şirkete karşı miras intikaline ilişkin talep olarak ele alınmıştır. Yargıtay, kabul sonucunu koruyan bölge adliye mahkemesi kararını onamıştır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Limited Şirketin Feshi Yerine Ortağın Çıkarılması ve Uygun Çözümün İncelenmesi
- Esas
- 2026/1605 E.
- Karar
- 2026/1454 K.
Yüzde kırk dokuz ve elli bir paylı iki kardeşin şirketinde güven ilişkisi bozulmuş; kuruluş amacının gerçekleşmemesi ve faaliyet yokluğu ileri sürülmüştür. Davacı fesih, olmazsa payı ödenerek çıkma istemiş; ilk derece mahkemesi çıkma bedelinin diğer ortak için yük oluşturacağını belirterek şirketi feshetmiştir. Yargıtay, şirketlerin devamlılığı ile davalının şirketi yaşatma iradesini vurgulamış; TTK 636/3 çerçevesinde fesih dışında uygun çözüm değerlendirilmesi gerektiğini kabul etmiştir. Fesih hükmünü koruyan istinaf kararı bozulmuş; çıkma payı tutarı doğrudan belirlenmemiştir.
Karar başlıkları ve özetler, ilgili konunun bulunmasını kolaylaştıran editoryal açıklamalardır. Tam metin, kaynak bağlantısı ve kararın somut olaya ilişkin sınırları her karar sayfasında ayrıca gösterilir.
