KARARA İLİŞKİN EDİTORYAL AÇIKLAMA
Kararın konusu ve hukuki mesele
Kesinleşen idari yargı kararında saptanan hizmet kusuru sonrasında zorunlu tıbbi kötü uygulama sigortacısından poliçe limiti içinde tazminat tahsili.
Mantar yedikten sonra hastaneye başvuran kişinin bağırsak enfeksiyonu tanısıyla gönderilmesini izleyen ölümü nedeniyle eşi sigortacıdan tazminat istemiştir. Önceki bozma sonrasında idari yargıdaki dava beklenmiş; kesinleşen kararda gerekli tıbbi müdahalenin yapılmamasından kaynaklanan hizmet kusuru esas alınmıştır. Hesaplanan bakiye zarar poliçe limitini aşınca ıslahla talep edilen 300.000 TL’nin sigortacıdan tahsiline karar verilmiştir. Yargıtay, bozmaya uygun karar ve delil değerlendirmesinde isabetsizlik bulunmadığını belirterek hükmü onamıştır. Yayımlanan metin, teminat dönemine ilişkin itirazların önceki bozmada hangi ayrıntılı gerekçeyle çözüldüğünü açıklamamaktadır.
Kararın sonucu
Sigortacıdan 300.000 TL poliçe limiti içinde tazminatın dava tarihinden itibaren avans faiziyle tahsili hükmü oybirliğiyle onandı.
RESMÎ KARAR METNİ
Kararın tam metni
11. Hukuk Dairesi 2025/6255 E. , 2026/1311 K.
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2017/183 Esas, 2025/84 Karar HÜKÜM :Davanın kabulü
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı vekilince temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin eşi müteveffa ...'un 05.10.2009 tarihinde yediği mantar sonrası kusma ve ishal sebebiyle fenalaşarak hastaneye kaldırıldığını, 06.10.2009 tarihinde ...Hastanesine geldiğini, bunun yediği mantardan olabileceğinin söylendiğini belirterek enfeksiyon hastalıkları bölümüne sevk ettiklerini, Dr. ... tarafından muayenesinin yapıldığını ve bağırsak enfeksiyonu teşhisi ile ilaç yazılarak hastaneden gönderildiğini, müvekkilinin rahatsızlığının geçmemesi üzerine yakınlarındaki sağlık ocağına getirildiğini ve serum takıldığını, 09.10.2009 tarihinde müteveffanın başka bir hastaneye götürüldüğünde ağzından ve burnundan kan gelmeye başladığını, derhal yoğun bakıma alındığını, müvekkilinin eşinin 09.10.2009 tarihinde hayatını kaybettiğini, Dr. ...'in meslek alanı içinde olan bütün kusurlarının sorumluluğun unsuru olarak kabul edilmesi gerektiğini ileri sürerek Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Poliçesine dayalı olarak 10.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile cenaze ve defin giderlerinin tespiti ile davalıdan temerrüt tarihi olan 05.11.2015 tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek avans faizi ile tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçelerinde diğer poliçelerden farklı olarak rizikonun hasar tarihinde değil, sigorta sözleşmesinin konusuna ilişkin hasar ile ilgili sigortalıya tazminat talebinde bulunulduğunda gerçekleştiğini, bu sebeple söz konusu rizikonun teminat kapsamında olmadığını, ayrıca düzenlenen poliçenin başlangıç tarihinin 30.07.2010 olduğunu, söz konusu olayın ise 06.10.2009 tarihinde gerçekleştiğini, dolayısıyla müvekkil nezdindeki sigorta akdi başlamadan önce zararın meydana geldiğini, yine Hazine Müsteşarlığınca düzenlenen Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.1 maddesinde; sigorta sözleşmesinin konusuna ilişkin olarak sigortalının kendisine tazminat talebinde bulunulduğunu öğrendiği ya da zarar görenin doğrudan doğruya sigortacıya başvurduğu anda rizikonun gerçekleşmiş sayılacağının belirtildiği, bu hüküm karşısında dava dilekçesinin müvekkile 04.03.2016 tarihinde yani poliçe vadesinin sona ermesinden sonra tebliğ edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, davanın Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkin olduğu, davacının aynı konu ile ilgili olarak Sakarya 2. İdare Mahkemesinde Sağlık Bakanlığı aleyhinde maddi ve manevi tazminat davası açması üzerine söz konusu davanın işbu dava yönünden bekletici mesele yapıldığı, Sakarya 2. İdare Mahkemesince verilen ve 12.04.2023 tarihinde kesinleşen ilamının incelenmesi sonucunda; müteveffanın ölüm sebebinin ve başvurulan sağlık kuruluşlarınca yapılan teşhis ve tedavilerde ihmal veya kusurun bulunup bulunmadığının tespiti amacıyla İstanbul Adli Tıp Kurumuna bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, inceleme sonucu hazırlanan 28.09.2011 tarihli raporda neticeten müteveffanın ölümünün mantar zehirlenmesinden kaynaklandığı, müteveffanın ölümünde ilgili sağlık kuruluşlarınca yapılması gereken tıbbi müdahalenin yapılmaması nedeniyle idarenin ağır hizmet kusurunun bulunduğu sonucuna varıldığının tespit edildiği, İlk Derece Mahkemesince de hükme esas alınarak hesaplamalarda %100 kusur oranının esas alındığı, bilirkişi raporuna göre, destekten yoksun kalan eş ...’un bakiye maddi zararının 2.306.848,78 TL olarak hesaplandığı, davacı vekilince teminat limiti kapsamında ıslah dilekçesi sunularak dava değerinin 300.000,00 TL'ye çıkartıldığı, Sağlık Bakanlığının %100 kusurlu olduğunun kesinleşen İdare Mahkemesi kararı ile belirlendiği, davacının tazminat bedelini davalı ... şirketinden tahsil şartlarının oluştuğu, davanın zamanaşımına uğramadığı gerekçesi ile davanın kabulü ile teminat limiti kapsamında ıslah dilekçesinde belirtilen 300.000,00 TL'nin davalı ... şirketinden temerrüt tarihi olan dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. V. SONUÇ: Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 05.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kararın kaynağı
- Resmî kaynak
- Kararın resmî tam metin kaydı ↗
- Kaynağın kontrol tarihi
Başlık, konu açıklaması ve makale bağlantıları editoryal içeriktir. Karar, kendi olayları ve uygulandığı dönem içindeki mevzuatla birlikte değerlendirilmelidir.
Kaynak bütünlük bilgisi
SHA-256: c1541a42b337b8417f10a68735c21e3abb9f51382022b20838fc1a1a1bb0c79c
Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay bakımından hukuki görüş veya taahhüt niteliğinde değildir.
← Yargıtay kararlarına dönün