Uyuşmazlığınızla ilgili kararı bulun
Başlık, hukuki kavram, daire veya esas ve karar numarasıyla arayın.
1.012 karar
Karar tarihine göre yeniden eskiyeYargıtay 1. Hukuk Dairesi
7550 Sayılı Kanun Sonrasında Dava Tarihindeki Temyiz Sınırının Uygulanması
- Esas
- 2025/5352 E.
- Karar
- 2026/3668 K.
Muris muvazaasına dayalı tapu davasında bölge adliye mahkemesi, verdiği kararın kesin olduğunu kabul ederek temyiz dilekçesini ek kararla reddetmiştir. Daire, 7550 sayılı Kanunla HMK Ek 1 hükmünde yapılan değişikliği esas alarak parasal sınırın dava tarihine göre uygulanması gerektiğini açıklamıştır. Somut dosyada hükmün temyize açık olduğunu belirleyip ek ret kararını kaldırmış, ardından asıl kararı inceleyerek onamıştır. Kanun yoluna kabul ile davanın esasındaki sonuç ayrılmış; temyizin açılması davacının esas talebinin kabul edilmesi anlamına gelmemiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
GES için kiralanan arsada lisans çakışmasının işletme riski sayılması ve ret ücretinin düzeltilmesi
- Esas
- 2025/5058 E.
- Karar
- 2026/2762 K.
Güneş enerjisi tesisi için arsa kiralayan şirket, üçüncü kişinin ön lisans alanıyla çakışma nedeniyle faaliyete geçemeyip sözleşmeyi feshetmiş ve masraf tazminatı istemiştir. Önceki bozma sözleşmede resmi izin sorumluluğunun kiraya verence üstlenilmediğini, arsanın niteliğinden kaynaklanan ayıp bulunmadığını ve engelin somut ticari işletme riski olduğunu kabul etmiştir. Buna uyularak verilen ret sonucu korunmuştur. 2026 incelemesinde para ile değerlendirilen tazminat davası için maktu yerine reddedilen tutara göre nispi vekalet ücreti gerektiğinden hüküm düzeltilerek onanmıştır. Bütün ruhsat engellerinin daima kiracı riski olduğu söylenemez; sözleşmesel üstlenme önemlidir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi
İkinci ve Üçüncü Haciz İhbarnamesindeki Farklı Tutarlarda Kısmi İptal
- Esas
- 2026/564 E.
- Karar
- 2026/3083 K.
Üçüncü kişi, farklı tutarlar içeren haciz ihbarnamelerinin iptalini istemiştir. Bölge adliye mahkemesi ikinci ve üçüncü ihbarnameleri tamamen iptal etmiştir. Daire, haczin ikinci ihbarnamede belirtilen daha düşük tutar üzerinden konulduğunu kabul etmiştir. Üçüncü ihbarname de buna uymalıdır; daha yüksek yazılan üçüncü tutarın yalnız aşan bölümü iptal edilmelidir. İkinci ihbarnamenin usulüne uygun olduğu gözetilmeden tümden iptal edilmesini hatalı bulmuş ve kararı bozmuştur. Alacaklının borçlu ile üçüncü kişinin ilişkisine yabancı olması nedeniyle ihbarnamede takip alacağı miktarının gösterilmesinin yeterliliğini de açıklamıştır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Maketten Konut Satışında Yönetici Sorumluluğu, Aşkın Zarar ve Kâr Kaybı
- Esas
- 2025/6061 E.
- Karar
- 2026/2624 K.
Konut projesi için ödeme yapan alıcı, inşaata başlanmaması üzerine şirketin kurucu ve yöneticilerinden zararlarını istemiştir. Daire, yargılama sırasında tahsil edilen asıl paranın davayı tamamen konusuz bıraktığının kapak hesabı incelenmeden kabul edilemeyeceğini belirtmiştir. Aşkın zarar bakımından enflasyon, döviz, değerli maden ve taşınmaz endekslerinden oluşan soyut ispat yaklaşımını benimsemiş; konutun değer artışı ve kira getirisinden doğabilecek kâr kaybının ayrıca araştırılmasını istemiştir. Manevi tazminat yönünden ceza dosyasındaki maddi olguların değerlendirilmesini gerekli görmüştür. Zarar kalemleri için kesin bir tazminat tutarı belirlememiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi
Meskeniyet Şikâyetinde Haciz Tarihindeki Ev ve Barınma Bedelinin Belirlenmesi
- Esas
- 2026/557 E.
- Karar
- 2026/3081 K.
Borçlu, iki ayrı haciz için meskeniyet şikâyeti yapmıştır. Birleşen dosyada, taşınmazın satılıp barınma için 1.532.160 TL ayrılması kararlaştırılmıştır. Yargıtay, mahcuzun ve hâline münasip evin değerinin haciz tarihi itibarıyla somut, denetlenebilir emsallerle belirlenmesini gerekli görmüştür. Rapor keşif tarihindeki güncel değerleri kullanıp haciz tarihini gözetmediğinden hükme elverişsiz bulunmuştur. Haciz tarihine göre ek rapor alınarak yeniden karar verilmesi için bozma yapılmıştır. Borçluya mutlaka bu tutarın verilmesi veya haczin doğrudan kaldırılması kesinleşmiş sonuç değildir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi
Pandemi ve esnek çalışma bilindikten sonra imzalanan yemek ihalesinde fesih zararının reddi
- Esas
- 2026/241 E.
- Karar
- 2026/1916 K.
Yemek hizmeti yüklenicisi pandemiyle işyerine gelen personel ve öğün sayısının düşmesi üzerine sözleşmeyi feshedip maddi ve manevi zarar istemiştir. İhale 18 Mart 2020 de, sözleşme 20 Nisanda yapılmıştır. Alt mahkeme salgın ilanının ve esnek çalışma genelgesinin bu tarihlerden önce bilindiğini, olayın sözleşmeden sonra doğmuş yeni bir mücbir sebep olmadığını kabul etmiştir. Bakanlık görüşü ve tacirin öngörüsü de değerlendirilerek ret verilmiş; Daire sonucu onamıştır. Karar her salgının daima öngörülebilir olduğunu söylemez; somut tarihler ile zaten ilan edilmiş tedbirler belirleyicidir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Sabit Fiyatlı Elektrik Sözleşmesinde Yeni Tarife Reddedilince Fesih ve Ceza Koşulu
- Esas
- 2025/4927 E.
- Karar
- 2026/2798 K.
Elektrik tedarikçisi sabit fiyat bildiriminden sonra daha yüksek tarife önermiş; karşı taraf kabul etmeyince sözleşmeyi feshetmiştir. Mahkemeler sözleşme hükümleriyle yazışmaları birlikte değerlendirerek feshin haksız olduğunu kabul etmiştir. Sözleşmede ceza yanında zarar talebi saklı tutulduğu için ceza koşulu ve kanıtlanan ek tedarik maliyeti hüküm altına alınmıştır. Daire arabuluculuk koşulunun da yerine getirildiğini belirterek kabulü onamıştır. Sonuç her sabit fiyat sözleşmesinde uyarlamanın imkânsızlığı veya her ceza yanında otomatik ek tazminat hakkı biçiminde genellenmemelidir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Tahliye Taahhüdünden Sonra Kabul Edilen Yeni Kira Sözleşmesinin Etkisi
- Esas
- 2026/2877 E.
- Karar
- 2026/2766 K.
Kiraya veren, işyeri için verilen tahliye taahhüdüne dayanarak itirazın iptali ve tahliye istemiştir. İlk derece mahkemesi imzanın kiracıya ait olduğunu belirleyerek davayı kabul etmiştir. Kanun yararına temyizde, taahhütten sonra yeni noter onaylı kira sözleşmesi yapıldığı, kiraya verenin de bunu kabul edip davanın konusuz kaldığını bildirdiği saptanmıştır. Yargıtay, bu yenileme nedeniyle taahhüdün hükümsüz kaldığı gözetilmeden tahliyeye karar verilmesini hukuka aykırı bulmuştur. Karar kanun yararına bozulmuştur; bu bozmanın kesinleşmiş somut hükmün sonucuna etkisi olmadığı ayrıca belirtilmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Takip Dayanağı Taksit Protokolündeki Kefalet ve Tahsilatın İstirdadı
- Esas
- 2025/5201 E.
- Karar
- 2026/2772 K.
Şirketin muhasebecisi, kendi alacağından başka icra dosyasına aktarılan paranın iadesini istemiştir. BAM, takip dayanağının bono değil taksitlendirme protokolü olduğunu ve imzanın kefil sıfatıyla atıldığını kabul etmiştir. Kefalette azami tutar ve tarihin el yazısıyla yazılmaması nedeniyle geçersizlik sonucuna varmış; 223.827,70 TL’nin iadesine hükmetmiştir. Yargıtay aynı ayrımı ve şeklin resen gözetilmesini benimseyerek kararı onamıştır. Ancak protokolün metinde tekrarlanan 19.04.2012 tarihiyle TBK 583 uygulaması arasında açıklanmayan geçiş hukuku sorunu vardır. Bu kaynak sınırı görünür tutulmalıdır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Velayette Çocuğun Dinlenmesi ve Yeni Uzman Heyeti İncelemesi
- Esas
- 2025/9999 E.
- Karar
- 2026/5061 K.
Karşılıklı boşanma davasında taraflar kusur, mali sonuçlar ve velayet düzenlemesini temyiz etmiştir. Yargıtay, velayette temel ölçütün çocuğun üstün yararı olduğunu, anne ve babanın boşanmadaki kusurları ile sosyal durumlarının bu yararı etkilediği ölçüde önem taşıdığını belirtmiştir. Çocukların görüşlerine gereken önem verilmeli, üstün yarar gerektiriyorsa görüşlerinden farklı karar da verilebilmelidir. İdrak çağındaki ortak çocukların gerektiğinde bizzat dinlenmesi ve psikolog, pedagog ile sosyal çalışmacıdan oluşan heyetten yeniden rapor alınarak bütün delillerin birlikte değerlendirilmesi istenmiştir. Karar velayet yönünden bozulmuş, diğer temyiz edilen bölümler onanmıştır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi
Elbirliği Taşınmazın Kiraya Verilmesinde İntifadan Men İstisnası
- Esas
- 2025/4524 E.
- Karar
- 2026/2449 K.
Ortak, elbirliğiyle kayıtlı taşınmazın diğer ortak tarafından kiraya verilerek kullanıldığını belirterek ecrimisil ve müdahalenin önlenmesini istemiştir. Mahkeme davacının kullanımı veya kullanabileceği bölüm bulunmadığını ve istenen dönemde kiraya verildiğini kabul etmiştir. Bu olgularla intifadan men koşulu aramadan talepleri kabul etmiştir. Daire kabul sonucunu onamıştır. Muhdesat davası ve davacının kullanabileceği alan bulunduğu savunmaları sonucu değiştirmemiştir. Her ortak kullanımının kendiliğinden ecrimisil doğurduğu kuralı konulmamış; gelir getiren kullanım ve dışlama somut kabulü belirleyici olmuştur.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Limited Ortağın Çıkarılması İçin Dava Açma Kararı, Nisap ve Muhalefet Şerhi
- Esas
- 2025/5510 E.
- Karar
- 2026/2580 K.
Yüzde yirmi beş paylı ortak, şirketten çıkarılması için dava açılmasına ilişkin genel kurul kararının yokluğunu, butlanını veya iptalini istemiştir. Onanan alt mahkeme gerekçesinde başka kişiye pay devri genel kurulca reddedildiğinden onun çağrılmasının gerekmediği, doğrudan çıkarma değil mahkemeye başvurma kararı alındığı ve iptal için muhalefet şerhi bulunmadığı belirtilmiştir. Yargıtay ayrıca temsil edilen oyların üçte ikisi ile sermayenin salt çoğunluğunu içeren TTK 621 nisabının sağlandığını vurgulayarak ret hükmünü onamıştır. Ortağın haklı nedenle gerçekten çıkarılması bu davada hükme bağlanmamıştır.
Karar başlıkları ve özetler, ilgili konunun bulunmasını kolaylaştıran editoryal açıklamalardır. Tam metin, kaynak bağlantısı ve kararın somut olaya ilişkin sınırları her karar sayfasında ayrıca gösterilir.
