KARARA İLİŞKİN EDİTORYAL AÇIKLAMA
Kararın konusu ve hukuki mesele
Halefiyet/rücu kabulünün infazda tereddütsüz borçlu ve azami tutar ayrımıyla kurulması
Kredi taksitlerini ödeyen kefil asıl borçlu şirketten tümünü, diğer kefilden yarısını istemiştir. İlk derece alacağı kabul etmiş ancak hükümde sorumluluk sınırlarını açık göstermemiştir. BAM şirketin 660.637,48 TL, diğer kefilin 330.318,74 TL ile sınırlı sorumluluğunu ayrı yazarak yeniden hüküm kurmuş; 11. Hukuk Dairesi bu açık ayrımlı kabulü onamıştır. Diğer kefilin yarı sorumluluğu somut talep ve ilişkiye aittir, her kefalet için değişmez oran değildir. Ödemeyi yapanın halefiyeti kabul edilse de her borçlunun ne kadar ve hangi faiz başlangıcından sorumlu olduğu infaza elverişli gösterilmelidir.
Kararın sonucu
Asıl borçlu ve diğer kefilin ayrı sorumluluk sınırlarının gösterildiği BAM kabul hükmünün oybirliğiyle onanması
RESMÎ KARAR METNİ
Kararın tam metni
Diğer kefil için 330.318,74 TL ana sorumluluk yazılıyken 100.000 TL ve 220.318,74 TL faiz parçaları toplamı farklıdır. Kaynak içindeki 10.000 TL fark düzeltilmiş yeni hüküm gibi giderilmemiş; somut faiz bölümü üzerinden yeni hesap kurulmamıştır.
11. Hukuk Dairesi 2025/5132 E. , 2026/2149 K.
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/47 Esas, 2025/741 Karar HÜKÜM : Davanın kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ :Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; Türkiye..... A.Ş. ..... Şubesi ile davalı ... Yapı Med. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında 29.01.2014 tarihli ve 2.000.00,00 TL limitli kredi sözleşmesi akdedildiğini, diğer davalı ... ile birlikte müteselsil kefil sıfatıyla sözleşmeyi imzaladıklarını, banka tarafından, davalı şirkete 1.000.000,00 TL tutarında kredi kullandırıldığını, 08.04.2017-09.09.2019 döneminde kredinin taksitlerinin müvekkilince ödemek suretiyle kredi borcunun tamamının kapatıldığını, müteselsil kefil sıfatıyla ödemede bulunmakla davalı şirket ile davalı diğer müteselsil kefil ...'a rücu etme hakkı bulunduğunu ileri sürerek kredi borcunun tamamından davalı kredi müşterisi şirketin ve yarısından diğer kefil ...'ın sorumlu tutulması suretiyle şimdilik 100.000,00 TL'nin davalılardan tahsiline, kredinin son taksitinin ödendiği 08.09.2019 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, ıslah dilekçesi ile davanın toplam değerinin 660.637,48 TL'ye yükselttiğini beyan etmiştir.
II. CEVAP Davalılar, davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kefilin sorumlu olacağı azami miktarın belirlendiği, kefalet sözleşmesi uyarınca kredi sözleşmesinin asıl borçlusu olan şirketin borçlarını gereği gibi ifa etmediği, davacı müşterek müteselsil kefil tarafından kredi taksitlerinin ödendiği, davacının bankanın haklarına halef olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 660.637,48 TL'nin, davalılardan sorumlulukları oranında yasal faiziyle birlikte alınarak davacıya ödenmesine, alacağın 100.000,00 TL'sine ilişkin olarak faizin başlangıç tarihinin 08.09.2019, kalanına ilişkin olarak ise ıslah tarihinin dikkate alınmasına karar verilmiş, hüküm, davalılar vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararında davacı kefilin, ödediği taksitler toplamının tamamından davalı şirketin, yarısından ise müteselsil olarak diğer davalı kefilin sorumlu olduğu belirtilmekle birlikte, hüküm kısmında davalı taraflara yüklenen borçların açık, somut, hiçbir şüpheye yol açılmaksızın gösterilmediği, bu haliyle hükmün infaz kabiliyetinin bulunmadığı, belirtilen hususların açıkça kamu düzenine aykırılık oluşturduğu gerekçesi ile davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davanın kabulüne, 660.637,48 TL alacağın davalı şirket 660.637,48 TL'sinden, davalı kefil ... 330.318,74 TL'sinden sınırlı sorumlu olması kaydıyla davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davalı şirket yönünden, hükmedilen alacağın 100.000,00 TL'sine, 08.09.2019 tarihinden, ıslah ile arttırılan 560.637,48 TL'sine, ıslah tarihi olan 06.07.2022 tarihinden geçerli yasal faiz yürütülmesine, davalı kefil ... yönünden, hükmedilen alacağın, 100.000,00 TL'sine, 08.09.2019 tarihinden, ıslah ile arttırılan 220.318,74 TL'sine, ıslah tarihi olan 06.07.2022 tarihinden geçerli yasal faiz yürütülmesine karar verilmiş, hüküm, davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, dava dışı bankayla asıl borçlu arasındaki genel kredi sözleşmesi uyarınca asıl borçlu şirkete kullandırılan kredinin, ödemelerinin kefil tarafından yapılarak asıl borçlu şirket ile diğer kefilden rücuen tahsili istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, 20.04.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.
Kararın kaynağı
- Resmî kaynak
- Kararın resmî tam metin kaydı ↗
- Kaynağın kontrol tarihi
Başlık, konu açıklaması ve makale bağlantıları editoryal içeriktir. Karar, kendi olayları ve uygulandığı dönem içindeki mevzuatla birlikte değerlendirilmelidir.
Kaynak bütünlük bilgisi
SHA-256: b4b48fde206e0d7e4ee1fc54d43ffd39b3418656a029c2f82ebe115bf311d7ab
Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay bakımından hukuki görüş veya taahhüt niteliğinde değildir.
← Yargıtay kararlarına dönün