Fikri Mülkiyet ve Sınai Haklar Hukuku

Telif Tazminat Alacağının Devri ile Mali Hak Devri Ayrımı ve Süregelen Yayında Faiz

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2025/5961 E., 2026/2745 K., 7 Mayıs 2026

Kararın tam metnine geçin

KARARA İLİŞKİN EDİTORYAL AÇIKLAMA

Kararın konusu ve hukuki mesele

Yalnız ihlal tazminatı alacağını devralanın tecavüzün tespitini isteyip isteyemeyeceği ve devam eden müzik yayınlarında faiz başlangıcı.

Şirket, besteci mirasçılarından yalnız ihlal tazminat alacağını devralarak televizyon ve internet kullanımları için bedel ve tecavüzün tespiti istemiştir. Yargıtay, alacak temlikini geçerli bulmuş ancak FSEK 52’ye uygun mali hak devri veya tam lisans bulunmadığından tespit isteminin reddini doğru bulmuştur. Bedelin rayiç hesabına itirazlar reddedilmiştir. Buna karşılık süregelen ihlalde her yayın için ayrı faiz başlangıcı yerine eylemin sona erdiği 17 Ocak 2020’nin esas alınması gerektiği belirtilmiştir. Ayrıca mükerrer ve yanlış davalıya yönelen vekâlet ücreti karışıklığı nedeniyle hüküm bozulmuştur.

Kararın sonucu

Davacının tüm temyiz itirazları reddedildi; tespit isteminin reddi ve rayiç bedel değerlendirmesi korundu. Davalıların faiz başlangıcı ve vekâlet ücreti itirazları kabul edilerek BAM hükmü oybirliğiyle bozuldu.

RESMÎ KARAR METNİ

Kararın tam metni

Resmî kaynağı aç

Davacı anlatımında söz-beste sahibinin mirasçılarından alacak devri bulunmakta, Daire bölümünde “bağlantılı hak” sözcükleri de kullanılmaktadır. Özet bu farklılığı yeni bir icracı sanatçı olgusu yaratarak tamamlamamıştır. Faiz başlangıcı somut temadi eden kullanımın sona erdiği tarihe bağlanmıştır.

11. Hukuk Dairesi 2025/5961 E. , 2026/2745 K.

"İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1739 Esas, 2025/861 Karar ... HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/287 E., 2023/180 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince ayrı ayrı temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin işbu davanın konusunu oluşturan ".." ve ".. .. .." adlı müzik eserlerinin söz-beste sahibi olan merhum ...'in mirasçılarından, davalılar tarafından gerçekleştirilen eylemler nedeniyle doğan alacağı devraldığını, merhum ...'e ait ".." ve ".. .. .." adlı müzik eserlerinin, eser sahibinin mirasçılarından hiçbir izin alınmaksızın ve bedel ödenmeksizin davalı ... (..) TV Yayıncılık A.Ş.'nin ".." adlı TV kanalında yayınlanan ve davalı .. Medya Prodüksiyon ve Reklam Hizmetleri A.Ş.'nin yapımcılığını üstlendiği ".. .. .." ve ".. .." isimli yarışma programlarında toplamda on üç kez kullandığını, bu kullanımların aynı zamanda hem ... (...) TV Yayıncılık A.Ş.'nin sahibi olduğu https://www...com.tr alan adlı internet sitesinde hem de ... İnternet ve Bilişim Teknolojileri A.Ş.'nin sahibi olduğu https://www...com alan adlı internet sitesinde paylaşıldığını, programlara katılan yarışmacıların eser sahibinin mirasçılarının mali hak sahibi olduğu müzik eserlerini yarışma sırasında, umumi mahalde izinsiz olarak icrası ve seslendirmesi açıkça temsil hakkını ve çoğaltma hakkını ihlal etmekteyken, bu performansların davalılara ait TV kanalında yayınlanması ve internet sitelerinde paylaşılması suretiyle çoğaltma ve umuma iletim haklarının ihlal edildiğini, bunun yanı sıra, müzik eserinin başka bir eser (sinema eseri) niteliğinde olan TV programında kullanılması yani TV programına senkronize edilmesi suretiyle de açıkça 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun (FSEK) 6/3 hükmü uyarınca işleme hakkı kapsamında olan senkronizasyon hakkının ihlal edilmekte olduğunu ileri sürerek müvekkilinin FSEK'ten kaynaklanan haklarına davalılar tarafından gerçekleştirilen tecavüzün tespitine, aynı Kanun'un 68. maddesi uyarınca şimdilik 10.000,00 TL maddi tazminatın haksız fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren yürütülecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 30.05.2023 tarihli bedel artırım dilekçesini sunmuştur.

II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; www...com olarak faaliyet gösteren davalı ... İnternet ve Bilişim Teknolojileri A.Ş yönünden; müvekkili diğer davalıların FSEK'in 80. maddesi kapsamında farazi sözleşme gereği mali hak sahibi olacağından internet tekrar yayını dahil her tür hakkına sahip olduğunu, bu nedenle, internetten tekrar yayını için ayrı bedel talep edilemeyeceğini, davacı ile gerçekten sözleşme yapmış olunsa idi TV yayını için ayrı, internetten arşiv yayını için ayrı bir sözleşme yapılamayacağını, tek sözleşme ile tüm umuma iletim hakları belirleneceğini, tüm mecraları kapsayacak şekilde bir rayiç bedel belirlenmesi gerektiğini, davacının farazi sözleşme iddiası ile ikinci bir ücret talebinin sebepsiz zenginleşmeye neden olacağını, ayrıca davacının yayma hakkının tükendiğini, bu yönden de davacının internet tekrarı için bedel isteyemeyeceğini, ....com internet sitesinde dava konusu ile ilgili olarak bir yayın bulunmadığını, diğer davalılar yönünden; dava konusu eserlerin umuma iletiminin TV 8 kanalında gerçekleştiğini, Youtube da dahil, internette yayınlandığı taktirde, TV 8'in yayınlarından alınarak tekrarının yeniden yayınlanması suretiyle umuma iletildiğini, böylece program daha önce alenileştiği için yayma hakkının tükendiğini, bu yönden de davacının internet tekrarı için bedel isteyemeyeceğini, farazi sözleşme talep edildiği için FSEK'in 80. maddesine göre meydana getirilen TV programlarının mali hak sahibinin diğer davalılar olacağını savunarak davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının işbu davayı açmaya yetkili olduğu, tespit edilen kullanımlar ile davalılarca, davacının mali haklarına tecavüz edildiği, davalıların davacının mali haklarına yönelik ihlalleri ile FSEK'in 68. maddesi kapsamında üç kat bedel ödemeleri gerektiği, taraflar arasında FSEK'in 68. maddesi gereği kurulan farazi sözleşme sonucu davalılarca davacıya ticari faiz ödenemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince ayrı ayrı istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafın yalnızca maddi tazminat talebi yönünden dava açma hakkı bulunduğu, davacının hak sahipliğinin "alacağın temliki" talebine haiz olduğu, dava dilekçesi ekinde yer alan alacağın temliki sözleşmesinin davacıya mali hak ihlali kapsamında tespit davası açma yetkisi vermediği, mali hakların ihlaline yönelik talebin bu sebeple reddi gerektiği, dosya kapsamında belirlenen rayiç bedelin hakkaniyete uygun olduğu, ancak davacının dava ve talep artırım dilekçesinde "haksız fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren ticari avans faizi" talep ettiği, raporda yayın tarihi tespit edilebilenler yönünden yayın tarihinden itibaren, yayın tarihi tam olarak tespit edilemeyenler yönünden ise dava tarihinden itibaren faiz isteyebilme şartlarının oluştuğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularını kısmen kabul ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, tecavüzün tespiti talebinin usulden reddi ile davalılarca gerçekleştirilen her bir iletim yönünden başlangıç tarihi belirlenerek FSEK'in 68. maddesi kapsamında belirlenen bedele ticari avans faizi yürütülmesine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A.Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, davacının FSEK kapsamında korunan mali haklarına tecavüzün tespiti ve FSEK'in 68. maddesi kapsamında bedel istemine ilişkindir.

B.Değerlendirme ve Gerekçe 1.İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına, davacının FSEK'in 52. maddesine uygun mali hak devri almadığı gibi tam lisans sahibi de olmayıp sadece hak sahibinin tazminat alacaklarını devir almış olduğunun anlaşılmasına, ayrıca rayiç bedelin belirlenmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm, davalılar vekilinin ise aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.

2.Uyuşmazlık, bağlantılı hak ihlalinden doğan tazminat alacağının temlike konu olup olamayacağı, faizin hangi tarihlerden başlatılacağı ve rayiç bedelin dosya kapsamına uygun olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.

Davacı, alacağın temliki sözleşmesine dayanarak merhum sanatçının eserlerinden kaynaklanan mali haklarının davalılarca ihlal edildiğini ileri sürerek söz konusu ihlalin tecavüze sebep olduğunun tespiti ve bu tecavüz sonucu davalılardan FSEK'in 68. maddesi gereği haksız fiil tarihleri esas alınarak işleyecek ticari avans faizi ile birlikte hesaplanacak bedelin tahsili talebinde bulunmuş, İlk Derece Mahkemesince bilirkişi incelemesi yaptırılarak davacının mali haklarına davalılarca gerçekleştirilen tecavüzün tespitine, ihlale konu eylemler sebebiyle davalılardan FSEK'in 68. maddesi kapsamında bedel ödenmesine dair karar verilmiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi ise taraf vekillerinin istinaf taleplerini kısmen kabul ederek İlk Derece Mahkemesi kararını kaldırmış, tecavüzün tespiti talebinin reddi ile FSEK'in 68. maddesi kapsamında talep edilen bedelin kısmen kabulüne karar vermiştir.

Somut olayda, davacı bağlantılı haklardan doğan mali hakları devralmadığı gibi tam lisans sahibi de değildir. Davacı taraf, yalnızca bağlantılı hakların ihlali sebebiyle bağlantılı hak sahibinin talep edebileceği tazminat alacağını temlik almış olup bu temlik, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 183 ve devamı ilgili maddelerine uygun bir temliktir. Bu durumda, davacının bağlantılı haklara yönelik tecavüzün tespitini isteme hakkı bulunmadığından İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesince bu talebin reddine dair kurduğu hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak kabul edilen tazminata işleyecek faizin başlangıcının tespiti noktasında Bölge Adliye Mahkemesince, davacının dava ve talep artırım dilekçesinde haksız fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren ticari avans faizi talep ettiği gerekçesi ile raporda yayın tarihi tespit edilebilenler yönünden yayın tarihinden itibaren, yayın tarihi tam olarak tespit edilemeyenler yönünden ise dava tarihinden itibaren faiz isteminin kabulü doğru olmamıştır. Zira, faiz başlangıcı olarak temadi eden eylemin bitim tarihinin esas alınması, buradan hareketle de haksız fiilin sona erdiği tarih olarak 17.01.2020 tarihi kabul edilerek, bu tarihten itibaren avans faizi işletilmesine karar verilmesi gerekirken haksız fiillerin her birinin yayın tarihinden itibaren ayrı ayrı faiz yürütülmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 03.12.2015 tarihli, 2014/18041 E., 2015/13001 K. sayılı kararı)

3.Kabule göre de; hüküm fıkrasının 4 numaralı bendinin 6. alt bendinde, daha önceki bentlerde aleyhine vekâlet ücreti takdir edilen davalı ... Medya Prodüksiyon ve Reklam Hizmetleri A.Ş. hakkında infazda tereddüt oluşturacak biçimde ve davalılardan aleyhine vekâlet ücreti hükmedilmesi gereken ... İnternet Bilişim Tek. A.Ş. göz ardı edilerek karışıklık yaratacak mahiyette aleyhe mükerrer vekâlet ücretine hükmedildiği anlaşılmış olup, Mahkemece yapılan bu karışıklığın kararın infazında tereddüte neden olacağı değerlendirilerek kararın bu yönden de bozulması gerektirmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalılar vekilinin (2) ve (3) numaralı bentler dışında kalan sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, HMK'nın 373/2 hükmü uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davalılara iadesine, 07.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kararın kaynağı

Kaynağın kontrol tarihi

Başlık, konu açıklaması ve makale bağlantıları editoryal içeriktir. Karar, kendi olayları ve uygulandığı dönem içindeki mevzuatla birlikte değerlendirilmelidir.

Kaynak bütünlük bilgisi

SHA-256: fa5420b232b16e750c8a3b648b7119a9eb17b95eeaeeeba91dec4a1d26ad96a8

← Yargıtay kararlarına dönün