KARARA İLİŞKİN EDİTORYAL AÇIKLAMA
Kararın konusu ve hukuki mesele
Kişisel ilişki reddinden önce idrak çağındaki çocuğun görüşünün üstün yarar bağlamında uzman incelemesiyle alınması
Annenin çocukla kişisel ilişki kurulması talebi reddedilmiş ve BAM tarafından korunmuştur. 2. Hukuk Dairesi kişisel ilişkide temel ölçütün çocuğun bedensel, ruhsal ve toplumsal gelişimini kapsayan üstün yararı olduğunu açıklamıştır. İdrak çağındaki çocuğun görüşü alınmalı; her iki ebeveyn ve çocukla görüşen uzman incelemesi diğer delillerle değerlendirilmelidir. Bu yapılmadığından ret bozulmuştur. Çocuğun görüşüne önem verilmesi otomatik veto yetkisi değildir; üstün yarar gerektirirse aksine karar mümkündür. Ebeveynin boşanma kusuru da çocuğun yararına etkisi ölçüsünde dikkate alınır; belirli bir görüşme takvimi kesinleştirilmemiştir.
Kararın sonucu
BAM kararının kaldırılması; kişisel ilişkide uzman incelemesi eksikliği nedeniyle ilk derece ret hükmünün oybirliğiyle bozulması
RESMÎ KARAR METNİ
Kararın tam metni
2. Hukuk Dairesi 2026/1166 E. , 2026/3505 K.
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/2056 E., 2025/2106 K. DAVA TÜRÜ : Çocukla Kişisel İlişki Kurulması İLK DERECE MAHKEMESİ : Giresun 1. Aile Mahkemesi SAYISI : 2023/651 E., 2025/356 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı anne vekili tarafından duruşma talepli olarak reddedilen dava yönünden temyiz edilmiş ise de 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince mahiyeti gereği duruşma isteminin reddine karar verildikten sonra kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Velâyet ve kişisel ilişki düzenlenirken; göz önünde tutulması gereken temel ilke, çocuğun üstün yararıdır. Çocuğun üstün yararı belirlenirken; onun bedensel, zihinsel, ruhsal, ahlaki ve toplumsal gelişiminin sağlanması amacının gözetilmesi gereklidir. Ana ve babanın yararları; boşanmadaki kusurları, ahlaki değer yargıları, sosyal konumları gibi durumları, çocuğun üstün yararını etkilemediği ölçüde göz önünde tutulur. Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesinin 12 nci ve Çocuk Haklarının Kullanılmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesinin 3 üncü ve 6 ncı maddeleri idrak çağındaki çocukların kendilerini ilgilendiren konularda görüşünün alınması ve görüşlerine gereken önemin verilmesini öngörmektedir. Çocuğun üstün yararı gerektirdiği takdirde, görüşlerinin aksine karar verilmesi mümkündür. O halde Mahkemece psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacıdan oluşan Adli Destek görevlisi uzman veya uzmanlardan, her iki ebeveyn ve çocukla görüşmek suretiyle inceleme ve rapor istenip; kişisel ilişki konusundaki görüşleri alınarak ve toplanan diğer delillerle birlikte değerlendirilerek, kişisel ilişki konusunda bir karar verilmesi gerekirken; bu hususta eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
KARAR Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA
Temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
01.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kararın kaynağı
- Resmî kaynak
- Kararın resmî tam metin kaydı ↗
- Kaynağın kontrol tarihi
Başlık, konu açıklaması ve makale bağlantıları editoryal içeriktir. Karar, kendi olayları ve uygulandığı dönem içindeki mevzuatla birlikte değerlendirilmelidir.
Kaynak bütünlük bilgisi
SHA-256: 71644f3a16585a716fe8dd7ab1f1202f434b92f78d2b59502e79ed69bcfda241
Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay bakımından hukuki görüş veya taahhüt niteliğinde değildir.
← Yargıtay kararlarına dönün