Uyuşmazlığınızla ilgili kararı bulun
Başlık, hukuki kavram, daire veya esas ve karar numarasıyla arayın.
1.012 karar
Karar tarihine göre yeniden eskiyeYargıtay 3. Hukuk Dairesi
TBK Satışında Motor Yağ Eksiltme Ayıbı, Değişim ve Satıcının Sorumluluğu
- Esas
- 2025/5633 E.
- Karar
- 2026/2690 K.
Araçta yağın ani eksilmesi ve gücün kesilmesi sorunları kalıcı olarak giderilememiştir. İstinaf mahkemesi TBK satış hükümlerinde alıcıya karşı satıcının sorumluluğunu esas alıp ithalatçı yönünden davayı reddetmiştir. Daire, daha az müdahaleci teşhis yolları denenmeden değer kaybı yaratacak motor açılması istenmesini ve süren arızayı gözeterek değişim kabulünü onamıştır. Serviste bulunmanın hukuki iade sayılmadığı belirtilmiştir. Bu sonuç tüketici mevzuatında üretici ve ithalatçıya tanınan farklı sorumluluk rejimine genellenmemeli; araç mahrumiyeti talebinin sonucu da değişimden ayrı tutulmalıdır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
2011 genel kredi sözleşmesindeki kefil imzasının davalıya ait olmaması nedeniyle banka talebinin reddi
- Esas
- 2025/4722 E.
- Karar
- 2026/2461 K.
Banka, 2011 tarihli genel kredi sözleşmesindeki kefalete dayanarak kredi borcu için takip başlatmış ve itirazın iptalini istemiştir. Davalı sözleşmedeki imzanın kendisine ait olmadığını savunmuştur. Adli Tıp incelemesi kefil bölümündeki imzanın davalının eli ürünü olmadığını belirlemiştir. Alt mahkemeler kefalet sorumluluğunun kanıtlanamadığını kabul ederek bankanın davasını reddetmiş; Daire sonucu onamıştır. Belgedeki imzanın aidiyeti uyuşmazlığın belirleyici konusudur. 2011 işlemi bakımından sonraki Türk Borçlar Kanununun el yazısı ve eş rızası koşullarının uygulandığı sonucu çıkarılamaz.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu
2019 ticari menfi tespitte arabuluculuk başvurusunun davacı aleyhine yorumlanmayarak sürenin korunması
- Esas
- 2025/567 E.
- Karar
- 2026/281 K.
Üçüncü haciz ihbarnamesini alan şirket 2019 da arabulucuya başvurmuş, anlaşmazlık tutanağı sonrasında menfi tespit açmıştır. BAM ihtiyari sürecin ilk toplantıda devam anlaşmasıyla başlamadığı ve onbeş günlük sürenin geçtiği görüşünde direnmiştir. HGK 2023 de ticari menfi tespitin açıkça dava şartına eklenmesinin önceki görüş ayrılığını açıklığa kavuşturduğunu, zorunlu yol düşüncesiyle yapılan eski başvurunun davacı aleyhine yorumlanamayacağını kabul etmiştir. Arabuluculuk dönemi çıkarılarak sürenin korunduğu sonucuyla direnme değişik gerekçeyle bozulmuştur. Borçsuzluğun esası kesinleştirilmemiştir; her ihtiyari tek taraflı başvurunun otomatik durma yarattığı genel kuralı kurulmamıştır.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
Acente Olarak Gösterilen Şubede İşverenin Fiili Talimat ve Organizasyonla Belirlenmesi
- Esas
- 2026/1575 E.
- Karar
- 2026/3975 K.
Uzun süre kurye ve şirket temsilcisi olarak çalışan davacı, acente olarak gösterilen şubedeki işçilik alacaklarını istemiştir. Şirket, sorumluluğun acentede olduğunu savunmuştur. Mahkemeler, şubelerin bağımsız tacir gibi davranmaması, şirketin emir ve talimatları ile amblemli kıyafetler gibi fiili unsurları esas alarak şirketin sorumluluğunu kabul etmiştir. BAM, emeklilik sonrasında kesintisiz devam eden çalışma ve son kapanış bildirimiyle birlikte alacakları yeniden değerlendirmiştir. İzin ücretinde istenen faiz sınırını da gözeterek kurulan kısmi kabul hükmü Dairece onanmıştır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu
Boşanma Dosyasındaki Genel Hibe Beyanının Katılma Alacağından Açık Feragat Sayılmaması
- Esas
- 2025/354 E.
- Karar
- 2026/267 K.
Erkek eş, boşanma dosyasına verdiği yazıda kendisine düşen hakları dava etmeyeceğini ve eşine hibe ettiğini belirtmiştir. Mahkemeler bunu bağışlama kabul ederek sonraki katılma alacağı davasını reddetmiştir. HGK çoğunluğu, belgenin mal rejimi tasfiyesine ilişkin kesin ve açık irade içermediğini, boşanmanın ferileri kapsamındaki genel beyanın bu davayı engellemediğini kabul ederek direnme kararını bozmuştur. Alacağın esası deliller toplanarak incelenmelidir. İki karşı oy metni, tanıklar ve belgenin verildiği zamanı birlikte değerlendirerek geçerli bağışlama sözü bulunduğunu ve reddin onanması gerektiğini savunmaktadır.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Haciz İhbarnamesi Üzerine Yanlış Ödemede Alacaklının Kötüniyetinin İspatı
- Esas
- 2026/948 E.
- Karar
- 2026/2557 K.
Üçüncü şirket, takip borçlusuna hakediş borcu bulunduğunu sanarak haciz ihbarnamesi üzerine ödeme yapmış; sonradan gerçekte alacaklı olduğunu savunarak bedeli takip alacaklısından istemiştir. Önceki bozma, alacaklıya karşı kötüniyete dayalı haksız fiil ile borçluya karşı sebepsiz zenginleşme yollarını ayırmıştır. Bozma sonrası alacaklının kötüniyetini kanıtlama imkânı verilmesine rağmen delil sunulmamıştır. Daire ret kararını onamıştır. Yanlış ödeme tek başına her takip alacaklısını iade borçlusu yapmamış; borçtan kurtulan takip borçlusunun konumu ayrıca korunmuştur.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
İhtiyaç Tahliyesi Davası Sürerken İşyerinin Satılması ve İhtiyacın Devamı
- Esas
- 2025/5807 E.
- Karar
- 2026/2585 K.
Kiraya veren, ev tekstili alanında marka oluşturup çalışmak için kiralanan işyerine ihtiyacı olduğunu ileri sürmüştür. İhtar nedeniyle dava açma süresinin korunduğu kabul edilmesine rağmen, yargılama sırasında taşınmazın üçüncü kişiye satılması nedeniyle istem reddedilmiştir. Yargıtay, ihtiyacın yalnız dava tarihinde bulunmasının yeterli olmadığını, yargılama boyunca sürmesi gerektiğini açıklamıştır. Somut satışla davacının ihtiyaç iddiasının devam etmediği kabul edilerek ret ve davacı aleyhindeki gider hükmü onanmıştır.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
İş gideri avansının banka ve günlük yazışma hesabıyla kapandığı kabulü ve işverenin iade davasının reddi
- Esas
- 2026/1443 E.
- Karar
- 2026/4046 K.
İşveren işçiye banka üzerinden verilen iş avanslarının kişisel borç ve düğün gideri olduğunu savunup iade istemiştir. Alt derece ve BAM günlük yazışmalar, iş/mazot/yemek giderleri, para iadeleri ve hesaplaşmayı birlikte değerlendirerek avansların iş için kullanılıp kapandığını kabul etmiştir. 9. Hukuk Dairesi birleşen iade reddini onamış; asıl işçilik davası temyizini 2022 dava tarihi parasal sınırıyla reddetmiştir. Bankadaki giriş-çıkış farkı tek başına işçinin kalan kişisel borcu sayılmamıştır. Her belgesiz harcama serbest bırakılmamış; kayıt bütünü ve fiili hesap uygulaması bu somut dosyada yeterli görülmüştür.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Kefalet Sıfatına İlişkin Yazının Kefilin El Ürünü Olmaması
- Esas
- 2025/5059 E.
- Karar
- 2026/2474 K.
Banka, genel kredi sözleşmesindeki kefillere karşı yürütülen takibe itirazın iptalini istemiştir. İlk derece mahkemesi, TBK m.583’teki kişisel el yazısı koşulunu ve karşılaştırmalı inceleme raporunu esas almıştır. Müteselsil sıfatına ilişkin yazıların davalı kefillerin el ürünü olmadığı belirlenince somut kefalet geçersiz sayılmış ve talep reddedilmiştir. İstinaf ve Yargıtay incelemelerinde bu sonuç korunmuştur. Karar imzanın varlığıyla el yazısı koşulunun aynı olmadığını gösterir; eş rızası veya icra dairesinde verilen kefalet hakkında ayrı bir hüküm kurmamaktadır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Kredili Hisse İşleminde Yanıltıcı Bilgi, Yönlendirilen Uygunluk Testi ve Bankanın Kusuru
- Esas
- 2025/5420 E.
- Karar
- 2026/2438 K.
Yatırımcı kredili hisse işlemlerinde yanlış yönlendirildiğini ileri sürmüştür. Mahkemeler, payların gün sonunda zorunlu satılacağı yönündeki yanlış bilgiyi, yönlendirilerek doldurulan uygunluk testini ve zararın telafi edileceği söylenerek işlemlerin sürdürülmesini değerlendirmiştir. Bankanın ağırlıklı kusurunu kabul etmiş, yatırımcının sürekli zarara rağmen devam etmesini de birlikte kusur saymıştır. Daire bankanın itirazlarını reddederek kısmi kabulü onamıştır. Yatırımcının reddedilen küçük bölüme ilişkin temyizi ise dava tarihindeki parasal sınır nedeniyle incelenmemiştir. İşlem onayı, somut yanıltıcı bilgilendirmeye ilişkin sorumluluğu kendiliğinden ortadan kaldırmamıştır.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
Nakil yetkisinin keyfi kullanılması üzerine işçinin haklı feshi
- Esas
- 2026/1439 E.
- Karar
- 2026/4048 K.
Belediyede zabıta olarak çalışan işçi, park ve bahçelerde beden işçiliğine yazılı kabulü olmadan görevlendirilince sözleşmesini feshetmiştir. İlk derece sözleşmedeki yönetim yetkisini yeterli görüp istifa kabul etmiştir. BAM, yeni görev yerindeki hizmet aksaması veya işçinin orada sağlayacağı katkının kanıtlanmadığını ve nakil yetkisinin keyfi kullanıldığını belirterek İş Kanunu m. 24/II-f kapsamında kıdem tazminatına hükmetmiştir. Yargıtay bu kararı oybirliğiyle onamıştır. Karar işverenin her naklinin yasak olduğunu kabul etmez; sözleşmedeki nakil yetkisinin somut kullanımının hukuki denetimine ve işçinin fesih gerekçesine dayanır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi
Tahkim Yargılamasına Son Verme Kararının İptali ve Aynı Hakem Kararına Karşı Davaların Birleştirilmesi
- Esas
- 2026/1805 E.
- Karar
- 2026/1797 K.
İş sahibi ile yüklenici, aynı hakem heyeti kararının iptalini ayrı davalarda istemiştir. Önceki bozmalarda, tahkim şartı ve mahkemede kesinleşmiş tahkim itirazı kararı gözetilerek HMK 435/1-c uyarınca yargılamayı sonlandırma koşullarının bulunmadığı kabul edilmiştir. Aynı hakem kararına karşı iptal davalarının birleştirilmesi de istenmiştir. Bozmaya uyan BAM, davaları birleştirip hakem kararını iptal etmiş, iki taraf da gider ve vekâlet ücreti gibi sonuçları temyiz etmiştir. Yargıtay iptal hükmünü onamıştır.
Karar başlıkları ve özetler, ilgili konunun bulunmasını kolaylaştıran editoryal açıklamalardır. Tam metin, kaynak bağlantısı ve kararın somut olaya ilişkin sınırları her karar sayfasında ayrıca gösterilir.
