İÇTİHAT ARŞİVİ

Yargıtay Kararları

Kararın hangi uyuşmazlığı çözdüğünü görün; gerekçesini, sonucunu ve tam metnini ilgili hukuk makaleleriyle birlikte inceleyin.

1.012 karar25 hukuk alanıHukuk makalelerine geçin →

1.012 karar

Karar tarihine göre yeniden eskiye
Ticaret ve Şirketler Hukuku

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

Limited pay devrinde noter imza onayının genel kurul kararıyla ikame edilememesi

Esas
2025/5753 E.
Karar
2026/2690 K.

Eski eşler arasındaki adi yazılı pay devri protokolünde bedelin ödendiği ve genel kurulun devri kabul ettiği ileri sürülmüştür. İlk mahkeme davalının isticvaba gelmemesinden imzayı kabul ettiği sonucuyla tescile hükmetmiştir. BAM imza davalıya ait sayılsa bile noter onayı bulunmadığını, genel kurul kararının bunu tamamlamadığını ve devir vaadinin de asıl işlemin şekline bağlı olduğunu kabul ederek davayı reddetmiştir. 11. Hukuk Dairesi bu sonucu onamıştır. Bedelin alındığı, imzanın gerçekliği ve kötüniyet iddiaları taraflar arasında çekişmelidir; karardan bunların tümünün kanıtlandığı veya bütün şekil itirazlarının dürüstlük denetiminden bağışık olduğu sonucu çıkarılamaz.

Kararın sonucuBAM’ın noter şekli yokluğundan ret kararının oybirliğiyle onanması
Gayrimenkul ve Tapu Hukuku

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi

Tapulu taşınmazda eski harici satın alma iddiasının üstün kullanım hakkı göstermemesi

Esas
2025/4735 E.
Karar
2026/2544 K.

Kullanıcı ailesinin taşınmazı 1963 te haricen satın aldığına inanarak uzun yıllar tarım yaptığını ve ihtar bulunmadığını savunmuştur. Alt dereceler tapulu taşınmazda bu iddianın kayıttan doğan mülkiyete karşı üstün ayni veya kişisel hak göstermediğini, davalı paydaş olmadığından intifadan men koşulunun aranmayacağını kabul etmiştir. Davacı payına göre elatmanın önlenmesi ve ecrimisil verilmiş; 7. Hukuk Dairesi sonucu onamıştır. Karar her harici sözleşmenin tüm borç doğurucu sonuçlarını kaldırmaz ve her uzun kullanımın kendiliğinden kötüniyet olduğunu söylemez; somut haklı kullanım savunması ispatlanmamıştır.

Kararın sonucuElatmanın önlenmesi ve davacı payı oranındaki ecrimisil kabulünün oybirliğiyle onanması
Fikri Mülkiyet ve Sınai Haklar Hukuku

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

Telif Tazminat Alacağının Devri ile Mali Hak Devri Ayrımı ve Süregelen Yayında Faiz

Esas
2025/5961 E.
Karar
2026/2745 K.

Şirket, besteci mirasçılarından yalnız ihlal tazminat alacağını devralarak televizyon ve internet kullanımları için bedel ve tecavüzün tespiti istemiştir. Yargıtay, alacak temlikini geçerli bulmuş ancak FSEK 52’ye uygun mali hak devri veya tam lisans bulunmadığından tespit isteminin reddini doğru bulmuştur. Bedelin rayiç hesabına itirazlar reddedilmiştir. Buna karşılık süregelen ihlalde her yayın için ayrı faiz başlangıcı yerine eylemin sona erdiği 17 Ocak 2020’nin esas alınması gerektiği belirtilmiştir. Ayrıca mükerrer ve yanlış davalıya yönelen vekâlet ücreti karışıklığı nedeniyle hüküm bozulmuştur.

Kararın sonucuDavacının tüm temyiz itirazları reddedildi; tespit isteminin reddi ve rayiç bedel değerlendirmesi korundu. Davalıların faiz başlangıcı ve vekâlet ücreti itirazları kabul edilerek BAM hükmü oybirliğiyle bozuldu.
İcra ve İflas Hukuku

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi

Birden Fazla Kamu Alacaklısında Hacze İştirak ve Önceki Tahakkuk Koşulu

Esas
2026/1596 E.
Karar
2026/1949 K.

Taşınmaz satışında ipotekli banka ve vergi dairesinden sonra gelen SGK, kamu alacakları arasında garameten paylaşım gerektiğini savunarak sıra cetvelini şikâyet etmiştir. Mahkeme 6183 madde 69 koşullarını incelemiş; SGK alacağının önceki kamu haczinden sonra tahakkuk ettiğini ve iştirak koşulunun bulunmadığını kabul etmiştir. Daire ret kararını onamıştır. Karar kamu alacağı bulunmasının tek başına her önceki hacze iştirak ve eşit paylaşım sağlamadığını göstermektedir. Vergi ve prim borcunun maddi varlığı değil, satış bedelinin sıra ve dereceye göre dağıtımı incelenmiştir.

Kararın sonucuSıra cetveline karşı SGK şikâyetinin reddini uygun bulan istinaf kararı onanmıştır.
İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu

Disiplin Kuruluna Sevkte Makul Süre ve Belgelenmeyen Üç Aylık Bekleme

Esas
2025/679 E.
Karar
2026/303 K.

İşçinin sataşma niteliğindeki davranışı için savunması alınmış, yaklaşık üç ay sonra disiplin kurulu kararıyla fesih yapılmıştır. Genel Kurul, feshe yetkili merciin öğrenmesinin önemini kabul etmekle birlikte kurula sevkin makul sürede yapılması gerektiğini belirtmiştir. İşverenin ciddi araştırma savunmasını destekleyen ara işlem belgesi bulunmamış, kendi disiplin usulü de uygulanmamıştır. Hak düşürücü sürenin geçtiği ve kıdem ile ihbar hakkı doğduğu yönündeki direnme uygun bulunmuştur. Diğer temyiz itirazlarının incelenmesi için dosya Daireye gönderilmiştir; tüm alacakların nihai miktarı bu aşamada kesinleştirilmemiştir.

Kararın sonucuDirenme uygun bulunarak diğer itirazlar için dosya 9. Hukuk Dairesine gönderilmiş; dava dışı şirketin temyizi hukuki yarardan reddedilmiştir.
İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi

Prim tahakkuku iptali sonrası iade faizinin ödeme sonrası aybaşı ile iade ayının başı arasında kurulması

Esas
2026/8464 E.
Karar
2026/6381 K.

Banka eski fazla çalışma denetimine dayanan ek prim tahakkuklarını dava etmiş; asıl ve birleşen davalarda iptal ve 40.596,38 TL iade elde etmiştir. 10. Hukuk Dairesi esas itirazları reddetmiş, 5510 m 89/3 gereği faiz dönemini ödeme sonrasındaki aybaşından iadenin yapılacağı aybaşına kadar açıkça kurarak hükmü düzeltip onamıştır. Fazla çalışmanın ücrete dahil edilmesine ilişkin 270 saat savunması veya tüm şubeler için denetim yöntemi ayrı genel kural olarak benimsenmemiştir. Kararın belirgin hukuki sonucu özel prim iadesi faizidir; bütün ücret/prim uyuşmazlıkları için ödeme gününden faiz veya otomatik tahakkuk iptali sonucu çıkarılamaz.

Kararın sonucuTahakkuk iptali ve iade esasının korunması; özel faiz döneminin düzeltilmesiyle oybirliğiyle düzelterek onama
Ticaret ve Şirketler Hukuku

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

Protokol tarihinden adi ortaklık tespitinin ve şirket kar payı talebinin reddinin korunması

Esas
2026/1521 E.
Karar
2026/2680 K.

Davacı şirkete makine ve özel formüllerle sermaye koyduğunu, kuruluşundan beri gizli yarı pay sahibi olduğunu ileri sürmüştür. Bozmaya uyan mahkeme 2014 protokol tarihinden itibaren yüzde 50 adi ortaklık ilişkisini tespit etmiş; şirket ortaklar kurulunda kar dağıtım kararı bulunmadığı gerekçesiyle diğer talepleri reddetmiştir. Yalnız davacının temyizi üzerine 11. Hukuk Dairesi bozmaya uygun hükmü onamıştır. Bu metin adi yazılı protokolle hukuken limited şirket payı kazanıldığını veya sicile tescil edildiğini söylemez. Şirketten kar payı istemine ilişkin gerekçe de bütün adi ortaklıklarda genel kurul kararı zorunluluğu şeklinde genellenemez.

Kararın sonucuDavacının temyiz itirazlarının reddiyle bozmaya uygun kısmi kabulün oybirliğiyle onanması
İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi

Resen Ek Prim İşleminin İptali ve Ödenen Primin Kanuni Faizle İadesi

Esas
2026/7774 E.
Karar
2026/6379 K.

İşveren,2011–2013dönemi fazla mesailer için resen ek kazanç ve prim tahakkuku işlemini dava etmiş, daha sonra ödediği primin iadesini istemiştir. Mahkeme işlemi iptal ederek borç bulunmadığını tespit etmiş;362.885,95TLnin ödeme ayını izleyen aybaşından iadenin yapılacağı aybaşına kadar yasal faizle verilmesine hükmetmiştir. İstinaf ve Yargıtay Kurumun itirazlarını reddederek sonucu korumuştur. Yayımlanan metin tahakkukun iptalini gerektiren maddi hesabı ayrıntılandırmadığından bütün fazla mesailerin prim dışında olduğu sonucu çıkarılamaz.

Kararın sonucuİşlemin iptali, borçsuzluk tespiti ve ödenen primin 5510/89-3uyarınca faizle iadesini koruyan BAM kararı oybirliğiyle onandı.
İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu

Sigorta Şirketinin SGK’ya Trafik Sağlık Primi Aktarımında Yönetim Kurulu Üyesinin Sorumluluğu

Esas
2025/724 E.
Karar
2026/306 K.

Sigorta şirketinin yönetim kurulu üyesi, trafik kazası sağlık teminatı için SGK’ya aktarılmayan primler nedeniyle düzenlenen ödeme emrine karşı borçsuzluğunun tespitini istemiştir. Hukuk Genel Kurulu çoğunluğu, aktarım yükümlülüğünün kamu hizmetinin finansmanına yönelik olduğunu ve borcun 6183 sayılı Kanunla takip edilebileceğini kabul etmiştir. Yöneticinin görev dönemiyle ilgili müşterek ve müteselsil sorumluluğu benimsenerek direnme kararı bozulmuştur. Karşıoylar, açık tahsil yetkisi bulunmadığını ve özel sigorta primlerinin sosyal sigorta primleriyle aynı sayılamayacağını savunmuştur. Vekâlet ücreti itirazları bu aşamada incelenmemiştir.

Kararın sonucuHGK çoğunluğu, SGK’nın temyizini kabul ederek yöneticinin borçsuzluğunu kabul eden direnme kararını bozmuştur; vekâlet ücreti itirazları şimdilik incelenmemiştir.
İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi

Yersiz Prim İadesinde Faizin İade Ayının Başına Kadar Hesaplanması

Esas
2026/7123 E.
Karar
2026/6376 K.

Banka, iş teftiş raporuna dayalı ek prim tahakkukları için yaptığı ödemelerin iadesini asıl ve birleşen davalarda istemiştir. Mahkemeler talepleri kabul etmiş ve ödemeyi izleyen aybaşından yasal faiz yürütmüştür. Yargıtay, 5510 m.89/3 gereğince faizin iadenin yapılacağı aybaşına kadar hesaplanması gerektiğini, bu sonun hükümde gösterilmemesini hatalı bulmuştur. Yeniden yargılama gerekmediğinden iki hüküm fıkrası bu faiz dönemiyle düzeltilmiş ve hüküm onanmıştır. Diğer temyiz itirazları reddedilmiştir.

Kararın sonucuİstinaf kararının kaldırılması; asıl ve birleşen davalardaki faiz dönemi düzeltilerek ilk derece hükmünün onanması.
İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi

Yersiz prim iadesinde ödeme gününden faiz yerine sonraki aybaşından kanuni faiz ve maktu vekâlet ücreti

Esas
2026/7483 E.
Karar
2026/6380 K.

Banka itirazla ödediği 145.005,42 TL prim ve gecikme zammının iptalini ve iadesini elde etmiştir. 10. Hukuk Dairesi iadenin esasına ilişkin itirazları reddetmiş; 5510 m 89/3 uyarınca faizin ödeme günü değil takip eden aybaşından iadenin yapılacağı aybaşına kadar işlemesi gerektiğini belirtmiştir. Ayrıca Kurum işlemi iptalinde maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini kabul ederek yeniden yargılama yapmadan hükmü düzeltip onamıştır. Karar tahakkukun neden yersiz olduğunu ayrıntılı açıklamaz; temel yayın değeri özel faiz ve ücret ayrımıdır. Her SGK uyuşmazlığı aynı prim iadesi rejimine tabi sayılmamıştır.

Kararın sonucuİadenin esası korunup faiz başlangıç/dönemi ve maktu vekalet ücretinin düzeltilmesiyle oybirliğiyle düzelterek onama
Gayrimenkul ve Tapu Hukuku

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi

Yükleniciden Alımda Sonraki Teminat Devrinin İyiniyeti ve Birlikte İfa

Esas
2026/87 E.
Karar
2026/1922 K.

Alıcı, yükleniciden aldığı konutun tapusunun başka kişiye devredildiğini ileri sürmüştür. Mahkeme sözleşmeyi alacak devri olarak değerlendirmiş; iki daire için düşük bedel ödenmesini ve yüklenicinin bunları teminat amacıyla devrettiğine ilişkin soruşturma beyanlarını birlikte incelemiştir. Sonraki malikin iyiniyetini kabul etmemiştir. Alıcının kalan ödeme borcu için birlikte ifa gereğini gözeterek teminatla tamamlanan bedel sonrasında tescile karar vermiştir. Daire kabulü onamıştır. Sonuç, her yüklenici devrinin kötüniyetli olduğu veya resmî olmayan her taşınmaz sözleşmesinin kendiliğinden geçerli sayıldığı biçiminde genellenmemelidir.

Kararın sonucuSonraki devrin somut özellikleri ve kalan bedelin tamamlanması gözetilerek verilen tapu iptali/tescil kabulü onanmıştır.

Karar başlıkları ve özetler, ilgili konunun bulunmasını kolaylaştıran editoryal açıklamalardır. Tam metin, kaynak bağlantısı ve kararın somut olaya ilişkin sınırları her karar sayfasında ayrıca gösterilir.