KARARA İLİŞKİN EDİTORYAL AÇIKLAMA
Kararın konusu ve hukuki mesele
Kira artış şartına dayalı itirazın iptali ve tahliye davasında kanun yolu sınırı, likit alacak ve takip sonrası ödeme.
Artış şartına göre eksik kalan kiralar için açılan itirazın iptali ve tahliye davasında, kiracı uyarlama davasına ve ödeme savunmasına dayanmıştır. Daire, uyarlama talebinin reddinin kesinleştiğini ve hesaplanan bakiye borcun ödendiğinin ispatlanmadığını belirterek hükmü onamıştır. Likit alacak için icra inkâr tazminatını ve takip sonrası ödemelerin infazda dikkate alınmasını uygun bulmuştur. Ayrıca tahliyede üç aylık kira üzerinden dava tarihine göre temyiz sınırını değerlendirmiştir. Arabuluculuk açıklaması, davanın açıldığı tarihteki koşullara ilişkindir.
Kararın sonucu
Asıl karar ve kanun yoluna ilişkin tashih talebinin reddi ek kararı onanmıştır.
RESMÎ KARAR METNİ
Kararın tam metni
Ek karar tarihi kaynakta istinaf anlatımı ile sonuç bölümünde farklıdır; özette tarih kullanılmadı. Güncel arabuluculuk yükümlülüğünü kaldıran genel bir karar değildir.
3. Hukuk Dairesi 2025/4181 E. , 2026/1194 K.
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/489 E., 2025/2149 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 5. Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/955 E., 2023/1049 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili, ek karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; taraflar arasında imzalanan 02.02.2020 başlangıç tarihli, aylık 45.000,00 TL + KDV bedelli ve beş yıl süreli kira sözleşmesinde, ilk kira dönemini takip eden kira dönemlerinin aylık kira parasının TÜFE oranına göre arttırılacağının düzenlendiğini, muayyen artış şartına dayalı olarak icra takip tarihine kadar eksik ödenen 272.500,00 TL kira alacağının tahsili için başlatılan icra takibine davalı tarafından haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek, takibe vaki itirazın iptali ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına ve kiralananın tahliyesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; mahkemenin görevsiz olduğunu, açılan kira uyarlama talepli davanın bekletici mesele yapılması, fiili ve hukuki irtibat nedeniyle dosyaların birleştirilmesi gerektiğini, pandemi dönemi ekonomik şartların çok ağır olmasına rağmen tüm ödemelerini yaptığını, ödeme emrinin hukuka aykırı olduğunu, arabuluculuk şartının yerine getirilmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının 30 günlük ödeme süresi geçtikten sonra davayı süresinde açtığı, davacının takip tarihi itibariyle 267.828,78 TL kira alacağı bulunduğu, takip tarihinden sonra 118.339,00 TL ödeme yapıldığı gerekçesiyle; davanın kısmen kabulü ile takibin 267.828,78 TL asıl alacak üzerinden devamına, takip sonrası 118.339,00 TL ödemenin infazda dikkate alınmasına, tahliye davasının kabulü ile davalının tahliyesine karar verilmiş; karar, davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF 1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı tarafından açılan uyarlama davasının reddine dair kararın kesinleştiği, davalının itirazın iptaline karar verilen borcu ödediğini ispatlayamadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 2.Davacı vekilince; kararın kesin nitelikte olduğu, temyiz yolu açılmasının hatalı olduğu belirtilerek tashih isteminde bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince verilen tashih isteminin reddine dair 13.08.2025 tarihli ek karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili; kararın kesin nitelikte olduğunu, temyiz yolunun kapalı olması gerektiğini ileri sürerek, ek kararın bozulmasını istemiştir. 2. Davalı vekili; davanın arabuluculuk dava şartına tabi olduğunu, uyarlama davasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, icra takibinde hangi ayların talep edildiğinin gösterilmediğini, itiraza uğrayan rapora dayalı hüküm verildiğini ve itirazların karşılanmadığını, kira karşılığı verilen çek ve yapılan alışveriş karşılığı bedelin mahsup edilmediğini, icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini, tahliye bakımından harç tamamlatılmadan karar verildiğini, takipte yapılan ödeme dikkate alınmadan yüksek vekalet ücreti hesaplandığını ileri sürerek kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir. B. Gerekçe ve Değerlendirme Uyuşmazlık, kira sözleşmesinden kaynaklı itirazın iptali ve kiralananın tahliyesi istemlerine ilişkindir. 1.İtirazın iptali davası yönünden hüküm altına alınan tutar 267.828,78 TL; tahliye davası yönünden temyiz sınırı bakımından dikkate alınacak olan üç aylık kira tutarı 213.918,96 TL (7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'nun 20. maddesi ile değişik 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Ek 1. maddesinin 2. fıkrası gereğince) dava tarihi itibari ile temyiz sınırı olan 107.090,00 TL'nin üzerinde olup kararın kesin olmadığı anlaşılmakla, kanun yoluna ilişkin tashih talebinin reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesince verilen ek karar yerinde olduğundan, davacı vekilinin temyiz isteminin reddiyle ek kararın onanmasına karar verilmiştir. 2. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında belirtilen gerekçeye, yargılama sırasında ileri sürülmeyen hususların temyizde ileri sürülememesine, itirazın iptali davası ile tahliye davası birlikte açılmakla dava tarihi itibariyle tahliye davası bakımından arabuluculuk dava şartı bulunmamasına, uyuşmazlık konusu olmayan kira sözleşmesi uyarınca ödenmesi gereken ödemeler de dikkate alınarak hesaplama yapılmasına, davalı tarafça hesaplanan bakiye kira alacağının ödendiğinin ispat edilmemiş olmasına, likit nitelikteki alacak nedeniyle icra inkar tazminatına hükmedilmesinin yerinde olmasına, kira bedelinin uyarlanması talepli davada verilen red kararının kesinleşmesine, takip sonrası ödemelerin infazda dikkate alınması hususunda hüküm kurulmasında isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı vekili tarafından temyiz olunan, Bölge Adliye Mahkemesince verilen 21.02.2025 tarihli ek kararının ONANMASINA, 2. Davalı vekili tarafından temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz karar harçlarının temyiz edenlerden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kararın kaynağı
- Resmî kaynak
- Kararın resmî tam metin kaydı ↗
- Kaynağın kontrol tarihi
Başlık, konu açıklaması ve makale bağlantıları editoryal içeriktir. Karar, kendi olayları ve uygulandığı dönem içindeki mevzuatla birlikte değerlendirilmelidir.
Kaynak bütünlük bilgisi
SHA-256: 84fab1bd7ce803c61bd953aa87bfdee8e298a267283952e6b260e1ffb2c7cef1
Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay bakımından hukuki görüş veya taahhüt niteliğinde değildir.
← Yargıtay kararlarına dönün