İÇTİHAT ARŞİVİ

Yargıtay Kararları

Kararın hangi uyuşmazlığı çözdüğünü görün; gerekçesini, sonucunu ve tam metnini ilgili hukuk makaleleriyle birlikte inceleyin.

1.012 karar25 hukuk alanıHukuk makalelerine geçin →

1.012 karar

Karar tarihine göre yeniden eskiye
Aile ve Boşanma Hukuku

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi

Nafaka kaldırma davasında kesinleşmiş aylık iradın kendiliğinden toplu ödemeye çevrilememesi

Esas
2026/2344 E.
Karar
2026/4567 K.

Erkek uzun yıllardır devam eden yoksulluk nafakasının kaldırılmasını veya azaltılmasını istemiştir. İlk derece reddetmiş; BAM aylık nafakayı kaldırıp yerine toplu ödeme koymuştur. Daire kesinleşen irat biçiminin bu kaldırma/azaltma davasında niteliği değiştirilerek toptana çevrilemeyeceğini, talebin aşıldığını açıklamıştır. İspatlanamayan davanın reddi gerektiğinden kadının lehine bozma verilmiştir. Toplu nafakanın başlangıçta belirlenmesiyle kesinleşmiş iradın sonraki değişiklik davasında dönüştürülmesi farklıdır; karar tarafların her türlü yeni anlaşmasının geçerliliğini çözmemiştir.

Kararın sonucuKaldırma/azaltma yerine toplu nafaka kurulması nedeniyle kadın yararına oybirliğiyle bozma; diğer itirazların incelenmemesi
Tüketici Hukuku

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi

Üretim kaynaklı motor çatlağında su eksilmesinin kullanıcı nedeni değil sonuç olduğunun belirlenmesiyle misliyle değişim

Esas
2025/5747 E.
Karar
2026/2443 K.

Sıfır alınan araçta farklı onarımlar sonrasında motor çatlağı ve su eksilmesi sürmüştür. Satıcılar bakımsızlık, onarım hakkının kullanılması ve yıllar sonra değişimin orantısızlığını ileri sürmüştür. 3. Hukuk Dairesi kurul raporuna dayanarak çatlağın su eksilmesinden önce oluştuğunu ve kullanıcı kusuru bulunmadığını açıkça değerlendirmiş; ağır gizli ayıpta misliyle değişimin hak/menfaat dengesine uygunluğunu kabul ederek onamıştır. Diğer onarılmış arızalar motorun ağır ayıbını ortadan kaldırmamıştır. Her tamir veya uzun kullanım değişimi otomatik dışlamaz; karar da her küçük ayıpta sıfır araç verilmesi şeklinde genellenemez.

Kararın sonucuAracın takyidatsız iadesi karşılığı ayıpsız misliyle değiştirilmesine ilişkin hükmün oybirliğiyle onanması
Çevre, Enerji ve Maden Hukuku

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi

Yeni Malikin İtirazına Rağmen Süren Kiracılıkta Elektrik Aboneliğinin Haksız Feshi ve Zarar

Esas
2025/4404 E.
Karar
2026/2421 K.

Market kiracısının aboneliği, yeni malikle güncel kira belgesi sunulmadığı gerekçesiyle feshedilmiştir. Önceki bozma, eski kira sözleşmesi ve devir protokolüne göre kiracılığın sürdüğünün gözetilmesini istemiştir. Bozmaya uyan mahkeme, elektrik sağlanmamasını kusurlu bulmuş ve ürün zararına tazminat vermiştir. Taşınmaz sonradan yıkıldığı için abonelik feshini giderme talebi konusuz kalmış, bu talepte karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmiştir. Yargıtay hükmü onamıştır.

Kararın sonucuAbonelik feshini giderme talebinin yıkım nedeniyle konusuz kalması ve 7.989,85 TL zararın dava tarihinden yasal faiziyle tahsiline ilişkin hüküm oybirliğiyle onandı.
Aile ve Boşanma Hukuku

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi

Yeni taşınmaza aktarılan satış parasının kişisel maldan geldiği iddiasında ilk edinimin ve tapu tedavüllerinin araştırılması

Esas
2026/2689 E.
Karar
2026/4542 K.

Mal rejimi tasfiyesinde yeni taşınmazın ediniminde önceki taşınmazın satış parasının kullanıldığı kabul edilmiştir. Önceki taşınmazın 2017 kat irtifakı tescili bilinmekle birlikte ilk edinme tarihi ve sebebi araştırılmadan kişisel mal savunması değerlendirilmiştir. 2. Hukuk Dairesi ilk tesisten itibaren tapu devri ve dayanak belgelerinin toplanıp önceki malın kişisel/edinilmiş niteliği ve buna bağlı değer artış payının belirlenmesini istemiştir. Bu kısım bozulmuş, diğer asıl dava itirazları reddedilmiş; karşı dava sonucu korunmuştur. Karar yeni malın tamamının otomatik kişisel mal olduğunu veya düğün takılarına ilişkin genel aidiyet ölçütünü belirlememiştir.

Kararın sonucuAsıl davada önceki taşınmazın edinim kaynağı ve değer artış payı yönünden bozma; diğer itirazların reddi ve karşı dava sonucunun onanması
Yargılama ve Usul Hukuku

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi

KHKile kapatılan işyerinin alacaklarında 675 sayılı özel dava şartı nedeniyle iş mahkemesi davasının reddi

Esas
2026/4083 E.
Karar
2026/3580 K.

KHKile kapatılan işyerinin çalışanı idari yargılama ve kısmi ödeme sonrasında bakiye işçilik ve aşkın zarar istemlerini iş mahkemesinde ileri sürmüştür. Alt derece 675 sayılı KHK 16 özel rejimi nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden ret vermiş; BAM ve 9. Hukuk Dairesi sonucu korumuştur. Karar kıdem, ücret veya enflasyon zararının miktarını esastan hesaplamamış; özel kapatılma ve başvuru rejiminin bu davaya etkisini incelemiştir. Bütün kapatılmış veya ödeme güçlüğündeki işyerlerinde aynı ret sonucu çıkarılamaz; olağan özel işveren uyuşmazlığıyla bu istisnai rejim ayrılmalıdır.

Kararın sonucu675 sayılı KHKözel rejimi nedeniyle usulden ret hükmünün oybirliğiyle onanması
Ticaret ve Şirketler Hukuku

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

Limited Pay Devri Protokolünde Şekil Eksikliği ve Rekabet Cezasının İspatı

Esas
2025/5481 E.
Karar
2026/2282 K.

Eski ortak, adi yazılı pay devir protokolündeki rekabet etmeme yükümlülüğünü ihlal ettiği iddiasıyla cezai şart ve tazminatla karşılaşmıştır. Sonraki noter onaylı devirde bu koşulların bulunmadığı değerlendirilmiştir. İstinaf mahkemesi devir borcu doğuran protokol için TTK 595 şekil koşulunu, ayrıca geçerli sayılsa bile ihlalin kanıtlanamamasını ayrı gerekçeler yapmıştır. Müşteri kaybı ve zarar da belgelerle ortaya konulamamıştır. Daire ret sonucunu onamıştır. Bu değerlendirme, ortaklıktan ayrılmayla her türlü sözleşmesel yükümlülüğün otomatik sona erdiği anlamına gelmemektedir.

Kararın sonucuCezai şart ve haksız rekabet zararına dayalı taleplerin reddini uygun bulan istinaf kararı onanmıştır.
İcra ve İflas Hukuku

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi

Paylı Konutta Meskeniyet İçin Uygun Ev Bedelinin Pay Oranında Bölünmemesi

Esas
2026/7 E.
Karar
2026/2650 K.

Borçlunun konuttaki yarım payı haczedilmiş; mahkeme uygun ev bedelini de yarıya bölerek payın satılmasına karar vermiştir. Daire, her paydaşın meskeniyet şikâyeti hakkı bulunduğunu ve pay değerinin borçlunun ihtiyacını karşılayacak evin tam bedeliyle karşılaştırılması gerektiğini açıklamıştır. Somut olayda pay değeri uygun ev bedelinden düşük olduğundan haczin kaldırılması gerektiğini belirtmiştir. Mevcut beş odalı konuta eş büyüklükte ev aranmasını da eleştirmiş; yalnız borçlu temyiz ettiği için bu hususu aleyhe bozma nedeni yapmamıştır.

Kararın sonucuBAM kararı kaldırılmış; meskeniyet şikâyetinin kabulü ve haczin kaldırılması gerektiği gerekçesiyle ilk derece kararı bozulmuştur.
Kira ve Kat Mülkiyeti Hukuku

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi

Üretim Alanının Genişletilmesinde İşyeri İhtiyacının Somut Kanıtlanması

Esas
2025/4210 E.
Karar
2026/2392 K.

Üretim şirketi, mevcut sahasına bitişik kiralananı artan iş hacmi ve güvenli çalışma alanı ihtiyacı için kullanmak istemiştir. İlk derece mahkemesi ihtiyacı kanıtlanmamış bulmuş, bölge adliye mahkemesi tahliyeye karar vermiştir. Daire, mevcut iş hacmi, üretim kapasitesi ve faaliyet yoğunluğuyla birlikte kapasite raporları ve tanıkları değerlendirerek ihtiyacın gerçek, samimi ve zorunlu biçimde ispatlandığını kabul etmiş ve tahliyeyi onamıştır. Karar, ticari genişleme beyanının tek başına yeterli olduğu veya sonradan tazminat olanağının ispat yerine geçtiği anlamına gelmemektedir.

Kararın sonucuİşyeri ihtiyacı nedeniyle tahliyeye ilişkin bölge adliye mahkemesi kararı onanmıştır.
Kira ve Kat Mülkiyeti Hukuku

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi

Yeni malikin restoran ve konaklama işletmesi ihtiyacının ispatı

Esas
2026/1175 E.
Karar
2026/2391 K.

Yeni malik satın aldığı taşınmazı restoran ve konaklama işletmesi olarak kullanmak için tahliye istemiştir. Kiracı gerçek amacın yüksek kira artışı olduğunu, delillerin eksik toplandığını savunmuştur. Mahkemeler taşınmazın faaliyet için uygunluğunu, malikin turizm tecrübesini, uygun başka işyeri bulunmamasını ve tanıkları değerlendirerek tahliyeye karar vermiştir. Yargıtay ticaret sicili, vergi ve tapu kayıtları ile ticari organizasyonun da incelendiğini, ihtiyacın soyut beyanla sınırlı olmadığını belirterek onamıştır. Malik sıfatının yanında ihtiyacın gerçekliği somut delillerle denetlenmiştir.

Kararın sonucuYeni malikin işyeri ihtiyacına dayalı tahliye kararının oybirliğiyle onanması
Sözleşmeler ve Borçlar Hukuku

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi

İnşaat protokolündeki diğer şirket taahhüdünün kefalet sayılıp şekil eksikliğinden reddedilmesi

Esas
2025/2736 E.
Karar
2026/1593 K.

Arsa payı inşaat protokolündeki beş aylık kira tazminatı için iki şirkete takip yapılmıştır. Alt derece asıl borçludan 305.000 TL ve inkar tazminatını kabul etmiş; diğer şirketin taahhüdünü kefalet sayıp aranan şekil koşulları oluşmadığından reddetmiştir. Davacı ortak sahiplik, iki imza ve bağımsız garanti savunmalarıyla temyize gitmiş; 6. Hukuk Dairesi somut nitelendirme ve ret sonucunu onamıştır. Bu karar eser ilişkisinde teminat kurallarının hiç uygulanmayacağı görüşünü kabul etmez. Kaynak hangi şekil unsurunun eksik kaldığını ayrıntılandırmadığından bütün tüzel kişi teminatları için tek biçim veya eş rızası kuralı çıkarılamaz.

Kararın sonucuAsıl borçlu kabulü korunurken teminat veren diğer şirket yönünden kefalet şekil eksikliğine dayalı reddin davacı temyizi üzerine oybirliğiyle onanması
İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi

İşçilik davasında beklenmesi gereken ceza hükmünün kaldırılmış olması

Esas
2026/3477 E.
Karar
2026/3485 K.

Tıbbi mümessilin işvereni ilgilendiren ceza soruşturmasını bildirmemesi nedeniyle feshedilen sözleşme hakkında ilk bozma, gerekçenin kurulmasını ve açılan ceza davasının kesinleşmesinin beklenmesini istemiştir. Uyma sonrasında iş mahkemesi mahkumiyet verildiği gerekçesiyle kıdem ve ihbarı reddetmiştir. Yargıtay ceza hükmünün BAM tarafından kaldırıldığını ve yeni yargılamanın sürdüğünü saptayarak kesinleşme beklenmeden karar verilmesini bozmuştur. Karar işçinin suçu veya işverenin haklılığını kesin kabul etmez; somut önceki bozmaya uyma ve ceza dosyasının sonucunu bekleme yükümlülüğüne dayanır. Her iş uyuşmazlığında her ceza davasının mutlaka beklenmesi biçiminde genellenemez.

Kararın sonucuKaldırılmış ceza hükmüne dayanılıp kesinleşme beklenmemesi nedeniyle oybirliğiyle bozma
Sözleşmeler ve Borçlar Hukuku

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

Krediyi ödeyen kefilin rücuunda asıl borçlu ve diğer kefilin sorumluluk tutarlarının hükümde ayrı gösterilmesi

Esas
2025/5132 E.
Karar
2026/2149 K.

Kredi taksitlerini ödeyen kefil asıl borçlu şirketten tümünü, diğer kefilden yarısını istemiştir. İlk derece alacağı kabul etmiş ancak hükümde sorumluluk sınırlarını açık göstermemiştir. BAM şirketin 660.637,48 TL, diğer kefilin 330.318,74 TL ile sınırlı sorumluluğunu ayrı yazarak yeniden hüküm kurmuş; 11. Hukuk Dairesi bu açık ayrımlı kabulü onamıştır. Diğer kefilin yarı sorumluluğu somut talep ve ilişkiye aittir, her kefalet için değişmez oran değildir. Ödemeyi yapanın halefiyeti kabul edilse de her borçlunun ne kadar ve hangi faiz başlangıcından sorumlu olduğu infaza elverişli gösterilmelidir.

Kararın sonucuAsıl borçlu ve diğer kefilin ayrı sorumluluk sınırlarının gösterildiği BAM kabul hükmünün oybirliğiyle onanması

Karar başlıkları ve özetler, ilgili konunun bulunmasını kolaylaştıran editoryal açıklamalardır. Tam metin, kaynak bağlantısı ve kararın somut olaya ilişkin sınırları her karar sayfasında ayrıca gösterilir.