İÇTİHAT ARŞİVİ

Yargıtay Kararları

Kararın hangi uyuşmazlığı çözdüğünü görün; gerekçesini, sonucunu ve tam metnini ilgili hukuk makaleleriyle birlikte inceleyin.

1.012 karar25 hukuk alanıHukuk makalelerine geçin →

1.012 karar

Karar tarihine göre yeniden eskiye
Gayrimenkul ve Tapu Hukuku

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi

Ecrimisilde Beş Yıllık Dönem ve Dönem Sonundan Faiz

Esas
2025/3808 E.
Karar
2026/2664 K.

Haksız kullanım tazminatı istenen davada önceki döneme ilişkin kesinleşmiş karar hesaplamaya dayanak alınmıştır. Bölge adliye mahkemesi, süresinde ileri sürülen zamanaşımı savunması nedeniyle dava tarihinden geriye en fazla beş yıllık dönem için ecrimisil istenebileceğini belirlemiş ve ilk hükümdeki dört günlük fazlalığı düzeltmiştir. Ayrıca tazminatın ticari sözleşmeden kaynaklanmadığını, dönemsel olarak doğduğunu dikkate alarak faizin her dönemin sonundan başlatılmasını benimsemiştir. Daire bu değerlendirmeyi onamıştır. Karar, zamanaşımının kendiliğinden uygulanması veya bütün dönemlerin toplamına tek başlangıçtan faiz yürütülmesi şeklinde okunmamalıdır.

Kararın sonucuBeş yıllık dönem ve dönem sonlarından faiz yönünden düzeltilen bölge adliye mahkemesi kararı onanmıştır.
Sözleşmeler ve Borçlar Hukuku

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi

Hakediş muaccel olmadan gönderilen ihtarda temerrüt ve kredi giderinden aşkın zarar

Esas
2026/12 E.
Karar
2026/2108 K.

Temizlik hizmetini üstlenen şirket, belediyenin geç ödemesi nedeniyle hakediş alacağını bankaya temlik edip kredi kullandığını ve faiz, vergi ile komisyon zararı doğduğunu ileri sürmüştür. BAM sözleşme ve genel şartnamedeki tahakkuk ile ödeme sürelerini değerlendirerek ihtarların muacceliyetten önce olduğunu, belediyenin temerrüde düşmediğini kabul etmiştir. Daire aşkın zarar talebinin reddini bu gerekçeyle onamıştır. Somut kredi giderinin belgelenmesi tek başına yeterli değildir; önce ödeme zamanı, borçlu temerrüdü ve zarar bağlantısı kurulmalıdır.

Kararın sonucuTemerrüt koşulu oluşmadığı için aşkın zarar ret hükmünün oybirliğiyle onanması
İcra ve İflas Hukuku

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu

Satış Avansı ve Satış Amaçlı Kıymet Takdiri Talebinin Haczi Koruması

Esas
2025/228 E.
Karar
2026/323 K.

Tasarrufun iptali kararıyla ihtiyati haczi kesinleşen alacaklı, her takip dosyasına satış avansı yatırmış ve bir dosyada taşınmazın satışı için kıymet takdiri istemiştir. Mahkeme, her dosyada ayrı ve açık satış istemi bulunmadığından hacizlerin düştüğünü kabul ederek sıra cetvelini iptal etmiştir. Hukuk Genel Kurulu, süresindeki avansları, satış amaçlı dilekçeyi ve icra müdürünün avansı satış avansı kabul eden kararını birlikte değerlendirerek haczin korunduğunu kabul etmiştir. Şikâyetin reddi gerekirken kabul edilmesi nedeniyle direnme kararı bozulmuştur. Altı aylık süre ve avans değerlendirmesi 2019’daki haczin tarihsel rejimine aittir.

Kararın sonucuŞikâyet olunan alacaklının haczi ayakta olduğundan sıra cetveline şikâyetin reddi gerektiği kabul edilerek, cetveli iptal eden direnme kararı ilave gerekçelerle oybirliğiyle bozuldu.
Yargılama ve Usul Hukuku

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

Çarter Partideki Londra Tahkim Şartının Halef Sigortacıya Etkisi

Esas
2025/5831 E.
Karar
2026/2881 K.

Nakliyat sigortacısı, gemi tankındaki kirlenme nedeniyle ödediği hasar bedeli bakımından taşıyanın sorumluluğunun tespitini istemiştir. Derece mahkemesi, e-posta yazışmalarıyla kurulan çarter partide Londra tahkiminin kararlaştırıldığını, sigortalının aynı sözleşmeye dayalı başka tahkimi de benimsediğini ve tahkim şartının halef sigortacıyı bağladığını kabul etmiştir. Tarafları yabancı şirket olan şart yönünden zorunlu Türkçe kullanma itirazı da kabul edilmemiştir. Yargıtay, bu somut gerekçeleri uygun bularak tahkim itirazı nedeniyle davanın usulden reddi sonucunu onamıştır.

Kararın sonucuTahkim ilk itirazı üzerine verilen usulden ret kararına ilişkin istinafın reddi onanmıştır.
Tüketici Hukuku

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi

Düşük Kısmi Taleple Açılan Tüketici Davasında Miktar Açıklattırılmadan Hakem Heyeti Nedeniyle Ret Verilememesi

Esas
2025/5731 E.
Karar
2026/2980 K.

Tüketici, su içeren motorinin aracını bozduğu iddiasıyla tamir, parça, ikame araç ve değer kaybı için toplam 400 TL başlangıç talebi göstermiştir. Mahkemeler bu tutarın hakem heyeti sınırının altında kaldığını belirterek davayı usulden reddetmiştir. Yargıtay, davacının alacağın mahkemenin sınırı içinde olduğunu ileri sürmesi karşısında önce süre verilerek miktarın açıklattırılması gerektiğini kabul etmiştir. Doğrudan ret bu nedenle bozulmuştur. Akaryakıtın ayıplı olduğu veya zarar kalemleri esastan kanıtlanmış değildir. Karar eski HMK 107’nin yürürlükte olduğu dönemdedir; sonradan değişen miktar artırımı düzeninin yerine geçirilmemelidir.

Kararın sonucuMiktar açıklattırılmadan verilen dava şartı yokluğu ret kararı bozuldu, BAM’ın esastan ret kararı kaldırıldı.
İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi

İş Toplantısında Amirleri Hedef Alan Küfürde Haklı Fesih

Esas
2026/1874 E.
Karar
2026/4380 K.

Formen, iş toplantısında masaya vurup küfür ederek ayrılması nedeniyle işten çıkarılmıştır. İlk mahkeme feshin haklı olduğunu kabul etmiş, bölge adliye mahkemesi sözün kısık sesle ve kimse hedef alınmadan söylendiğini değerlendirerek yalnız geçerli fesih saymıştır. Daire ise sözün toplantı ve tartışma bağlamında oradaki işveren vekillerini hedef aldığını belirlemiştir. Bu nedenle haklı fesih koşullarının bulunduğunu ve kıdem ile ihbar taleplerinin reddi gerektiğini açıklamıştır. Kabul hükmü bozulmuştur. Sonuç her kaba sözün otomatik haklı fesih sayılmasından ziyade hedef, bağlam ve kanıtlanan davranış bütününe dayanmaktadır.

Kararın sonucuHaklı fesih nedeniyle kıdem ve ihbar taleplerinin reddi gerekirken kabul edilmesi bozulmuştur.
Kira ve Kat Mülkiyeti Hukuku

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi

Kiralananın Satışında Depozitoyu Yeni Malike Devretmeyen Önceki Malikin Sorumluluğu

Esas
2026/3664 E.
Karar
2026/2960 K.

Kiracı, taşınmazın eşine satılmasından sonra önceki malikten depozitosunu istemiştir. Mahkeme, yeni malikin kira sözleşmesinin tarafı haline geldiği gerekçesiyle önceki malike yöneltilen davayı reddetmiştir. Yargıtay, TBK 310 uyarınca yeni malikin taraf olmasını kabul etmekle birlikte güvenceyi fiilen almış önceki malikin bunu yeni malike devrettiğini kanıtlaması gerektiğini belirtmiştir. Devir kanıtlanmazsa önceki malikin iade yükümlülüğü devam eder. Bu sorumluluk değerlendirilmeden husumetten ret verilmesi, Adalet Bakanlığının istemi üzerine sonuca etkili olmamak üzere kanun yararına bozulmuştur.

Kararın sonucuDepozitonun yeni malike devri kanıtlanmadan önceki malike karşı sorumluluk değerlendirilmeden verilen ret kararı, HMK 363/2 gereğince sonuca etkili olmamak üzere oybirliğiyle kanun yararına bozuldu.
Gayrimenkul ve Tapu Hukuku

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi

Somutlaştırılmayan Hile ve Tehdit İddiasının İspatı ile Malik Lehine Elatmanın Önlenmesi

Esas
2025/1123 E.
Karar
2026/3929 K.

Devreden, dostluk ve borç ilişkisi içindeki alıcının hile ve tehdidiyle taşınmazı edindiğini ileri sürmüştür. Alt mahkemeler iddia edilen eylemlerin somutlaştırılmadığını, tanıkların tehdide görgüsünün bulunmadığını ve ilgisiz soruşturma dosyalarının iddiayı kanıtlamadığını kabul etmiştir. Genel ifadeler doğru sayılsa dahi sonuca etkili görülmediğinden yemin hatırlatılmamıştır. Asıl tapu iptali davası reddedilmiş, malikin birleşen elatmanın önlenmesi talebi kabul edilmiştir. Devredenin bu sonuçlara karşı temyizi reddedilmiştir. Birleşen ecrimisil talebi ise alt mahkemede kullanıma rıza nedeniyle reddedilmiş ve malik tarafından temyiz edilmemiştir.

Kararın sonucuTapu iptali isteminin reddi ve malik lehine elatmanın önlenmesini koruyan BAM kararı, devredenin temyizi üzerine oybirliğiyle onandı. Ecrimisil ret kısmı malikin kanun yolu başvurusuna konu olmamıştır.
İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi

Şirket Malzemesini Kişisel Kullanma Şüphesinde Kıdem ve İhbar Tazminatı

Esas
2026/1823 E.
Karar
2026/4385 K.

İşveren, grup liderinin tedarikçiye gönderme gerekçesiyle depodan aldığı takımları kişisel işinde kullandığını savunmuştur. İlk mahkeme işyeri araştırması ve tanıklara dayanarak güven ihlaliyle haklı feshi kabul etmiştir. BAM ise kişisel menfaat sağlandığının somut olarak gösterilmediğini, anlatılanların şüphe feshi kapsamında geçerli neden oluşturabileceğini ancak haklı feshi kanıtlamadığını belirleyerek kıdem ve ihbar tazminatını kabul etmiştir. Yargıtay işverenin temyizini reddederek BAM hükmünü onamıştır. Karar, malzemelerin gerçekten kişisel kullanıldığının kesinleşmiş tespiti olarak sunulmamalıdır.

Kararın sonucuKıdem ve ihbar tazminatını kabul eden BAM hükmü, işverenin temyizi reddedilerek oybirliğiyle onandı.
Aile ve Boşanma Hukuku

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi

Temyiz aşamasındaki çocuğa şiddet iddiaları üzerine velayetin yeniden araştırılması

Esas
2025/9995 E.
Karar
2026/5470 K.

Çocukların velayeti 2021 sosyal incelemesine dayanılarak anneye verilmiştir. Baba sonraki aşamada şiddet ve hakaret iddiası, hastane raporu, çocuk ifadesi ve soruşturma evrakı sunarak bir çocuğun fiilen yanında kaldığını bildirmiştir. Yargıtay velayetin kamu düzeni niteliği nedeniyle bu gelişmelerin dikkate alınmasını; soruşturma evrakının getirtilmesini, iki ebeveyn ve çocuklarla yeni uzman heyet incelemesini ve çocukların görüşünün yeniden alınmasını istemiştir. Velayet bozulmuş, diğer hükümler onanmıştır. Şiddetin kesin gerçekleştiği veya velayetin doğrudan babaya verildiği söylenemez; güncel üstün yarar araştırması gereklidir.

Kararın sonucuVelayet yönünden eksik inceleme nedeniyle oybirliğiyle bozma; diğer temyize konu bölümlerin onanması
Ceza Hukuku

Yargıtay 11. Ceza Dairesi

Arsa Yatırımı Dolandırıcılığında Diğer Hesap Sahipleri İçin Ek KYOK’a Karşı Bozma İsteminin Reddi

Esas
2025/5903 E.
Karar
2026/5318 K.

Şikâyetçiler, arsa yatırımı için ana şüphelinin gösterdiği farklı hesaplara para gönderdiklerini bildirmiştir. Ana kişi yargılanırken diğer hesap sahipleri hakkında yeterli iştirak delili bulunmadığından ek KYOK verilmiştir. Bozma isteminde MASAK ve hesap raporlarının hatalı olduğu, HTS ile uzman incelemesi yapılması ve örgüt/aklama iddialarının araştırılması savunulmuştur. Yargıtay bu uzun istemi benimsememiş; ifadeler, doğrudan iletişim bulunmaması ve kolluk tutanağıyla verilen ek KYOK’a itirazın reddinde isabetsizlik görmemiştir. Kanun yararına bozma reddedilmiştir; ek hesap sahiplerinin suçu işlediği sabit sayılmamıştır.

Kararın sonucuEk KYOK’a itirazı reddeden sulh ceza kararı için kanun yararına bozma istemi oybirliğiyle reddedildi.
Yargılama ve Usul Hukuku

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi

Eski eşin kullanım savunmasında mülkiyet çekişmesi bulunmayınca maktu vekalet ücreti ve ayrıntılı karşıoy

Esas
2025/5042 E.
Karar
2026/2617 K.

Boşanma sonrası eski eşin kullanımındaki daire dava sırasında boşaltılmış, elatmanın önlenmesi konusuz kalmıştır. 7. Hukuk Dairesi çoğunluğu mülkiyetin kime ait olduğunun çekişmesiz, savunmanın kişisel kullanım iznine dayalı olmasını esas alıp 484.000 TL nispi vekalet ücretini 30.000 TL maktuya çevirmiştir. Karşıoy tüm mülkiyete dayalı elatma davalarının niteliği ve ön inceleme sonrası boşaltma nedeniyle nispi ücreti savunmuştur. Ayrı ecrimisil ret istemine ilişkin temyiz 115.573,05 TL değerin dava yılı sınırı altında kalmasından reddedilmiştir. Bu nedenle boşanmayla otomatik kötüniyet veya ecrimisil hakkının esası Dairece kabul/red olarak yeniden çözümlenmemiştir.

Kararın sonucuDavacının ecrimisil temyizinin miktardan reddi; BAM kararının kaldırılması ve ilk derece nispi ücretinin maktuya değiştirilmesiyle oyçokluğuyla düzelterek onama

Karar başlıkları ve özetler, ilgili konunun bulunmasını kolaylaştıran editoryal açıklamalardır. Tam metin, kaynak bağlantısı ve kararın somut olaya ilişkin sınırları her karar sayfasında ayrıca gösterilir.