Tüketici Hukuku

Düşük Kısmi Taleple Açılan Tüketici Davasında Miktar Açıklattırılmadan Hakem Heyeti Nedeniyle Ret Verilememesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 2025/5731 E., 2026/2980 K., 12 Mayıs 2026

Kararın tam metnine geçin

KARARA İLİŞKİN EDİTORYAL AÇIKLAMA

Kararın konusu ve hukuki mesele

Ayıplı akaryakıt zararının bir bölümünün kısmi ve bir bölümünün eski belirsiz dava olarak toplam 400 TL gösterilmesi hâlinde, hakem heyeti sınırı nedeniyle doğrudan usulden ret.

Tüketici, su içeren motorinin aracını bozduğu iddiasıyla tamir, parça, ikame araç ve değer kaybı için toplam 400 TL başlangıç talebi göstermiştir. Mahkemeler bu tutarın hakem heyeti sınırının altında kaldığını belirterek davayı usulden reddetmiştir. Yargıtay, davacının alacağın mahkemenin sınırı içinde olduğunu ileri sürmesi karşısında önce süre verilerek miktarın açıklattırılması gerektiğini kabul etmiştir. Doğrudan ret bu nedenle bozulmuştur. Akaryakıtın ayıplı olduğu veya zarar kalemleri esastan kanıtlanmış değildir. Karar eski HMK 107’nin yürürlükte olduğu dönemdedir; sonradan değişen miktar artırımı düzeninin yerine geçirilmemelidir.

Kararın sonucu

Miktar açıklattırılmadan verilen dava şartı yokluğu ret kararı bozuldu, BAM’ın esastan ret kararı kaldırıldı.

RESMÎ KARAR METNİ

Kararın tam metni

Resmî kaynağı aç

2024 tarihinde açılmış dosya ve dönemin hakem heyeti sınırı uygulanmaktadır.104.000 TL güncel tüm başvuruların sınırı değildir. Karar 31.07.2026 değişikliğinden önceki HMK 107/109 rejimini esas alır.

3. Hukuk Dairesi 2025/5731 E. , 2026/2980 K.

"İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/816 E., 2025/870 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Diyarbakır 3. Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2024/209 E., 2025/155 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin davalı şirkete ait olan petrol istasyonundan düzenli olarak ... plakalı aracına motorin aldığını, aracı aldığı tarihten bu yana davalılara ait petrol istasyonundan başka istasyondan motorin almadığını, son olarak 29.09.2023 tarihinde motorin aldıktan sonra aracından bir takım ses ve arızların ortaya çıktığını fark ettiğini, tamirci tarafından yapılan incelemeler neticesinde aracındaki bahse konu arızaların nedeni olarak aracın içinde bulunan motorindeki su oranın fazla olmasından kaynaklandığının tespiti edildiğini, davalılar tarafından müvekkile satılan ayıplı mal/hizmetten dolayı müvekkilin aracının arızalandığını, bahse konu arızalanmadan dolayı müvekkil tarafından tamir ve parça değişimleri yapıldığını, aracın müvekkili tarafından tamir edilmesine rağmen bir türlü arızalar son bulmadığından, dava konusu aracın değerinin çok altında satılması nedeniyle müvekkilinin zarara uğradığını, davalıların müvekkilinin aracında meydana gelen zararı karşılamadıklarını ileri sürerek; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 109. maddesi kapsamında belirlenecek; 100,00 TL tamir ve işçilik masrafının, 100,00 TL değişen parça bedelinin, 100,00 TL araç ikame bedelinin, Kanunun 107. maddesi kapsamında belirlenecek; 100,00 TL araçta oluşan değer kaybının, zararın oluştuğu tarihten itibaren yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... Otomotiv vekili; satış ve uyuşmazlık konusu olan araçla ilgili olarak teknik bakımdan müvekkili şirketin herhangi bir kusuru ve araçla ilgili herhangi bir ayıp, kusur ve eksiklik bulunmadığını belirterek; davanın reddini istemiştir. 2. Davalı ... vekili; müvekkili şirkete ait akaryakıt tanklarında bulunan ve diğer davalı şirket tarafından tedariki sağlanan akaryakıtta herhangi bir aykırılık bulunmadığını savunarak; davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava değerinin 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 68/1 maddesi ile öngörülen parasal sınırların altında kaldığı, Tüketici hakem heyetine başvuru yapmadan dava açmak isteyen davacının dava değerini davanın açıldığı tarih de gözetilerek 104.000,00 TL veya üzerinde bir değer olarak belirlemesi gerektiği, dolayısıyla anılan tüketici işlemi bakımından tüketici hakem heyetine başvurunun zorunlu olduğu gerekçesiyle; dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiş; karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayılı belirtilen kararıyla; fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla kısmi dava ve belirsiz alacak davası şeklinde ileri sürülen ayıplı mal ve hizmet satışı nedeniyle tazminat istemlerinde, talep tarihi itibariyle tüketici hakem heyetlerinin zorunlu görev sınırı dâhilinde bir dava değeri (toplam 400,00 TL) gösterilmiş olup, bu hâlde öncelikle tüketici hakem heyetine başvuruda bulunulması gerekli olduğu, davacı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; dava dilekçesinde talep edilen alacak kalemlerinin hiçbirinin önceden hesaplanmasının mümkün olmadığını, araçta yapılan tamir ve işçilik bedeli, araç ikame bedeli, orjinal parça bedeli ve araç değer kaybının hesaplanmasının özel uzmanlık gerektiren ve konunun uzmanları tarafından rapor tanzim edilmesi neticesinde hesaplanabilir nitelikte olduğunu, mahkeme tarafından gerekli tahkikat yapılıp konusunda uzman bilirkişilerden rapor aldırıldıktan sonra miktarın tüketici hakem heyeti sınırı altından kalması neticesinde davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ayıplı hizmet nedeniyle oluşan zararın tazmini istemine ilişkindir. Somut olayda; davacı vekili fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 109. maddesi kapsamında belirlenecek; 100,00 TL tamir ve işçilik masrafının, 100,00 TL değişen parça bedelinin, 100,00 TL araç ikame bedelinin, yine Kanun’un 107. maddesi kapsamında belirlenecek; 100,00 TL araçta oluşan değer kaybının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı, Tüketici Hakem Heyetine başvurmak yerine Tüketici Mahkemesinde kısmi ve belirsiz alacak davası açarak talep ettiği alacağın miktar olarak Tüketici Mahkemesinin görev sınırında kaldığını iddia etmektedir. Bu durumda dava değerini mahkemenin görevli olacağı şekilde en az Tüketici Mahkemesinin görev sınırı kadar göstermek mecburiyeti vardır. Hal böyle olunca mahkemece davacıya süre verilerek talep ettiği miktarı açıklatmak suretiyle sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup, kararın bozulmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının aynı Kanun'un 371. maddesi uyarınca BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kararın kaynağı

Kaynağın kontrol tarihi

Başlık, konu açıklaması ve makale bağlantıları editoryal içeriktir. Karar, kendi olayları ve uygulandığı dönem içindeki mevzuatla birlikte değerlendirilmelidir.

Kaynak bütünlük bilgisi

SHA-256: 02a9a8356d122b76c448214cdf0ef518c0bfd9bd95e49e96b3c920752fb2072d

← Yargıtay kararlarına dönün