KARARA İLİŞKİN EDİTORYAL AÇIKLAMA
Kararın konusu ve hukuki mesele
Fesih gerekçesi yapılan sataşma iddiasının somut delille doğrulanmaması
Uzun kıdemli ustabaşının sözleşmesi çalışma arkadaşına küfür ve fiziki müdahale iddiasıyla feshedilmiştir. Alt mahkemeler savunmayla fesih gerekçesinin örtüşmediğini, doğrudan hakaret/ikrar bulunmadığını ve fiziki müdahalenin kanıtlanamadığını değerlendirmiştir. Kıdem ve ihbar tazminatının kabulü Dairece onanmıştır. İlk derece eşit davranma ve son çare açıklamaları da yapmıştır; bunlar gerçekleşmiş ağır sataşmanın her halde daha hafif disiplinle karşılanacağı yönünde genel bir kural sayılmamalıdır. Somut hükmün temeli işverenin ileri sürdüğü haklı nedenin kanıtlanmamasıdır.
Kararın sonucu
Kıdem ve ihbar tazminatı kabul hükmünün oybirliğiyle onanması
RESMÎ KARAR METNİ
Kararın tam metni
9. Hukuk Dairesi 2025/10102 E. , 2026/1706 K.
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/965 E., 2025/2921 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 86. İş Mahkemesi SAYISI : 2024/96 E., 2025/9 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Şirkette 03.01.2002-28.04.2022 tarihleri arasında en son ustabaşı olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin haklı neden olmadan işveren tarafından feshedildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iş sözleşmesinin çalışma arkadaşına küfür etmesi ve fiziki temasta bulunması sebepleriyle haklı nedenle feshedildiğini, kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalı Şirkette 03.01.2002-28.04.2022 tarihleri arasında çalıştığı, davacının savunması alınan somut olayla iş sözleşmesinin fesih gerekçesi yapılan olayın örtüşmediği, işverenin olayda taraf olan işçilere eşit davranmadığı ve işten çıkarmanın son çare ilkesine aykırı davrandığı, davacının iş sözleşmesi haklı neden olmadan feshedildiğinden kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı gerekçeleriyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosyadaki bilgi ve belgelerden feshe konu somut olayda davacının doğrudan davalının diğer çalışanına yönelik bir hakarette bulunmadığı ve ikrarından da bahsedilemeyeceği, davacı tanıklarının hakaret savunmasını doğrulamadıkları ve fiziki müdahale savunmasının da somut olarak ispatlanamadığı, davacının kıdemi, feshin son çare olması ilkesi ile tüm dosya kapsamı gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesi kararında bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçeleriyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacının işyerindeki başka bir çalışana küfür ettiği ve fiziki müdahalede bulunduğu hususunun dosyadaki bilgi ve belgeler ile tanık anlatımlarından anlaşıldığını, davacının bu hususta ikrarının olduğunu, iş sözleşmesi haklı nedenle feshedildiğinden kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanmadığını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının iş sözleşmesinin feshi ile kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanıp kazanmadığına ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kararın kaynağı
- Resmî kaynak
- Kararın resmî tam metin kaydı ↗
- Kaynağın kontrol tarihi
Başlık, konu açıklaması ve makale bağlantıları editoryal içeriktir. Karar, kendi olayları ve uygulandığı dönem içindeki mevzuatla birlikte değerlendirilmelidir.
Kaynak bütünlük bilgisi
SHA-256: 5aced324c64b25e617c99595eb94d0e942fed34d92c38a40ddb3990e8775e5ce
Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay bakımından hukuki görüş veya taahhüt niteliğinde değildir.
← Yargıtay kararlarına dönün