Gayrimenkul ve Tapu Hukuku

Ecrimisilde Beş Yıllık Dönem ve Dönem Sonundan Faiz

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, 2025/3808 E., 2026/2664 K., 13 Mayıs 2026

Kararın tam metnine geçin

KARARA İLİŞKİN EDİTORYAL AÇIKLAMA

Kararın konusu ve hukuki mesele

Süresinde zamanaşımı definde bulunulan ecrimisil davasında geriye dönük dönem ve faizin başlangıcı.

Haksız kullanım tazminatı istenen davada önceki döneme ilişkin kesinleşmiş karar hesaplamaya dayanak alınmıştır. Bölge adliye mahkemesi, süresinde ileri sürülen zamanaşımı savunması nedeniyle dava tarihinden geriye en fazla beş yıllık dönem için ecrimisil istenebileceğini belirlemiş ve ilk hükümdeki dört günlük fazlalığı düzeltmiştir. Ayrıca tazminatın ticari sözleşmeden kaynaklanmadığını, dönemsel olarak doğduğunu dikkate alarak faizin her dönemin sonundan başlatılmasını benimsemiştir. Daire bu değerlendirmeyi onamıştır. Karar, zamanaşımının kendiliğinden uygulanması veya bütün dönemlerin toplamına tek başlangıçtan faiz yürütülmesi şeklinde okunmamalıdır.

Kararın sonucu

Beş yıllık dönem ve dönem sonlarından faiz yönünden düzeltilen bölge adliye mahkemesi kararı onanmıştır.

RESMÎ KARAR METNİ

Kararın tam metni

Resmî kaynağı aç

Kaynak başlığındaki esas yılıyla gerekçede aktarılan dava tarihi arasında uyumsuzluk vardır; dört günlük düzeltme BAM anlatımı olarak korunmuş, bağımsız takvim hesabı yapılmamıştır. Davacı idare ve otel kullanımına ilişkin belirsiz rol anlatımı özete taşınmamıştır.

7. Hukuk Dairesi 2025/3808 E. , 2026/2664 K.

"İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2071 E., 2025/1302 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/268 E., 2024/213 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, davalıların fuzuli şagil olduğunu ileri sürerek ecrimisil talebinde bulunmuştur. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...taraflar arasında aynı taşınmaza ilişkin olarak görülen İstanbul 14. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/39 Esas sayılı ecrimisil talebine ilişkin dosyanın Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 23/02/2023 tarih ve 2022/6144 Esas - 2023/1084 Karar sayılı kararı ile kesinleştiği, istinaf ilamı doğrultusunda İstanbul 14. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/39 Esas sayılı dosyasında verilen kesinleşmiş karar nazara alınarak değerlendirme yapıldığı, bu kapsamda bilirkişilerden rapor aldırıldığı, ilk kararda belirtildiği şekilde 1/2 rızai taksim durumuna itibar edilerek davacı tarafa ödenmesi gereken ecrimisil bedelinin hesaplattırıldığı, yapılan hesaplamanın yerinde görüldüğü" gerekçesi ile davanın kısmen kabul, kısmen reddiyle 411.523,50 TL ecrimislin davalılardan tahsiline, fazlaya dair isteğin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “...dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine özellikle, önceki döneme ilişkin kesinleşen ecrimisil miktarı nazara alınarak taşınmazın davacı idare tarafından otel olarak kullanıldığı tespit edilerek ve önceki döneme ilişkin kesinleşen ecrimisil miktarı nazara alınarak kira esasına göre ecrimisil belirlenmesine ilişkin ilke ve esaslara uygun olarak düzenlenen bilirkişi raporuna itibar edilerek, fiili taksim olgusu da gözetilerek yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde aşağıda belirtilen kaldırma nedenleri dışında bir isabetsizlik yoktur. Davalılar tarafından süresi içerisinde zamanaşımı itirazında bulunulduğu ve davanın 11/08/2014 tarihinde açıldığı gözetildiğinde eldeki davada en fazla 5 yıllık süre için bir başka deyişle 11/08/2009 ilâ 11/08/2014 tarihleri arasındaki dönem için ecrimisile hükmedilmesi gerekirken; mahkemece 07.08.2009-20.05.2014 tarihleri arası dönem için ecrimisile hükmedilmesi hatalı olmuştur. Özetle, dört (4) günlük fazladan ecrimisile hükmedilmesi doğru değildir. Öte yandan, hüküm altına alınan ecrimisil bir ticari ilişkiden kaynaklanmamaktadır. Haksız fiil niteliğindeki fuzuli işgalden doğduğundan, belirlenen ecrimisile dönem sonları itibariyle faize hükmedilmesi gerekirken, toplam ecrimisil tutarı üzerinden faizin de karar altına alınmış olması isabetsizdir.” gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına, davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf kararının hatalı olduğunu, tüm taleplerinin kabulüne karar verilmesi gerektiğini, ticari faize karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. 2. Davalılar vekili temyiz dilekçesinde; zamanaşımı def'inin dikkate alınmadığını, İstanbul 10. İcra Müdürlüğünün 2015/1237 Esas sayılı dosyasında cebri satış sonucunda davacı tarafın 2/8 payının müvekkillerince alındığını, davanın konusuz kaldığını, intifadan men edilmediklerini, ecrimisil talep hakkının oluşmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ecrimisil istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,13.05.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Kararın kaynağı

Kaynağın kontrol tarihi

Başlık, konu açıklaması ve makale bağlantıları editoryal içeriktir. Karar, kendi olayları ve uygulandığı dönem içindeki mevzuatla birlikte değerlendirilmelidir.

Kaynak bütünlük bilgisi

SHA-256: 30be550fb5ad732ca9f4d6dc194b2cdbb063424ac1633a402385c51517f72a23

← Yargıtay kararlarına dönün