Gayrimenkul ve Tapu Hukuku

Yükleniciden Alımda Sonraki Teminat Devrinin İyiniyeti ve Birlikte İfa

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, 2026/87 E., 2026/1922 K., 6 Mayıs 2026

Kararın tam metnine geçin

KARARA İLİŞKİN EDİTORYAL AÇIKLAMA

Kararın konusu ve hukuki mesele

Yükleniciyle harici sözleşme yapan alıcının, düşük bedelli sonraki teminat devri ve kalan bedeli tamamlama karşısında tescil talebi.

Alıcı, yükleniciden aldığı konutun tapusunun başka kişiye devredildiğini ileri sürmüştür. Mahkeme sözleşmeyi alacak devri olarak değerlendirmiş; iki daire için düşük bedel ödenmesini ve yüklenicinin bunları teminat amacıyla devrettiğine ilişkin soruşturma beyanlarını birlikte incelemiştir. Sonraki malikin iyiniyetini kabul etmemiştir. Alıcının kalan ödeme borcu için birlikte ifa gereğini gözeterek teminatla tamamlanan bedel sonrasında tescile karar vermiştir. Daire kabulü onamıştır. Sonuç, her yüklenici devrinin kötüniyetli olduğu veya resmî olmayan her taşınmaz sözleşmesinin kendiliğinden geçerli sayıldığı biçiminde genellenmemelidir.

Kararın sonucu

Sonraki devrin somut özellikleri ve kalan bedelin tamamlanması gözetilerek verilen tapu iptali/tescil kabulü onanmıştır.

RESMÎ KARAR METNİ

Kararın tam metni

Resmî kaynağı aç

Açık özel kişi adı-soyadı yayın metninde gizlenmiş; özgün kaynak korunmuştur. Ayrıntılı temlik, iyiniyet ve bakiye ödeme değerlendirmesi onanan ilk derece gerekçesidir. Kaynaktaki “herhangi bir şekli şarta bağlı olmadığı” anlatımından alacak devrinde hiç şekil aranmadığı yönünde genel kural çıkarılmamıştır.

6. Hukuk Dairesi 2026/87 E. , 2026/1922 K.

"İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/634 E., 2025/972 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 2. Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2023/181 E., 2024/128 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA Davacı vekili; henüz inşaat aşamasında olan dava konusu taşınmazı davalı şirket yetkilileri ile görüşerek harici sözleşme ile satın aldığını, binanın tamamlanmadığı ve iskânı olmadığı için resmi sözleşme yapılamadığını, bağımsız bölümün bedelinin önemli bir miktarının ödendiğini, ancak yüklenici davalı şirketin muvazaalı olarak tapuyu diğer davalıya devrettiğini, devirden sonra dahi davalı şirketin davacıdan para istemeye devam ettiğini ileri sürerek taşınmazın tapu iptali ve müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP 1. Davalı yüklenici ... Gayrimenkul İnşaat Yatırım Danışmanlık Turizm Ticaret Sanayi İthalat İhracat Limited Şirketi vekili; sözleşmenin resmi şekilde yapılmadığı için geçersiz olduğunu ve ancak paranın iadesinin talep edilebileceğini, işlerin arsa sahipleri tarafından tamamlanması için arsa sahiplerine tam yetki ve muvafakat verildiğini, ayrıca davacının zaten ödeme yükümlülüğünü yerine getirmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.

2. Davalı ... vekili; taşınmazı 08.02.2016 tarihinde diğer davalı ... Gayrimenkulden 350.000,00 TL bedelle satın aldığını, inşaatın tamamlanmamış olduğunu, kendisinin tamamladığını, tapudaki kayda güvenerek aldığını, muvazaalı bir satış da olmadığını, resmi satış olduğu için davacının diğer davalıya ileri sürebileceği hakları ileri süremeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalı şirketin sözleşmede taahhüt edilen sürede taşınmazı davacıya teslim etmediği, tapu kayıtlarından yapılan incelemede dava konusu dairenin tapusunun 05.02.2016 tarihinde arsa sahibi […]'den davalı müteahhit firmaya, 08.02.2016 tarihinde ise davalı ... Gayrimenkul tarafından diğer davalı ...'na devredildiği, davacı ile davalı yüklenici arasında kurulan sözleşme resmi şekilde yapılmamış ise de alacağın temliki niteliğinde olup, bu temlik sözleşmesinin herhangi bir şekli şarta bağlı olmadığı, yine dosya arasında bulunan belgeler incelendiğinde davalı ...'nın davalı yüklenici şirket yetkilisi ...'e gönderdiği dekontta 6 ve 9 no'lu dairelerin karşılığı olarak 350.000,00 TL ödendiğinin görüldüğü, davacının ise yalnızca bir daire için 425.000,00TL bedelinde satımı konusunda yüklenici ile anlaştığı, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2018/77397 Soruşturma sayılı dosyasında davalı ... gayrimenkul yetkilileri ... ve ...'in ifadelerinde, inşaat devam ederken mali sıkıntıya girdiklerini, inşaatın zamanında bitirilemediğini, maddi sıkıntıları aşmak için üç dairenin teminat olarak verildiğini, bu üç daireden birinin geri alındığını, davacı yanca satın alınan dairenin de teminat olarak davalı ...'na verildiğini ve borcun ödenmesi durumunda taşınmazı tekrar devralıp davacıya vereceklerini beyan ettikleri, gerek şirket yetkililerinin beyanından gerek davalı tarafından 2 daire için ödenen bedelin düşüklüğünden davalı ...'na yapılan devrin iyi niyetinin sorgulanması ve davalı şirketçe sonradan yapılan devrin geçerli olmadığının kabulü gerektiği, davacı yanca davalı yükleniciye ödenmesi gereken bedelin bir kısmı ödenmediğinden TBK'nın 97. maddesinde açıklanan birlikte ifa kuralı gerektiği, davacıya taşınmazın dava tarihindeki rayiç bedeli belirlenerek ödenmeyen orana karşılık gelen bakiye satış bedelinin depo ettirilmesi gerektiği, mahkemece verilen sürede bu ödenmeyen bakiye bedele ilişkin teminat mektubu sunulduğu da anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davacı ile yüklenici arasında yapılan sözleşmenin "Alacağın temliki" olarak değerlendirilemeyeceğini, müvekkilinin tapuya güven prensibi gereğince taşınmazı davalı şirketten satın alarak parasını ödediğini, satışın danışıklı olmadığını, kendisine satılan bağımsız bölümün inşaatının bitilmesi için satış parası dışında 200.000,00 TL civarında para harcayarak taşınmazda oturmaya başladığını, tapuda devir tarihinden itibaren de taşınmazın zilyetliğinin müvekkiline devredildiğini, halen taşınmazı davalının konut olarak kullanmaya devam ettiğini, iyiniyetinin korunması gerektiğini beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.

Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı ... vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

06.05.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Kararın kaynağı

Kaynağın kontrol tarihi

Başlık, konu açıklaması ve makale bağlantıları editoryal içeriktir. Karar, kendi olayları ve uygulandığı dönem içindeki mevzuatla birlikte değerlendirilmelidir.

Kaynak bütünlük bilgisi

SHA-256: 0b1832f3f24cca35dd12ef19619aad3ae5f8a39b137ca9954c0e5f5bf91915d6

← Yargıtay kararlarına dönün