KARARA İLİŞKİN EDİTORYAL AÇIKLAMA
Kararın konusu ve hukuki mesele
Meskeniyet şikâyetinde mahcuz taşınmazın ve borçlunun hâline münasip ev alabileceği bedelin keşif tarihine göre mi haciz tarihine göre mi belirleneceği.
Borçlu, iki ayrı haciz için meskeniyet şikâyeti yapmıştır. Birleşen dosyada, taşınmazın satılıp barınma için 1.532.160 TL ayrılması kararlaştırılmıştır. Yargıtay, mahcuzun ve hâline münasip evin değerinin haciz tarihi itibarıyla somut, denetlenebilir emsallerle belirlenmesini gerekli görmüştür. Rapor keşif tarihindeki güncel değerleri kullanıp haciz tarihini gözetmediğinden hükme elverişsiz bulunmuştur. Haciz tarihine göre ek rapor alınarak yeniden karar verilmesi için bozma yapılmıştır. Borçluya mutlaka bu tutarın verilmesi veya haczin doğrudan kaldırılması kesinleşmiş sonuç değildir.
Kararın sonucu
Birleşen meskeniyet şikâyeti yönünden BAM kararı kaldırıldı; ek raporla haciz tarihindeki iki değerin belirlenmesi için ilk derece hükmü oybirliğiyle bozuldu.
RESMÎ KARAR METNİ
Kararın tam metni
İlamın başında temyiz edenin borçlu olduğu belirtilmesine rağmen sonuç bölümünde “Alacaklının ... temyiz itirazlarının kabulü” yazılmıştır. Bu kaynak içi taraf farklılığı sessizce düzeltilmemiş; editoryal sonuçta bozmanın kapsamı taraf adı kullanılmadan açıklanmıştır.
12. Hukuk Dairesi 2026/557 E. , 2026/3081 K.
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi İLK DERECEMAHKEMESİ : Kastamonu İcra Hukuk Mahkemesi BİRLEŞEN İLK DERECE MAHKEMESİ : Kastamonu İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Şikayetçi borçlunun icra mahkemesine başvurusunda, asıl davada 01.09.2022 tarihli hacze ilişkin ve birleşen davada 23.08.2023 tarihli hacze ilişkin haline münasip meskeni olduğundan bahisle taşınmazın üzerindeki haczin kaldırılmasını talep ettiği, İlk Derece Mahkemesince; asıl dava yönünden şikayetin konusuz kaldığı gerekçesiyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, birleşen dava 2023/322 Esas sayılı dosya yönünden şikayetin kısmen kabulü ile taşınmaz satılarak borçlunun haline münasip ev alması için 1.532.160,00 TL bedelin borçluya ödenmesine, arta kalan kısmın hak sahiplerine ödenmesine, satışın borçlunun haline münasip ev alabileceği miktardan az olmamak üzere yapılmasına karar verildiği, taraflarca istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; tarafların istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verildiği, borçlunun birleşen dava yönünden temyiz talebinde bulunduğu görülmektedir. 2004 sayılı İİK'nın 82. maddesinin 1. fıkrasının 12. bendinde; 'borçlunun "haline münasip" evi haczedilemez.' hükmüne yer verilmiştir. Meskeniyet iddiası nedeniyle haczedilmezlik şikayetinde; haline münasip ev değeri ve şikayete konu taşınmazın değerinin, haciz tarihi itibariyle taşınmazın bulunduğu bölgedeki diğer taşınmazlarla emsal mukayesesi yapılmak ve aynı vasıftaki taşınmazların alım-satım değerleri denetime elverişli ve somut veriler içerecek şekilde tespit edilmek suretiyle, İİK'nın 82/12. maddesi gereğince belirlendikten sonra borçlunun haline münasip evi alabileceği miktar, mahcuzun değerinden az ise mahcuzun satılarak, borçlunun haline münasip ev alması için gerekli bedelin kendisine, artanın hak sahiplerine ödenmesine, satışın borçlunun haline
münasip ev alabileceği miktardan az olmamak üzere yapılmasına; şayet borçlunun haline münasip evi alabileceği miktar mahcuzun değerinden fazla ise haczin kaldırılmasına karar verilmesi gerekir. Bu kıstasları aşan nitelik ve evsaftaki yerlerle, makul ölçüleri geçen oda ve salonu kapsayan ve ikamet için zorunlu öğeleri içeren bir meskenin dışındaki yerler, maddede öngörülen amaca aykırıdır. Borçlunun görev ve sıfatı, kendisinin yukarıda belirlenenden daha görkemli bir meskende ikamet etmesini gerektirmez. Öte yandan yukarıda da belirtildiği üzere meskeniyet iddiası bir haczedilmezlik şikayeti olup; mahcuzun değerinin ve borçlunun haline münasip alabileceği mesken değerinin haciz tarihi itibariyle belirlenmesi zorunludur. Somut olayda, mahkemece hükme esas alınan 20.05.2025 tarihli bilirkişi ek raporunda meskeniyet şikayetine konu taşınmazın keşif tarihi itibarıyle güncel değerinin 1.650.000,00 TL olduğu, haline münasip evin değerinin ise; 1.532.160,00 TL olarak belirlendiği, İlk Derece Mahkemesince keşif tarihi itibariyle tespit edilen bu değer üzerinden hüküm kurulduğu, ancak hükme esas alınan raporda şikayet konusu taşınmazın ve haline münasip evin değerinin haciz tarihi itibari ile belirlenmesi gerektiğinin göz ardı edildiği, dolayısıyla raporun bu hali ile denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmadığı anlaşılmaktadır. O halde İlk Derece Mahkemesince, birleşen dava 2023/322 Esas sayılı dosya yönünden yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda bilirkişiden ek rapor aldırılarak haciz tarihi itibari ile evin değerinin ve haciz tarihi itibari ile borçlunun daha mütevazi semtlerde haline münasip evi alabileceği değerin tespit edilmesi ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi için kararın bozulması cihetine gidilmiştir. SONUÇ: Alacaklının birleşen dava 2023/322 Esas sayılı dosya yönünden temyiz itirazlarının kabulü ile yukarıda açıklanan nedenlerle; 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesinin 06.11.2025 tarih ve 2025/1209 E.-2025/1249 K. sayılı kararının (KALDIRILMASINA), Kastamonu İcra Hukuk Mahkemesinin 10.07.2025 tarih ve 2024/572 E.-2025/329 K. sayılı kararının (BOZULMASINA), peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kararın kaynağı
- Resmî kaynak
- Kararın resmî tam metin kaydı ↗
- Kaynağın kontrol tarihi
Başlık, konu açıklaması ve makale bağlantıları editoryal içeriktir. Karar, kendi olayları ve uygulandığı dönem içindeki mevzuatla birlikte değerlendirilmelidir.
Kaynak bütünlük bilgisi
SHA-256: 41d481c500569a9159a4c5a579665db6018b9652c69faa77d624d98be54ed99f
Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay bakımından hukuki görüş veya taahhüt niteliğinde değildir.
← Yargıtay kararlarına dönün