KARARA İLİŞKİN EDİTORYAL AÇIKLAMA
Kararın konusu ve hukuki mesele
Toplantı sırasında tartışılan işveren vekillerini hedef alan küfrün, kısık sesle söylenmiş olduğu savunmasına rağmen değerlendirilmesi.
Formen, iş toplantısında masaya vurup küfür ederek ayrılması nedeniyle işten çıkarılmıştır. İlk mahkeme feshin haklı olduğunu kabul etmiş, bölge adliye mahkemesi sözün kısık sesle ve kimse hedef alınmadan söylendiğini değerlendirerek yalnız geçerli fesih saymıştır. Daire ise sözün toplantı ve tartışma bağlamında oradaki işveren vekillerini hedef aldığını belirlemiştir. Bu nedenle haklı fesih koşullarının bulunduğunu ve kıdem ile ihbar taleplerinin reddi gerektiğini açıklamıştır. Kabul hükmü bozulmuştur. Sonuç her kaba sözün otomatik haklı fesih sayılmasından ziyade hedef, bağlam ve kanıtlanan davranış bütününe dayanmaktadır.
Kararın sonucu
Haklı fesih nedeniyle kıdem ve ihbar taleplerinin reddi gerekirken kabul edilmesi bozulmuştur.
RESMÎ KARAR METNİ
Kararın tam metni
9. Hukuk Dairesi 2026/1874 E. , 2026/4380 K.
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2033 E., 2025/2035 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Sakarya 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/449 E., 2023/352 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 10.06.2013-11.11.2022 tarihleri arasında davalı bünyesinde döküm işletmesi formeni olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından keşide edilen 11.11.2022 tarihli ihtarnamede belirtilen; "07.11.2022 tarihli işletme toplantısında tarafınızdan yapılması talep edilen işleri yapmayacağını beyan ederek diğer çalışma arkadaşlarına konuşsanıza abi ne susuyorsunuz, burada başka sigara içme alanında başka konuşuyorsunuz şeklinde sözler sarfedip akabinde masaya vurarak küfürlü ve kötü söz kullanarak sataşma eylemi gerçekleştirdiği" gerekçesi ile haksız olarak feshedildiğini belirterek kıdem ve ihbar tazminatlarının davalıdan tahsilini talep etmişttir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının, 07.11.2022 tarihli iş toplantısı sırasında "konuşsanıza abi ne susuyorsunuz, burada başka sigara içme alanında başka konuşuyorsunuz" şeklinde sözler sarf edip akabinde masaya vurarak sinkaflı sözler söyleyerek toplantı odasını terk ettiğini, davacının sinkaflı eyleminin tutanak altına alındığı ve bu nedenle iş sözleşmesinin müvekkili Şirket tarafından haklı olarak feshedildiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya içeriğine göre, olay günü davacının toplantı esnasında çalışma arkadaşlarının ve amiri pozisyonundaki çalışanların da bulunduğu toplantı esnasında ''yapacağınız işi sinkaf edeyim '' şeklinde ifadeyi kullandığı bu durumun gerek dosya kapsamı ve gerekse tanık beyanlarıyla doğrulandığı, davacının amiri konumundaki kişiye saygı ve nezaket sınırlarını aşacak, pozisyonuyla bağdaşmayacak ve işyerinde olumsuzluklara yol aşacak şekilde davrandığının sabit olduğu, davalı işveren feshinin haklı nedene dayandığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut uyuşmazlıkta beyanlarına başvurulan davalı tanıklarından .....'nin davacının toplantı odasından çıkacağı esnada ''yapacağınız işi sinkaf edeyim'' şeklinde ifadeyi kullandığını, kısık bir sesle söylediğini, kimseye hedef almadığını, bu sözleri söylerken yüzünün kapıya dönük olduğunu, fakat bu ifadeyi duyduklarını beyan ettiklerinin görüldüğü, davacının bu sözü birini hedef almadan söylediği ve kısık bir sesle söyleyerek kimseye duyurma kastı olmadığı bu hâliyle sataşmanın unsurlarının oluşmadığı, işveren tarafından yapılan feshin haklı fesih şartlarını taşımadığı, ancak geçerli fesih olduğu, davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanacağı, taleplerin kabulü yerine reddine karar verilmesinin isabetli olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davacının sinkaflı sözlerinin toplantı odasında duyulduğunun tanık beyanları ile sabit olduğunu, bir sözün başkaları tarafından işitilmiş olmasının, o sözün işyerindeki huzuru bozması ve işveren vekillerinin şeref ve haysiyetine saldırı teşkil etmesi için kâfi olduğunu, 2. Müvekkili Şirket nezdinde işletme formeni olarak çalışan davacının, genel bir sitem ifadesi olan böyle işi sinkaf edeyim şeklinde bir serzenişte bulunmadığını, aksine doğrudan amirlerini ve işveren vekillerini işaret edecek şekilde yapacağınız işi sinkaf edeyim dediğini, davacının bu sözden hemen önce toplantıda masaya vurmasının, amirlerine karşı siz niye susuyorsunuz şeklinde çıkışmasının ve odayı kapıyı vurarak terk etmesinin eylemin bir bütün olarak sataşma kastıyla yapıldığını ortaya koyduğunu, 3. Müvekkili tarafından iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini, davacının kıdem ve ihbar tazminatlarına hak kazanamayacağını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından haklı nedenle feshedilip edilmediği ve buna göre davacının kıdem ve ihbar tazminatlarına hak kazanıp kazanamayacağına ilişkindir. 1. Somut uyuşmalıkta, davacının iş sözleşmesinin 07.11.2022 tarihli iş toplantısı sırasında "konuşsanıza abi ne susuyorsunuz, burada başka sigara içme alanında başka konuşuyorsunuz" şeklinde sözler sarf edip akabinde masaya vurarak sinkaflı sözler söyleyerek toplantı odasını terk etmiş olması nedeniyle davalı Şirket tarafından haklı nedenle feshedildiği hususunda taraflar arasında ihtilaf bulunmamaktadır. Dosya kapsamına göre, davacının küfür ettiği, küfürün toplantı sırasında sarf edildiği sabit olmakla, toplantıda bulunan ve tartışmanın yaşandığı işveren vekillerini hedef alındığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, işveren tarafından yapılan feshin haklı nedene dayandığının kabulü ile davanın reddi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kararın kaynağı
- Resmî kaynak
- Kararın resmî tam metin kaydı ↗
- Kaynağın kontrol tarihi
Başlık, konu açıklaması ve makale bağlantıları editoryal içeriktir. Karar, kendi olayları ve uygulandığı dönem içindeki mevzuatla birlikte değerlendirilmelidir.
Kaynak bütünlük bilgisi
SHA-256: a9163c93c67fb2f3871b7ff2af393599443584450a293510bbc2999679a9d6e4
Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay bakımından hukuki görüş veya taahhüt niteliğinde değildir.
← Yargıtay kararlarına dönün