Fikri Mülkiyet ve Sınai Haklar Hukuku

Mali Hak Devrinde Yazılı ve Ayrı Hak Gösterimi ile Yayın İzni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2025/4199 E., 2026/1317 K., 5 Mart 2026

Kararın tam metnine geçin

KARARA İLİŞKİN EDİTORYAL AÇIKLAMA

Kararın konusu ve hukuki mesele

Yayın sözleşmelerinde mali hakların ayrı gösterilmesi, eser sahibinin imzası ve izin kapsamındaki basımın ihlal iddiasına etkisi.

Ders kitabı yazarı, yayınevinin geçerli hak devri olmaksızın basım yaptığını ileri sürerek mali ve manevi hak ihlali taleplerinde bulunmuştur. Mahkemeler, yazılı sözleşmelerde devredilen mali hakların ayrı gösterildiğini, imza incelemelerini ve yıllara yayılan sözleşme ilişkisini birlikte değerlendirmiştir. Basımın izin kapsamında kaldığı ve ileri sürülen manevi hak ihlalinin kanıtlanmadığı kabul edilmiştir. Daire ret kararını onamıştır. Kararda önce yazılı ve ayrı hak gösterimi şartı değerlendirilmiştir; uzun süre itiraz edilmemesi, şekle aykırı her devri geçerli kılan bağımsız bir kural olarak okunmamalıdır.

Kararın sonucu

Mali ve manevi hak ihlaline dayalı taleplerin reddini uygun bulan istinaf kararı onanmıştır.

RESMÎ KARAR METNİ

Kararın tam metni

Resmî kaynağı aç

Sözleşme imzası, FSEK 52 biçim koşulları ve manevi hak ihlalinin ispatı ayrı değerlendirilmiştir. Üç kat tazminat istenmiş olması, tazminata hükmedildiği anlamında sunulmamıştır.

11. Hukuk Dairesi 2025/4199 E. , 2026/1317 K.

"İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/758 Esas, 2025/985 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/160 E., 2022/381 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369. maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin anatomi alanında uzman doktor olarak ...Üniversitesi ... Tıp Fakültesinde görevine devam ettiğini, aynı zamanda Tıpta Uzmanlık Sınavı'na (...) hazırlanan öğrenciler için farmakoloji konu anlatımlı ve soru bankası kitapları ile tüm ... kitaplarını hazırladığını, 5846 sayılı ... ve Sanat Eserleri Kanunu (...) kapsamında eser mahiyeti taşıyan anılan kitapların basılarak ... sınavına girecek öğrencilerin kullanımına sunulduğunu, müvekkilinin eser sahibi sıfatıyla mali hakları kullanma yetkisini haiz bulunduğunu, ... 52. maddesinde mali hakların devri için bir sözleşmenin yapılması halinde devir edilen tüm hakların tek tek gösterilmesi gerektiğinin hüküm altına alındığını, somut olayda müvekkili ile davalı arasında akdedilen sözleşme ve eki olan etik bildirgede müvekkilinin eser sahibi olduğu kitapların, mali hakların ayrı ayrı belirlendiği ve devredildiğine ilişkin herhangi bir hüküm bulunmadığını, yapılan sözleşme ve ekinin geçerli olmadığını, davalının müvekkilinin eserini usul ve yasaya aykırı şekilde bastığını, çoğalttığını ve yaydığını ileri sürerek davalının ... 68. maddesi gereğince, müvekkilinin hak kazanması gereken telif ücretinin üç katı oranında telif tazminatına mahkum edilmesini, telif hakkına tecavüzün kaldırılmasını ve davalının müvekkilinin telif haklarını ihlal etmekten men edilmesini, müvekkilinin hak kazanmış olduğu şimdilik 100,00 TL telif tazminatının ve 100.000,00 TL manevi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin 15 yılı aşkın süredir tıpta uzmanlık sınavına yönelik kitaplar yayımlayan, ... ile ilgili bilimsel toplantı, konferans, seminer ve eğitimler sunan, ...'la ilgili mevzuatın oluşmasına önemli katkılar sağlayan bir kuruluş olduğunu, davacının da uzun yıllar boyunca, müvekkili şirket ile imzaladığı sözleşmeler kapsamında ... hükümleri uyarınca mali hakları müvekkiline ait eserlerin müvekkilinin belirlediği yer ve zamanda seminer, konferans ve eğitim verme formatlarında temsil etme taahhüdünü ve bazı eserleri meydana getirdiğini, mevcut olan bazılarına da katkıda bulunduğunu, davacının müvekkili şirketin ... kurslarında eğitmenlik yaptığı süre boyunca kendisi ile telif haklarının devrine ilişkin sözleşmeler aktedildiğini, bu sözleşmelere istinaden de eserlerinin mali haklarının süre, yer ve muhteva bakımından sınırlama olmaksızın müvekkiline devredildiğini, hatta davacının ileride meydana getireceği eserlerin mali haklarının devrini de taahhüt ettiğini, davacının dürüstlük kuralına aykırı bir şekilde imzaladığını kabul ettiği sözleşmelerin geçersiz olduğu iddiasında bulunduğunu, bir an için sözleşmelerin geçersiz olduğu kabul edilecekse de davacının yıllarca davaya konu kitapların baskılarına ses çıkarmadığından sessiz kalma suretiyle hak kaybına uğradığını, davacının eylemlerinin çelişkili davranış yasağı kapsamında himaye edilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Adli Tıp Kurumundan (ATK) alınan raporda imzaların davacıya ait olduğu, davacının imzaladığı sözleşmelerle eserlerin mali haklarının süre, yer ve muhteva bakımından sınırlama olmaksızın davalıya tamamen devrettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ... 52. maddesi uyarınca mali haklara dair sözleşme ve tasarrufların yazılı olması ve konuları olan hakların ayrı ayrı gösterilmesinin gerektiği, somut olayda davalı tarafından dosyaya sunulan sözleşme ve etik bildirgelerde ... 52. maddesi bağlamında yazılı olarak davacının mali haklarının ayrı ayrı gösterilmek suretiyle davalıya devredildiği, davacı tarafından dava tarihinden önceki yaklaşık on yıllık süreçte davalı ile müteaddit sözleşme ve etik bildirgeler imzalandıktan sonra eserlerinin davalı tarafça basılıp yayınlandığı anlaşıldığına göre, gelinen aşamada "sözleşmelerin geçersiz olduğuna, mali hakların izinsiz kullanıldığına" dair iddianın hayatın olağan akışına uygun bulunmadığı, dava dilekçesinde sözleşmelerdeki imzaların inkar edilmediği, davacı yanca ileriki aşamalarda ilk kez öne sürülen imza inkarı üzerine ... İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 15.09.2022 tarihli raporda davanın dayanağı olan protokol, sözleşme ve etik bildirgelerdeki imzaların kuvvetle muhtemel davacının eli ürünü olduğunun belirtildiği, dosya kapsamı itibariyle bu yönde başkaca araştırma ve inceleme yapılmamasında usul ve yasaya aykırılık görülmediği, sonuçta davalının sözleşme kapsamındaki eylemlerinin davacının rızasına dayalı olduğunun kabulünün gerektiği, davacıya ait mali hakların ihlal edildiğinden söz edilemeyeceği, yine davalı tarafından davacının rızası hilafına hangi manevi haklarının ne şekilde ihlal edildiğinin de ispat edilemediği, dolayısıyla Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, ... kaynaklanan mali ve manevi haklara tecavüzün men'i, maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 05.03.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Kararın kaynağı

Kaynağın kontrol tarihi

Başlık, konu açıklaması ve makale bağlantıları editoryal içeriktir. Karar, kendi olayları ve uygulandığı dönem içindeki mevzuatla birlikte değerlendirilmelidir.

Kaynak bütünlük bilgisi

SHA-256: 00690b436bd7f4e6c16c942a04c837c33f11d70c452e9e01d02a7fa49e9994cb

← Yargıtay kararlarına dönün